<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?>

<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
	<channel>
		<title>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Forumu Akparti Forum - Tayyip Erdogan Haberleri</title>
		<link>http://www.tayyip.biz/forum/</link>
		<description />
		<language>tr</language>
		<lastBuildDate>Thu, 09 Sep 2010 09:19:37 GMT</lastBuildDate>
		<generator>vBulletin</generator>
		<ttl>60</ttl>
		<image>
			<url>http://www.tayyip.biz/forum/gb/misc/rss.jpg</url>
			<title>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Forumu Akparti Forum - Tayyip Erdogan Haberleri</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/</link>
		</image>
		<item>
			<title><![CDATA[Başbakan Erdoğan Adana'da...]]></title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34386&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Mon, 02 Aug 2010 14:09:29 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Başbakan Erdoğan Adana'da...* 
31.07.2010 
  
  
  
Sevgili Adanalılar, sevgili kardeşlerim, hanımefendiler, beyefendiler; sizleri bu anlamlı...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">Başbakan Erdoğan Adana'da...</font></font></b><br />
31.07.2010<br />
 <br />
 <br />
 <br />
Sevgili Adanalılar, sevgili kardeşlerim, hanımefendiler, beyefendiler; sizleri bu anlamlı buluşmada en kalbi duygularla selamlıyorum.<br />
Buradan, bu coşkulu meydandan tüm Adana'yla birlikte Aladağ'ı... Buradan Ceyhan'a, Çukurova'yı, Teke'yi, İmamoğlu'nu, Karaisalı'yı, Karataş'ı, Kozan'ı, Pozantı'yı, Saimbeyli'yi, Sarıçam'ı, Seyhan'ı, Tufanbeyli'yi, Yumurtalık'ı, Yüreğir'i, oralarda yaşayan tüm kardeşlerimi en kalbi duygularla selamlıyorum.<br />
Bu Adana sıcağında, bu Çukurova sıcağında bize gönüllerinizi açtığınız için sizlere bir kez daha teşekkür ediyorum.<br />
Bingöl'de Bismillah diyerek başlattığımız yolculuğumuzda Elazığ'a, Adıyaman'a, Malatya'ya, Kütahya'ya uğradık. Dün Balıkesir'deydik. Bugün önce Hataylı kardeşlerimizle buluştuk, ardından da şimdi burada Adana ile buluşuyor, Adana ile kucaklaşıyoruz.<br />
Gittiğimiz her yerde büyük coşku var, her ilimizde evet coşkusu var, her ilimizde bayram havası var ve her ilimizde bugün nikah kıyıyoruz. Çok enteresandır. Bakın şimdi burada demokrasiye nikah kıydık diye bir pankart görüyorum. Değerli kardeşlerim, Hatay'da da şöyle bir pankart asmışlardı: &quot;Nikah masasında bile bu kadar iştahlı evet dememiştik.&quot;<br />
Şimdi 12 Eylül'de bambaşka bir heyecanla evet demeye hazır mıyız? Mesele bu. Çünkü, Türkiye 12 Eylül 2010'da tek yürek halinde aydınlık bir geleceğe evet diyor. Türkiye, 12 Eylül halk oylamasında demokrasiye... Demokrasiye...  Hukukun üstünlüğüne... Özgürlüklere... Mesele bu.<br />
Değerli kardeşlerim, Adana bütün bunlara evet dediğinde ben biliyorum ki evet, Türkiye'nin özeti bu, evet. Evet mi? Mesele bu. Bakınız şu anda karşımda bir pankart daha görüyorum; &quot;Pehlivanoğlu'na, Kurumahmutoğlu'na sahip çıkana biz de sahip çıkarız&quot; diyor darbe mağduru ülkücüler.<br />
Değerli kardeşlerim, ama şu anda ne yazık ki o günü yaşadıkları halde bunun idrakinden binasip olanlar var mı? Biz bir haksızlığın karşısında direniyoruz. Burada şu parti, bu parti meselesi yok. Burada bir şey var, bu Anayasa darbe anayasası mı, milletin anayasası mı? Milletin anayasası. Şimdi bu değişiklik bir millet projesi, evet mi? Biz ne diyoruz?<br />
Değerli kardeşlerim, zaten bu yolculuğumuzun özelliği bu. Şimdi bu darbe Anayasası ve milletin projesi, ikisinin oylanması var. Bugüne kadar bir araya gelemeyenler, CHP, MHP, BDP, YARSAV, bir kısım medya ve bakıyorsunuz terör örgütü, hepsi de birleşti mi? Bunların karşısında bizler ne diyoruz, dimdik durarak, bir millet projesinin sahipleri olarak hep birlikte diyoruz ki... Biz bu ülkede darbe Anayasasıyla bugüne kadar gelen süreci durduracak millet projesine... Mesele bu. Bu sizin projeniz, bu AK PARTi'nin projesi değil, Tayyip Erdoğan'ın projesi değil, 3-5 kişinin projesi değil milletin projesi. Ve şimdi bu adımı bunun için atıyoruz. Ve 12 Eylül'de hep birlikte özgürlüklere... 12 Eylül'de demokrasiye... 12 Eylül'de üstünlerin hukukuna değil hukukun üstünlüğüne... Sevdamız millet, kararımız... Sevdamız millet, kararımız... Sevdamız millet, oyumuz...<br />
Sevgili Adanalılar.... Biz sizlerle gurur duyuyoruz, biz sizlerle gurur duyuyoruz, sağ olun.<br />
Sevgili Adanalılar, Anayasa bir ülkenin, bir milletin rotasını belirleyen, gelişimine yön veren en önemli belgedir. Anayasa, demokrasiyle doğrudan alakalıdır. Anayasa özgürlüklerle, haklarla doğrudan ilgidir. Anayasa, ekonomiyle doğrudan ilgidir. Yatırımla, istihdamla, üretimle doğrudan ilgilidir. Anayasa, hakları yasaklıyorsa, orada kalkınma olmaz. Anayasa, özgürlükleri kısıtlıyorsa orada yatırım olmaz. Vatandaşına güvenmeyen, vatandaşını bir tehdit gibi, bir tehlike gibi gören anlayışla Türkiye büyüyemez, kalkınamaz, ilerleyemez.<br />
Bakın burada size tek bir örnek veriyorum... Sizin Allah'ınıza kurban, sizin Allah'ınıza kurban. Sağ olun, var olun.<br />
İzmir Limanının özelleştirmesinden milletin hazinesine 1.275 milyar dolar girecekti, ülke ekonomisi bu parayı kazanacaktı, yatırım artacaktı, üretim artacaktı, istihdam artacaktı. Danıştay, devir işleminin gerçekleşmesi için görüş bildirme işini yasalara da aykırı olarak tam 30 ay geciktirdi. 30 ay boyunca görüş bildirmedi. O sürede küresel kriz çıktı, alıcı firma vazgeçti. Hazineden bu gecikmeden doğan faiz kaybı ne oldu biliyor musunuz? 243 milyon dolar. İhalenin iptali ve faiz kaybından dolayı Türkiye'nin kaybı 1,5 milyar dolar. Danıştay'ın tamamen ideolojik bir yaklaşımla 6 özelleştirme ihalesini bu şekilde oyalayarak Türkiye'ye ödettiği fatura -dikkatinizi çekiyorum- tam 2,6 milyar dolar. Danıştay, hiçbir bedel ödemiyor. Türkiye'nin kaybetmesi onları ilgilendirmiyor. Meydanlara gelip halktan onlar oy istemiyor, onların böyle bir derdi yok, onların böyle bir derdi yok. Tuzu kuru bürokratlar hiçbir bedel ödemiyor. Ama benim ülkem, benim vatandaşım, değerli kardeşlerim, bu ideolojik yaklaşımdan dolayı 2,6 milyar dolarlık bir fatura ödedi. Şimdi burada bitmedi. Bakın biz bir yasa çıkardık. Türkiye'de 110 bin doktor var. Bunların sadece 4000-4500'ünün muayenehanesi var. Gençler, benim Adanalı kardeşim hastaneye gidiyor, çaresiz kalmış, derdine çare arıyor. Kendisine deniliyor ki muayenehaneme gel. Bıçak parası ver, ameliyat parası ver. Sen bu ameliyatı nerede yapacaksın? Devletin hastanesinde yapacaksın, neyin parasını istiyorsun, utanmıyor musun? Şimdi bu ülkede, müstesna olan doktor kardeşlerimi bu işe karıştırmıyorum, onlara saygım var. Ama lütfen bu yola çıkarken bugüne kadar devletin hastanelerinde bu görevleri kabul edenlere şimdi ne oldu da farklı havalarına girdiler. Olanı söyleyeyim; dedik ki, arkadaş gel, hastanede çalış, eğer çok daha fazla çalışacaksan, burada muayene yapacaksan gel burada yap. Çünkü benim hastanemde, sen bu fazla görevi yaparsan al sana fazla para. Ama onlar bunu istemediler. Ve muayenehanede adeta para basılıyor çünkü. Hem hastanede çalışacaksın, hem o. Ya o, ya o, tercihini yapacaksın. Bu eşitsizliği ortadan kaldırmak için bir yasa çıkardık. Doktorlar ya kamuda çalışacak, ya kendi muayenehanesinde, ama ikisi aynı olmaz dedik. Cumhuriyet Halk Partisi milletin yararına olan bu uygulamayı dahi ne yaptı? Anayasa Mahkemesi'ne taşıdı. Çünkü, bunlara göre Anayasa Mahkemesi, ana muhalefet mahkemesi oldu. İşlerine gelmeyen ne varsa Anayasa Mahkemesi'ne. Anayasa Mahkemesi, yasanın bazı maddelerini iptal etti. Ardından Danıştay, Sağlık Bakanlığı'nın bir basın açıklamasını bahane ederek yasanın uygulamasını tamamen durdurdu. Peki Danıştay, bu kararı ne kadar sürede verdi? Söylüyorum, sadece 1 gün. Bir tarafta aylarca, yıllarca görüş açıklamıyor, millete 2,6 milyar dolar fatura ödetiyor. Öbür tarafta bir günde adeta ışık hızıyla milleti mağdur ediyor. Millet kazanacaksa orada bunlar yok. Ama millet kaybedecekse, 1 günde karar veriyorlar. Şimdi Türkiye, soruyorum; böyle bir anlayışla yoluna devam edemez değil mi? Türkiye, bu şekilde kalkınamaz değil mi? Türkiye'de bu zihniyet var. Oldukça bu tuzu kuru zihniyet, bunlar var oldukça bu ülkede yatırım, bu ülkede değerli kardeşlerim, üretim bu ülkede istihdam artabilir mi?<br />
Sevgili kardeşlerim, Anayasa değişikliği ile işte bu kapalı devre sistemi, bu kast sistemine, bu arka bahçe anlayışına son vereceksiniz. 12 Eylül halk oylamasında üstünlerin hukukunu bir kenara koyuyoruz, şimdi ne yapıyoruz, hukukun üstünlüğüne geçiyoruz. Bizim için ideal olan bu. Buna ne diyoruz? Bizi yargıya müdahale etmekle, yargıyı siyasallaştırmakla itham ediyorlar, dert bu değil, dert başka; kast sistemi çökecek, ondan çekiniyorlar. Adeta birileri benim arka bahçeme dokunma diyor. Yargıda kapalı devre dönemi bitiyor ondan çekiniyorlar. Yukarıda bir elit var, Anadolu'da kürsü yargısı dediğimiz hakimler, savcılar var. Anadolu'daki o hakimlerin, savcıların bu işe bulaşmasını, karışmasını istemiyorlar. Niye? Çünkü onlar bu işe karışırsa... Evet, sen bu işi kavradın, çok çalışacaksın bak ona göre, eyvallah.<br />
Biz sizlerle gurur duyuyoruz, biz sizlerle gurur duyuyoruz. Yargı artık birilerinin arka bahçesi olmayacak, olmayacak. Biz sizlerle gurur duyuyoruz, biz sizlerle varız. Yargı milletin olacak, milletin. İşte ondan korkuyorlar.<br />
Buradan Adana'daki CHP'ye oy vermiş kardeşlerime, Adana'daki MHP'ye oy vermiş kardeşlerime, diğer partilere gönül vermiş kardeşlerime de sesleniyorum; CHP'nin, MHP'nin, BDP'nin yönetimleri tabanlarının sesine kulak vermiyor. Kendilerine oy vermiş kitlenin feryadını dinlemiyor. Kendi şahsı çıkarları uğruna, kendi koltuk sevdaları uğruna Türkiye'yi karanlığa mahkum etmekten çekinmiyorlar. Onlar milli iradenin söz sahibi olmasını değil, halka dayanmayan vesayetçi anlayışların devam etmesini istiyorlar. İşte onun için, tüm Adanalılardan milletimden rica ediyorum, vicdanınızın sesine kulak verin. Bu halk oylamasında Hükümet icraatlarını oylamayacaksınız. Onu 1 sene sonra oylayacağız. Bu halk oylamasında, muhalefetin performansını oylamayacaksınız. Bu halk oylamasında belediye başkanlarının performansını oylamayacaksınız. 12 Eylül'de kendi geleceğimizi oylayacaksınız. Özellikle MHP'li kardeşlerimin iki kere düşünmesini rica ediyorum. Halk oylamasında verilecek hayır oyunun kimin işine yarayacağını aslında kimin ekmeğine yağ süreceğini çok iyi değerlendirmelerini kendilerinden istirham ediyorum.<br />
Bakın sevgili Adanalılar, CHP Genel Başkanı Malatya'ya gidiyor Peki Adana, bu yuh'ları 12 Eylül'de hayır olarak sandığa doldurmaya... Mesele bu, mesele bu. Bakın şimdi Malatya'da ne diyor CHP'nin Genel Başkanı, &quot;Anayasa, Malatya'nın kayısı sorununa çare olacak mı&quot; diyor? Kalkıyor Ordu'ya gidiyor. Ordu'da ne diyor? &quot;Anayasa, fındık soruruna çare olacak mı&quot; diye soruyor. Şimdi yarın Adana'ya gelirse, burada da Anayasa Adana kebabına çare olacak mı diye size sorabilir? Bu beyefendiler Anayasa metniyle coğrafya ders kitabı arasındaki farkı dahi bilmiyorlar. Bunların önüne bir Anayasa kitapçığı koyun, bir de yemek kitabı koyun ikisini birbirine karıştırırlar. Bunların Eski Genel Başkanı da sabah bir başka, akşam bir başka konuşuyordu ve tabi mum yatsıya kadar yanıyordu. Şimdiki Genel Başkan, sabah bir şey söylüyor, daha öğlen olmadan çark ediyor. CHP'deki tüm değişim işte bu, bundan ibaret. Bir de kalkmış, AK PARTi birileriyle iş birliği yaptı, o şekilde iktidara geldi diyor. Yahu siz bu ülkede muhalefette olduğunuz sürece bizim iş birliğine ne ihtiyacımız var. Sizin gibi muhalefet dostlar başına. Millette iş birliği bize yeter, yeter. İşte bunların anlayamadığı bu. Siyaset ciddi iştir, boş konuşmayı kaldırmaz. Siyaset dürüstlük ister, tutarlılık ister, samimiyet ister, vizyon ister. Bu sözler, bu iddialar, bu iftiralar bir partinin genel başkanına yakışıyor mu? Çıkmış diyor ki, başörtüsü sorunun ben hallederim. Kim diyor bunu? Peki, şimdi ben soruyorum, Adana'dan tüm Türkiye'ye sesleniyorum; iyi güzel de Parlamentoda üniversiteli kızlarımızın başörtülü olarak üniversiteye gidebilmesi için, bu eğitim özgürlüğüne kavuşabilmesi için biz anayasa değişikliğini yaptık, 411 oy çıktı. CHP ne yaptı? Bunu aldı Anayasa Mahkemesi'ne götürdü mü. Dürüst ol, dürüst. Senin de orada imzan var, dürüst ol. Siyaset samimiyet istiyor, dürüstlük istiyor. Böyle dün başka, bugün başka olmaz. Benim halkım, benim Adanalı kardeşim bu yalanlara karnı tok. Ve bugüne kadar çok partili siyasi hayatta Cumhuriyet Halk Partisi'ne benim milletim tek başına iktidar verdi mi? Gene vermez, gene vermez. Niye? Dürüst değiller dürüst.<br />
Sevgili Adanalılar, sevgili kardeşlerim; Anayasa değişikliği günlük hayatımıza, hak ve özgürlüklerimize, demokrasimize, ekonomimize çok büyük yenilikler getirecek. Ufkumuzu daha da genişletecek, vizyonumuzu daha da güçlendirecek. Ben burada, bu sıcağın altında Anayasa paketinin tek tek neler getireceğini sizlere anlatmayacağım, özetini yapacağım.<br />
Bakın sevgili Adanalılar... Biz sizlerle gurur duyuyoruz, biz sizlerle gurur duyuyoruz.<br />
Sevgili Adanalılar, kadınlar, çocuklar, yaşlılar, engelliler, şehitlerimizin dul ve yetimleri, gazilerimiz bizim örfümüzde ve inancımızda özel olarak korunması, gözetilmesi, önem verilmesi gereken kesimlerdir. Bizde kadının hakkına, hukukuna riayet etmeyene iyi gözle bakılmaz. Çocuklara şefkat duymayana, sevgi ile davranmaya iyi gözle bakılmaz. Yaşlılara hürmette, saygıda kusur edene iyi gözle bakılmaz. Aynı şekilde engellilere merhametle, saygıyla insanca davranmayana da iyi gözle bakılmaz. Şehitlerimizin, dul ve yetimleri bizim onurumuzdur, onlar bize en büyük emanettir. Gazilerimiz bu ülkenin, bu milletin onurudur. Fakat gelin görün ki, bu kesimlere yönelik özel düzenlemelerimiz 12 Eylül'ün yasakçı, baskıcı maddelerine takılıp kalıyor. Anayasa Mahkemesinde iptal ediliyordu. Çünkü, Anayasanın lafzında ve ruhunda bizim örfümüzdeki ve inancımızdaki bu hususlara yer yoktu. 12 Eylül'de referandum da oylayacağımız değişiklikle Anayasamızdaki işte bu yasakçı zihniyeti kaldırıyoruz. Bundan sonra kadınlara, çocuklara, yaşlılara ve engellilere yönelik yaptığımız özel düzenlemeler anayasa engeline takılmayacak. Şehitlerimiz bize kutsal emaneti olan dul ve yetimler, gazilerimiz artık daha fazla korunacak, daha fazla haktan yararlanır hale gelecek. Eşitlik adına haksızlıkların düzeltilebilmesinin önü kapatılmayacak. Bu kesimlere yönelik çok daha kapsayıcı, çok daha hakkaniyetçi düzenlemeleri rahatlıkla gerçekleştirebileceğiz. Her biri ailemizin, canımızın birer parçası olan bu kesimleri devlet hayatında da, toplumsal yaşamda da hak ettikleri konuma getirmek için çok daha büyük bir gayretle çalışmaya devam edeceğiz. İşte 12 Eylül'de Anayasa değişikliğine ne diyoruz? Adanalı hanım kardeşim, bu değişiklik seni çok yakından ilgilendiriyor. Bu değişikliğe evet mi? Maşallah.<br />
Benim Adanalı işçi kardeşim, bu Anayasa değişikliği ile artık Avrupa Birliği standartlarında haklara kavuşuyorsun, iki ayrı sendikaya üye olma hakkı elde ediyorsun, sendikal haklar, grev hakkı bu değişiklikle daha da güç kazanıyor. Adanalı işçi kardeşim, işte bu hakların hayata geçmesi için 12 Eylül'de sandıkta ne diyoruz?<br />
Ekonomik Sosyal Konseyi...  Maşallah. Ekonomik Sosyal Konseyi anayasal bir temele kavuşturuyoruz. Bundan sonra Parlamentonun alacağı her kararda esnafın, işçinin, memurun, işverenin, çiftçinin de görüşleri alınacak. Hükümetin her adımında bu kesimler artık söz sahibi olacak. Devrim niteliğindeki bu değişime evet mi?<br />
Adanalı Mehmet kardeşim, 12 Eylül'de evet oyu vererek toplu iş sözleşmesi hakkına kavuşacaksın. Adanalı emekli kardeşim, 12 Eylül'de evet diyerek memurların toplu iş sözleşmesinden yararlanma hakkına kavuşacaksın. Türkiye'yi şaha kaldıracak bu değişime evet mi?<br />
2001 yılında bir Anayasa değişikliği yapıldı o gün işçi kesiminin, işveren kesiminin, esnaf kesiminin temsilcisi örgütler bir araya geldiler. Çarşaf çarşaf gazetelere ilan vererek, Anayasa değişikliğini desteklediklerini duyurdular şimdi onların sesi çıkıyor mu? Onların sesini duyuyoruz değil mi?<br />
Sevgili Adanalılar, önemli değil çünkü asıl olan sizsizin siz. Millet, siz varsanız onlar var, siz yoksanız onlar yok. Biz sizlerle gurur duyuyoruz.<br />
Sevgili Adanalı kardeşlerim, millet olarak tüm İslam dünyası olarak mübarek bir ayı Ramazan ayını karşılamaya hazırlanıyoruz. Ramazan, sevginin, kardeşliğin, en önemlisi de dayanışmanın ve paylaşmanın hayatımızın her zerresine işlediği, hayatımızı adeta güzelliği ile kuşattığı bir aydır. Bu Ramazan'da kardeşliğimizi, özellikle yüceltelim. Bu Ramazanda, dayanışmaya, paylaşmaya daha bir hassasiyet gösterelim. Bizim medeniyetimiz, sevgi medeniyetidir. Bizim medeniyetimiz, kardeşlik medeniyetidir. Bazı fitne odakları bazı ilçelerimizde kirli tezgahlarını, kirli senaryolarını uygulamaya koydular, koymak istediler. Şunu unutmayın: Bizim öfkelenmemizi istiyorlar, bizim hiddetlenmemizi istiyorlar, bizi sağduyudan uzaklaştırmak, sokağa dökmek istiyorlar. Bu tuzağa tarih boyunca düşmedik. Allah'ın izniyle bugün de düşmeyeceğiz, bundan sonra da düşmeyeceğiz. Zira biz Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Lazıyla, Çerkeziyle, Gürcüsüyle, Romanıyla, Boşnağıyla, tüm kardeşlerimizi yaratılanı severiz Yaradan'dan ötürü anlayışıyla seviyoruz. Biz böyle bir medeniyetin mensuplarıyız. Kardeşine kem gözle bakan fitnecilerin tuzağına düşer. Sokağa dökülüp cam-çerçeve kıran fesat odaklarının tuzağına düşer. Öfkesine hakim olamayan, sağduyuyu elden bırakan, açık söylüyorum; terör örgütünün oyununa gelir. İşte onun için fitnecilere inat, aramıza nifak sokmaya çalışan terör örgütüne inat biz kardeşlik diyeceğiz, biz dayanışma diyeceğiz, birlik diyeceğiz, beraberlik diyeceğiz, bütünlük diyeceğiz. MHP yönetimi kendi şahsi çıkarı için varsın gerginlik çıkarmaya çalışsın. Lütfen MHP'ye gönül veren kardeşlerim uyanık olsun. CHP yönetimi üç tane oy için, koltuk sevdası için varsın hakaretlerle, yalanlarla, iftiralarla ortamı germeye çalışsın. Ama, CHP'ye oy veren kardeşim sağduyulu olsun. Öfkenin, hiddetin, sokağa dökülmenin kimin işine yarayacağını, kimin ekmeğine yağ süreceğini herkes lütfen iyi düşünsün. Bakınız geçenlerde İngiltere Başbakanı buradaydı. İngiltere Başbakanı dedi ki, biz terörle mücadeleyi muhalefetle beraber aştık. Aynı şekilde İspanya Başbakanı, biz terörle mücadeleyi muhalefetle beraber aştık. Bizde terörle mücadele konusunda siz muhalefetin iktidarın yanında olduğunu hiç gördünüz mü? Bunların böyle bir derdi yok. Çünkü bunların derdi şu: terör ne kadar azarsa AK PARTi'yi yıpratırız, derdi bu. Fakat bu art düşüncelerinde başarılı olamadılar, olamayacaklar. Ve polisimizi şehit eden zihniyet ne kadar tehlikeliyse, polis araçlarını ateşe veren, polis merkezlerini taşa tutan zihniyet de o kadar yanlış yapmaktadır. Lütfen tüm vatandaşlarımız oynanan oyunu görsün. Aklıselimi elden bırakmasın. Kim ne derse desin, biz Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz, her şey Türkiye için diyeceğiz. Biz Türkiye'yi büyütmeye, Türkiye'nin itibarını artırmaya devam edeceğiz. Allah'ın izniyle Türkiye'de çok güzel şeyler oldu, çok güzel gelişmeler yaşanacak. Tek tek 81 vilayetimiz gibi Adana da bu güzel gelişmelerden nasibini aldı, almaya da devam ediyor.<br />
Bakınız değerli kardeşlerim, Hükümet olarak 7,5 yılda ben bazı özet başlıklar vereceğim. Bugün çünkü bir seçim kampanyasında değiliz, bu bir halk oylaması, bunun için huzurunuzdayız. Ama bazıları gelip ne yaptı diye soruyorlar, en azından benim vatandaşım bazı şeyleri bilsin. Hükümet bugüne kadar Adana'ya neler yaptığını kısa başlıklarla size vereyim. Bundan sonra da neler yapacağını kısaca şöyle ifade edeceğim:<br />
Bakınız eğitimde, sağlıkta, adalette, emniyette değerli kardeşlerim, çok önemli adımlar attık. Bakınız sadece eğitimde Adana'da iktidarımız döneminde 3837 dersliğin yapımını tamamladık. Değerli kardeşlerim, Çukurova Üniversitesi bizim dönemimizde büyüdü. Üniversite bünyesinde Hukuk Fakültesi, İletişim Fakültesi ve Ceyhan Mühendislik Fakültesi olmak üzere 3 fakülte, 1 yüksekokul ve 1 araştırma uygulama merkezi bu dönemde hizmete girdi.<br />
Değerli kardeşlerim, kitaplar ücretsiz olarak veriliyor mu? Veriliyor. Sağlık mensubu arkadaşlarım... Biz sizlerle gurur duyuyoruz.<br />
Değerli kardeşlerim, ilköğretimde erkek öğrencilere biliyorsunuz yoksul ailelerde 20 lira veriyoruz. Kız öğrencilere 25 lira veriyoruz. Ortaöğretimde erkek öğrencilere 35 lira veriyoruz, kız öğrencilere 45 lira veriyoruz. Parayı kime veriyoruz, kime veriyoruz? Anneye veriyoruz. Babaya değil, niye? Babaya versek duman olup gidecek. Biz kirli hava istemiyoruz. Onun için anneye veriyoruz ki yerini bulsun.<br />
Değerli kardeşlerim, sağlıkta şu ana kadar Adana'ya ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? 284 milyon Türk Lirası, yani eski rakamla 284 trilyon yatırım yaptık Adana'ya 7,5 yılda. 300 yataklı Seyhan Devlet Hastanesi, 112 yataklı Fatma Kemal Timuçin Kalp Merkezi, 25 yataklı Tufanbeyli Devlet Hastanesi, 50 yataklı Pozantı Devlet Hastanesi, Kozan Devlet Hastanesi Ek Binası ve 3 adet sağlık ocağını tamamladık, hizmete açtık. Bunun yanında Ceyhan Devlet Hastanesi Diyaliz Ünitesi, Çukurova Devlet Hastanesi Ek Binası, Yüreğir Diş Tedavi ve Protez Merkezi, Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, 12 adet sağlık ocağı, 1 adet aile sağlığı merkeziyle bir adet sağlık evinin yapımını başlattık ve süratle tamamlayıp hizmete açtık.<br />
Adana'da Mayıs 2008 itibariyle aile hekimliğine geçtik. İstediğinizde kapısını çalabileceğiniz, istediğinizde telefonla danışabileceğiniz, üstelik hiç bir ücret ödemeyeceğiniz ailenize özel doktorunuz var; bunu bilmenizi istiyorum.<br />
Adaleti daha da güçlendirdik. Ve bugün yargı... Yargı, bizler görevimizi yaptık, bundan sonrası yargıya aittir. Herhalde niye aday yapmadığımı takdir edersiniz. Teferruatını anlatmayacağım gerek yok, teferruatını anlatmayacağım gerek yok.<br />
Adana... Sevgili kardeşlerim, bundan sonrası yargıya aittir. Yargı, adil kararını verdiği sürece ne ala. Vermezse tarih affetmeyecektir. Daha fazla konuşmayacağım. Sağlıkta değerli kardeşlerim, artık istediğin hastaneye gidiyor musun? İlacını istediğin eczaneden alabiliyor musun?  Ne çileler çektirdiler bize ah ah, giderdik hastaneye bekle bekle bekle. Ve enteresan, reçeteyi uzatırsın ilacın 2'si var 3'ü yok, 3'ü var 2'si yok. Ne yapacağım? Git eczaneden al. Ama şimdi istediğin eczaneden al, hepsini al; buraya geldik, buraya geldik.<br />
Ve değerli kardeşlerim, daha da iyi olacak ve bunlarla birlikte sevgili kardeşlerim... Sağ olun, sağ olun.<br />
Sevgili Adanalı kardeşlerim, bakınız bu öyle bir adım ki, bu öyle bir adım ki, eskiden hastanelerimizde 6 kişilik, 8 kişilik, 10 kişilik koğuş tipi odalar vardı. Orada ne yoktu? Tuvalet bile yoktu. Gidiyorsun koskoca koridorda bir tuvalet, banyosu farklı, sağlam girsen hasta çıkarsın. Ama şimdi bir yataklı odalar, iki yataklı odalar, tuvaleti, banyosu, her şeyi içinde, bu hale geldik, daha iyi olacak. Benim Ayşe'me, Fatma'ma bu modern hastaneler gerekmez miydi? İşte bunu yaptık. Biz sizin hizmetkarınız olmaya geldik, efendiniz olmaya değil.<br />
Değerli kardeşlerim, Adana'da toplu konut olarak çok büyük icraatımız oldu. Bakınız, 10774 konut inşaatı başlattık ve 9523 konutu sahiplerine teslim ettik 10 yıl, 15 yıl, 20 yıl vadeyle, daha da yapacağız, daha da yapacağız.<br />
Ulaştırma alanında Adana'mızı ihmal etmedik. 79 senede Adana'ya 262 kilometre bölünmüş yol yapılmışken değerli kardeşlerim, biz buna 7 yılda 59 kilometre ilave ettik. Farkımız bu. Yani onların yılına 3 kilometre düşüyor, bizim ise yılımıza yaklaşık 9 kilometre düşüyor. Fark bu. Böylece bölünmüş yol 321 kilometreye çıktı.<br />
Adana Havalimanımızda -medya buraya dikkat etsin- 2002 yılında 686 bin yolcu seyahat ediyordu, 2009'da, geçen yıl kaç kişi seyahat etti biliyor musunuz? 2 milyon 482 bin 400 kişi seyahat etti. Halep oradaysa arşın Adana'da, yani artış yüzde 261. Mevcut havalimanında gelen yolcu terminal binasını genişletme çalışmalarına devam ediyoruz. Adana o zaman havayolu taşımacılığında çok daha ileri mesafelere inşallah kavuşmuş olacak.<br />
Tarımda değerli kardeşlerim, Cumhuriyet tarihinin en büyük desteğini verdik. Sağ olun. 2003-2010 döneminde Adana'da toplam verdiğimiz destek 1 milyar 87 milyon, eski rakamla 1 katrilyon 87 trilyon, bu desteği verdik. 2002'de, yani MHP-DSP-ANAP döneminde tarıma verilen destek ne biliyor musunuz? 57 milyoncuk. 57 milyoncuk. 2010 yılının sadece ilk 6 ayında 96 milyon Türk Lirası biz destek verdik; fark bu. Mazot, kimyevi gübre, buna girmeyeceğim. Ancak 2003 yılında Adana'da çiftçilerimize toplamda 681 milyon Türk Lirası prim desteği verdik. 2002'de bu neydi biliyor musunuz? MHP-DSP döneminde, 600 binlerle konuşulan bir rakam. 2002'de sadece 617 bin lira olan hayvancılık desteğini 2010 yılının ilk 6 ayında 15 kat artırdık ve 9 milyon Türk Lirasına çıkardık.<br />
Adana'ya 2003-2010 arasında hayvancılık desteği olarak, 45 milyon Türk Lirası verdik, eski rakamla 45 trilyon.<br />
Değerli kardeşlerim, Ziraat Bankası 2002 yılında MHP-DSP-ANAP döneminde -bakınız çok enteresandır- çiftçilerimize ne kadar kredi sağlamış biliyor musunuz? 10 milyon Türk Lirası. 2010 yılında biz ne sağlamışız? 45 kat artırarak 472 milyon Türk Lirası kredi vermişiz.<br />
Sevgili Adanalılar, değerli kardeşlerim; bakınız 2002 yılında sigortalı sayısı neydi biliyor musunuz Adana'da? 122 bin kişi. 2010 yılında şu anda 196 bin kişi sigortalı var; 122-196.<br />
Değerli kardeşlerim, bakınız işletmeler kapanıyor diyorlar ya bu MHP'liler, CHP'liler. Size bir rakam veriyorum, 2002 yılında toplam işletme sayısı 20 bin 475. Bakınız, şu anda 2010 itibariyle bu nereye çıktı biliyor musunuz? 29 bin 531; gerilemiyor, 9 bin küsur artıyor. Artış oranı yüzde 44. Bakınız burada vakıflar aracılığıyla tarihi eserlerden 41 adet eseri restore ettik. Ramazanoğlu Konağını onararak Kültür Merkezi haline getirdik.<br />
Sevgili Adanalılar, değerli kardeşlerim; 12 Eylül inşallah Türkiye için de, Adana için de bir milat olacak. Diyorum ki, gelin hep birlikte evet diyelim. Bembeyaz yeni bir sayfa açalım. Tekrar ediyorum, her evet demokrasiye davettir, her evet adalete davettir, her evet özgürlüğe davettir, hukuka davettir Biz Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak üzerimize düşeni yaptık. Biz sizin bize yüklediğiniz emanetin hakkını verdik. Şimdi evet söz sizde, evet karar sizde. Sevdamız millet, kararımız... Sevdamız millet, kararımız... Sevdamız millet, oyumuz... Evet şimdi ahdimize hazır mıyız, ahdimize hazır mıyız? Peki bayrakları şöyle bir göreyim, hepsini göreyim, şöyle bir kalksın bakalım, çok canlı olacak. Türkiye bunu takip etsin.<br />
Beraber yürüdük biz bu yollarda. Fakat bu bana az geldi. Çok daha farklı olması lazım. Beraber yürüdük biz bu yollarda. Beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda bana her şey sizi hatırlatıyor. Bana her şey sizi hatırlatıyor. Bana her şey sizi hatırlatıyor. Günümüz kutlu olsun. 12 Eylül hayırlı olsun. Sandıklar evet'le dolsun.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34386</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sayın R.Tayıp ERDOĞAN: ZİNCİRLERİ KIRIN</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34360&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 12:11:06 GMT</pubDate>
			<description>*Sayın R.Tayıp ERDOĞAN: ZİNCİRLERİ KIRIN* 
** Sayın R.Tayıp ERDOĞAN: ZİNCİRLERİ KIRIN 
* 
 Bild:...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="4"><font color="green">Sayın R.Tayıp ERDOĞAN: ZİNCİRLERİ KIRIN</font></font></b><br />
<b><font face="Verdana"><b> <div align="left">Sayın R.Tayıp ERDOĞAN: ZİNCİRLERİ KIRIN</div></b></font><br />
<font face="Tahoma"> <img src="http://www.turkiyegazetesi.com/images/PDF/haber/26.07.2010erdogan.jpg" border="0" alt="" /><br />
<br />
Malatyalı  vatandaşlar kavurucu sıcağa rağmen düzenlenen mitinge büyük ilgi gösterdi. On  binlerce kişinin alana akın ettiği mitingde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;a  sevgi gösterilerinde bulunuldu. <br />
<br />
Başbakan sayın Recep Tayyip Erdoğan, &#8220;Bir  tarafta darbe anayasası diğer tarafta millet anayasası var. Demokrasi isteyenler  &#8216;evet&#8217; diyecek, rotayı halkımız çizecek&#8221; dedi. Erdoğan, partisince Adıyaman&#8217;da  düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, referandum sonrası Türkiye&#8217;nin daha  aydınlık bir geleceğe yürüyeceğini belirtti. Anayasa değişikliği ile Türkiye&#8217;yi  zincirlerinden, prangalarından kurtaracaklarını kaydeden Erdoğan, &#8220;Bu bir AK  PARTİ projesi değildir. Hiçbir hizmetimizi partizanlık anlayışıyla yapmadık.  Etnik ve bölgesel, dinsel milliyetçilik yapmadık. Ancak ülkenin hayrına hiçbir  konuda bir araya gelmeyenler, bugünlerde &#8216;Hayır&#8217; oyunda bir araya geldiler&#8221;  dedi. Erdoğan, referandumda CHP, MHP ve BDP ile &#8220;Onlara habire gaz veren  medyanın&#8221; ve &#8220;Koltuk sevdasına düşmüş, milleti çoktan unutmuş bir kısım  bürokratlarla seçkinlerin&#8221;, &#8220;hayır&#8221; dediğini belirterek, &#8220;Bitmedi, proje yerine  iftira üretenler, çeteler ve mafya bu değişikliğe &#8216;hayır&#8217; diyor. Benim milletime  &#8216;bidon kafalı&#8217;, &#8216;göbeğini kaşıyan adamlar&#8217; diyenler bu değişime &#8216;hayır&#8217; diyor&#8221;  diye konuştu.<br />
CHP&#8217;nin MHP ile aynı dili kullandığını söyleyen sayın Erdoğan, &#8220;CHP  lideri hakaret ediyor, çirkin benzetmelerde bulunuyor, sövüyor. Biz AK PARTİ  olarak hep siyasete seviye kazandırmanın mücadelesini veriyoruz, ama maalesef  taşıma su ile değirmen işte bu kadar döner. Medyanın üfürmesi ile şişen yelken  açık denizde alabora olup gider. Yandaş medyanın gazına gelenler havaya karışıp  giderler. Yani manşetle gelenler manşetle giderler. Kendi liderlerine ihanet  edenler başka ihanetlerin mağduru olurlar. Ben muhalefet partilerine, tasavvuf  diliyle &#8216;edep ya hu&#8217; diyorum&#8221; diye konuştu.<br />
<br />
MAHŞERİN 4 ATLISI OLDULAR  <br />
Adıyaman mitinginin ardından Malatya&#8217;ya geçen Başbakan burada da yoğun  ilgi ile karşılandı. Malatya Hükümet Meydanı&#8217;nda, halka hitap eden Erdoğan, 12  Eylül muhalefetin tekrar sandığa gömüleceği gündür&#8221; dedi. <br />
Gündemi belirlenen  değil, gündem belirleyen Türkiye olduğunu söyleyen Başbakan sayın R.Tayıp Erdoğan, &#8220;AK PARTİ  ile diğerleri arasındaki farka dikkat edin. Biz yurt dışında mücadele ederken  onlar Türkiye&#8217;nin yakasından tutup aşağıya çekmeye çalışıyorlar. Biz istihdamı  arttırırken, onlar Ankara&#8217;da hakaret, kriz ve iftira üretiyorlar. Biz, vizeleri  kaldırırken, onlar Türkiye&#8217;yi yalnızlaştırma senaryoları yazıyorlar. CHP&#8217;yi  ararsanız, Anayasa Mahkemesi&#8217;nin önünde bulursunuz. MHP&#8217;yi ararsanız, ellerinde  argo ve hakaretler araştırırken bulursunuz. BDP&#8217;yi ararsanız, onu da CHP ve  MHP&#8217;nin yanı başında bulursunuz. Bunlar mahşerin 4 atlısı oldular. Bunlar  milletin adına hiçbir zaman ittifak etmezler. Battılar, bittiler, tükendiler. Ne  yazık ki, bunların milli egemenliğe ve iradeye saygısı yoktur. İnşallah 12 Eylül  2010&#8217;da Malatya evet diyecek&#8221; şeklinde konuştu. <br />
<br />
BU YOLA KEFENİMİZLE  ÇIKTIK <br />
&#8220;Karanlık senaryolarla yolumuzu kimse kesemez&#8221; diyen Başbakan,  &#8220;Birileri çıkmış bizi yüce divanla tehdit ediyor. Anayasa mahkemeleri ile tehdit  ediyor. Biz diyoruz ki, biz bu yola canımızı ve bedenimizi koyduk. Biz bu yola  beyaz kefenimizle çıktık. Turgut Özal&#8217;ın dediği gibi, <font color="Red">&#8216;Allah&#8217;ın(c.c.) verdiği canı  ondan başka alacak yoktur&#8217;. Biz de ona teslim olmuşuzdur&#8221; <font color="Black">ifadelerini  kullandı.</font></font><br />
<br />
<img src="http://www.turkiyegazetesi.com/images/PDF/haber/26.07.2010erdogan1.jpg" border="0" alt="" /><br />
<br />
Adıyamanlıların  yoğun ilgi gösterdiği Erdoğan vatandaşlara karanfil dağıttı. <br />
<br />
<font size="+0"><font color="#0066cc">MİTİNGDEN NOTLAR...<br />
SOKAKLAR GÜL SUYU İLE YIKANDI  </font></font><br />
Başbakan sayın Erdoğan&#8217;ın Malatya&#8217;daki mitingi öncesinde cadde ve  sokaklar gül suyu ile yıkandı.<br />
Başbakan sayın Erdoğan, Adıyaman mitingi öncesi  ilçe ve merkezde hizmete giren 11 okulun toplu açılışını gerçekleştirdi.  <br />
Vatandaşların talebi üzerine makam aracına binmeyen sayın Erdoğan kalabalığa  yaklaşarak vatandaşlarla bir süre sohbet etti. <br />
Vatandaşlarca Türk  Bayrağı ve Adıyamanspor forması hediye edilen Başbakan, çocuklara tek tek  oyuncak dağıttı.<br />
Adıyaman&#8217;da coşkulu bir kalabalığın karşıladığı  Başbakan sayın Erdoğan&#8217;a, yol boyunca sevgi gösterisinde bulunuldu.<br />
Mitinglerde sayın Erdoğan&#8217;a; Cemil Çiçek, Beşir Atalay, Mehmet Mehdi Eker, Abdulkadir  Aksu, Dengir Mir Mehmet Fırat ve Ömer Faruk Öz&#8217;ün de yer aldığı çok sayıda  milletvekili eşlik etti.<br />
Sayın R.Tayıp Erdoğan, Malatya mitingi sonrası Sosyal  Bilimler Lisesinin açılışını gerçekleştirdi.<br />
</font></b></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34360</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[CHP&#8217;li başkan: Erdoğan&#8217;a söz verdim &#8216;evet&#8217; diyeceğim]]></title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34358&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 12:11:06 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*CHP&#8217;li başkan: Erdoğan&#8217;a söz verdim &#8216;evet&#8217; diyeceğim* 
** CHP&#8217;li başkan: Erdoğan&#8217;a söz verdim &#8216;evet&#8217;  diyeceğim 
 
***Bingöl&#8217;ün Yedisu İlçe Belediye...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="4"><font color="green">CHP&#8217;li başkan: Erdoğan&#8217;a söz verdim &#8216;evet&#8217; diyeceğim</font></font></b><br />
<b><font face="Verdana"><b> <div align="left">CHP&#8217;li başkan: Erdoğan&#8217;a söz verdim &#8216;evet&#8217;  diyeceğim<br />
</div></b></font></b><b><font face="Tahoma">Bingöl&#8217;ün Yedisu İlçe Belediye Başkanı  Mehmet Şerif Memioğlu, Başbakan sayın Erdoğan&#8217;a söz verdiğini ve referandumda &#8216;evet&#8217;  oyu kullanacağını söyledi. Bingöl&#8217;de sayın Erdoğan&#8217;ı evet şapkası ile karşılayan  CHP&#8217;li Başkan Memioğlu, darbe anayasasına karşı olduğunu belirtti. Yedisu olarak  bugüne kadar devletten alamadıkları hizmetlerin peşinde olduklarını belirten  Memioğlu, bu hükümet döneminde ilçelerinin yolunun yapıldığını söyledi.  Memioğlu, &#8220;4 dönemdir CHP&#8217;den belediye başkanlığı yapıyorum. Partimden istifa  etmeyi düşünmüyorum&#8221; dedi. BİNGÖL İHA<br />
</font></b></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34358</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sayın Erdoğan onay verdi, işte müjdeli haber</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34357&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 12:11:06 GMT</pubDate>
			<description>*Sayın Erdoğan onay verdi, işte müjdeli haber* 
*Bild: http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/20091111/91419.jpg   
Sayın*    * *Erdoğan onay...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="4"><font color="green">Sayın Erdoğan onay verdi, işte müjdeli haber</font></font></b><br />
<b><img src="http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/20091111/91419.jpg" border="0" alt="" /> <br />
Sayın</b>    <b> <b>Erdoğan onay verdi, işte müjdeli  haber</b><br />
<br />
</b>  <b>Aynı işi yaptığı halde  döner sermaye ve kurum tazminatı gibi kalemlerden yararlanamayan 1,4 milyon  memura ek ödeme müjdesi geldi.</b>        <b>Hükümet, 2008 yılında  olduğu gibi bu sene de eşit işe eşit ücret dengesini sağlamak için kamu  çalışanlarına ek ödeme vermeye hazırlanıyor. Zam miktarı henüz tespit edilmedi  ancak 60-100 lira arasında bir artış bekleniyor.<br />
<br />
Hükümetin 5 yıllık plan  dahilinde uygulamaya koyduğu eşit işe eşit ücret düzenlemesi, ekonomik kiriz  sebebiyle verilen aranın ardından yeniden devreye alınıyor. 2008 yılında  başlayan uygulama ile 2012'ye kadar memurlar arasındaki ücret dengesizliğinin  ortadan kaldırılması amaçlanıyordu. İlk adım 2008 yılında atılırken, aynı işi  yaptığı halde düşük ücret alan memurlara 103 ile 275 lira arasında ek ödeme  zammı yapılmıştı. Çalışanlar arasındaki dengeyi sağlayacak düzenlemenin 2012  yılına kadar süreceği belirtilmişti. Ancak araya giren ekonomik kriz sırasında  düzenleme rafa kaldırılmıştı.<br />
<br />
Kriz aşılmasıyla birlikte hükümet, ek ödeme  düzenlemesini yeniden gündeme aldı. Buna göre bu yıl memurlara, yüzdelik zam  dışında ek ödeme de verilecek. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bu konuda özel bir  çalışma yapıldığını açıkladı. Geçen hafta Başbakan sayın Recep Tayyip Erdoğan ile 2  saatlik bir görüşme yapan Memur-Sen Başkanı Ahmet Gündoğdu da konuyu Başbakan'a  iletti. Gündoğdu, Başbakan Sayın R.Tayıp Erdoğan'ın, toplantıda Devlet Bakanı Hayati  Yazıcı'dan ek ödemeye ilişkin bilgi alırken çalışma yapılması konusunda da  talimat verdiğini söyledi. Kamuda yaklaşık 1 milyon 400 bin memur, döner sermaye  ve kurum tazminatı gibi gelir kalemlerinden faydalanamıyor. Bu çalışanların  maaşı, muadillerine göre daha düşük. Aradaki maaş farkının dengelenmesi için 5  yıl içinde ortalama 360 TL iyileştirme yapılması öngörülüyor. Bu çerçevede 5793  sayılı yasada değişiklik yapılmıştı. Böylece aynı unvana sahip, aynı işi yapan  kamu personeli arasındaki ücret farklılığını gidermek için ek ödeme mekanizması  devreye girdi.<br />
<br />
Yasa, ek ödemenin ne kadar olacağını belirleme yetkisini  Bakanlar Kurulu'na bıraktı. Bu sebeple yaklaşık 1 milyon 400 bin memurun her yıl  alacağı ek ödeme miktarı Bakanlar Kurulu tarafından tespit ediliyor. Kurul, bu  yetkisini kullanarak 2008 yılında memurlara ek ödeme vermişti. Buna göre  öğretmen ve imamlar 112, hizmetli 103, başkomiser 156, polis memuru 161, doktor  195, müsteşar 108 lira ek ödeme aldı. Uygulamanın takip eden yıllarda da sürmesi  bekleniyordu. Ancak ekonomik krizle birlikte uygulama rafa kalkmıştı.  Memur-Sen'in geçen yıl 60 TL'lik ek ödeme talebi, bütçe açığı sebebiyle kabul  görmemişti.<br />
<br />
MAAŞLARDA 60-100 LİRA ARASINDA ARTIŞ  BEKLENİYOR<br />
<br />
Ancak ekonomide yakalanan bahar havası, memurun da yüzünü  güldürecek. Edinilen bilgiye göre hükümet, memura bu yıl yüzdelik zam dışında ek  ödeme de yapacak. Ek ödeme miktarının ne kadar olacağı henüz netlik kazanmazken  ortalama 60 ile 100 TL arasında ek ödeme yapılması bekleniyor. Maliye Bakanı  Mehmet Şimşek, &quot;Ek ödemelere ilişkin 2008 yılında bir düzenleme yapıldı, ilk  adımı attık. O ilk adımın maliyeti 2,5 milyar lira civarındaydı. Daha sonra,  bütçe imkânları elvermediği için sonrasını getiremedik. Ama şu anda üzerinde  çalışılıyor. Önümüzdeki dönemde yine bütçe imkânları çerçevesinde fazla  borçlanma ihtiyacını artırmadan bunu sağlayabilecek bir şekilde çalışmaları  yapıyoruz. Bu konuda yardımcı olacağız.&quot; dedi.<br />
<br />
Memur-Sen Genel Başkanı  Ahmet Gündoğdu ise bu yıl toplu görüşmelerde hükümetten enflasyon üzerinde zam  talep edeceklerini belirtirken, &quot;Geçen yıl da ısrarla yüzde 4+4 zam istedik.  Fakat Maliye kanadında kabul görmedi. Ancak enflasyon sebebiyle memurun aldığı  zam yüzde 3,6 oldu. Eğer bu masada verilseydi bir anlamı olacaktı.&quot;  değerlendirmesini yaptı. <br />
<br />
ZAMAN</b></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34357</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sayın R.Tayıp Erdoğan: AK PARTİ projesi değil...</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34313&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 21 Jul 2010 09:48:35 GMT</pubDate>
			<description>*Sayın R.Tayıp Erdoğan: AK PARTİ projesi değil...* 
*Bild: http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/2010720/144250_tayyip-erdogan.jpg *     *...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="4"><font color="green">Sayın R.Tayıp Erdoğan: AK PARTİ projesi değil...</font></font></b><br />
<b><img src="http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/2010720/144250_tayyip-erdogan.jpg" border="0" alt="" /></b>     <b> <b>Sayın R.Tayıp Erdoğan: AK PARTİ projesi  değil...</b><br />
<a href="http://www.tayyip.biz/forum/redirector.php?url=%68%74%74%70%3a%2f%2f%77%77%77%2e%73%61%6d%61%6e%79%6f%6c%75%68%61%62%65%72%2e%63%6f%6d%2f%68%5f%34%33%36%32%32%39%5f%65%72%64%6f%67%61%6e%2d%61%6b%2d%70%61%72%74%69%2d%70%72%6f%6a%65%73%69%2d%64%65%67%69%6c%2e%68%74%6d%6c" target="_blank">http://www.samanyoluhaber.com/h_4362...esi-degil.html</a><br />
</b>  <b>Cuma günü tatile  girmeye hazırlanan Meclis'te, partiler son grup toplantılarını yaptı. &quot;Başbakan Erdoğan&quot; miletvekillerine  hitaben yaptığı konuşmasının neredeyse tamamını referanduma  ayırdı.</b> <b>12 Eylül</b><b>'de yapılacak referandumu hükümetin güven oylaması  olarak görenlere cevap veren Başbakan, &quot;Anayasa paketi bir   AK PARTİ projesi değil&quot; dedi. Başbakan sayın R.Tayıp Erdoğan, &quot;vatandaş 12 Eylül'de  kendi geleceğini oylamak için sandık başına gidecek&quot; diye konuştu. Sayın R.Tayıp Erdoğan  referandumda niçin evet denilmesi gerektiğini sıraladı. Vatandaşın referandumda  &quot;evet&quot; diyeceğine tüm kalbimle inanıyorum diyen Başbakan sayın R.Tayıp Erdoğan, muhalefet partilerinin  seçmenlerine de seslendi. Başbakan sayın R.Tayıp Erdoğan, Anayasa değişikliğinin yalnızca 12 eylül  darbesiyle yüzleşmek olmadığını söyledi. Başbakan sayın R.Tayıp Erdoğan, &quot;Anayasa paketi  hiçbir ayrım gözetmeksizin herkese eşit haklar getirecek&quot;dedi. Başbakan sayın R.Tayıp Erdoğan,referendum için haftasonu meydanlara inmeye  hazırlanıyor. </b></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34313</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sayın Abdullah Gül ve sayın R.Tayıp Erdoğan nikah şahidi oldu</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34293&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 10:25:40 GMT</pubDate>
			<description>*Sayın Abdullah Gül ve sayın R.Tayıp Erdoğan nikah şahidi oldu* 
*Bild: http://www.kanalahaber.com/images/news/35295.jpg * 
* 
Sayın Abdullah Gül ve...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">Sayın Abdullah Gül ve sayın R.Tayıp Erdoğan nikah şahidi oldu</font></font></b><br />
<b><img src="http://www.kanalahaber.com/images/news/35295.jpg" border="0" alt="" /></b><br />
<b><br />
Sayın Abdullah Gül ve sayın R.Tayıp Erdoğan nikah şahidi oldu</b><br />
<br />
<b>Cumhurbaşkanımız sayın  Abdullah Gül ve Başbakanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı sayın Ahmet  Davutoğlu'nun kızının düğününde nikah şahitliği yaptılar.</b><br />
<b>    Dışişleri Bakanı sayın Ahmet  Davutoğlu'nun kızı Meymune Davutoğlu, İstanbul Ticaret Odası Başkan  Yardımcısı sayın Dursun Topçu'nun oğlu Talha Topçu ile Cemile Sultan  Korusu'nda düzenlenen nikah töreniyle evlendi.</b><br />
<b>    İstanbul  Büyükşehir Belediye Başkanı sayın Kadir Topbaş'ın kıydığı nikahta, çiftin  şahitliklerini, Cumhurbaşkanı sayın Abdullah Gül, Başbakan sayın Recep Tayyip  Erdoğan, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcıları sayın Bülent Arınç, sayın Ali  Babacan ile sayın Ali Rıza Yapar ve sayın Ömer Öztürk yaptı.</b><br />
<b>    Sayın Topbaş'ın,  ''Çiftin nikahına şahitlik eder misiniz?'' sorusuna Cumhurbaşkanı sayın Abdullah Gül,  ''Şahidiz, Allah(c.c.) mübarek etsin'' derken, Başbakan sayın R.Tayıp Erdoğan ''Şahit oldum.  Allah'tan(c.c.) mutluluklar diliyorum'' yanıtını verdi.</b><br />
<b>    Aynı soruya  Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı sayın Bülent Arınç, ''Ben de şahidim.  Allah'tan(c.c.) mutluluklar diliyorum'', sayın Ali Babacan ise ''Şahidim, hayırlı  uğurlu olsun'' dedi.</b><br />
<b>    Nikahın ardından evlilik cüzdanını geline  veren Cumhurbaşkanı sayın Abdullah Gül, iki değerli arkadaşının çocuklarının nikahına  hep beraber şahitlik yaptıklarını, bundan büyük mutluluk duyduklarını  ifade etti.</b><br />
<b>    Cumhurbaşkanı sayın Abdullah Gül, şöyle konuştu:</b><br />
<b>    ''Allah(c.c.)  mutlu, mesut etsin. Allah(c.c.) aile saadeti versin. Memleketimize,  vatanımıza, ailelerimize faydalı inşallah güzel evlatlarınız olsun.  Onlar da faydalı güzel çocuklar olsun. Ben Tayyip Bey'den belediye  başkanlığı döneminde nikah cüzdanının kime verildiğini öğrenmiştim. Onun  için kızımıza veriyorum. O daha iyi saklıyor. Gerektiğinde hemen  buluyor, çıkartıyor, veriyor. Tekrar tebrik ediyorum.''</b><br />
<b>    Sayın Abdullah Gül,  konuşmasında ''Tayyip amcanızın size bir tavsiyesi var'' diyerek sözü  Başbakan sayın R.Tayıp Erdoğan'a bıraktı.</b><br />
<b>    Başbakan sayın R.Tayıp Erdoğan da çifte mutluluklar  dileyerek, ''Sayın Cumhurbaşkanımız, bir şey demeyi unuttular. Biz  diyoruz ki; en az 3 tane çocuk istiyoruz. Çünkü bu milletin sizler gibi  değerli yavrularımızın oluşturduğu ailelere ihtiyacı var. Milletimize,  vatanımıza faydalı nesiller yetiştirmenizi bekliyoruz. En kötü gününüz  böyle olsun'' dedi.</b><br />
<b>    Nikah töreninin ardından, nikah şahitleri ve  ailelerle birlikte hatıra fotoğrafı çektirildi.</b><br />
<b>    Nikah törenine,  Cumhurbaşkanı sayın Abdullah Gül'ün eşi Hayrünnisa Gül, Başbakan sayın Recep Tayyip  Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ve kızı Sümeyye Erdoğan, Bakanlar Kurulu  üyeleri, milletvekilleri, belediye başkanları, Saadet Partisi Genel  Başkanı sayın  Numan Kurtulmuş ile çok sayıda davetli katıldı. AA</b></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34293</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sayın R.Tayıp Erdoğan: Bu millet bizi hayırla anacak</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34278&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sat, 17 Jul 2010 06:38:22 GMT</pubDate>
			<description>*Sayın R.Tayıp Erdoğan: Bu millet bizi hayırla anacak* 
*Sayın R.Tayıp Erdoğan: Bu Millet bizi hayırla anacak ! 
 
Bild:...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="4"><font color="green">Sayın R.Tayıp Erdoğan: Bu millet bizi hayırla anacak</font></font></b><br />
<b>Sayın R.Tayıp Erdoğan: Bu Millet bizi hayırla anacak !<br />
<br />
<a href="http://www.akparti.gen.tr/redirector.php?url=%68%74%74%70%3a%2f%2f%77%77%77%2e%68%61%62%65%72%37%2e%63%6f%6d%2f" target="_blank"><img src="http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/2010/915020100716023659282.jpg" border="0" alt="" /></a></b>             <br />
<br />
         <b>Partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'na  konuşan Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin 7,5 yılını ve  teşkilatları övdü. Sayın R.Tayıp Erdoğan 2002 yılı ile 2010 arasında istatistiki  farklılıkları ortaya koydu.<br />
İlgili Haberler</b><b>Sayın R.Tayıp Erdoğan: Bu millet bizi hayırla anacak. MHP `nın sayın Başbakanımızla görüşme şartı  sayın R.Tayıp Erdoğan: Özel Hudut Birliklerini açıkladı sayın R.Tayıp Erdoğan`ın MHP ve BDP ile görüşme yanıtı !</b>                                          <br />
     <br />
<b>AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan,  Türkiye'de otomobil üretimi, cep telefonu abonesi,  internet kullanıcı  ile uçak yolcu sayılarını 2002'ye göre mukayese ederek, ''Arkadaşlar,  bunlar yoksulluk alameti mi yoksa elhamdülillah zenginleşmeye giden bir  alamet mi?'' diye sordu.<br />
 Erdoğan, AK Parti Genel Merkezinde düzenlenen ''AK Parti  Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı''nda yaptığı konuşmada,  yoksulluğun, yolsuzluğun, umutsuzluğun, çaresizliğin hüküm sürdüğü bir  Türkiye devraldıklarını söyledi.<br />
 Canla, başla çalıştıklarını, gece gündüz ter döktüklerini  ve bugün 7.5 yıl öncesine kıyasla çok farklı  bir Türkiye'yi hep birlikte inşa ettiklerini belirten Başbakan Erdoğan,  Türkiye'nin bugün ulaştığı seviyelerin asla bir tesadüfün eseri  olmadığını söyledi.<br />
 Erdoğan, Türkiye'nin, bugün geldiği noktanın bir tek kişinin veya bir  kaç kişinin eseri olmadığını vurgulayarak, bu umut dolu, aydınlık  manzaranın fedakar AK Parti teşkilatının eseri olduğunu kaydetti.<br />
 AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan il  başkanlarına, ''Şu bir kaç veriyi özellikle  dinlemenizi, not etmenizi sizlerden rica ediyorum. Bu verileri  Türkiye'nin her köşesine, her bir vatandaşımıza, kardeşimize  ulaştırmanızı sizlerden özellikle istirham  ediyorum. Zira son günlerde yaptığım  ziyaretlerde gördüm ki bu veriler pek dikkate alınmıyor. Bunlar gözden  kaçırılmış veya bilinmiyor. Öyleyse bunları çok açık, net, resmen ortaya  koymak suretiyle artık milletimin bazı  gerçekleri, çok daha yakından bilmesini ve görmesini istiyorum'' diye  seslendi.<br />
  2004 yılı ikinci çeyreğinde Türkiye ekonomisinin yüzde 11.9 oranında  büyüme kaydettiğini anımsatan Erdoğan, bunun cumhuriyet tarihinin en yüksek oranlarından biri olduğunu bildirdi.<br />
  Erdoğan, Türkiye ekonomisinin 2010  yılının birinci çeyreğinde küresel krize rağmen 11.7 büyüme oranıyla dünyada dördüncü, G-20 ülkeleri arasında ikinci,  OECD ve Avrupa ülkeleri arasında ise birinci sırada yer aldığını  vurguladı.<br />
 <b><font color="#0000ff">''HALEP ORADAYSA ARŞIN  BURADA''</font></b><br />
 Başbakan sayın R.Tayıp Erdoğan, 2002 yılında Türkiye'de toplam  8.6 milyon kara taşıtı bulunduğunu, bugün ise krize bu rakamın 14.5  milyon adete çıktığını belirterek, şöyle devam etti:<br />
 ''2002 yılında Türkiye'de kullanılan cep telefonu abonesi 23.3 milyondu, bugün bu sayı yüzde 165  oranında artarak 61.5 milyona ulaştı. Yine 2002 yılında 4 milyon  civarında internet kullanıcısı  vardı, bugün 30 milyon rakamına ulaştık. 2002 yılında sabit geniş bant internet abone sayısı  yok denecek kadar azdı, bugün bu sayı 7.5 milyona ulaştı. 2002 yılında  uçak kullanan yolcu sayısı 34 milyon kişiydi  2009 yılı sonu itibariyle 86 milyon kişi uçağa bindi. Arkadaşlar,  bunlar yoksulluk alameti mi yoksa elhamdülillah zenginleşmeye giden bir  alamet mi? Türkiye'de otomobil üretimi, 1963  yılında başladı, meşhur hani 'keçilerin yiyor' dendiği Anadol'ların  üretildiği dönem. 63, 2003 yani bizim  iktidarımıza kadar olan süre içerisinde, yani  40 yılda Türkiye'de toplamda 6.8 milyon adet otomobil üretilmiştir fakat  iktidarımız döneminde, 7.5 yılda Türkiye'de 7  milyon 80 bin 500 adet otomobil üretildi.<br />
 Hesap ortada Halep oradaysa arşın burada. 2002 yılında Türkiye'de 16  milyon ton demir çelik üretiliyordu. 2009 yılında Türkiye'de 25. 3  milyon ton demir çelik üretildi. Bütün bunlara ek olarak Cumhuriyet  tarihinde yapılanın yaklaşık iki katı bölünmüş yol  yaptık. Şu ana kadar 11 bin 500 kilometreye  ulaşmış vaziyetteyiz. 7.5 yılda milli eğitimde 149 bin 824 yeni  dersiliği Türkiye'ye iktidarımız kazandırmıştır.  Bu eğitime ne kadar önem verdiğimizin ifadesidir.''<br />
 Sayın R.Tayıp Erdoğan, toplu konutta 430 bin konutun  inşasını 7.5 yıl içerisinde başlatıklarını ve yaklaşık 340 binini  sahiplerine teslim ettiklerini söyledi.<br />
 AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan sayın Recep Tayyip Erdoğan, ''Bizim ekonomik krizi aşmak için aldığımız tedbirleri IMF  belirlemedi, dikkat edin biz belirledik. Bu ülkede 'IMF'den ne olursan  olsun şu borcu alın, şöyle yapın, böyle yapın' diyerek bize akıl  verenler, şimdi şapkalarını bir kez daha önlerine koysunlar'' dedi.<br />
<br />
Sayın R.Tayıp Erdoğan,  AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen ''AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda  yaptığı konuşmada, dün Nisan ayı işsizlik  rakamlarının açıklandığını anımsatarak şunları söyledi:<br />
 ''Nisan ayında krize rağmen küresel kriz nedeniyle yüzde 14.9 oranına  çıkmış olan işsizlik, bu yılın Nisan ayında rekor bir düşüş kaydetti.  Tam 2.9 azaldı ve yüzde 12'ye geriledi. Bildiğiniz gibi 2 ay  önce bunu söylemiştik. 'Üç, dört ay  içerisinde 3-4 puan daha düşeceğini  göreceğiz' dedik. Bazıları, alay ettiler ve oraya geldik inşallah daha  da düşecek. Bir yıl içinde yaklaşık 600 bin işsiz iş  bulurken, dikkat ediniz yaklaşık 1 milyon 200 bin kişi ilk kez iş aramaya başladı ve bunlar iş  sahibi oldular. Yüzyılın en büyük ekonomik krizlerinden birini tüm dünyanın gıpta ile izlediği  şekilde en az zararla atlattık,  atlatıyoruz, kaldığımız yerden yolumuza devam ediyoruz. Bizim ekonomik krizi aşmak için aldığımız tedbirleri IMF  belirlemedi, dikkat edin biz belirledik. Bu ülkede 'IMF'den ne olursan  olsun şu borcu alın, şöyle yapın, böyle yapın' diyerek bize akıl  verenler, şimdi şapkalarını bir kez daha önlerine koysunlar. Biz neyi ne  zaman yapacağımızı gayet iyi değerlendirdik  ve müzakerelerimizi yaptık, sonunda Stand-By anlaşmasını karşılıklı bir  şekilde, 'Türkiye'nin buna ihtiyacı yok'  Onlar da (IMF) bunu söylediler ve böylece imzalamadık işi, bitirdik. Bu  aldığımız tedbirleri küçümseyenler, bugün mahcup oldular. Bizim kriz  teğet geçecek sözümüzü anlamayanlar bununla dalga geçenler, bugün mahcup  oldular. Bizim işsizlikle ilgili tahminlerimizi öngörülerimizi,  ciddiyetsiz şekilde yorumlayanlar, bugün mahcup oldular. 7.5 yıldır  mahcup oluyorlar. 7.5 yıldır ellerini ovuşturarak kriz duası yapıyorlar.  7.5 yıldır 'yeter ki AK Parti kaybetsin, Türkiye'ye ne olursa olsun'  mantığıyla ülkemizin kuyusunu kazmaya gayret ediyorlar. Biz onları  mahcup etmeye, üzmeye, hayal kırıklığı yaşatmaya devam edeceğiz. Biz  milletimizi sevindirmeye, milletimizin umudunu, emeğini ve ekmeğini  çoğaltamaya devam edeceğiz.''<br />
<br />
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan  sayın Recep Tayyip Erdoğan, ''Asgari ücreti 3 bin  liraya çıkaracağını, 73 milyonun tamamına da asgari ücretten  maaş bağlayacağını söyleyenleri milletim nasıl  istihza ile izliyorsa, emin olun her aileye  maaş bağlayacağını, maaşı kadına ödeyeceğini söyleyenleri de milletim  istihza ile acı bir gülümseme ile izliyor'' dedi.<br />
 Sayın R.Tayıp Erdoğan, ''AK Parti'nin ve AK Parti gerçekçi politikalarının taklit  edilmesinden biz gurur duyarız ama bizim ayaklarımız yere basıyor hem de  sağlam basıyor. Biz uçmuyoruz, uçuruyoruz. Bizi taklit edenler de bir  an önce yere inmelerini şiddetle tavsiye ediyoruz'' diye konuştu. Sayın R.Tayıp Erdoğan, 7.5 yılda Türkiye'de 78  üniversite kurduklarını ve üniversite sayısını 154'e ulaştırdıklarını  söyledi.<br />
 Sayın R.Tayıp Erdoğan, 7.5 yılda yaptıkları çalışmalara ilişkin  rakamlar da vererek şunları söyledi:<br />
 ''Kriz tellallığı yapanlara, karamsarlık yayanlara, milletin moralini  bozmak için her yola başvuranlara ben bu rakamları doğrusu ithaf  ediyorum. Önceki gün de söyledim. AK  Parti'nin ulaşabildiği seviyelere onların hayalleri dahi ulaşamaz. Bu iş popülizmle olmuyor, fakirlik edebiyatı yaparak  olmuyor, kuru sıkı atarak, bol keseden  atarak olmuyor. Planınız, projeniz, ekibiniz olacak. Her şeyden önemlisi  damdan düşmüş olacaksınız. Yoksulun, yolda kalmışın, garip gurebanın  sızısını yüreğinizde hissediyor olacaksınız. Bu sızıyı yüreğinde  hissetmeyenler, yoksulluğa çare üretemezler, üretseler üretseler  yoksulluğun edebiyatını üretip kendi dönemlerinde  büyüttükleri yoksulluğu istismar ederler.<br />
 Miting meydanlarında döner ekmek dağıtarak milleti kandırmaya  kalkışanların bu gün nerelerde olduğunu görüyoruz. İki anahtar  dağıtanların bugün millet nezdindeki kredilerini  görüyorsunuz. Asgari ücreti 3 bin liraya  çıkaracağını, 73 milyonun tamamına da asgari ücretten  maaş bağlayacağını söyleyenleri milletim nasıl  istihza ile izliyorsa, emin olun her aileye  maaş bağlayacağını, maaşı kadına ödeyeceğini söyleyenleri de milletim  istihza ile acı bir gülümseme ile izliyor.<br />
 AK Parti'nin ve AK Parti gerçekçi politikalarının taklit edilmesinden  biz gurur duyarız ama bizim ayaklarımız yere basıyor hem de sağlam  basıyor biz uçmuyoruz, uçuruyoruz. Bizi taklit edenler de bir an önce  yere inmelerini şiddetle tavsiye ediyoruz.''<br />
 <b><font color="#0000ff">''ÇALINMADIK KAPI  BIRAKMAYACAĞIZ''</font></b><br />
 ''Bu rakamları tek tek her bir vatandaşımıza ulaştıracağız'' diyen  Başbakan sayın R.Tayıp Erdoğan, şöyle devam etti:<br />
 ''2002 yılında hangi şartlarda yaşıyorlardı, şimdi hangi şartlarda  yaşıyorlar? Bunun kıyaslamasını yapacak, kıyaslamasını yapmalarını  sağlayacağız. Enflasyonun hayatımızı nasıl etkilediğini, fiyatların  her ay nasıl  değiştiğini, arttığını, bugün fiyatların nasıl çok küçük oranlarda arttığını, yerinde  saydığını anlatacağız.<br />
 Unutmayın 7.5 yıl önce göreve geldiğimizde ülkemizde enflasyon yüzde  30'du, ama şimdi bakın yüzde 8.7 buraya düştük. Devletin borçlanma faizi  yüzde 63'tü, şimdi 8-9, o aralıkta. IMF'ye bu milletin borcu biz  geldiğimizde 23.5 milyar dolardı, öde öde öde şimdi 7.5 milyar dolar.  Bizden önceki iktidar borçlandı MHP-DSP-ANAP iktidarı, biz ise ödedik,  ödüyoruz. Merkez Bankası'nın kasasındaki rezervi 26 milyar dolardı,  şimdi altını filan da katarsak, 75 milyar doların üzerinde. Bakınız nereden nereye, bu güçlenen bir ekonominin,  güçlenen bir Türkiye'nin rakamlarla ifadesidir. Alım gücünün 2002'ye  göre nasıl yükseldiğini, dün lüks gibi görünen harcamaların bugün nasıl günlük hayatın  bir parçası haline dönüştüğünü anlatacağız.<br />
 Hep beraber anlatacağız, tüm Anadolu'nun yollarında anlatacağız.  Gidilmedik köy, ilçe, belde bırakmayacağız. Çalınmadık kapı  bırakmayacağız. Şunu da söyleyeceğiz; 'İşimiz bitmedi' diyeceğiz.  'Yoksullukla, yolsuzlukla, işsizlikle, mücadelemiz  son ermedi' diyeceğiz. Kararlılıkla, cesaretle yolumuza devam edecek,  Türkiye'ye yaşattığımız başarılara inşallah çok daha fazlasını ilave  edeceğiz.''<br />
</b>     AA</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34278</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sayın R.Tayıp Erdoğan müjdeyi verdi</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34268&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 15 Jul 2010 20:38:36 GMT</pubDate>
			<description>*Sayın R.Tayıp Erdoğan müjdeyi verdi* 
Bild: http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/2010113/98711.jpg                                           ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">Sayın R.Tayıp Erdoğan müjdeyi verdi</font></font></b><br />
<img src="http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/2010113/98711.jpg" border="0" alt="" />                                                                                                                                                                                           <b>Sayın R.Tayıp Erdoğan müjdeyi verdi</b><br />
<br />
                                                                                                                        Başbakan  Erdoğan: Artık imza safhasına geldiğinin müjdesini vermek isterim...                                                                                                                                                                                                                                                                                  Yazı Boyutu                                                             <a href="http://www.tayyip.biz/forum/redirector.php?url=%68%74%74%70%3a%2f%2f%6a%61%76%61%73%63%72%69%70%74%3c%62%3e%3c%2f%62%3e%3a%43%68%61%6e%67%65%53%69%7a%65%28%31%30%29%3b" target="_blank">10</a>                                                             <a href="http://www.tayyip.biz/forum/redirector.php?url=%68%74%74%70%3a%2f%2f%6a%61%76%61%73%63%72%69%70%74%3c%62%3e%3c%2f%62%3e%3a%43%68%61%6e%67%65%53%69%7a%65%28%31%32%29%3b" target="_blank">12</a>                                                             <a href="http://www.tayyip.biz/forum/redirector.php?url=%68%74%74%70%3a%2f%2f%6a%61%76%61%73%63%72%69%70%74%3c%62%3e%3c%2f%62%3e%3a%43%68%61%6e%67%65%53%69%7a%65%28%31%34%29%3b" target="_blank">14</a>                                                             <a href="http://www.tayyip.biz/forum/redirector.php?url=%68%74%74%70%3a%2f%2f%6a%61%76%61%73%63%72%69%70%74%3c%62%3e%3c%2f%62%3e%3a%43%68%61%6e%67%65%53%69%7a%65%28%31%36%29%3b" target="_blank">16</a>                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                    <br />
                                                                                                                                                                                                                                                                                     <br />
                                                                                                                                                                                           Başbakan  Recep Tayyip Erdoğan, ''KKTC'ye  Türkiye'den boru hattıyla su  taşınmasına ilişkin anlaşmanın da artık imza  safhasına geldiğinin  müjdesini vermek isterim. Başbakan Yardımcımız Cemil Beyin  20 Temmuz  kutlamaları öncesi yapacağı KKTC ziyaretinde bu imzalar atılacaktır.   Kısa sürede inşallah temelleri atacağız'' dedi.<br />
<br />
        <a href="http://www.tayyip.biz/forum/redirector.php?url=%68%74%74%70%3a%2f%2f%77%77%77%2e%73%61%6d%61%6e%79%6f%6c%75%68%61%62%65%72%2e%63%6f%6d%2f%42%61%25%43%35%25%39%46%62%61%6b%61%6e%2d%45%72%64%6f%25%43%34%25%39%46%61%6e%2d%68%61%62%65%72%6c%65%72%69%2e%68%74%6d%6c" target="_blank">Başbakan Erdoğan</a>ile  KKTC Başbakanı İrsen Küçük, ortak basın toplantısı  düzenledi.<br />
<br />
          KKTC Başbakanı Küçük ile son derece yararlı bir görüşme   gerçekleştirdiklerini ifade eden Başbakan Erdoğan, BM Kapsamlı Çözüm  Müzakereleri  hakkında görüş alışverişinde bulunduklarını söyledi.<br />
<br />
         Kıbrıs'ta adil ve kalıcı bir çözüme en kısa sürede ulaşılması  hususunda  KKTC Başbakanı Küçük ile görüş birliğinde olduklarını  kaydeden Başbakan Erdoğan,  şunları kaydetti:<br />
<br />
         ''Türk  tarafı adil, doğru, kalıcı çözümden yanadır, bu hedefe en kısa  sürede  ulaşılması yönünde tam bir inanç ve kararlılığa sahiptir. Bu doğrultu da   hedef müzakerelerde 2010 yılı sonuna kadar kapsamlı çözüme  ulaşılmasıdır. Sayın  BM Genel Sekreteri de son İyi Niyet Misyonu  Raporu'nda bu hedefi teyit etmiştir,  takipçisi olacağını vurgulamıştır.  Kendileriyle yaptığımız ikili görüşmede de son <a href="http://www.tayyip.biz/forum/redirector.php?url=%68%74%74%70%3a%2f%2f%77%77%77%2e%73%61%6d%61%6e%79%6f%6c%75%68%61%62%65%72%2e%63%6f%6d%2f%47%2d%32%30%2d%68%61%62%65%72%6c%65%72%69%2e%68%74%6d%6c" target="_blank">G-20</a>zirvesinde de kendileriyle konuştuğumda  aynı ifadeleri kullanmıştır.<br />
<br />
         Türk tarafı bu hedefi  bütünüyle paylaşmakta, bu yolda aynı kararlılığını  ortaya koyarak  müzakere sürecinin takipçisi olacaktır, bir garantör ülke olarak. <a href="http://www.tayyip.biz/forum/redirector.php?url=%68%74%74%70%3a%2f%2f%77%77%77%2e%73%61%6d%61%6e%79%6f%6c%75%68%61%62%65%72%2e%63%6f%6d%2f%4b%25%43%34%25%42%31%62%72%25%43%34%25%42%31%73%2d%68%61%62%65%72%6c%65%72%69%2e%68%74%6d%6c" target="_blank">Kıbrıs</a>Rumlarının artık  Türk tarafının yapıcılığına aynı şekilde mukabele  etmelerini  bekliyoruz. Çözüm fırsatının 2004'te olduğu gibi bir kez daha heba   edilmesine sebebiyet vermemeleri gerekir. Bu sürecin de akim   bırakılması halinde  Kıbrıs Türklerine uygulanan insanlık dışı  kısıtlamaların daha fazla  sürdürülemeyeceğini herkesin idrak etmesi  gerekir. Uzlaşmaz tarafın  ödüllendirilip, barıştan yana olanların  cezalandırılması gibi vahim bir durumun  devamına müsaade edilemez, biz  de buna müsaade edilmesine asla izin vermeyeceğiz.  Bu konuda AB başta  olmak üzere herkesin üzerine düşeni yapması gerekir.''<br />
         <br />
<b>''KKTC  HÜKÜMETİ İLE TAM BİR DAYANIŞMA İÇERİSİNDEYİZ''</b><br />
         <br />
          Başbakan Erdoğan,<a href="http://www.tayyip.biz/forum/redirector.php?url=%68%74%74%70%3a%2f%2f%77%77%77%2e%73%61%6d%61%6e%79%6f%6c%75%68%61%62%65%72%2e%63%6f%6d%2f%41%4b%2d%50%61%72%74%69%2d%68%61%62%65%72%6c%65%72%69%2e%68%74%6d%6c" target="_blank">AK Parti</a>hükümeti için  ''KKTC halkının<a href="http://www.tayyip.biz/forum/redirector.php?url=%68%74%74%70%3a%2f%2f%77%77%77%2e%73%61%6d%61%6e%79%6f%6c%75%68%61%62%65%72%2e%63%6f%6d%2f%65%6b%6f%6e%6f%6d%69%2d%68%61%62%65%72%6c%65%72%69%2e%68%74%6d%6c" target="_blank">ekonomi</a> alanındaki  başarısı ve gelecekteki refahını teminat altına alacak güce  erişmesinin  öncelikli bir konu'' olduğunu belirtti.<br />
       <br />
  KKTC Başbakanı  Küçük ve hükümeti ile tam bir dayanışma içerisinde  olduklarını ifade  eden Başbakan Erdoğan, ''İnanıyorum ki bu dayanışmamız  zorlukları da el  birliğiyle aşmamızı gerektirecektir'' dedi.<br />
<br />
         Mevcut  durumda ciddi bazı sıkıntılarla karşı karşıya olduklarını  kendilerinin  de bildiğini vurgulayan Erdoğan, zor zamanları aşmanın zor kararlar   alabilmeyi, siyasi cesaret ve dirayet göstermeyi gerektirdiğini söyledi.<br />
        <br />
 KKTC Başbakanı Küçük de bu irade ve cesareti gördüğüne  işaret eden  Erdoğan, şunları kaydetti:<br />
        <br />
 ''KKTC'ye  görevler düşmektedir. Bunlar, bütçe açıklarının kontrol altına  alınması  amacıyla KKTC Meclisi'ne gönderilen yasa değişikliklerinin Temmuz  ayında  çıkarılması. KKTC'de elektrik enerjisi arz güvenliğinin  sağlanması, fiyatlarının  makul seviyelere düşürülebilmesi için  Türkiye'den deniz altından kablo ile  elektrik enerjisi götürülmesi  projesinin bir an önce başlatılması ve buna bağlı  olarak KKTC ayağında  elektrik enerjisi piyasasının kısa süre içerisinde regüle  edilmesi.<br />
<br />
         Yapımına başlanan Türkiye'den deniz altından KKCT'ye boru ile  su götürme  projesinin Kıbrıs ayağındaki yeni su yönetimi modeli  oluşturulması ve  projelendirilmeye bir an önce başlanması için  çalışmaların hızlandırılması.<br />
<br />
         Kamu bankalarının KKTC  ekonomisine oluşturmuş olduğu maliyetlerinin  ortadan kaldırılması için  bankalarda hayata geçirilecek reform süreçlerinin bir  an önce  başlatılarak, bankaların kamu açıklarının finansmanı yükünden   kurtarılması. Diğer kamu şirketlerinin rollerinin gözden geçirilerek  gerekli  serbestleşmelerin bir an önce yapılması...''<br />
         <br />
<b>KKTC'DE  ENTEGRE ELEKTRONİK DEVLET PROJESİ</b><br />
         <br />
         Başbakan  Erdoğan, KKTC'de yüksek öğrenim sektörünün daha cazip hale  getirilmesi  için birtakım yeni yaklaşımların geliştirilmesi konusunda da KKTC   hükümetine görevler düştüğünü vurgulayarak, KKTC'de kamu hizmetlerinin   etkinliğinin sağlanması için 2010 yılı programına alınan entegre  elektronik  devlet projesinin de bir an önce hayata geçirilmesi için  birlikte çalışmalar  yapıldığını anımsattı.<br />
        <br />
 Erdoğan,  ''Atılmakta olan adımlar kuşkusuz kısa zamanda semeresini  verecektir.  KKTC ekonomik yapısıyla da inanıyorum ki hepimizin övüneceği bir   noktaya süratle gelecektir'' dedi.<br />
<br />
         KKTC'nin turizm ve  yüksek öğrenim alanlarında son derece ciddi kalkınma  avantajlarına  sahip olduğunu bildiklerini hatırlatan Erdoğan, bu alanlarda  gerekli  desteği verdiklerini yeni yatırımlara da teşvikler sağladıklarını   kaydetti.<br />
<br />
         Başbakan Erdoğan, ''Bu çerçevede KKTC'ye  Türkiye'den boru hattıyla su  taşınmasına ilişkin anlaşmanın da artık  imza safhasına geldiğinin müjdesini  vermek isterim. Başbakan  Yardımcımız Cemil Beyin 20 Temmuz kutlamaları öncesi  yapacağı KKTC  ziyaretinde bu imzalar atılacaktır. Kısa sürede inşallah temelleri   atacağız. On yıllardır gündemde olan bu hayali gerçekleştirmek de AK  Parti  Hükümetine nasip olmuştur'' diye konuştu.<br />
         <br />
<b>''TÜM  İMKANLARI ANAVATAN SEFERBER EDECEKTİR''</b><br />
         <br />
          Denizaltı kablosuyla KKTC'ye elektrik taşınması projesinin de hayati bir   önemi olduğunu ifade eden Erdoğan, bunun da diğer bir öncelikleri  olduğunu  bildirdi.<br />
<br />
         Erdoğan, ''Bundan sonra Kıbrıs  Türkünün yanında yer alacak ve tüm  imkanları Anavatan seferber etmek  suretiyle cazibe merkezi olma özelliğini daha  da zenginleştirecektir.  Kıbrıs Türkünün hakkının, hürriyetinin, eşitliğinin ve  meşru  menfaatlerinin her koşulda savunulması bizim ahdi ve tarihi   yükümlülüğümüzdür. Türkiye bu yükümlülüğünü geçmişte olduğun gibi  gelecekte de  hassasiyet ve kararlılıkla yerine getirecektir'' diye  konuştu.<br />
<br />
         ''KKTC'deki bazı farklı odakların Türkiye  Cumhuriyeti iktidarı ile  alakalı sağda solda yaptıkları çalışmaların,  dedikoduların Kuzey Kıbrıs Türk  Cumhuriyetine herhangi bir şey  kazandırmayacağını'' kaydeden Başbakan Erdoğan,  sözlerini şöyle  sürdürdü:<br />
<br />
         ''Onlar bunu söylese de söylemese de AK Parti  iktidarının bu noktada  atacağı adımları değiştirmez. Bunu da herkesin  özellikle bilmesini isterim ve 7,5  yıllık iktidarımız döneminde yapılan  çalışmalar göreve geldiğimizden bu yana  ortadadır ve Türkiye'de  aldığımız mesafe neyse bir model olarak bunu da Kuzey  Kıbrıs Türk  Cumhuriyeti'ne aynen uygulamanın gayreti içerisindeyiz. Sayın  Küçük'ün  iktidarı ile de yine bu çalışmalarımızı aynı kararlılıkla el ele omuz   omuza sürdürecek ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni ağır borç  sarmalından da bir  an önce kurtarıp kendi ayakları üzerinde her geçen  gün güçlenme gayreti  içerisinde olan bir yönetim olduğunu da inanıyorum  ki ortaya koyacaklardır.<br />
<br />
         Kendilerine bu vesileyle çok  çok teşekkür ediyorum ve bir kez daha  ülkemize hoş geldiniz diyor,  kararlılıkları için de bir kez daha kendilerini  tebrik ediyorum.''</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34268</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Kılıçdaroğlu ve sayın R.Tayıp Erdoğan birarada</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34267&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 15 Jul 2010 15:13:47 GMT</pubDate>
			<description>*Kılıçdaroğlu ve sayın R.Tayıp Erdoğan birarada* 
*Bild: http://www.kanalahaber.com/images/news/35149.jpg * 
* 
Kılıçdaroğlu ve sayın R.Tayıp Erdoğan...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="4"><font color="green">Kılıçdaroğlu ve sayın R.Tayıp Erdoğan birarada</font></font></b><br />
<b><img src="http://www.kanalahaber.com/images/news/35149.jpg" border="0" alt="" /></b><br />
<b><br />
Kılıçdaroğlu ve sayın R.Tayıp Erdoğan birarada</b><br />
<br />
<b>Beklenen buluşma  bugün gerçekleşti. Başbakanımız sayın R.Tayıp  Erdoğan ve CHP lideri Kılıçdaroğlu terör  konusunda görüşmek üzere biraraya geldi...</b><br />
<b>	Başbakan sayın Recep Tayyip  Erdoğan, terör konusunu görüşmek üzere CHP Genel Başkanı Kemal  Kılıçdaroğlu ile bir araya geldi.</b><br />
<b>	Kılıçdaroğlu, sayın R.Tayıp Erdoğan'ı  TBMM'deki makam odasının girişinde karşıladı ve el sıkışarak  ''hoşgeldiniz'' dedi.</b><br />
<b>	Görüşmeye, Devlet Bakanı ve Başbakan  yardımcısı sayın Cemil Çiçek, İçişleri Bakanı sayın Beşir Atalay ile Kamu Düzeni ve  Güvenliği Müsteşarı sayın Muammer Güler'in yanı sıra CHP'den Genel Sekreter  Önder Sav, Genel Başkan Yardımcısı Hakkı Suha Okay ve Grup Başkanvekili  Kemal Anadolu da katılıyor.</b><br />
<b>	Görüşmeyi çok sayıda gazeteci  izliyor. Sayın R.Tayıp Erdoğan ve Kılıçdaroğlu'nun tokalaşması sırasında görüntü almak  isteyen basın mensupları arasında izdiham yaşandı. Görüşmeden sınırlı  sayıda foto muhabiri ve kameramanın görüntü almasına izin  veriliyor. (A.A.)</b></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34267</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sayın R.Tayıp Erdoğan: Halkımız 30 yıl sonra...</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34256&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 13 Jul 2010 23:07:12 GMT</pubDate>
			<description>*Sayın R.Tayıp Erdoğan: Halkımız 30 yıl sonra...* 
*Bild: http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/2010710/142901_erdogan-basin-toplantisi.jpg *  ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">Sayın R.Tayıp Erdoğan: Halkımız 30 yıl sonra...</font></font></b><br />
<b><img src="http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/2010710/142901_erdogan-basin-toplantisi.jpg" border="0" alt="" /></b>                                                                                                                                                                                           <b><b>Sayın R.Tayıp Erdoğan: Halkımız 30 yıl sonra...</b><br />
<br />
</b>                                                                                                                        <b>Başbakan</b><b>ımız Sayın R.Tayıp   Erdoğan, Anayasa Mahkemesi'nin kararına ilişkin olarak, &quot;Halkımız 12  Eylül'de gereken cevabı verecektir&quot; dedi</b>                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                  <b> Başbakan  Recep Tayyip Erdoğan, referanduma giden anayasa değişikliğine ilişkin  olarak, &#8220;Halkımız 12 Eylül'de,30 yıl sonra  en güzel kararı verecektir. Karar da söz de milletindir. Demokratik  anayasa istedik ve onun en önemli adımını attık diyecektir.&#8221; dedi.  Sayın R.tayıp Erdoğan, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Saadet Partisi (SP) ve Büyük  Birlik Partisi (BBP)'nin ardından Demokratik Sol Parti (DSP)'ye de  randevu talebi gönderdiğini açıkladı.  <br />
 <br />
    Başbakan sayın Recep Tayyip  Erdoğan, Bosna Hersek ziyareti öncesi Esenboğa Havalimanı'nda basın  açıklaması yaptı. Srebrenitsa'da 15 yıl önce yaşanan katliama değinen  sayın Erdoğan, anma törenlerine şehitleri anacaklarını dile getirdi. Ziyarette  Sırbistan, Bosna Hersek ve Türkiye işbirliğine dönük atılan adımlara  devam edileceğini belirten sayın Erdoğan, Balkanlar'da iyi ilişkilerin devamı  için bütün ülkelerin elinden geleni yaptığını dile getirdi. <br />
<br />
     Açıklamalarının ardından soruları cevaplayan Erdoğan, Anayasa Mahkemesi'nin  Anayasa değişiklik paketiyle ilgili kararını siz nasıl  değerlendiriyorsunuz?' sorusuna &#8220;Etik açıdan istediğiniz neticeleri  vermiş olmamasına rağmen referandumda amaçladığımız hedefi kapsayan bir  pakettir. İnanıyorum ki bir darbe anayasasının ancak bu kadar  düzeltilebilir denileceği bir neticeyle halkımızın huzuruna gideceğiz.&#8221;  cevabını verdi.<br />
<br />
     Vatandaşların da sandıkta olumlu yanıt  vereceğine dikkat çeken sayın R.Tayıp Erdoğan, Anayasa değişikliğinin evet oyu  olmasıyla sivilleşmenin güç kazanacağını vurguladı. <br />
<br />
    &quot;ŞEHİR  ŞEHİR TÜM TÜRKİYE'Yİ DOLAŞACAĞIZ&quot;<br />
<br />
   Baibakanımız sayın R.Tayıp Erdoğan,  bu aydan itibaren Türkiye'yi şehir şehir gerek dolaşarak Anayasa  değişikliğini anlatacaklarını ifade ederek, &#8220;Gidilmedik yer  bırakmayacağız. Bizim için en anlamlı olan millete gitmekten  kaçınanların Anayasa Mahkemesine gitmek ve oradan bu işi döndürme  gayreti içinde olanlar Anayasa Mahkemesinin bu kararından sonra  milletimizin karşısına hangi yüzle gidecekler. Onlar halkımızı tercih  etmediler. Bu defa beklediği gibi olmadı. Milletin karşısına nasıl  gideceğini merak ediyoruz. Nasıl savunacak, nasıl bunların karşısında  duracaklar. Halkımız 12 Eylül'de 30 yıl sonra en güzel kararı  verecektir. Karar da söz de milletindir. Demokratik anayasa istedik ve  onun en önemli adımını attık diyecektir.&#8221; değerlendirmesini yaptı.  <br />
<br />
    &quot;PARTİLERDEN TERÖRE KARŞI ÖNERİ BEKLEYECEĞİZ&quot;<br />
<br />
    Bir  gazetecinin &#8216;Liderlere yaptığınız randevu talebinizden beklentiniz  nedir?' sorusuna Erdoğan, Demokratik Sol Parti'ye de aynı şekilde  randevu talebi ilettiklerini söyleyerek cevap verdi. <br />
<br />
   DSP'den Salı günü için talebi olduğunu  vurgulayan sayın R.Tayıp Erdoğan, ana muhalefet partisi ve diğer partilerle terörü  konuşacaklarını kaydetti. <br />
<br />
    AK Parti ve hükümet olarak neler  yaptıklarını anlatacaklarına işaret eden Erdoğan, &#8220;Bilgilendirme  yaparken önerileri de görmek isteriz. Bu sadece<u> AK PARTİ </u>iktidarının  görevi değil. Bu hepimizin ortak karar vermemiz gereken bir konu.&#8221;  şeklinde konuştu.</b></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34256</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sayın R.Tayıp Erdoğan randevu isteyecek...</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34222&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 04:30:48 GMT</pubDate>
			<description>*Sayın R.Tayıp Erdoğan randevu isteyecek...* 
*Bild: http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/2010616/139875_erdogan.jpg **Sayın R.Tayıp Erdoğan...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="4"><font color="green">Sayın R.Tayıp Erdoğan randevu isteyecek...</font></font></b><br />
<b><img src="http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/2010616/139875_erdogan.jpg" border="0" alt="" /></b><b>Sayın R.Tayıp Erdoğan randevu isteyecek...</b><br />
 <br />
<b>Meclis Başkanı sayın Mehmet Ali Şahin'in, teröre karşı liderlerin bir araya gelmesine yönelik çağrısının ardından ilk somut adım atılıyor. </b><b>Meclis Başkanı sayın Mehmet Ali Şahin'in, teröre karşı liderlerin bir araya gelmesine yönelik çağrısının ardından ilk somut adım bu hafta atılıyor. Başbakan sayın R.Tayıp Erdoğan, Meclis içindeki ve dışındaki partilerin liderleriyle randevu isteyerek bir araya gelmeyi planlıyor.</b><br />
 <br />
<b>MAKAMLARINDA ZİYARET EDECEK</b><br />
 <br />
<b>Başbakan sayın R.Tayıp Erdoğan, Meclis içi ve dışındaki partilerin liderlerinin katılımı ile Başbakanlıkta zirve toplantısı yapmayı planlıyordu. Ancak, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, sayın R.Tayıp Erdoğan'ın böyle bir zirve yapmasına tepki gösterdi. Bunun üzerine sayın R.Tayıp Erdoğan, Başbakanlık'ta yapılacak liderler zirvesinden vazgeçti. Sayın R.Tayıp Erdoğan'ın, muhalefet liderlerinden randevu isteyerek görüşmesi planlanıyor. Sayın R.Tayıp Erdoğan, CHP lideri Kılıçdaroğlu ve MHP lideri Devlet Bahçeli'den randevu isteyecek. Sayın R.Tayıp Erdoğan'ın, CHP veya MHP genel merkezlerinde veya liderlerin Meclis'teki makamlarında görüşme yapabileceği belirtiliyor.</b><br />
 <br />
<b>HEPSİYLE GÖRÜŞECEK</b><br />
 <br />
<b>Sayın R.Tayıp Erdoğan, BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'tan randevu isteyecek. Başbakan sayın R.Tayıp Erdoğan'ın SP Genel Başkanı sayın Numan Kurtulmuş ve DSP Genel Başkanı Masum Türker'le de görüşmesi bekleniyor. </b></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34222</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Erdoğan, Kılıçdaroğlu'ndan tazminat kazandı]]></title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34186&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 01 Jul 2010 11:06:43 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Erdoğan, Kılıçdaroğlu'ndan tazminat kazandı* 
20. Asliye Hukuk Mahkemesindeki duruşmaya, Erdoğan'ın avukatı Fatih Şahin ve Kılıçdaroğlu'nun avukatı...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="4"><font color="green">Erdoğan, Kılıçdaroğlu'ndan tazminat kazandı</font></font></b><br />
20. Asliye Hukuk Mahkemesindeki duruşmaya, Erdoğan'ın avukatı Fatih Şahin ve Kılıçdaroğlu'nun avukatı Fırat Mengü katıldı. <br />
Avukat Şahin, dosyada bütün delillerin toplandığını ifade ederek, ''Davalı, müvekkilimi, konuşmasında, 'İhanet tezgahlamakla, hırsızlık ve yolsuzluk yaparak mal varlığı edinmekle' suçlamıştır. Ancak bunlar ispatlanamamıştır. Davamızın kabulünü istiyoruz'' dedi.<br />
<br />
Avukat Mengü ise Kılıçdaroğlu'nun sözlerinin eleştiri sınırları içinde olduğunu savundu.<br />
<br />
Yargıç Adem Albayrak, davayı kısmen kabul ederek, Kılıçdaroğlu'nun Erdoğan'a 4 bin TL manevi tazminat ödemesine hükmettiğini açıkladı.<br />
<br />
Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun CHP Grup Başkanvekili görevini yürütürken, Muğla'nın Seki Beldesinde 5 Haziran 2009'da düzenlenen mitingde yaptığı konuşma üzerine, 20 bin TL'lik manevi tazminat davası açmıştı.<br />
turkdunyasi.biz</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34186</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sayın R.Tayıp Erdoğan rakamlarla cevap verdi</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34184&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 01 Jul 2010 11:06:43 GMT</pubDate>
			<description>*Sayın R.Tayıp Erdoğan rakamlarla cevap verdi* 
*Bild: http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/2010620/140452_erdogan.jpg * 
  
**Sayın R.Tayıp...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">Sayın R.Tayıp Erdoğan rakamlarla cevap verdi</font></font></b><br />
<b><img src="http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/2010620/140452_erdogan.jpg" border="0" alt="" /></b><br />
 <br />
<b><b>Sayın R.Tayıp Erdoğan rakamlarla cevap verdi</b></b><br />
 <br />
<b>Başbakan sayın Recep Tayip Erdoğan, terörün sonunu getirecek olanın daha fazla demokrasi, daha fazla adalet, daha hakça bir paylaşım, daha dengeli, daha yaygın bir kalkınma olduğuna inandıklarını söyledi.</b><br />
<b>Sayın Başbakan Recep Erdoğan, Ulusa Sesleniş konuşmasında, terörle mücadeleyle ilgili atılması gereken adımların atıldığını, her türlü tedbirin alındığını kaydetti.</b><br />
 <br />
<b>Bütün güvenlik güçlerinin, bölgede en zor şartlar altında büyük bir millet sevgisi, büyük bir vatan aşkıyla teröre karşı mücadele verdiğini ifade eden sayın Erdoğan, &#8220;Atılması gereken her adım atılıyor, alınması gereken her tedbir alınıyor, bundan hiçbir vatandaşımızın şüphesi olmasın.&#8221; dedi.</b><br />
 <br />
<b>Sayın R. Tayıp Erdoğan, hükümet olarak ilk günden itibaren ordunun, güvenlik güçlerinin her ihtiyacının karşılandığı, savunma ve güvenlik için talep edilen her isteğin eksiksiz yerine getirildiğini ifade etti.</b><br />
 <br />
<b><b>&quot;TERÖRÜN ZEMİNİ ORTADAN KALKMALI&quot;</b></b><br />
 <br />
<b>&quot;Askeri tedbirlerle terörün belli ölçüde önünü alsanız bile, terörün zeminini ortadan kaldırmadığınız sürece bu acı olayların yaşanmasına bütünüyle engel olamıyorsunuz.&quot; diyen sayın Erdoğan, &quot;Türkiye yıllardır terörist güçlere karşı güvenlik güçleriyle gerekli her türlü mücadeleyi fedakarca yürütüyor. Bunun sadece hükümetin ya da güvenlik güçlerinin değil, bir bütün olarak Türkiye'nin meselesi olduğunu iyi bilmemiz lazım. Bu ülkenin siyasetçisi de, iş adamı da, yatırımcısı da, aydını da, medyası da bu meseleyi kendi meselesi olarak görmek, o bilinçle, o hassasiyetle meseleye yaklaşmak zorundadır.&quot; diye konuştu.</b><br />
 <br />
<b><b>&quot;ŞİDDETLE, ÖFKEYLE, SLOGAN VE HAMASETLE ÇÖZÜLECEK BİR SORUN DEĞİL&quot;</b></b><br />
 <br />
<b>Sayın R.Tayıp Erdoğan, terör meselesinin öfkeyle, şiddetle, sloganla, hamasetle çözülebilecek bir mesele olmadığını; aklıselimle, şefkatle, anlayışla, kararlı ve samimi gayretle çözülebileceğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü;</b><br />
 <br />
<b>&quot;Yıllarca bölgede olağanüstü hal uygulandı, yasaklarla, kısıtlamalarla, tecritle ne terör geriledi, ne kayıplar azaldı. Aksine bölgede hem gerilim arttı, hem yoksulluk arttı, hem adaletsizlik arttı, hem de şartlar teröre çok daha elverişli hale geldi.Terörü bir yöntem olarak kullananlar, çatışma kültürünün, şiddetin, öfkenin kendi ekmeklerine yağ süreceğini gayet iyi biliyorlar. Çünkü terör ancak bu gerilim ikliminde kendine zemin bulabiliyor, taraftar bulabiliyor.&quot;</b><br />
 <br />
<b>Devlet olarak bu şiddet diline, bu çatışma kültürüne teslim olmayacaklarını, aklıselimlerini ve soğukkanlılığımızı asla yitirmeyeceklerini vurgulayan sayın R.Tayıp Erdoğan, &quot;Biz terörün sonunu getirecek olanın daha fazla demokrasi, daha fazla adalet, daha hakça bir paylaşım, daha dengeli, daha yaygın bir kalkınma olduğuna inanıyoruz. Bu kanlı oyunların hedefi, milletimizin birliği ve beraberliğidir; bu topraklarda asırlardır var olan kardeşlik hukukudur; barış iklimidir. Bu meseleyi el ele, gönül gönüle vererek hep birlikte çözeceğiz.&quot; şeklinde konuştu.</b><br />
 <br />
<b><b>&quot;MAVİ MARMARA'YA SALDIRI, İNSANLIK TARİHİNE GEÇECEK ZORBALIK ÖRNEĞİ&quot;</b></b><br />
 <br />
<b>Başbakan sayın R.Tayıp Erdoğan, İsrail&#8217;in Gazze&#8217;ye yardım götüren Mavi Marmara gemisine yaptığı saldırıyla ilgili de değerlendirmelerde bulundu.</b><br />
 <br />
<b>Sayın R.Tayıp Erdoğan, İsrail&#8217;in saldırısını, &quot;Bu hadise sadece Türkiye için değil, sadece o gemilerde vatandaşı bulunan ülkeler için değil, bütün bir insanlık için tarihe geçecek bir zorbalık örneği.&quot; olarak değerlendirdi.</b><br />
 <br />
<b>Hükümet olarak ilk günkü hassasiyetleri ile konuyu takip etmeye devam ettiklerini ifade eden Erdoğan, yoğun diplomatik çabaları sonucunda İsrail&#8217;in, başta BM, AB, İKÖ ve NATO olmak üzere bütün önemli uluslararası teşkilatlar tarafından kınandığını ifade etti.</b><br />
 <br />
<b>Sayın R.Tayıp Erdoğan, İsrail güdümündeki uluslararası medya kuruluşlarının olayı örtme, perdeleme, saptırma ve geçiştirme çabalarına rağmen, barışsever dünya halklarının bu zorbalık karşısında seslerini yükseltmesine, bu defa engel olamadıklarını ifade etti.</b><br />
 <br />
<b>&quot;Güçlü olanın her şartta haklı sayıldığı, hukuksuzluğun hak kabul edildiği, zorbalığın devlet politikası haline getirilebildiği bir dünya karanlıklara esir olmuş bir dünyadır.&quot; diyen sayın Erdoğan, tarihi boyunca adil olmaya, adaletin sancağını en yüksekte tutmaya ahdetmiş bir milletin temsilcilerinin, bu karanlık gidişata seyirci kalmasının beklenemeyeceğini kaydetti.</b><br />
 <br />
<b>Başbakan Sayın R.Tayıp Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti; &quot;Türkiye, hiçbir ülkenin, hiçbir toplumun, hiçbir inanç ve kültürün karşısında değildir, olması da düşünülemez. Ancak Türkiye her hukuksuzluğun, her haksızlığın, her zorbalığın, kimden gelirse gelsin karşısındadır, olmaya da devam edecektir.&quot;</b><br />
 <br />
<b>Bugün izlenen dış politikanın istikametinin bu olduğunu ifade eden sayın R.Tayıp Erdoğan, &quot;Bizim belli bir bölgeye, belli meselelere saplanıp kalmış bir dış politika anlayışımız yok. Biz her bölgeye, her ülkeye, her soruna, barış ve dostluk zemininde, aynı sıcak ve akılcı yaklaşım içindeyiz. Elbette Gazze halkının ambargodan kurtulması, Irak'ta yerleşik düzenin kurulması, Balkanlarda, Kafkasya&#8217;da barışın kalıcı hale gelmesi de bizi ilgilendiriyor. Çünkü biz dünyaya sağırlaşarak, kendi içimize kapanarak ülkemizin menfaatlerini koruyamayacağımızı biliyoruz. Kırk yıl, elli yıl önceki dış politika anlayışıyla bilgi çağının dünyasında varlığımızı sürdüremeyeceğimizin farkındayız.&quot;</b><br />
 <br />
<b><b>&quot;EKSEN KAYMASI İDDİASINA RAKAMLARLA CEVAP VERDİ&quot;</b></b><br />
 <br />
<b>Konuşmasında, İstanbul'da 5. toplantısı yapılan Türk Arap Ekonomi Forumu hakkında da bilgi veren Erdoğan, <b>&quot;Bilindiği gibi, Arap ülkeleri ile tarihi ve coğrafi yakınlıklarımıza rağmen 2002 yılında toplam 7 milyar dolar seviyesinde bir ticaret hacmimiz vardı. Hükümet olarak, Arap ülkeleriyle çok daha büyük bir potansiyele sahip olan ticari ilişkilerimizi geliştirmek için büyük çaba sarf ettik. Bu çabalar neticesinde, 2008 yılında bu ülkelerle ticaret hacmimiz yüzde 428'lik bir artışla 37 milyar dolar seviyesine kadar çıktı. Altı yılda, Arap ülkeleriyle ticaretimizi 7 milyar dolardan, 37 milyar dolara çıkarttık. Dile kolay 7 milyar nere, 37 milyar dolar nere?&quot; ifadelerini kulandı.</b></b><br />
 <br />
<b>Başbakan Sayın R. Tayıp Erdoğan, kendilerinin hamlelerine, pazar payı düşen çevrelerin, hemen medyadaki uzantılarıyla, &quot;Türkiye Orta Doğu'ya kayıyor&quot;, &quot;Türkiye'nin ekseni kayıyor&quot; yaygarasına başladığını ifade ederek, şunları söyledi;</b><br />
<b>&quot;Arap ülkeleri menşeli iki bin civarında şirket, bugün Türkiye'de çeşitli alanlarda yatırım yapıyor. 2002-2009 yılları arasındaki dönemde Arap ülkelerinden Türkiye'ye toplam 6.2 milyar dolar değerinde doğrudan yatırım sermayesi girişi gerçekleşmiş durumda... Yine birçok Türk müteahhitlik firması Arap ülkelerinde başarılı inşaat projelerine imza atarak o ülkelerle olan ilişkilerimizi daha da güçlendiriyorlar.</b><br />
 <br />
<b>2002 yılında Arap ülkelerinden Türkiye'ye gelen turist sayısı 400 bin civarında iken, geçen yıl Arap ülkelerinden yaklaşık, bu da çok önemli, 1 milyon 420 bin turist ülkemizde misafir edildi.&quot;</b><br />
 <br />
<b><b>G-20 ZİRVESİ</b></b><br />
 <br />
<b>Kanada'nın Toronto şehrinde toplanan G&#8211;20 Zirvesi'nden de bahseden sayın Erdoğan, zirvenin öncelikli gündem maddesinin, küresel ekonomide başlayan toparlanma sürecinin desteklenmesi, küresel büyümenin güçlü ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması meselesi olduğunu kaydetti.</b><br />
 <br />
<b>Her uluslararası platformda olduğu gibi, G&#8211;20 zirvesinde de Türkiye'nin son yıllarda geçirdiği büyük değişim ve küresel krizle mücadelede gösterdiği başarının takdirle dile getirildiğini büyük bir mutlulukla ifade etmek istediğini söyleyen sayın Başbakan R.Tayıp Erdoğan, ''Bu anlamda Türkiye'nin bu süreçte elde ettiği olumlu tecrübeler, hem dünya ekonomik otoriteleri için, hem de tek tek ülke yönetimleri için çok kayda değer bulunuyor.'' dedi.</b><br />
 <br />
<b>Zirvede yaptığı konuşmada, Türkiye'nin gerçekleştirdiği reformları, küresel ekonomik krizle mücadelede izlenilen stratejileri katılımcılara örnekleriyle aktardığını anlatan sayın R.Tayıp Erdoğan, şöyle konuştu;</b><br />
 <br />
<b>''Krizin etkilerinin en aza indirilmesi, uzun vadeli büyüme hedeflerinin korunması, güven ve öngörülebilirliğin güçlendirilmesi gibi konulardaki tecrübelerimizi de yine bu zirve esnasında yabancı liderlerle paylaşma fırsatı bulduk. Hükümet olarak küresel krizle mücadelede baştan beri üstünde durduğumuz önemli bir husus var.</b><br />
 <br />
<b>Türkiye olarak en baştan beri, daha katılımcı bir uluslararası ticaret sisteminin inşa edilmesinden yanayız. Yine ülkeler arasındaki gelişmişlik farklarının azaltılmasını ve düşük gelirli ülkelerin dünya ekonomisine daha fazla entegre edilmesini çok önemli görüyoruz. Gerek G&#8211;20 toplantılarında, gerekse diğer platformlarda, gelişmekte olan ülkelerin kalkınma sorunlarına ilişkin görüşlerimizi kuvvetli bir şekilde dile getiriyoruz.</b><br />
 <br />
<b>İnşallah, 2011 yılı Haziran ayında ülkemizde Birleşmiş Milletler 4. En Az Gelişmiş Ülkeler Konferansı'nı gerçekleştirerek bu meseleyi daha güçlü şekilde vurgulama fırsatı bulacağız. Milletim adına gururla ifade edeyim ki; az gelişmiş ülkelerin sorunlarının dünya kamuoyunun gündemine taşınmasına yönelik bu çabalarımız, bütün dünyada büyük bir takdirle karşılanıyor, izleniyor.''</b><br />
 <br />
<b><b>OBAMA GÖRÜŞMESİ VE G-20 ZİRVESİ</b></b><br />
 <br />
<b>Zirve öncesinde, ABD Başkanı Obama ve heyetiyle çok kapsamlı ve verimli bir heyetler arası görüşme gerçekleştirdiğini anımsatan Başbakan sayın R.Tayıp Erdoğan, bu görüşmede başta iki ülke ilişkileri olmak üzere, bölgesel ve küresel pek çok konuda kapsamlı değerlendirmelerde bulunduklarını anlattı.</b><br />
 <br />
<b>Başta terörle mücadelede işbirliği, İran'ın nükleer faaliyetleri, İsrail'in Gazze'ye yardım konvoyuna saldırısı, Afganistan ve Filistin'deki gelişmeler olmak üzere hemen her konuda görüş alışverişinde bulunduklarını kaydeden Başbakan sayın R.Tayıp Erdoğan, ''Türkiye olarak bütün bu konulardaki hassasiyetlerimizi en açık şekliyle ifade ettik.'' dedi.</b><br />
 <br />
<b>Bu görüşmenin, ikili ilişkiler ve bölge ve dünya barışı için çok yararlı sonuçlar getireceğini ümit ettiğini belirten Erdoğan, ''Zira gayet samimi bir havada cereyan eden, bütün düşündüklerimizi çok açık, net ortaya koyabildiğimiz bir görüşme oldu.'' diye konuştu.</b><br />
 <br />
<b>Yine zirve sırasında İngiltere'nin yeni Başbakanı Cameron, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Medvedev, Almanya Başbakanı Merkel, İtalya Başbakanı Berlusconi ile de görüşme fırsatı olduğunu anımsatan Başbakan sayın R.Tayıp Erdoğan, bu arada eş başkanı oldukları Medeniyetler İttifakında İspanya Başbakanı Zapatero ile de bir görüşme gerçekleştirdiğini anımsattı.</b><br />
 <br />
<b>Her biriyle, hem G&#8211;20 gündemindeki konuları, hem de ülkeleri, bölge ve dünya barışını ilgilendiren sorunlar hakkında görüş alışverişinde bulunduklarını belirten Başbakan sayın R.Tayıp Erdoğan, ''Bakınız sadece bir G&#8211;20 Zirvesi'nin bu kısa özeti bile Türkiye'nin diplomatik olarak nasıl geniş bir vizyona sahip olduğunu göstermeye yeterlidir. Bütün dünya bu vizyonu, bu atılımı görüyor, biliyor, takdir ediyor. Bugün bu gelişmeleri doğru okuyamayanlar da, bir gün mutlaka gerçekleri göreceklerdir; bundan hiç şüphemiz yok.&quot; ifadelerini kullandı.</b><br />
 <br />
<b><b>EKONOMİ</b></b><br />
 <br />
<b>Türkiye'nin potansiyelinin de hedeflerinin de çok büyük olduğunu vurgulayan Başbakan sayın R.Tayıp Erdoğan, Türkiye'nin rekabet gücünü artırmak suretiyle ekonomiyi güçlendirmeyi, istikrarlı büyümeyi temin etmeyi ve uzak olmayan bir gelecekte dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmeyi hedeflediklerini bildirdi.</b><br />
<b>Bu hedefi yakalamak için yeniliklere açık olmak, Ar-Ge çalışmalarında, yani Araştırma Geliştirme çalışmalarında son yıllarda yakalanan ivmeyi daha da arttırmak gerektiğini belirten Başbakan sayın R.Tayıp Erdoğan, 22 Haziran tarihinde 21. kez toplanan Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu toplantısında bilim adamları ve uzmanlarla bu konuyu enine boyuna değerlendirme imkanı bulduklarını söyledi.</b><br />
 <br />
<b>Ar-Ge çalışmaları alanında Türkiye'nin son yıllarda ne kadar büyük bir atılım içinde olduğunu bu toplantı vesilesiyle bir kere daha müşahede ettiklerini kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti;</b><br />
 <br />
<b>''Bakınız 2002 ile 2008 yılları arasında, 2008 sabit fiyatları ile Ar-Ge harcamalarında ülke olarak üç kata yakın bir artış sağlamış durumdayız. Bu artış hızında Türkiye bugün Çin'den sonra dünyada ikinci ülke konumunda. Dünyada araştırmacı sayısını en hızlı artıran ikinci ülke de yine Türkiye. Özel sektörün Ar-Ge'ye ayırdığı finans kaynağı 2007 yılında tarihimizde ilk kez kamu kaynaklarından ayrılan miktarı aştı.</b><br />
 <br />
<b>Özel sektörde çalışan araştırmacı sayısı 2002 yılına göre 2008 yılında 4,5 kat arttı. Özel sektöre 2000&#8211;2004 yıları arasındaki beş yıllık dönemde verilen toplam destek sabit fiyatlarla 360 milyon lira iken, 2005&#8211;2009 yılları arasındaki beş yıllık dönemde 4 kat artışla bu rakam 1 milyar 300 milyon liraya yükseldi.</b><br />
 <br />
<b>2005&#8211;2010 arasında DPT'nin Üniversiteler, TÜBİTAK ve diğer kamu kurumlarına tahsis ettiği Teknolojik Araştırma Sektörü yatırım ödeneği 6,5 milyar liraya ulaştı. Aynı yıllar için TÜBİTAK aracılığı ile akademik projelere verilen destek 50 milyon liradan 13 katlık bir artışla 680 milyon liraya çıktı. Evet, üniversitelere verilen proje desteği, 50 milyondan 680 milyona çıktı. 2008 ve 2009 yıllarında AR-GE Teşvik Yasası'ndan yararlanan 600 mükellefimize 2 milyar liraya yakın Ar-Ge vergi indirimi sağlandı. Bu tablo ülkemiz adına bir gurur tablosudur, bir umut tablosudur.'' </b></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34184</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sayın Erdoğan`dan çok sert cevap</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34108&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 22 Jun 2010 13:47:12 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Sayın Erdoğan`dan çok sert cevap* 
*Bild: http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/20091023/89210.jpg **Sayın Erdoğan'dan çok sert cevap* 
 ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">Sayın Erdoğan`dan çok sert cevap</font></font></b><br />
<b><img src="http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/20091023/89210.jpg" border="0" alt="" /></b><b>Sayın Erdoğan'dan çok sert cevap</b><br />
 <br />
<b>Başbakan sayın Recep Tayyip Erdoğan, olağan hal isteyen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye sert cevap verdi.</b> <b>Erdoğan, AK Parti grup toplantısında yaptığı konuşmada, son terör örgütü saldırılarını değerlendirdi.</b><br />
 <br />
<b>Sayın Erdoğan, olağanüstü hal isteyen MHP Lideri Bahçeli'yi sert bir dille uyardı. Sayın Başbakan Erdoğan, olağanüstü hal isteminin terörün diline teslim olmak olduğunu belirtti. Sayın Erdoğan, Türkiye'de terörün olağanüstü hal dönemlerinde arttığına işaret etti. Sayın Erdoğan, muhalefet partilerini terör örgütünün diliyle hükümeti suçlamakla eleştirdi.</b><br />
 <br />
<b>Sayın Erdoğan, şehitlerin cenazesi kalkmadan erken seçim istenmesini de eleştirdi. </b><br />
 <br />
<b>Sayın Başbakan Erdoğan'ın konuşmasında öne çıkan bazı konular satır başlarıyla şöyle:</b><br />
 <br />
<b>-''Askerimizin, Mehmetçiğimizin morali son derece yüksek'' diyen sayın Erdoğan, oradaki Mehmetçiğin gözlerinde Çanakkale'deki, Dumlupınar'daki kahramanların asaletini gördüğünü söyledi.</b><br />
 <br />
<b>-Güvenlik güçlerinin en zor şartlar altında bile fedakarca görev yaptığını anlatan sayın Erdoğan, terörle mücadelede ne gerekiyorsa yapıldığını, ortaya çıkan ihtiyaçların karşılandığını bildirdi. Erdoğan,</b><br />
 <br />
<b>-''Terörle mücadele için gereken her şey hükümet tarafından samimiyetle ortaya konuyor'' diyen sayın Erdoğan, kimsenin hükümetten ne talep edildiyse verildiğini kaydetti. Terörle mücadelenin uzun soluklu olduğunu anlatan sayın Erdoğan, meselenin siyasallaştırılmamasını istedi.</b><br />
 <br />
<b>-Medyada yer alan bazı yayınları da eleştiren sayın Erdoğan, ''Burada medya bilerek ya da bilmeyerek terör örgütüne yandaşlık yapmaktadır'' dedi ve medyanın daha sorumlu yayın yapmasını istedi. Sayın Erdoğan, ''Terörle mücadele sadece devletin, hükümetin ve güvenlik güçlerinin meselesi değildir'' diyerek, bu konuda herkese sorumluluk düştüğünü söyledi.</b><br />
 <br />
<b>-''Şiddetin olduğu yerde akıl yoktur. Şiddet devreye girerse mantık devreden çıkar'' diyen sayın  Erdoğan, şiddet diline teslim olmayacaklarını kaydetti.</b><br />
 <br />
<b>-''Olağanüstü hal'' ilan edilmesi yönündeki öneriye de değinen sayın Erdoğan, terör olaylarının olağanüstü hal dönemlerinde zirve yaptığını belirterek, ''Olağanüstü hal istemek terörün diline teslim olmaktır'' dedi.</b><br />
 <br />
<b>-''Hiçbir şey yapılmadı'' diyenlerin ''yalan söylediğini'' ifade eden sayın Erdoğan, olağanüstü halin kendi dönemlerinde kaldırıldığını, ana dilde öğretim ve yayınla ilgili düzenlemelerin kendilerinin yaptığını söyledi.</b><br />
 <br />
<b>-Sayın Erdoğan, ''Demokratik açılımdan geri adım atılmasını isteyenlerin teslimiyet projesi içerisinde'' olduğunu ifade etti. Açılımı terör örgütü için başlatmadıklarını anlatan sayın Erdoğan, ''Açılımdan vazgeçmenin bu ülkeye, bu ülkenin evlatlarına ihanet'' anlamına geleceğini dile getirdi. ''Her türlü engelleme girişimlerine rağmen demokrasiden taviz verilmeyeceğini'' anlatan sayın Erdoğan, ''Eğer açılımdan vazgeçilirse terörün kazanacağını'' ifade etti. ''İstismar siyaseti kimseye kazandırmaz. Millet önünde de, tarih önünde de er ya da geç kaybedersiniz'' diyene Erdoğan, herkesin ''Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi''ne destek vermesini istedi.</b><br />
 <br />
<b>-''Bu ülkede AK parti iktidarının erken seçim gibi bir lükse yoktur'' diyen sayın Erdoğan, erken seçimin sözkonusu olamayacağını da bildirdi.</b><br />
 <br />
<b>AA - CİHAN </b></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34108</guid>
		</item>
		<item>
			<title>FLAŞ! Erdoğan ve Başbuğ sınıra uçtu!</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34096&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sun, 20 Jun 2010 12:39:12 GMT</pubDate>
			<description>*FLAŞ! Erdoğan ve Başbuğ sınıra uçtu!* 
Başbakan Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Başbuğ, Kuvvet Komutanları, İçişleri Bakanı Atalay, Milli Savunma...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">FLAŞ! Erdoğan ve Başbuğ sınıra uçtu!</font></font></b><br />
Başbakan Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Başbuğ, Kuvvet Komutanları, İçişleri Bakanı Atalay, Milli Savunma Bakanı Gönül MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarı Güler ile birlikte 5 helikopterlerle sınıra hareket etti. Adres...<br />
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve beraberindekiler helikopter ile sınır bölgesine hareket etti.<br />
 Van Jandarma Pilot Yarbay Yusuf Turgut Kışlasında şehitler için düzenlenen törenin ardından, törene katılan Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, kuvvet komutanları ve bakanlarla değerlendirme toplantısı yapan Başbakan Erdoğan, filoda bekletilen helikopterlere bindi.<br />
 Erdoğan ve beraberindekilerin, sınır bölgesinde incelemelerde bulunduktan sonra Van'a döneceği öğrenildi.<br />
     <br />
Haber 7</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34096</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Erdoğan şehitlere söz verdi!</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34094&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sun, 20 Jun 2010 12:39:12 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Erdoğan şehitlere söz verdi!* 
Şemdinli'de hayatını kaybeden 11 şehidimiz için Van'da tören düzenleniyor. Tüm devlet erkanı orada... 
*Şemdinli'de...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">Erdoğan şehitlere söz verdi!</font></font></b><br />
Şemdinli'de hayatını kaybeden 11 şehidimiz için Van'da tören düzenleniyor. Tüm devlet erkanı orada...<br />
<b>Şemdinli'de askeri bölüğe yapılan saldırının ardından hayatını kaybeden 11 şehidimiz için ilk olarak Van'da bir askeri tören yapıldı. Törende konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan şehitlerimize söz verdi: &quot;Bıraktığınız emaneti canımızla koruyacağız. Sizler ecdadınıza mahçup olmadınız, bizler de size mahçup olmayacağız, hatıralarınıza namahrem elini uzattırmayacağız.&quot; dedi.</b><br />
<br />
<b><font color="#990000">TÖRENDE BİRÇOK İLK YAŞANDI</font></b><br />
Saat 11'de başlayan askeri törende birçok ilk de yaşandı.<br />
<br />
Askeri erkanın tam kadro katıldığı törende Başbakan Erdoğan'ın yanı sıra bakanlar ve çok sayıda vekil de vardı.<br />
<br />
İlk kez bir askeri törene basın kabul edildi.<br />
<br />
Ve törene ayrıca AB üyesi 15 ülkenin büyükelçisi de katıldı.<br />
<br />
<b><font color="#990033">SİLAH ARKADAŞLARI HAKLARINI HELAL ETTİ</font></b><br />
Şehitlerin özgeçmişlerinin okunmasıyla başlayan törende ilk olarak Korgeneral Nazım Altıntaş konuştu. Altıntaş şunları söyledi:<br />
<br />
&quot;Uzun yıllardır hedef ve söylemlerini değiştirerek yapılan terörist saldırılar bir amaç değil bir araçtır.<br />
<br />
 Son günlerde terörün şiddetini arttıran ve saflarına kattıkları  insanları  ölüme sürükleyen terör örgütü büyük bir çaresizlik içindedir. <br />
<br />
Güvenlik güçlerimizin ayrılmaz bir parçası olan geçici ve kalıcı köy korucularımızın fedakarlıklarını da, verdikleri binlerce şehidi de saygıyla anıyoruz.<br />
<br />
Aziz şehitlerimizi sizleri şimdi buradan uğurluyoruz. Biz silah arkadaşlarınız olarak hakkımızı helal ediyoruz. Rahat uyuyunuz.&quot;<br />
<br />
<b><font color="#990033">ERDOĞAN ŞEHİTLERİMİZE SÖZ VERDİ<br />
</font></b><br />
Ardından Başbakan Erdoğan kürsüye geldi ve şunları söyledi:<br />
<br />
&quot;11 evladımızı uğurluyoruz. Acımız çok büyük. Ama boynumuzu bükmüyoruz. Hüznümüzü içimize atacağız, bugün hainleri sevindirmeyeceğiz.<br />
<br />
Bizler alalade topraklarda yaşamıyoruz. Bu topraklar kutsaldır, 73 milyonun vatanıdır. Her bir karışı ecdadımızın kahramanlık destanları kazınmıştır.<br />
<br />
Buradan çok net bir biçimde ifade ediyorum, kazanamayacaklar. Hiçbir şey elde edemeyecekler. Kendi karanlıklarında eriyip gidecek, kendi bataklıklarında kuruyacak, kendi kanlarında kuruyacaklardır. Yılgınlığa düşmedik, düşmeyeceğiz. Hiçbir zaman ümitsiz olmadık, bundan sonra da olmayacağız. Şiddet sarmalına teslim olmadık, bundan sonra da hiçbir zaman teslim olmayacağız<br />
<br />
Bu kanlı saldırı güvenlik güçlerimizin azmini bozamayacak. Kahramanca bu ülkeyi savunacağız. Onlara inat birliğimizi daha da güçlendireceğiz.<br />
<br />
 Aziz şehitlerimiz sizin ölüler olmadığını biliyoruz, sizi en  yüksek makama uğurluyoruz. Bıraktığınız emaneti canımızla koruyacağız. Sizler ecdadınıza mahçup olmadınız, bizler de size mahçup olmayacağız, hatıralarınıza namahrem elini uzattırmayacağız.&quot; <br />
Erdoğan'ın konuşmasının ardından cenazeler memleketlerine götürülmek üzere uçaklara bindirildi.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34094</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA['Ya Netanyahu gider yada Erdoğan']]></title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34077&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Mon, 14 Jun 2010 17:49:23 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*'Ya Netanyahu gider yada Erdoğan'* 
Prof.Dr. Doğu Ergil, Fethullah Gülen'in İsrail baskınıyla ilgili sözlerini değerlendirdi. Ergil'e göre Gülen,...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">'Ya Netanyahu gider yada Erdoğan'</font></font></b><br />
Prof.Dr. Doğu Ergil, Fethullah Gülen'in İsrail baskınıyla ilgili sözlerini değerlendirdi. Ergil'e göre Gülen, hükümeti atacağı adımlar konusunda uyardı. Bu nedenle AK Partili bir heyetin alelacele ABD'ye gittiğini söyledi.<br />
<br />
Neşe DÜZEL'in röportajı<br />
<br />
<br />
&#8220;Washington&#8217;u yatıştırmak için AKP&#8217;den bir heyet alelacele Amerika&#8217;ya gitti. Önemli bir milletvekili bana, &#8220;Ya Netanyahu gidecek, ya da biz&#8221; dedi.&#8221;<br />
<br />
&#8220;Fethullah Gülen, İHH&#8217;yı değil, hükümeti uyardı Gülen yaşadığı yerde birçok kişiyle temas ediyor. Daha gemi yola çıktığında, çevresine &#8220;bu, kötü sonuçlar doğurur&#8221; demiş.&#8221;<br />
<br />
&#8220;Gülen hareketi Türkiye&#8217;nin en büyük ihraç ürünü oldu. Cemaat uluslararasılaştı. Din, giderek kültürelleşiyor. Gülen, moderniteye uyum sağlamayan din radikalleşir diyor.&#8221;<br />
<br />
NEDEN DOĞU ERGİL<br />
<br />
İki milyona yakın bir kitleyi etkilediği tahmin edilen Fethullah Gülen sık konuşan biri değil. Ama son dönemde iki önemli açıklama yaptı. Birincisi Baykal&#8217;ın komplo kasetine ilişkindi. İkincisi de İsrail&#8217;in saldırısına uğrayan yardım gemisiyle ilgiliydi.<br />
<br />
Türkiye İsrail&#8217;le ciddi bir biçimde çatışırken, Gülen, Gazze&#8217;ye yardım gemilerinin İsrail&#8217;den izin alması gerektiğini söyledi ve İslami kesimde huzursuzlukla karışık büyük bir tartışma yarattı. Gülen niye böyle bir açıklama yaptı? Cemaati ne düşündü? Aslında bu açıklamasıyla kimlere ne mesaj verdi? Neden İHH hakkında öyle konuştu? Gülen Türkiye&#8217;nin İsrail&#8217;le iyi geçinmesini niye istiyor? Türkiye için ne öngörüyor? Devlete itaati öneren Gülen&#8217;in felsefesi artık nasıl ve hangi yönde değişiyor? Cemaatin devlete yaklaşımı nedir? Gülen&#8217;in uyarısının zamanlaması önemli mi? Gülen&#8217;in açıklaması hükümetin dış politikasını etkiler mi? Türkiye dünyada etkili bir güç olmaya çalışırken, içerde ciddi sorunlar mı yaşayacak? Türkiye&#8217;nin dış politikasının iç politikaya yansıması ne olacak? AK Parti bu riskli politikadan kârlı mı çıkacak? Yoksa kayba mı uğrayacak? Amerika ve İsrail, Türkiye&#8217;nin iç politikasına müdahale etmeyi denerler mi? PKK eylemleri şehirlere yayılacak mı? İsrail&#8217;le ilişkiler nasıl gelişecek? Ortadoğu&#8217;da ne tür gelişmeler yaşanacak? Bütün bu soruları, son dönemde bu konularla ilgili iki yeni kitabı yayımlanan yılların sosyologu, sosyal psikologu ve siyaset bilimcisi Prof. Dr. Doğu Ergil&#8217;e sorduk. Doğu Ergil&#8217;in Fethullah Gülen&#8217;le yüz yüze görüşmeler yaparak iki buçuk yılda yazdığı &#8216;100 Soruda Fethullah Gülen ve Hareketi&#8217; ile &#8216;Kürt Raporu&#8217; kitapları Timaş Yayınları&#8217;ndan çıktı.<br />
<br />
NEŞE DÜZEL: Türkiye, İsrail&#8217;le ciddi bir şekilde çatışırken Fethullah Gülen, Wall Street Journal&#8217;a beklenmeyen bir açıklama yaptı. Yardım konvoyunun İsrail&#8217;den izin alması gerektiğini söyledi. Gülen niye böyle bir açıklama yaptı?<br />
<br />
DOĞU ERGİL: Fethullah Gülen, gemi olayının, Türk siyasetinin doğrultusunu değiştirebilecek sonuçlar doğurabileceğinden endişe ediyor. İsrail&#8217;le savaş kelamı düzeyine varan bir çatışmaya girmenin Türkiye için hayırlı olmayacağını düşünüyor. Çünkü İsrail&#8217;in arkasında hem Amerika, hem de dünyada etkili olan Yahudi lobileri var. Ayrıca şu da unutulmamalı. İsrail&#8217;in Filistin&#8217;i işgali, Gazze&#8217;ye ablukası Arap sokaklarında lanetleniyor ama bu ambargo Arap saraylarında aksine onaylanıyor.<br />
<br />
Niye onaylanıyor?<br />
<br />
Çünkü Arap âleminde kendi iradesiyle kendisini yöneten tek Arap halkı Filistinlilerdir. Arap yöneticiler, seçimle Gazze&#8217;de iktidara gelen dinci Hamas&#8217;a karşılar. Sadece Hamas&#8217;a değil, Batı Şeria&#8217;yı yöneten milliyetçi El Fetih&#8217;e de karşılar. Çünkü Hamas dinci. El Fetih eski solcu yeni Arap milliyetçisi. Her ikisi de, dinci ya da milliyetçi bir Filistin, Arap dünyasındaki diktatörlüklerin ve sarayların iktidarı için büyük tehdittir.<br />
<br />
Dolayısıyla...<br />
<br />
Dolayısıyla Arap yönetimleri, İsrail&#8217;in ilan edilmemiş müttefikleri arasında yer alıyor. Ve Başbakan Erdoğan&#8217;ın dik duruşu Arap sokaklarında çok popüler olsa da... Arap saraylarının, İsrail-Amerika eksenindeki muhalefetle birlikte hareket etmesi nedeniyle, Erdoğan&#8217;ın radikal söyleminden ötürü Türkiye&#8217;ye ağır bir bedel ödetileceği açık.<br />
<br />
Sizce Gülen de mi Türkiye&#8217;nin dış politikada eksen kayması yaşadığını düşünüyor?<br />
<br />
Buna eksen kayması demeyelim. Politik sapma, diyelim buna. Fethullah Gülen, yaşadığı yerde çok sayıda insanla temas ediyor. Daha yardım konvoyu yola çıktığında sakıncasını öngörmüş ve etrafındakilere, &#8220;Bu kötü sonuçlar doğurabilecek bir girişim&#8221; demiş. Gülen, geminin amacını eleştirmiyor. O, çatışmacı yöntemi kabul etmiyor. Bence Gülen, AK Parti hükümetinin uyguladığı sert siyaset anlayışının ve verdiği radikal tepkinin, Türkiye&#8217;yi diplomatik yörüngesinden savuracağını ve ülkeye zarar vereceğini düşünüyor.<br />
<br />
Peki, sizce Türkiye&#8217;nin ekseni kaydı mı?<br />
<br />
Türkiye&#8217;nin ekseninin kaydığını hiç düşünmedim ben. Aksine tek eksende yapılan siyaset birkaç eksen üzerinde geliştirildi. Fakat bugün Türkiye, daha Ortadoğulu, daha İslami, daha fazla Hamas ve İran yanlısı gözükmeye başladı. Gülen de Türkiye böyledir demiyor. Arada fark var. Türkiye&#8217;yi, Batı böyle algılamaya başladı. Bakın... Ankara&#8217;dan İstanbul&#8217;a gelmek için bindiğim uçakta alelacele Washington&#8217;a giden bir heyet vardı.<br />
<br />
Ne heyetiydi bu?<br />
<br />
Washington&#8217;daki olumsuz havayı yumuşatmak için hükümetten bir heyet geçen hafta perşembe günü Amerika&#8217;ya gitti. Bu heyette AK Partili eski bakanlar, milletvekilleri ve danışmanlar vardı.<br />
<br />
Ne için Amerika&#8217;ya gittiler?<br />
<br />
Hükümet durumun yeni farkına vardı. Amerika&#8217;yı yatıştırmaya gittiler. AK Parti&#8217;nin önde gelen bir milletvekili de bu heyetteydi ve bana &#8220;Ya Netanyahu gidecek, ya da biz gideceğiz&#8221; dedi. İşin bu noktaya varmış olduğunun bilincindeler. O zaman insanlar sorar. Niye bu noktaya vardırıyorsunuz kardeşim?<br />
<br />
Fethullah Gülen&#8217;e dönersek... Gülen, gemiyle ilgili açıklamasının özellikle Türkiye&#8217;deki dindar çevreleri huzursuz edeceğini düşünmedi mi?<br />
<br />
Onu bilemiyorum ama İslami kesimleri huzursuz ettiği açık tabii. Bakın... Gülen şöyle düşünüyor. Eğer moderniteyle uyum sağlamazsa, dinin giderek radikalleşeceğine ve dogmatikleşeceğine inanıyor.<br />
<br />
Gülen bu açıklamasıyla, hükümeti mi eleştirdi?<br />
<br />
Aynen öyle. Yaptığı açıklama, yardım kuruluşu İHH&#8217;yı aşan bir ihtardı. Bu açıklamasıyla hükümete, &#8220;Gemi olayı Türkiye&#8217;yi zora sokar, bunun farkında mısınız&#8221; demek istedi.<br />
<br />
Yardımı götüren İHH kuruluşunu bilmediğini de söyledi. Neden İHH hakkında öyle konuştu?<br />
<br />
İHH&#8217;nın adını duymuştur tabii. Onu bilmediğini söylemesi, mesafeli duruşun bir ifadesi olabilir.<br />
<br />
Gülen son dönemde tartışma yaratan iki siyasi açıklama yaptı. İlkinde, &#8220;Baykal&#8217;a kaset komplosunda biz yokuz&#8221; dedi. İkincisinde, &#8220;gemi olayında biz yokuz&#8221; dedi. Birincisi içerdeki siyasi muhalefete, ikincisi de İsrail, Amerika ve dünyaya mı mesajdı aslında?<br />
<br />
Evet. Çünkü Gülen hareketi artık uluslararasılaştı. Bir dünya hareketine dönüştü. Daha doğrusu Gülen hareketi Türkiye&#8217;nin en büyük ihraç ürünü oldu. Uluslararası olunca dengeleri gözetmek zorundasınız. Gemiyle ilgili açıklaması hem içeriye hem dışarıya bir mesajdı. Ama şu da unutulmamalı. Gülen, otoriteyle doğrudan çatışmayı salık vermez. Gülen&#8217;in açıklamasından, içerde hükümet de, genel olarak İslami kesim de rahatsız oldu.<br />
<br />
İslami kesim ne düşündü?<br />
<br />
Bu kesimde, &#8220;Aramızda İslam kardeşliği var. Sonuçları ne olursa olsun birbirimize yardım etmeliyiz. Nihayetinde bu, kâfire veya Siyonist Yahudiliğe karşı olan makbul bir tutumdur, sevaptır&#8221; türünde bir anlayış var. İlk kez İslami kesimin kendi içinden biri çıkıp, &#8220;bunun sonuçları size psikolojik tatmin sağlayabilir ama Türkiye&#8217;ye ve Müslümanlara çok büyük zararı dokunur&#8221; dedi.<br />
<br />
Gemi olayının, Müslümanlara ve Türkiye&#8217;ye zararı ne olabilir?<br />
<br />
Batı basınında, bir insani yardım için ölümün göze alınması, Hamas&#8217;ı destekleyen radikal bir tutum olarak değerlendiriliyor. Türkiye&#8217;de de İslami kesimin ve bu kesimin arkasındaki hükümetin radikal İslam&#8217;a kaydığı, bu yüzden İran&#8217;ı ve Hamas&#8217;ı desteklediği ileri sürülüyor. Yani dünyada, Türkiye&#8217;nin dış politikasında bir eksen kayması olduğu algısı yayılıyor. Bence Gülen, hükümeti ve İslamcı kesimleri bu konuda uyardı. &#8220;Hem hükümet devrilir, hem de Türkiye paryalaştırılabilir&#8221; türünden bir endişeyi ifade etmek istedi.<br />
<br />
Gülen, bu yardım konvoyunun İsrail&#8217;den izin almadığı için devlete karşı itaatsiz bir davranış içinde olduğunu da söyledi. Neden devlete itaati böyle vurguladı?<br />
<br />
Siyasi otoriteyle çatışmamak zaten Gülen&#8217;in felsefesinde var. Ona göre bir toplumda değişim, yukarıdan çatışarak değil, aşağıdan isteyerek ve insanları ikna ederek başlar.<br />
<br />
Gülen, Türkiye&#8217;nin İsrail&#8217;le iyi geçinmesini mi istiyor?<br />
<br />
Gülen, Türkiye&#8217;nin hiçbir ülkeyle açık bir biçimde çatışmasını istemiyor. Kitabı yazarken kendisiyle yaptığım uzun konuşmalardan anladığım şu ki, Gülen her şeyin diplomasiyle ve akıllıca örgütlenmesinden yana.<br />
<br />
Bu çatışmanın sonucunda Türkiye&#8217;nin cezalandırılacağını mı düşünüyor?<br />
<br />
Onun ne düşündüğünü bilmiyorum, ancak kendi yorumumu söyleyebilirim. Türkiye&#8217;nin karşısına çok geniş bir muhalefet ve düşman cephe çıkabilir. Çünkü AK Parti&#8217;nin karşısında bugün Çin Seddi gibi büyük bir muhalefet var. Hükümetin karşısında sadece İsrail, Amerika, Yahudi lobileri ve onların etkileyeceği diğer çevreler ve Arap sarayları yok.<br />
<br />
Başka hangi güçler var?<br />
<br />
Ayrıca Türkiye&#8217;de muhalefet partileri, vesayetçi bürokrasi ve ister inanın ister inanmayın ama... Bir de onların can düşmanı PKK ve BDP de var hükümetin karşısında. Bunların hepsi de çeşitli nedenlerle AK Parti hükümetinin gitmesini istiyor İçerdekiler siyasi rakip oldukları için... Bürokrasi, AK Parti bürokratik vesayet rejimini yıkmaya çalıştığı için... Dışarıdakiler de fazla İslamcı ve Ortadoğulu olmaya başladığı için, hükümetin devrilmesini istiyorlar. Doğrusu AK Parti&#8217;nin bu kadar çok düşmanla baş edebilecek gücü yok.<br />
<br />
Sizce dünya gerçekten Türkiye&#8217;nin İslamcı ve Ortadoğucu olmaya başladığını mı düşünüyor?<br />
<br />
Bana, &#8220;Ya biz gideceğiz ya Netanyahu&#8221; diyen AK Parti&#8217;nin önde gelen milletvekili, ABD&#8217;de bir araştırma yapıldığını da anlattı. Amerika&#8217;da yüzde 49&#8217;un algısına göre, Türkiye İslamcı bir ülke. Sadece yüzde 19 böyle olmadığını düşünüyor. Dolayısıyla yüzde 49 çok yüksek bir oran.<br />
<br />
Gülen&#8217;in gemiyle ilgili açıklamasının zamanlaması konusunda ne düşünüyorsunuz?<br />
<br />
Gülen&#8217;le bu röportaj daha önce yapılmış. Kendisine sorular yazılı olarak verilmiş ve cevaplar alınmış. Gemi olayı olunca, telefonla bu soru da sorulmuş. Bence kendisine sorulan soruya cevap vererek, Gülen, hükümeti uyarma fırsatını kullanmış.<br />
<br />
Gülen&#8217;in fikirlerine bağlı olan cemaat, bu açıklama hakkında ne düşündü sizce?<br />
<br />
Muhakkak ki şaşırdılar. Kafaları karıştı... Ben Fethullah Gülen kitabını kendisiyle mülakatlar yaparak iki buçuk yılda yazdım. Dışarıdan gözlemim şu ki, cemaat niçin böyle söylediği konusunda ikinci bir açıklama bekliyordur Hoca&#8217;dan. Cemaatteki şaşkınlığın giderilmesini Gülen de isteyecektir zaten. Belki biz duymayız ama Gülen onlara açıklama yapacak. Tabii bu açıklamayla bir şey daha anlaşıldı. İslami toplulukların düşünce yapısının yekpare olmadığı ortaya çıktı. Ayrıca İslamcı kesimde, Gülen dâhil en önemsenen kişilerin bile eleştirilebileceği de görüldü.<br />
<br />
Fethullah Gülen, bu açıklamayı yapmadan önce, cemaat, Mavi Marmara olayıyla ilgili ne düşünüyordu?<br />
<br />
Muhakkak ki olumlu düşünüyordu. Çünkü İslami dayanışma diye bir gelenek var.<br />
<br />
Bu açıklamayla bütün cemaatin görüşü değişmiş midir?<br />
<br />
Yok canım, değişmez.<br />
<br />
Bu açıklamadan sonra cemaatten kopanlar olur mu?<br />
<br />
İHH Yönetim Kurulu üyesi Hüseyin Oruç, Zaman gazetesinde epey bir tiraj kaybı olduğunu söyledi.<br />
<br />
Gülen cemaatinin devlete yaklaşımı hep itaatkâr bir anlayış üstüne mi oturur?<br />
<br />
Sünni gelenekte merkezî otoriteyle çatışmamak genel kaidedir ama kavgacı olmamak, uzlaşmak, meşru merkezî otoriteye itaat Gülen&#8217;in doğasında zaten var. Onun felsefesi, hoşgörü, diyalog, uzlaşma ve barış temelleri üzerine oturuyor. Burada devlete itaat, her türlü kötülüğü kabulleniş olarak da anlaşılmamalı. Gülen hareketi, devlete karşı çıkarak toplumu değiştirmek yerine, toplumu değiştirerek siyaseti etkileme yolunu seçmiş bir harekettir.<br />
<br />
Toplumu nasıl değiştiriyor?<br />
<br />
Gülen cemaati ne yapıyor? İnsanları eğitiyor, zenginleştiriyor, dünyalı kılıyor ve kendi hayat görüşüne göre etkiliyor. Bu etki yayıldıkça, kitle değişecek ve değişen bu kitle, merkezî otoriteyi de etkileyecek ve değişim kendi kendine gerçekleşecek. Zaten giderek eğitim düzeyi ve geliri artan, dünyalı olan insanlar, ceberut, her istediğini dayatan vesayetçi bir otoriteyi destekleyemezler. Gülen hareketi, sivil toplum üzerinden götürülen barışçı bir değişim hareketidir.<br />
<br />
Devlete itaat konusunda ne diyor Gülen?<br />
<br />
&#8220;Devlete itaat etmek lazım. Devletle çatışmamak lazım&#8221; diyor. &#8220;İstediğinizi, yasalara riayet ederek yapın. Toplum zaten değişiyor ve dünyalılaşıyor. Siyasal iktidarlar bu değişimin dışında kalamazlar&#8221; diyor.<br />
<br />
28 Şubat, toplumdaki değişimi durdurmak ve toplumu geriye doğru zorla değiştirmek için yapıldı. 28 Şubat&#8217;ı niye desteklediğini Gülen&#8217;e sordunuz mu?<br />
<br />
Hayır sormadım. Ben daha çok genel felsefesini konuştum.<br />
<br />
Ordunun en rahatsız olduğu grubun Gülen cemaati olduğu biliniyor. Devlete itaati böylesine önemseyen bir cemaatten ordu neden bu kadar çekiniyor?<br />
<br />
Çünkü düzene, bizlerin yani laik demokratların yaptığı gibi &#8220;mahkemelere sürüklenecek&#8221; bir biçimde karşı çıkmıyorlar ve bu yüzden de düzenin egemenleri bir yerden yakalayıp alaşağı edemiyorlar bu hareketi. Bir de şunu düşünün. Devletin ekonomik ve siyasal olarak giderek küçüldüğü bir dönemde, bu sivil toplum örgütü büyüyor ve uluslararasılaşıyor. Ayrıca, Türkiye&#8217;de her şey devletle bağlantılıdır. Bu hareket tamamıyla sivil. Devletten hiçbir şey beklemediği ve almadığı için, devlet bunların üzerinde kontrol sağlayamıyor. Bizim devlet ise kontrol edemediği her şeyi tehlikeli görür. Kentli, laik, demokrat olanı da kontrol edemediğinde sakıncalı görür bizim devlet.<br />
<br />
Gülen hareketi dinin gücünü de yanına almış bir hareket değil mi?<br />
<br />
Evet ama... Eğer bir din moderniteyle uyumlu hale gelmişse, artık insanları katı emirlerle ve dogmalarla etkilemez. Din moderniteyle uyum sağladığında, kültürel özellikler öne çıkar ve insan davranışlarını daha çok ruhani olarak etkiler.<br />
<br />
Kalacak yere muhtaç, yoksul bir üniversite öğrencisini, kendi yurdunda kalıyor diye namaz kılmaya zorlamak, kılmadığı takdirde de yurtla ilişkisini kesmek, kültürel bir din davranışı mıdır yoksa katı bir din anlayışı mıdır?<br />
<br />
Unutmamak lazım ki, Gülen hareketine &#8220;dinsel cemaat&#8221; diyoruz. Bir grup kendisini dinsel bir grup olarak tanımlamışsa, İslam&#8217;ın beş şartına uymayı da mensupları için şart koşar. Zaten şu da var. Etrafına topladığı insanlar da Gülen&#8217;i bir dinî ilham kaynağı olarak görüyorlar. Ama giderek kültürelleşen bir din bu. Tabii bu zamanla olur, hemen olamaz. Ama din kültürelleştiğinde şu olacak. Kişinin davranışlarını, kararlarını ve ahlak anlayışını sadece dinin ilkeleri belirlemeyecek. Kişi artık hayatın içindeki birçok kaynaktan yararlanabilecek. Zaten laiklik de bu demektir. Kadın erkek ilişkileri de dinin emirlerinden değil, hayatın gerçeklerinden kaynaklanacak o zaman.<br />
<br />
Gülen cemaatiyle ilgili kuşkulara, biraz da bu hareketin şeffaf olmaması yol açmıyor mu?<br />
<br />
Cemaatler, tarikatlardan daha fazla şeffaftır. Çünkü cemaatlere girilip çıkılabilir. Gülen cemaatinden çıkmış olan birkaç mühendis ve doktor tanıyorum. Sadece dinsel bir cemaat olması değil, taşra kültürünün ağır basması da onlara dar gelmiş. Yani o çocuk artık dans etmek istiyor. Yediği et helal et mi, değil mi diye endişe duymak istemiyor falan... Aslında Gülen cemaatinde şeffaflığa aykırı özel bir tavır yok ama tabii şu var. Kendi içlerinde olan bitenin sürekli konuşulmasından ve kendilerinin eleştiri konusu edilmesinden çekiniyorlar. Bu, onlarla ilgili benim dışarıdan hissettiğim bir şey. Aralarında ne konuştuklarını bilmiyorum.<br />
<br />
Zaten sorun tam da bu değil mi? Kendi aralarında konuştuklarıyla dışarıya konuştukları farklı oluyor cemaatlerin. Siyasi potansiyeli çok yüksek olan bir cemaatin üyelerinin kendi aralarında ne konuştuğunun asla bilinmemesi rahatsız edici değil mi? İnsanlar kuşkulanmakta haksızlar mı?<br />
<br />
Bir kere bu kadar geniş bir kitle yekpare değildir zaten. Gerçi Gülen isteseydi siyaseti çok etkileyebilirdi. Ama o, siyasete doğrudan hiç müdahale etmedi. Cemaatini siyasetten uzak tutuyor. Cemaatin bu kadar etkili olması, Hoca&#8217;nın büyük bir deha olmasından değil, cemaatin ekonomik, kültürel ve eğitsel açıdan önemli bir güç olmasından kaynaklanıyor. Cemaat, Hoca&#8217;nın telkinlerini çok iyi yerine getiriyor.<br />
<br />
Ne gibi telkinler bunlar?<br />
<br />
Mesela Hoca, &#8220;Türkiye kendi içinde kapalı kalırsa, çok etkili olmaz. Dünyaya yayılın&#8221; diyor, onlar da yayılıyorlar. Bu lafı gidin başka yerde söyleyin kim yayılır, kim ciddiye alır? Bu ekip ciddiye alıyor. Müthiş bir şey bu. Hani &#8220;hoca uçmaz, onu müritleri uçurur&#8221; derler ya... Hoca&#8217;yı uçurdular. Bu, Türkiye&#8217;de sivil toplumun potansiyelini ortaya koyuyor. Devletin yapamadığını bunlar yapıyorlar. Keşke devletin kapağı toplumun üzerinden kalksa da, başka sivil toplum hareketleri de çıksa. Bunlar o kadar çok insanı eğitiyorlar, yatırımlar yapıyorlar, okullar açıyorlar ki, ondan sonra da devlet bunlardan korkuyor tabii. Alternatif bir Türkiye var dışarıda?<br />
<br />
Anlamadım... Nasıl bir Türkiye var?<br />
<br />
Cemaatin liselerinin yanı sıra dünyada altı-yedi üniversitesi var. Buralarda okuyan çocuklar o ülkelerin işadamlarının, siyasetçilerinin çocuklarıydı. Bunlar mezun oldular ve kendi devlet teşkilatlarında çalışmaya başladılar. Bunların hepsi Türkiye&#8217;nin dostu insanlar.<br />
<br />
Peki, tekrar Gülen&#8217;in İsrail&#8217;in saldırısına uğrayan yardım gemisi hakkındaki, &#8220;İsrail devletinden izin alınmalıydı&#8221; diyen açıklamasına dönersek... Diğer dinî gruplar ve cemaatler Gülen&#8217;in açıklamasına nasıl tepki gösterdiler?<br />
<br />
Çeşitli dinî gruplara ait olduğunu düşündüğümüz yazarlar Gülen&#8217;in açıklamasını iki açıdan tasvip etmedi. Bir bölümü, İsrail&#8217;in gayrımeşru saldırganlığını makulleştiriyor diye tasvip etmedi. Diğerleri de, &#8220;orada muhtaç ve ezilen bir İslam topluluğu var. Müslümanlık buna karşı çıkmayı gerektirir. Biz burada dayanışma içinde olmalıydık&#8221; dedi. Ama benim izlenimim şu ki, Gülen&#8217;in çok şeyden haberi oluyor, önemsenen bir adam olduğu için ona her yerden bilgi gidiyor.<br />
<br />
Gülen&#8217;in açıklaması, hükümetin dış politikasını etkiler mi?<br />
<br />
Hükümetin alelacele Amerika&#8217;ya gönderdiği heyetten de anlaşılıyor ki, hükümette bir panik hali var. En azından bir aciliyet algılaması var. &#8220;Fazla mı ileri gittik? Bir ayar yapmak gerekirse, acaba Amerika bu ayarın ne kadar yapılmasını istiyor&#8221; diye soru işaretleri var. Önde gelen bir AKP&#8217;li milletvekilinin &#8220;ya biz gideceğiz ya Netanyahu&#8221; demesi de bu panik halini ortaya koyuyor. AKP hükümeti, heyetin Amerika&#8217;da yapacağı pazarlıklar sonucunda kimin gideceğini bilecek ve ona göre tavır alacak.<br />
<br />
Taraf</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34077</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sayın R.Tayıp Erdoğan: Allah`tan başka kimse... !</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34075&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sun, 13 Jun 2010 16:34:19 GMT</pubDate>
			<description>*Sayın R.Tayıp Erdoğan: Allah`tan başka kimse... !* 
*Bild: http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/2010613/139550_basbakan-erdogan.jpg *Erdoğan:...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">Sayın R.Tayıp Erdoğan: Allah`tan başka kimse... !</font></font></b><br />
<b><img src="http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/2010613/139550_basbakan-erdogan.jpg" border="0" alt="" /><b>Erdoğan: Allah'tan başka kimseye...</b></b><br />
 <br />
<b>AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan sayın Recep Tayyip Erdoğan, ''Allah'tan başka kimseye bizim can borcumuz yok. Sadece Allahımıza var. Bu yola böyle devam edeceğiz'' dedi.Sayın</b><b> Erdoğan, partisinin Rize İsmail Kahraman Kültür Merkezi'nde düzenlenen İl Danışma Meclisi toplantısına katıldı. Trabzon ve Rize'deki temasları hakkında bilgi veren sayın Erdoğan, hizmet yolunda durmadan yola devam ettiklerini söyledi.</b><br />
 <br />
<b>Aşk, heyecan ve coşkuyla, millet için bu yolda gece gündüz demeden ilerleyeceklerini dile getiren sayın Erdoğan, ''Bu yolda durmak yok, yorulmak yok... Kim ne derse desin, asla ulusal ve uluslararası bazda, tarihte dedelerimiz ne yaptıysa biz de o anlayışla, onların yaptıklarını yaparak bu yola devam edeceğiz'' diye konuştu. Sayın Erdoğan, şöyle devam etti:</b><br />
 <br />
<b>''7,5 yılda Türkiye'ye her alanda büyük başarılar, büyük sevinçler yaşattık. Dış politikada Türkiye'nin itibarını yükselttik. Ekonomide Türkiye'yi 26. sıradan aldık, 17. sıraya yükselttik, Avrupa'da 6. sıraya çıktık.</b><br />
 <br />
<b>Demokratikleşmede attığımız adımlarla, ülkenin demokratik standartlarını yükselttik, ileri standartlara ulaştık, ulaşıyoruz.Ulaştığımız hiçbir seviyeyi ülkemiz için yeterli görmedik, kendimize yeni hedefler belirledik. Kararlı adımlarla o adımlara doğru ilerledik, ilerliyoruz. Önümüze sürekli engeller çıktı ama biz aldırmadık. Çünkü onları aşmakta kararlıydık. Çetelerle yolumuzu kesmek istediler, mafyayla yolumuzu kesmek istediler, tahriklerle, provokasyonlarla önümüzü kesmek istediler. Mücadele ettik. Çirkin oyunlarla, kirli senaryolarla, hukuku zorlayarak bize engel olmak istediler. Hiçbirine eyvallah demedik. Yurt içinde, yurt dışında kara propagandayla, asılsız ithamlarla üzerimize geldiler. Hiçbirine boyun eğmedik, eğmeyeceğiz.</b><br />
 <br />
<b>Allah'tan başka kimseye bizim can borcumuz yok. Sadece Allahımıza var. Bu yola böyle devam edeceğiz.'' </b><br />
 <br />
<b><a href="http://www.akparti.gen.tr/redirector.php?url=%68%74%74%70%3a%2f%2f%77%77%77%2e%61%61%2e%63%6f%6d%2e%74%72%2f" target="_blank">AA</a></b></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=34075</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Erdoğan internet medyasıyla görüştü</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33982&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 08 Jun 2010 21:01:30 GMT</pubDate>
			<description>*Erdoğan internet medyasıyla görüştü* 
*Başbakan Erdoğan, İnternet Medyası Temsilcileri İle Bir Araya Geldi... * 
  
 
  
*Başbakan Erdoğan: * 
 
 ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">Erdoğan internet medyasıyla görüştü</font></font></b><br />
<b><font color="red">Başbakan Erdoğan, İnternet Medyası Temsilcileri İle Bir Araya Geldi... </font></b><br />
 <br />
<br />
 <br />
<b><font color="red">Başbakan Erdoğan: </font></b><br />
<br />
 <br />
<b><font color="red">&quot;Terör Örgütü, Türkiye'nin Kardeşliğini Hedef Alanların Taşeronudur&quot;</font></b><br />
 <br />
<br />
 <br />
AK PARTi Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, tıpkı diğer medyada olduğu gibi, internette de sansürü, kısıtlamayı kabul etmediklerini belirterek, ''Ama otosansür, otokontrol noktasında internetin de kendisini artık daha sıkı denetlemesi gerektiğine inanıyoruz'' dedi. <br />
 <br />
 <br />
Başbakan Erdoğan, internet medyası temsilcileriyle Sütlüce'deki Haliç Kongre Merkezi'nde bir araya geldi.<br />
 <br />
Burada bir konuşma yapan Başbakan Erdoğan, 40 yıl önce, yalnızca 15 bilgisayarın birbirine bağlanmasıyla ortaya çıkan internetin, bugün dünyayı tam anlamıyla bir ağ gibi ören, hayatın vazgeçilmez bir unsuru haline dönüştüğünü söyledi.<br />
 <br />
Başbakan Erdoğan, 1994 yılında sadece 10 bin internet sayfası varken, bugün dünya genelinde kayıtlı tam 234 milyon adet web sitesi bulunduğunu vurgulayarak, dünya genelinde internet kullanıcılarının sayısının ise 1,7 milyar kişi olarak tahmin edildiğini ifade etti.<br />
 <br />
Geçen yıl boyunca 90 trilyon adet elektronik posta gönderildiğini dile getiren Başbakan Erdoğan, yine dünya genelinde 1,4 milyar e-posta hesabı olduğunun ifade edildiğini belirtti.<br />
 <br />
Bunların çok büyük rakamlar ve internetin küresel ölçekte dünyayı nasıl değiştirdiğinin de rakamsal göstergeleri olduğunu vurgulayan Başbakan Erdoğan, Türkiye'de 6,5 milyon civarında bir nüfusun internet abonesi olduğunu kaydetti.<br />
 <br />
Başbakan Erdoğan, ''Ancak internet kullananların oranı, nüfusumuzun yüzde 33'ü olarak tahmin ediliyor. Yani Türkiye, özellikle genç nüfus olmak üzere interneti çok yoğun şekilde kullanıyor'' dedi.<br />
 <br />
<b>&quot;Dünya genelinde 1.7 milyar kişi internet kullanıyor&quot;</b><br />
 <br />
Önce telefon, ardından da radyo ve televizyonun yaygınlaşmasıyla dünyanın küresel bir köye dönüştüğünün ifade edildiğini, internetin bu küresel köyü çok daha küçülttüğünü ve sınırsız bir hale getirdiğini anlatan Başbakan Erdoğan, küreselleşmenin, nimetler yanında külfetler de getiren bir süreç olduğunu kaydetti.<br />
 <br />
Sermayenin, mal ve hizmetlerin, bilginin, haberin çok kısa sürelerde yer değiştirmesinin, uzak kavramının ortadan kalkmasının, şeffaflığın artmasının küreselleşmenin nimetlerinden olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
 <br />
''Ancak, dünya genelinde internetle ilgili istatistiklere baktığımızda bir başka çarpıcı gerçeği de görüyoruz. Dünya genelinde 1,7 milyar kişi internet kullanıyor. Dünya nüfusunun 6,5 milyarı aştığı, 7 milyara yaklaştığı düşünülürse, halen çok büyük bir kesimin internete tıklamadığı, belki hayatında hiç internet görmediği anlaşılacaktır. Birileri için küçülen dünyanın, bir başka kesim için hiçbir ilerleme kaydetmediği gerçeğini her an aklımızda bulundurmamız gerekiyor. Birileri için refah artarken, birilerinin daha da yoksullaştığı belli bölgeler, belli coğrafyalar, 21. yüzyılı yaşarken başka bölgelerin hala 20. yüzyıla ulaşamadığı gerçeğini de kabul etmek durumundayız.''<br />
 <br />
Başbakan Erdoğan, son küresel ekonomik krizin dünya üzerindeki bu eşitsizliğin somut olarak görülmesine vesile olduğunu, dahası bu tablonun sürdürülebilir olmadığını da ortaya çıkardığını dile getirerek, ''Kuzey ile güneyin, doğu ile batının aynı yeryüzünde, fakat farklı koşullarda yaşadığı bir dünyada bu tür krizler de her zaman yaşanacak, tedbir alınmadığı takdirde de bedeli bugünkünden çok daha ağır olacaktır'' diye konuştu.<br />
 <br />
Başta G-20 Zirvesi olmak üzere her platformda bu gerçeğe dikkati çektiklerini kaydeden Başbakan Erdoğan, süregiden dengesizliğin sadece ekonomik sonuçlar doğurmadığını, başta terör, göç, çevre kirlenmesi, çarpık kentleşme olmak üzere birçok soruna da zemin hazırladığını dile getirdiklerini ve bir an önce tedbirlerin alınması noktasında uyarılarını yaptıklarını bildirdi.<br />
 <br />
Başbakan Erdoğan, ''İnternet, evet tüm diğer iletişim araçları gibi dünyamızı küçük bir köye dönüştürüyor, ama kullananlar için, ona sahip olanlar için dünyayı küçültüyor. Küçülen ve birbirine yakınlaşan bir dünyanın tartışmasız şekilde iyi, olumlu olduğunu düşünürken, bu iletişim araçlarına sahip olmayanlarla aranın açıldığını da maalesef göremez hale geliyoruz'' şeklinde konuştu.<br />
 <br />
<b>&quot;İnternetin bir canavar olmasını önlemek durumundayız&quot;</b><br />
 <br />
Bir başka sorunun internetin kullanımıyla ilgili olduğuna işaret eden Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
 <br />
''Biz, hepimiz internetin doğuşuna, yaygınlaşmasına şahit olduk. Bu süreci adım adım izledik. Heyecan vericiydi, muhteşemdi, dünyayı değiştirecek, dönüştürecek, bilgi akışını, iletişimi hızlandıracak bir gelişmeydi. Ama zamanla, çok ciddi sorunları da beraberinde getirdiğini gördük. Amacı dışında kullanıldığında ki maalesef bunu acımasızca yaşıyoruz, toplumun tüm değerlerine de tepkiyle bir yaklaşım tarzı. Kötü niyetli kullanıldığında, bunu ben şöyle düşünüyorum; Bir bıçak var, bir neşter var. Neşterle hayat kurtarıyorsunuz, bir bıçak var, onu ekmek kesiminde vesaire kullanıyorsunuz. Ekmek keserken tamam güzel, ama aynı bıçağı kalkıp bir yanlış olayda, cinayette kullanabilirsin. Buradaki niyetler çok şey değiştiriyor. Neşterle hayat kurtarmak, öbür tarafta bıçakla insanı öldürmek. Gereğinden fazla kullanıldığında ekonomik, sosyal, psikolojik sorunlara yol açtığını müşahede ettik. Daha işin başında sayılırız ve bu noktada önlemleri şimdiden almak zorundayız. Önce aile, ardından eğitim kurumu, ardından oto kontrolle internetin bir canavar olmasını önlemek, son derece yararlı bir araç olarak kullanılır hale getirmek durumundayız.''<br />
 <br />
Toplantıya katılanları, bu alanın iyi niyetli ve onurlu yaklaşım gösteren temsilcileri olarak gördüğünü vurgulayan Başbakan Erdoğan, burada ortak bir yaklaşım içerisinde mücadelenin hep birlikte verilmesi gerektiğini kaydetti.<br />
 <br />
<b>&quot;Bu noktada hepimiz sorumluluk sahibiyiz&quot;</b><br />
 <br />
Başbakan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: <br />
 <br />
''Bu noktada hepimiz sorumluluk sahibiyiz. Özgürlüğün, şeffaflığın, açıklığın aracı olan internetin, kısıtlanmadan, ama kendi kendini de kontrol ederek büyümesini sağlamak, bizzat internet kullanıcılarının, bizzat internet sağlayıcılarının görevidir diye düşünüyorum. Bizim gelenek göreneklerimize, toplumun genel ahlak değerlerine saygı duyan bir anlayışı sürdürmemiz, bunu geliştirmemiz öyle zannediyorum bir Başbakan olarak benim de hatırlatmam gereken bir sorumluluğumdur. Ama bu alanın aktörleri olarak sizlerin de bu dayanışma içerisinde yer alması sizin de sorumluluğunuzu gerektirir. Tıpkı diğer medyada olduğu gibi, internette de sansürü, kısıtlamayı kabul etmiyoruz. Ama otosansür, otokontrol noktasında internetin de kendisini artık daha sıkı denetlemesi gerektiğine inanıyoruz.''<br />
 <br />
İnternet medyasının Türkiye'de artık çok ciddi ve büyük bir sektör haline geldiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: <br />
 <br />
''Ne gariptir ki, teknoloji hayatımızı kolaylaştırdığı ve hızlandırdığı oranda insanları da daha meşgul, daha fazla zaman fakiri yapıyor. Bunu 7'den 70'e görüyorsunuz. Evinizdeki ufacık çocukların bu noktada adeta farklı bir paranoya halinde odasının kapısını kilitleyip içeriye girdiğini ve ne ablasını ne annesini kimseyi içeri sokmadığını görüyorsunuz. Böyle bir durum var. Derslerine çalışmayan, ama oraya kilitlenen bir nesil geliyor. Bizim anne babalarımız kadar vaktimiz yok. Çamaşır makinelerimiz, bulaşık makinelerimiz, her türlü elektrikli ev aletlerimiz var, ama eskiye göre daha az vaktimiz var. Artık uçaklar, hızlı arabalar, hızlı trenler var, ama eskisinden çok daha fazla acelemiz var.''<br />
 <br />
<b>&quot;İnternet medyası alanında hızlı ilerleme kaydettik&quot;</b><br />
 <br />
Bu vakit darlığının, haber alma, habere ulaşma noktasında da insanları hızlı davranmaya ittiğini ve internet kullanıcılarının büyük çoğunluğunun artık internet medyasını takip ederek habere ulaştığını vurgulayan Başbakan Erdoğan, ''Tabii şu hususta sizlere teşekkür etmek durumundayım. Türkiye kısa zamanda internet medyası alanında hızlı ilerleme kaydetti ve kullanıcıların vazgeçilmez internet adresleri oluştu'' dedi.<br />
 <br />
Başbakan Erdoğan, tatlı ve bir o kadar da hızlı rekabetin artık haber sitelerine de hakim olduğunu belirterek, şöyle konuştu:<br />
 <br />
''Bu kaliteyi, bu seviyeyi yakaladığınız için sizleri kutluyorum. Ancak, bu rekabet ve bu hız arasında bazen sınırların zorlandığını, ciddi hatalar yapıldığını da üzülerek görüyoruz. Telif noktasında, özel hayatın mahremiyeti, çocukların korunması, haklar ve kişisel özgürlükler konusunda kimi zaman istenmeyen manzaralar, istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabiliyor. Hükümet olarak, bu sorunları ortadan kaldırmaya yönelik girişimlerimiz, hazırlıklarımız devam ediyor. Ancak bir kez daha tekrarlamak istiyorum; Esas olan otokontroldür, otosansürdür ve internet medyasının bu noktada çok daha hassas olmasını ben sizlerden rica ediyorum. Bizler, hepimiz aynı gemi içindeyiz ve aynı istikamete doğru yol alıyoruz. Bu konuda kimsenin tahrikine gelmemeniz lazım.''<br />
 <br />
<b>&quot;Terör örgütü, Türkiye'nin kardeşliğini, birliğini, dayanışmasını hedef alanların taşeronudur, tetikçisidir ve artık gizlenemez bir hale gelmiştir&quot;</b><br />
 <br />
Başbakan Erdoğan, ''Terör örgütü, Türkiye'nin kardeşliğini, birliğini, dayanışmasını hedef alanların taşeronudur, tetikçisidir ve artık bu gizlenemez bir hale gelmiştir'' dedi. <br />
 <br />
İnternet medyası temsilcileriyle Sütlüce'deki Haliç Kongre Merkezi'nde bir araya gelen Başbakan Erdoğan, yaptığı konuşmada, Hükümet olarak, Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi kapsamında bir süredir toplumun çeşitli kesimleriyle görüşmeler, istişareler yaptıklarını, fikir teatisinde bulunduklarını söyledi.<br />
 <br />
Önce ses sanatçılarıyla, ardından sahne ve şov dünyasının ünlü simalarıyla, edebiyatçı ve düşünürlerle, radyocularla bir araya geldiklerini anımsatan Başbakan Erdoğan, bugün spor dünyasının tanınmış simalarıyla da verimli bir toplantı yaptıklarını belirtti. <br />
 <br />
Başbakan Erdoğan, bugüne kadar görüşleri sorulmayan, fikirlerine başvurulmayan, önerileri dikkate alınmayan kesimleri tek tek dinlediklerini, notlarını aldıklarını ve onların önerilerinin, yapıcı eleştirilerinin politikalarına ışık tutması yolunda gayret sarf ettiklerini aktardı. <br />
 <br />
İnternet medyasının, milli birlik ve kardeşlik sürecinde çok kilit bir rol oynayacağına yürekten inandığını vurgulayan Başbakan Erdoğan, ''Hayatımıza bu kadar giren, günlük yaşamımızda bu kadar vazgeçilmez yer edinen ve günlük hayatı bu kadar etkileyen bir medyanın, bu sürecin dışında, uzağında kalmasını elbette kabul edemeyiz'' dedi.<br />
 <br />
Bu ülkede yıllarca bazı şeylerin konuşulmadığını, konuşulamadığını, bazı sorunların görülmediğini, görülemediğini, görülse bile o sorunların üzerine güçlü bir iradeyle gidilemediğini ifade eden Başbakan Erdoğan, sorunları görmemek, görmezden gelmek ve hasır altı etmenin, o sorunları ortadan kaldırmadığını kaydetti. <br />
 <br />
Başbakan Erdoğan, yıllardır yürütülen bu görmezlik politikasının 3 Kasım 2002 seçimlerinde iflasını ilan ettiğini vurgulayarak, ''Bugün artık yeni bir gündür ve bu yeni günde sorunlara kulağımızı tıkayarak, sırtımızı dönerek, gözümüzü yumarak yol alamayız. Bu ülkede sorun var. Çünkü bu ülkede gençler ölüyor, anneler ağlıyor, ocaklar sönüyor. Bu ülkenin kaynakları, enerjisi, sonu gelmez tartışmalarda heba ediliyor. Buna 'dur' demek, Türkiye'nin bu sorunları aşmasını sağlamak, geleceğe çok daha güçlü şekilde yürümek zorundayız ve Hükümet olarak yaptığımız budur'' diye konuştu.<br />
 <br />
<b>&quot;Ayrımcılığın bu ülkenin hayrına olmadığına inanıyoruz&quot;,</b><br />
 <br />
Terörün ve gençlerin ölümünün ülkenin değişmez kaderi olmadığına, ayrımcılığın bu ülkenin hayrına olmadığına inandıklarını belirten Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:<br />
 <br />
''Milli Birlik ve Kardeşlik Projesine kimse farklı kılıf uydurmasın. İster adına 'Güneydoğu', ister 'Doğu sorunu', ister 'Kürt sorunu' deyin. Önemli olan zarf değil, mazruf. içeriğinde ne var, ona bakın. 'Bu sürecin adı demokratik açılım süreci olmalıdır' dedik. Bunun içinde ne var? Terör sorunu var. Sorunlardan bir tanesidir Kürt sorunu. Boşnak, Roman, Lazın hepsinin sorunu var. Onun için hepsiyle çeşitli çalıştaylar yaptık, yapıyoruz. Aynı şekilde ülkemizde dini grupların sorunları var. Onlarla da görüşmeler yaptım. Mezhepler noktasında farklılıklar var. Alevi çalıştayı yaptık, sonuç noktasına geldi. Bununla da kalmadık, ülkemizde azınlıkların da sorunları var. Eğer siz bir ülkeyi yönetiyorsanız, o ülkedeki azınlığın oranı hiçbir zaman sorun haline gelemez. Sayısı ne olursa olsun o insanlar size emanettir. Onlarla ilgileneceksiniz, tek tek çözeceksiniz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak tarihten devraldığımız değerler bize zaten bu yükü, bu sorumluluğu yüklüyor. Ayrımcılığın bu ülkenin hayrına olmadığına inanıyoruz.''<br />
 <br />
<b>&quot;Türkiye artık emek yoğun çalışan bir ülke değildir&quot;</b><br />
 <br />
Başbakan Erdoğan, ülkenin ekonomik sorunları olduğunu, yaptırdıkları kamuoyu araştırmalarında en önemli sorunun işsizlik olduğunu gördüklerini ifade ederek, 10,3 ile devraldıkları oranın küresel finans krizinde 14.4'e yükseldiğini, geçen yıl aynı ayda bu rakamın 16,50 olduğunu kaydetti. <br />
 <br />
Gelen rakamların 2010'un ilk çeyreğinin rakamları olduğunu, Mayıs, Haziran ve Temmuz rakamları geldiğinde işsizliğin çok daha farklı bir noktaya düşeceğinin görüleceğini dile getiren Başbakan Erdoğan, belki 3-4 puan düşüş olabileceğini söyledi. <br />
 <br />
Başbakan Erdoğan, normal şartlarda bile işsizliğin mevsimsel olduğunu belirterek, hizmet sektörünün Türkiye'de ağırlıklı olarak belli aylarda tırmanış gösterdiğini ifade etti. <br />
 <br />
Hizmet sektöründeki istihdam artışının işlerini kolaylaştırdığını belirten Başbakan Erdoğan, ''Ama bu arada yoğun bir şekilde Türkiye yatırımlarda da hızla bir yükselişin içinde. Türkiye artık emek yoğun çalışan bir ülke değildir. Türkiye artık emek yoğun çalışmaktan, teknoloji yoğun çalışmaya giden bir ülkedir. Bunu tekstil sektöründe de tarım sektöründe kullanılan traktör sayısına bakın, biçerdöverlere bakın, bunu göreceksiniz. Vatandaşım bunu alacak noktaya Ziraat Bankasının verdiği kredilerle geldi'' diye konuştu.<br />
 <br />
<b>&quot;Süreç tüm engellemeler rağmen kararlı şekilde ilerliyor&quot;</b><br />
 <br />
Başbakan Erdoğan, milli birlik ve kardeşlik sürecinin askıya alındığını söyleyenler bulunduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
 <br />
''Hayır, ne hız kesti, ne bitti. Yanılıyorlar ve yanıldıkları gibi Türkiye'de nelerin, nasıl değiştiğini görmüyorlar. Bu sürece karşı çıkanlar, kendi şahsi çıkarlarını, istismar zeminlerini kaybetme kaygısıyla karşı çıkıyorlar. Terör eylemleriyle süreci provoke edenler, çözümü istemedikleri, sorundan beslendikleri için kanlı saldırılarını da artırıyorlar. Biz eğer bugün buna teslim olursak, inanın yarın gençlerin, çocuklarımızın yüzüne bakamayız. Terör örgütünün sinsi planlarına, çetelere, mafyaya, karanlık güç odaklarına teslim olursak, yarının nesillerine aydınlık bir Türkiye teslim edemeyiz. Süreç tüm engellemelere, provokasyonlara rağmen kararlı şekilde ilerliyor.''<br />
 <br />
Başbakan Erdoğan, bugüne kadar silah satarak, uyuşturucu pazarlayarak, kaçakçılık, taşeronluk yaparak kazanç sağlayanların süreci engellemenin peşinde olduklarını kaydederek, şehit cenazelerini, annelerin göz yaşlarını istismar ederek siyaset sahnesinde ayakta kalmaya çalışanların sürecin karşısında olduğunu söyledi.<br />
 <br />
<b>&quot;Barış, barış, barış demekle barış olmuyor&quot;</b><br />
 <br />
Musalla taşındaki şehidin slogan beklemediğini, sadece dua istediğini söyleyen Başbakan Erdoğan, ''Bu, siyasi istismardan başka bir şey değildir. Bizim değerlerimizin içinde yeri budur'' dedi.<br />
 <br />
Statükoyu koruyarak, çözümsüzlüğü muhafaza ederek, Türkiye'nin değişimine engel olarak siyaset yapmaya alışmış olanların sürece muhalif olduğunu vurgulayan Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:<br />
 <br />
''Burada bir kez daha tekrarlamakta fayda görüyorum; terör örgütü hiçbir zaman benim Kürt kardeşlerimin, Kürt vatandaşlarımın sözcüsü olmadı, olamaz. Terör örgütü, Türkiye'nin kardeşliğini, birliğini, dayanışmasını hedef alanların taşeronudur, tetikçisidir ve artık bu gizlenemez bir hale gelmiştir. Terör örgütünün barış adına adım atması söz konusu olamaz. Barış, barış, barış demekle barış olmuyor. Bal, bal demekle ağız tatlanmaz. Bunlar barış derken, diğer tarafta şehitlerimizin bayrağa sarılı tabutları geliyor.''<br />
 <br />
Başbakan Erdoğan, terör meselesini minimize etmekte, Alevi, Roman vatandaşların, azınlıkların sorunlarını çözmekte, başta işsizlik olmak üzere ekonomik sorunların üzerine gitme noktasında son derece samimi olduklarını dile getirdi.<br />
 <br />
<b>&quot;Ülkenin ortak değerlerini çiğneyen yayınlar özgürlük değil&quot;</b><br />
 <br />
Önemli mesafeler katettiklerini ve çok daha fazlasını yapacaklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:<br />
 <br />
''Bir kez daha söylüyorum, siz olmazsanız, siz bu sürece katkı vermezseniz, süreç eksik kalır. Haberlerinizde, videolarınızda, görüntülerinizde bu ülkenin her türlü hassasiyetini gözetmenizi sizlerden özellikle rica ediyorum. Özellikle ırkçılık, ayrımcılık, inançlara saygı noktasında otokontrol mekanizmalarını daha fazla çalıştırmanızı sizlerden rica ediyorum. Haberlere yapılan yorumlarda sınırların aşıldığını, kutuplaşmaların körüklendiğini üzülerek görüyoruz. Unutmayınız ki, kişinin özgürlüğü, bir başka kişinin özgürlük sınırında biter. Rencide edici, hakaret içeren, çocukları dikkate almayan, aile kurumunu, inançları, ülkenin ortak değerlerini çiğneyen yayınlar özgürlük değil, ihlal getirecektir. Ben, internet medyamızın tüm bu sorunları aşarak, kalitesini çok daha artırarak, medya içinde kendisine çok daha seçkin bir yer edineceğine gönülden inanıyorum. Sorunlarınızın çözümü noktasında son derece samimi olduğumuzu, çözümleri birlikte üreteceğimizi bilmenizi istiyorum. Katıldığınız, katkı verdiğiniz için hepinize teşekkür ediyor, başarılar diliyor, sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.''<br />
 <br />
<b>05.06.2010 </b><br />
 <br />
<b><a href="http://www.tayyip.biz/forum/redirector.php?url=%68%74%74%70%3a%2f%2f%77%77%77%2e%61%6b%70%61%72%74%69%2e%6f%72%67%2e%74%72" target="_blank">www.akparti.org.tr</a></b></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33982</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Erdoğan-Esad: İsrail'i lanetledik]]></title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33972&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Mon, 07 Jun 2010 17:24:58 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Erdoğan-Esad: İsrail'i lanetledik* 
Erdoğan, Esad ile görüşmelerinde, İsrail'in yardım gemilerine saldırması olayı üzerinde durduklarını söyledi. 
...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="4"><font color="green">Erdoğan-Esad: İsrail'i lanetledik</font></font></b><br />
Erdoğan, Esad ile görüşmelerinde, İsrail'in yardım gemilerine saldırması olayı üzerinde durduklarını söyledi.<br />
<br />
Erdoğan'ın sözleri şöyle:<br />
<br />
32 milletten sivillerin içinde olduğu gemiye saldırılılmasını bir kez daha lanetledik.<br />
<br />
Bu olayın uluslararası sularda medyana gelmesi olayın vahametini bir kez daha gözler önüne sermektedir.<br />
<br />
Mavi Marmara ve Riochael Corrie gemisi mazlum Gazze halkına yardım götürmek için yola çıkmıştır. İsrail'in iftira ettiği gibi birisi nefret diğeri yardım gemisi değildir.<br />
<br />
Eğer Akdeniz'de bir terörden bahsedilecekçe o da İsrail'in uyguladığı devlet terörüdür.<br />
<br />
Sivillere karşı kuvvet uygulanması hiç bir şartta kabul edilemez.<br />
<br />
19 yaşındaki Furkan'ı hunharca katleden İsrail sorumlu aramasın<br />
<br />
İsrail'in bu yaptığı savaş zamanında dahi suçtur.<br />
<br />
İsrail bölgede orantısız güç kullanma şımarıklığına sahiptir.<br />
<br />
 Herhalde kendisini arkadan destekleyen birileri var.<br />
<br />
Suriye'den de bağımsız bir uluslararası komisyonun kurulması için destek istedik.<br />
<br />
Uluslararası camianın İsrail'e hukuk dışı uygulamalarına karşı uygulamaya geçmesini istiyorum.<br />
<br />
Dost ve kardeş ülke Suriye'nin bu konuda bize tam destek vermesine de teşekkür ediyorum<br />
<br />
Gazze'ye uygulanan ablukanın kaldırılması zamanı artık gelmiştir. Yapılacak yardımın sınırılandırılması da düşünülemez.<br />
<br />
Gazze bir açık hava hapishanesidir ve artık litaratürden bu söylemin çıkarılması gerekmektedir.<br />
<br />
<br />
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad görüşmelerinden sonra bir basın açıklaması yapıyor. Erdoğan, Esad ile birlikte İsrail'i lanetlediklerini söyledi. İşte o sözler:<br />
<br />
turkdunyasi.biz</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33972</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Erdoğan spor dünyası ile buluştu</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33960&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sat, 05 Jun 2010 14:55:26 GMT</pubDate>
			<description>*Erdoğan spor dünyası ile buluştu* 
Başbakan Erdoğan, spor medyasının önde gelen isimlerine demokratik açılım çalışmalarını anlattı. 
 
İşte...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">Erdoğan spor dünyası ile buluştu</font></font></b><br />
Başbakan Erdoğan, spor medyasının önde gelen isimlerine demokratik açılım çalışmalarını anlattı.<br />
<br />
İşte Erdoğan'ın açıklamasından satırbaşları:<br />
<br />
Konuşmaktan, dinlemekten, tartışmaktan kimseye zarar gelmez. Konuştukça Türkiye değişti, değişecek.<br />
<br />
Geçen hafta Brezilya'da Yıldırım Demirören de benim gözlemlerimi paylaşmıştır. Gecekonduları, kumsalı, top sahası aynı.. Çocukluk günlerimi hatırladım. Bebeto, Bobo, Ziko gibi isimler bu gecekondulardan çıktı. Sporun neleri etkilediğini gördüm. <br />
<br />
Türkiye özellikle son dönemde spor alanında çok büyük değişimler yaşadı, büyük atılımlar yaptı. Sporun bir çok alanında Türkiye adından başarıyla söz ettirdi. Biz de bu konudaki yatırımlarımızı sürdürüyoruz.Türkiye'nin her iline stadyumlar, kapalı havuzlar, spor salonları inşa etmek istiyoruz.<br />
<br />
Biz en büyük 10 ekonomi arasında yer almayı hedefliyoruz. Türkiye bölgesinde ve küresel ölçekte adından bahsedilen bir ülke haline geldi. Ülkede büyük yatırımlar yapıldı.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Göbegini Kasiyan Adam</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33960</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Erdoğan&#8217;ın hamlesi İsrail&#8217;e geri adım attırdı]]></title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33945&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 02 Jun 2010 13:51:20 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Erdoğan&#8217;ın hamlesi İsrail&#8217;e geri adım attırdı* 
*Türkiye-İsrail ilişkileri, kopma noktasından döndü. İsrail&#8217;in Türk vatandaşlarını yardım gemisine...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">Erdoğan&#8217;ın hamlesi İsrail&#8217;e geri adım attırdı</font></font></b><br />
<b>Türkiye-İsrail ilişkileri, kopma noktasından döndü. İsrail&#8217;in Türk vatandaşlarını yardım gemisine ve gemidekilere yönelik saldırısının ardından, perde gerisinde yaşanan diplomatik gerilim yavaş yavaş su yüzüne çıkıyor.<br />
<br />
</b><br />
Kamuoyuna yansımayan büyük çatışma, İsrail&#8217;in saldırı sonrası gözaltına aldığı Türk vatandaşlarını önce tutuklaması, ardından da yargılamaya kalkması ile ortaya çıktı.<br />
 <br />
<b>&#8220;YARGILATMAYIZ&#8221; </b><br />
 <br />
Türkiye, Türk vatandaşlarının yargılanmasına karşı çıktı. Ancak İsrail makamları, gemidekilerden bazıları, &#8220;Hamas yanlısı&#8221; olarak nitelendirip, hukuksal olarak &#8220;teröre destek vermek&#8221; suçlamasıyla yargılamakta ısrar ettiler.<br />
 <br />
Bardağı taşıran damla da zaten bu oldu. Başbakan Recep <a href="http://www.tayyip.biz/forum/redirector.php?url=%68%74%74%70%3a%2f%2f%77%77%77%2e%68%75%72%72%69%79%65%74%2e%63%6f%6d%2e%74%72%2f%69%6e%64%65%78%2f%72%65%63%65%70%5f%74%61%79%79%69%70%5f%65%72%64%6f%f0%61%6e%2f" target="_blank">Tayyip Erdoğan</a>, buna karşılık çok sert bir çıkış yaptı: <br />
 <br />
&#8220;Vatandaşlarımızı yargılatmayız&#8221; dedi. <br />
 <br />
Ve bir adım daha ileri gitti:&#8220;Eğer İsrailliler vatandaşlarımızı yargılamaya kalkarsa, biz de İsrail Cumhurbaşkanı ve Başbakanından başlayarak, tüm ilgili İsrailli yetkilileri gıyaplarında yargılarız&#8230;&#8221;<br />
 <br />
Bu çıkışın anlamı şu: Eğer İsrailli hükümet yetkilileri, mesela Başbakan Netanyahu, Türkiye&#8217;de gıyabında yargılanıp, ceza alırsa, Türkiye sınırları içine girdiğinde hemen tutuklanacaktı. <br />
 <br />
Bu durum, İsrail&#8217;le Türkiye üst düzey ilişkilerinin &#8220;tümden ortadan kalkması&#8221; anlamına gelecekti. <br />
 <br />
<b>BM GENEL SEKRETERİ BİLE DEVREYE GİRDİ</b><br />
 <br />
Bu çıkışı Erdoğan, daha Güney Amerika&#8217;dayken görüştüğü yabancı devlet adamlarına iletti. Üstelik, bir de &#8220;bu yaklaşımımızı vatandaşlarımızla da paylaşacağım. Salı günü yapacağım grup konuşmasında, bunu anlatacağım&#8221; mesajı da verdi. <br />
 <br />
Erdoğan&#8217;ın bu durumu kamuoyuna açıklaması Türkiye-İsrail ilişkilerini onarılamaz şekilde bozacaktı. Tüm diplomatik dengeler alt-üst olacaktı. Bunun üzerine, pek çok yabancı devlet adamı devreye girdi.Hatta BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon bile Erdoğan&#8217;ı aradı. <br />
 <br />
&#8220;Bu çıkışı şimdilik yapmayın. Biz devreye girelim, Türk vatandaşlarının serbest kalmasına çalışalım&#8221; dendi. Ve Erdoğan beklemeyi kabul etti. <br />
 <br />
Salı günkü konuşmasında &#8220;İsrailli yetkilileri yargılayacağız&#8221; demedi.<br />
 <br />
<b>&#8220;BELGE İMZALATAMAZSINIZ&#8221;</b><br />
 <br />
Tüm uluslararası baskı İsrail üzerine yoğunlaştı. Geri adım atan İsrail, bunun üzerine kendince başka bir yol buldu. <br />
 <br />
&#8220;Türk vatandaşlarını serbest bırakırız, ancak birer belge imzalatırız&#8221; dedi. <br />
 <br />
Türk vatandaşlarına, ilerde aleyhlerine kullanılabilecek birer belge imzalatmaya kalktılar. Bu belgelerle, ilerde İsrail ya da İsrail hükümet yetkilileri aleyhine dava açmalarının hukuksal olarak önüne geçmeye çalıştılar.<br />
 <br />
Ancak Türkiye, bu duruma da büyük tepki gösterdi. <br />
 <br />
Öncelikle, vatandaşlara zorla imzalatılan bu belgelerin &#8220;hukuksuz ve geçersiz&#8221; olduğu ilan edildi.<br />
 <br />
<b>HEYET BELGELER NEDENİYLE GİTTİ</b><br />
 <br />
Sadece bununla da kalınmadı. İsrail makamlarına, eğer o belgelerin imzalatılmasına devam edilirse, Türkiye&#8217;nin de İsrailli yetkilileri yargılayacağı bir kez daha hatırlatıldı. Hatta &#8220;oraya, Türk vatandaşlarının tahliyesi için bir heyet göndermek istiyoruz. Tahliye, bu heyetin oluru ve kontrolü çerçevesinde yapılacak&#8221; şartı getirildi. <br />
 <br />
Bu durum, <a href="http://www.tayyip.biz/forum/redirector.php?url=%68%74%74%70%3a%2f%2f%77%77%77%2e%68%75%72%72%69%79%65%74%2e%63%6f%6d%2e%74%72%2f%69%6e%64%65%78%2f%72%65%63%65%70%5f%74%61%79%79%69%70%5f%65%72%64%6f%f0%61%6e%2f" target="_blank">Başbakan Erdoğan</a> tarafından <a href="http://www.tayyip.biz/forum/redirector.php?url=%68%74%74%70%3a%2f%2f%77%77%77%2e%68%75%72%72%69%79%65%74%2e%63%6f%6d%2e%74%72%2f%69%6e%64%65%78%2f%61%62%64%2f" target="_blank">ABD</a> Başkanı Obama&#8217;ya, Dışişleri Bakanı Davutoğlu tarafından da Amerikalı meslektaşı Hillary Clinton&#8217;a anlatıldı. <br />
 <br />
Bu aşamada da devreye <a href="http://www.tayyip.biz/forum/redirector.php?url=%68%74%74%70%3a%2f%2f%77%77%77%2e%68%75%72%72%69%79%65%74%2e%63%6f%6d%2e%74%72%2f%69%6e%64%65%78%2f%61%62%64%2f" target="_blank">ABD</a> girdi. Amerikan makamlarının baskısı üzerine İsrailliler, Türk heyetini de kabul ettiler. Ve imzalatılan belgelerin &#8220;geçersiz&#8221; olduğunu da kabul ettiler. <br />
 <br />
Hiçbir Türk vatandaşını yargılamayacaklarını bildirdiler. Sadece, bu kişilerin bir daha İsrail&#8217;e giriş yapmasına izin verilmeyeceğini bildirdiler.<br />
 <br />
Nitekim, Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Halit Çevik, Başbakan&#8217;ın başdanışmanı Nabi Avcı ve iki milletvekilinden oluşan heyet de, İsrail&#8217;e tahliyeyi gerçekleştirmek ve bir &#8220;hukuksuz uygulamaya meydan vermemek&#8221; üzere gitti. <br />
 <br />
<b>ŞİMDİ NE OLACAK?</b><br />
 <br />
Tahliye tamamlandıktan sonra, İsrail&#8217;e karşı hukuk mücadelesi devam edecek.<br />
 <br />
Bu çerçevede, özellikle BM ve BM Güvenlik Konseyi üyesi ülkelerle yapılan görüşmelerde, İsrail&#8217;in saldırısının &#8220;bağımsız ve tarafsız&#8221; şekilde soruşturulması için uluslar arası bir komisyon kurulması üzerinde uzlaşmaya varıldı. <br />
 <br />
Türkiye&#8217;nin &#8220;İsrailli yetkilileri yargılarız&#8221; çıkışına karşılık, başta Batı olmak üzere, uluslararası camia, &#8220;soruşturmayı Türkiye değil, BM yapsın&#8221; noktasına geldi. <br />
 <br />
Türkiye de buna ikna oldu; Şimdi yapılacak olan İsrail&#8217;in Türk vatandaşlarını taşıyan gemiye ve vatandaşlara karşı saldırısının araştırılması için BM şemsiyesi altında oluşturulacak uluslararası, tarafsız bir komisyon kurulması olacak. <br />
 HÜRRİYET</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33945</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sayın Erdoğan en azında İsrail`i korkutmayı başardı !</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33943&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 02 Jun 2010 13:51:20 GMT</pubDate>
			<description>*Sayın Erdoğan en azında İsrail`i korkutmayı başardı !* 
*Bild: http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/201028/125006.jpg * 
*Sayın Başbakanımız...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">Sayın Erdoğan en azında İsrail`i korkutmayı başardı !</font></font></b><br />
<b><img src="http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/201028/125006.jpg" border="0" alt="" /></b><br />
<b>Sayın Başbakanımız R.Tayıp <b>'Erdoğan, İsrail'i korkutmayı başardı'</b></b><br />
 <br />
<b>İsrail basını Gazze yardım konvoyuna düzenlenen baskının ardından işte böyle yazdı. İsrail basını Gazze yardım konvoyuna düzenlenen baskının ardından hükümeti suçlamayı sürdürürken, eleştiri oklarının hemen hemen tamamı, operasyonunun sorumlusu Savunma Bakanı Ehud Barak'a yöneldi. Gazeteler, Barak'a istifa çağrısında bulunurken, Maariv gazetesi, &quot;Türkiye Başbakanı sayın R.Tayıp Erdoğan İsrail'i korkutmayı başardı&quot; diye yazdı.</b><br />
 <br />
<b>Operasyonla ilgili kararların sadece Başbakan Binyamin Netanyahu ile Savunma Bakanı Ehud Barak arasında alındığını belirten gazeteler, diğer bakanlara operasyon planları hakkında bilgi verilmediğini vurgulayarak, &quot;Operasyon ne 7 bakanın üyesi olduğu İç Kabine, ne de Bakanlar Kurulunda oylandı&quot; diye yazdılar.</b><br />
 <br />
<b>Üst düzey bakanların da Barak'ın istifasını istediği belirtildi.</b><br />
 <br />
<b>Maariv gazetesi, sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın gözaltındaki tüm Türk vatandaşlarının derhal serbest bırakılmasını istemesi ve yaralılar için ambulans uçak göndermesi üzerine hükümetin İsrail askerlerini linç etmeye kalkışanlar dahil tüm eylemcilerin sınır dışı edileceğini duyurduğuna işaret etti.</b><br />
 <br />
<b>Güvenlik kabinesinin dün yaptığı toplantıda alınan salıverme kararına Barak ile İçişleri Bakanı Eli Yişai ve Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman'ın destek verdiği, Kamu Güvenliği Bakanı Yitzhak Aharonovich, Adalet Bakanı Yaakov Neeman ve Devlet Bakanı Beni Begin'in karşı çıktığı kaydedildi.</b><br />
 <br />
<b>&quot;Mavi Marmara gemisindeki El Kaide ve Hizbullah bağlantılı olduğu tahmin edilen 50 eylemcinin İsrail askerlerine direnmek için hazırlıklı olduklarının anlaşıldığını&quot; yazan Maariv gazetesi, şu ifadelere yer verdi:</b><br />
 <br />
<b>&quot;Bunlar düzenli bir ordu gibi timlere ayrılmış ve herbirine farklı bir görev verilmişti, çelik yelek, gece görme teçhizatı, gaz maskeleri gibi donanıma sahiptiler. Bu kişiler kimlik taşımıyorlardı, her birinin üzerinde binlerce dolar bulunması ise dışarıdan finanse edildiklerini gösteriyor.&quot;</b><br />
 <br />
<b>Gazete, gemide çok sayıda bıçak, elektrikli testere ve cop bulunduğunu da öne sürdü.</b><br />
 <br />
<b>Başbakan sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın dünkü konuşmasında ilk kez İsrail ile ilgili olarak &quot;düşman&quot; kelimesini kullandığını kaydeden gazeteye göre İsrail'deki siyasi yetkililer, Türkiye'nin İsrail ile ilişkilerin düzeyini indireceğinden, hatta ilişkileri tamamen koparacağından endişe ediyor.</b><br />
 <br />
<b>İsrail basınında, Mossad Başkanı Meir Dagan'ın parlamentonun Dışişleri ve Güvenlik Komisyonu toplantısında yaptığı konuşmaya yer verilerek, Dagan'ın, &quot;Türkiye'nin İslam koridorunda ilerleyerek yeniden uluslararası alandaki nüfuzunu kazanmayı amaçladığı, sayın Erdoğan'ın Hamas'a yaklaşmanın Arap dünyasının kapılarını açacağına inandığı&quot; değerlendirmesine yer verildi.</b><br />
 <br />
<b>Basına göre, bir İsrailli yetkili ise iki ülke arasındaki ittifakın sona erdiğini ifade etti.</b><br />
 <br />
<b><b>-OPERASYON, ABD-İSRAİL İLİŞKİLERİNDE DE KRİZ YARATTI-</b></b><br />
 <br />
<b>Öte yandan, Yedioth Ahranot gazetesi, operasyonun İsrail-ABD ilişkilerinde yeni bir krize yol açtığı değerlendirmesini yaptı.</b><br />
 <br />
<b>ABD'nin İsrail'i kınayan BM kararını önlemediği, Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'un olay hakkında inceleme başlatılmasını desteklediği yönündeki açıklamalara işaret edildi.</b><br />
 <br />
<b>Gazetede, Mossad Başkanı Dagan'ın İsrail'in artık ABD'nin öncelik sırasında birinci konumda yer almadığı, iki ülke arasındaki ortaklığın azaldığı yönündeki sözlerine yer verildi.</b><br />
 <br />
<b>İsrailli yetkililerin, &quot;Türk liderlerin sert beyanlarına rağmen&quot; İsrail'in iki ülke ilişkilerinde gerginliğin daha da artmaması için Türkiye ile söz düellosuna girişmeyeceği ve ilişkilerin kötüleşmeyeceği umudunu taşıdıkları ve ilişkilerin kesilmesinin Ankara'nın siyasi ve ekonomik çıkarlarıyla bağdaşmayacağı görüşünde oldukları kaydedildi.</b><br />
 <br />
<b>AA </b></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33943</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sayın Erdoğan: Devlet terörüdür</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33922&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 01 Jun 2010 06:35:42 GMT</pubDate>
			<description>*Sayın Erdoğan: Devlet terörüdür* 
*Bild: http://www.kanalahaber.com/images/news/32451.jpg  
  
Sayın Erdoğan: Devlet terörüdür 
  
sayın Başbakan...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">Sayın Erdoğan: Devlet terörüdür</font></font></b><br />
<b><img src="http://www.kanalahaber.com/images/news/32451.jpg" border="0" alt="" /><br />
 <br />
Sayın Erdoğan: Devlet terörüdür<br />
 <br />
sayın Başbakan Erdoğan, İsrail'in Gazze'ye yardım götüren gemilere yaptığı saldırıyla ilgili açıklama yaptı. Erdoğan, İsrail'e sert tepki gösterdi.<br />
Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'in Gazze'ye yardım götüren gemilere yönelik saldırısını, ''gerekçesi ne olursa olsun uluslararası hukuka tamamen aykırı bir devlet terörü'' olarak niteleyerek, ''Bu saldırı mevcut İsrail Hükümeti'nin bölgede barış istemediğini bir kez daha açık ve net olarak ortaya koymuştur'' dedi.<br />
Başbakan Erdoğan, ''Bu insanlık dışı devlet terörü karşısında sessiz ve tepkisiz kalmayacağımızın bilinmesi gerekmektedir'' diye konuştu.<br />
Sayın Erdoğan, Şili'nin başkenti Santiago'dan Türkiye'ye hareketinden önce havalimanında açıklamalarda bulundu. Sayın R.Tayıp Erdoğan'a, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı sayın Cemil Çiçek, Devlet Bakanı sayın Zafer Çağlayan, Devlet Bakanı sayın Mehmet Aydın, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı sayın Taner Yıldız, Ulaştırma Bakanı sayın Binali Yıldırım ile Kültür ve Turizm Bakanı sayın Ertuğrul Günay da eşlik etti.<br />
Hatay'da İskenderun Deniz İkmal Komutanlığı'na yapılan saldırıda 6 askerin şehit olduğunu hatırlatan sayın Başbakan Erdoğan, ''Bu menfur saldırı milletimizin birliğine, kardeşliğine, istikrarına yapılmış bir saldırıdır. Bir kez daha söylüyorum bu kirli eller, bu kirli zihniyetler asla ve asla hedeflerine ulaşamayacaklardır'' dedi. Sayın Başbakan Erdoğan, saldırıda hayatını kaybeden askerlere Allah'tan(cellecelehu) rahmet, yakınlarına ve Türk milletine başsağlığı diledi.<br />
Bu saldırının ardından Türkiye'den yola çıkan ve Gazze'ye yardım malzemesi götüren sivil gemilere ''uluslararası sularda, uluslararası hukuku ayaklar altına alarak İsrail tarafından saldırı düzenlendiğini'' ifade eden sayın Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:<br />
''Orada da henüz sayısı netleşmemiş olmakla birlikte çok sayıda sivilin katledildiğini öğrenmiş bulunuyoruz. Başta gemilerde vatandaşları olan devlet ve hükümet başkanları olmak üzere buradan tüm dünyayı bilgilendirmek istiyorum. Gerek Türkiye'den gerek diğer ülkelerden hareket eden gemiler tamamen insani amaçlı yardım malzemeleriyle yüklü olup, gemiler uluslararası seyrüsefer kuralları çerçevesinde de sıkı bir şekilde kontrol edilmiştir. Aynı zamanda gemilerde yardım gönüllülerinden başka yolcu bulunmamaktadır. Saldırı sırasında gemilerde beyaz bayrak bulunmaktadır.''<br />
<b><br />
-''SİLAH İFADESİ YALAN''-</b><br />
<br />
Gazze'ye ulaşmak için yola çıkan gemilerin, Gazze'de uzun süredir insanlık dışı şartlarda yaşayan, en temel ihtiyaçlarından mahrum kalarak hayata tutunmaya çalışan çocuklara, kadınlara, sivillere, masum insanlara yardım ulaştırmak amacını taşıdığını kaydeden Erdoğan, gemilerin ilaç, sargı bezi, ağrı kesici, ekmek, pirinç, makarna, oyuncak, inşaat malzemesi ve benzeri malzemelerden başka hiçbir şey taşımadığını vurguladı.<br />
<b>Sayın Erdoğan, şöyle devam etti:</b><br />
''İsrail yetkililerinin 'silah' ifadesini kullanmalarını paylaşmak mümkün değildir. Bunlar doğru olmayan ifadelerdir, açık ve net söylüyorum, bunlar yalandır. Gemilerde sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları değil, 32 farklı ülkeden Gazze'ye giden yardım gönüllüsü bulunmaktadır. Bu organizasyonda ayrıca bir çok ülkeden de parlamenter bulunmaktaydı.<br />
Hatay'da meydana gelen menfur saldırı ve İsrail'in yardım gemilerine yönelik hukuksuz saldırısı nedeniyle Şili'deki temaslarımızı başlamadan bitirmek zorunda kaldık. Hükümetimiz ve ilgili kurumlarımız gelişmeleri her aşamada dikkatle takip etmektedir. Gemilere yönelik saldırı sonrasında İsrail Büyükelçimizi derhal geri çağırdık. BM Güvenlik Konseyi geçici üyesi olarak BM Güvenlik Konseyi'ne olağanüstü toplantı çağrısı yaptık. Ayrıca uluslararası sularda meydana gelen bu olay nedeniyle NATO'yu da toplantıya çağıracağız, şu anda NATO Konseyi bilgilendiriliyor.<br />
Şunu çok net olarak ifade ediyorum, İsrail tarafından yapılan bu saldırı gerekçesi ne olursa olsun uluslararası hukuka tamamen aykırı bir devlet terörüdür. Bu saldırı mevcut İsrail Hükümeti'nin bölgede barış istemediğini bir kez daha açık ve net olarak ortaya koymuştur. Bu tavırlar bölge barışını tehdit ettiği kadar İsrail'in kendi vatandaşlarına, kendi halkına da huzur ve istikrar getirmeyecek tavırlardır. Bu insanlık dışı devlet terörü karşısında sessiz ve tepkisiz kalmayacağımızın bilinmesi gerekmektedir.'' AA<br />
 <br />
<br />
<br />
</b></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33922</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sayın R.Tayıp Erdoğan`ın çağrısına evet dedi.</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33873&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 18 May 2010 15:17:03 GMT</pubDate>
			<description>*Sayın R.Tayıp Erdoğan`ın çağrısına evet dedi.* 
*Bild: http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/2010310/128500.jpg * 
  
*Sayın R.Tayıp...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">Sayın R.Tayıp Erdoğan`ın çağrısına evet dedi.</font></font></b><br />
<b><img src="http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/2010310/128500.jpg" border="0" alt="" /></b><br />
 <br />
<b>Sayın R.Tayıp <b>Erdoğan'ın çağrısına 'evet' dedi</b></b><br />
 <br />
<b>Türkiye'nin kanayan yarası haline gelen ve krizde rekor seviyelere çıkan işsizliğe çözüm arayan hükümete ihracatçılardan 'Bu yıl 250 bin kişiyi işe alacağız' desteği geldi. Küresel krizde, Avrupa ülkelerine göre daha dirençli çıkan ve ekonomisinde hızla iyileşme yaşanan Türkiye işsizliğe çare arıyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) olumsuz karşılık verdiği, sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, 'Her patron bir işçi alırsa, işsizlik azalır' talebine Türkiye İhracatçı Birlikleri 250 bin kişiyi işe alacaklarını belirterek destek verdi.Sayın Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin kanayan yarası haline gelen ve krizde rekor seviyelere çıkan işsizliğe çözüm için iş dünyasından destek istemişti.Sayın Erdoğan, bu kapsamda ilk çağrıyı Türkiye genelinde 1,3 milyon üyeye sahip Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'ne (TOBB) yaptı. Ancak iş dünyasının çatı kuruluşu bu talebe olumsuz cevap vermişti. Buna rağmen hükümetin işsizliği belli bir seviyeye getirmek için yürüttüğü çalışmalara iş dünyasının birçok örgütü destek vermeye devam ediyor.</b><br />
 <br />
<b>Sayın Başbakan R.Tayıp Erdoğan'ın çağrısına son bir destek de Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) bünyesinde faaliyet gösteren onlarca ihracatçı birliklerinden geldi. TİM tarafından yapılan ihracatçı eğilim araştırmasının 1. çeyrek sonuçları Başkan Mehmet Büyükekşi tarafından açıklandı. İhracatçı Birlikleri'ne üye yaklaşık bin firmadan 313'ünün katıldığı anket, Türkiye'nin 2010 ve sonrasına ışık tutuyor. Buna göre araştırmaya katılan şirketlerin yüzde 56'sı 2010'un ilk çeyreğinde üretimlerinin yüzde 55 oranında arttığını, yüzde 52'si ise ekonominin düzelmeye başlamasıyla birlikte kapasite kullanımını artıracağını belirtiyor. Krizin etkisinin bitmesinin ardından Türk firmalarının yeni yılın ilk aylarından itibaren açılımlarına ağırlık verdiklerini belirten TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, bu dönemde firmaların yüzde 42'sinin yeni pazarlara girdiğini söyledi. Avrupa ekonomisinin daralmasının ardından şirketlerin Ortadoğu'ya yöneldiğini işaret eden Büyükekşi, tercih edilen ülkeler arasında İran, Suriye ve Irak'ın öne çıktığını belirtti. 2009'un aynı dönemiyle karşılaştırıldığında 2010'un ilk çeyreğinin Türkiye ekonomisi için olumlu başladığına dikkat çeken TİM Başkanı Büyükekşi, &quot;Firmalarımızın yüzde 75,4'ü girdi maliyetlerinin, yüzde 50,8'i ise hammadde birim ithalat fiyatlarının arttığını belirtiyor. Yüzde 50,2'si ise genel kârlılık ve ihracatta kârlılık düzeylerinin düştüğünü belirtiyor.&quot; dedi.</b><br />
 <br />
<b>Krizin etkisinin azalmasının ardından ilgili firmaların istihdam atağına geçeceğini müjdeleyen TİM Başkanı, ocak ve mart aylarında beyaz yakalı çalışan ortalamasının 25, mavi yakalı çalışanların 130 ve Ar-Ge personeli ortalama sayısının da 5 olarak hesaplandığını dile getirdi. Firmaların 2010'un ilk aylarından itibaren yeni eleman istihdam ettiğini vurgulayan Büyükekşi, bu sayının minimum 10-20 kişi olduğunu aktardı. İstihdamın verilerinin geçen yılın aynı dönemine göre önemli oranda arttığına dikkat çeken Büyükekşi, en yüksek artışın ise yüzde 35 ile mavi yakalı çalışanlarda görüldüğünü ifade etti. 2010 sonuna kadar istihdama önemli oranda destek vereceklerini açıklayan firmalar, ortalama sayısının da 20 kişi olacağını dile getirdi. Büyükekşi, anketin genel itibarıyla değerlendirildiğinde ihracatçı birliklerinin 2010 yılı sonuna kadar minimum 250 bin kişi için yeni istihdam alanları oluşturacağını açıkladı. Başkan, ayrıca kararsızların da buna destek vermesi halinde bu rakamın daha da yukarılara çıkacağına vurgu yaptı.</b></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33873</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sayın R.Tayıp Erdoğan`dan Kılıçdaroğlu cevabı.</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33867&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Mon, 17 May 2010 18:41:03 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Sayın R.Tayıp Erdoğan`dan Kılıçdaroğlu cevabı.* 
*Bild: http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/2010517/136424.jpg * 
  
*Sayın Erdoğan'dan...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">Sayın R.Tayıp Erdoğan`dan Kılıçdaroğlu cevabı.</font></font></b><br />
<b><img src="http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/2010517/136424.jpg" border="0" alt="" /></b><br />
 <br />
<b>Sayın Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu cevabı</b><br />
<br />
<b>Sayın Başbakan R.Tayıp Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun CHP Genel Başkanlığına adaylığı konusunda bakın ne nedi ? </b><br />
<b>Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP Genel Başkanlığına adaylığı konusunda, ''Şu anda Kılıçdaroğlu gibi bir rakibimiz yok. Seçilsin ondan sonra gerekli değerlendirmeyi yaparız'' dedi.</b><br />
<br />
<b>Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP Genel Başkanlığına adaylığı konusunda, ''Şu anda Kılıçdaroğlu gibi bir rakibimiz yok. Bizim muhalefet malum, CHP'dir, diğerleridir'' dedi.</b><br />
<br />
<b>Sayın Başbakan Erdoğan, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de sayın Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile düzenlediği ortak basın toplantısında, Kılıçdaroğlu'nun adaylığına ilişkin soruyu yanıtladı.</b><br />
<br />
<b>Kılıçdaroğlu'nun adaylığının hatırlatılması ve ''Yeni rakibiniz Kılıçdaroğlu. Beklediğiniz bir sonuç muydu? Bir mesajınız var mı?'' diye sorulması üzerine, ''Şu anda bizim Kılıçdaroğlu gibi bir rakibimiz yok. Bizim muhalefet malum, CHP'dir, diğerleridir. Seçilsin ondan sonra gerekli değerlendirmeyi yaparız. Şu anda sadece CHP'nin içerisinde bir görevlidir'' diye konuştu.</b></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33867</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sayın Erdoğan Fatih Sultan Mehmet Han`ı hatırlattı</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33860&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sun, 16 May 2010 23:40:40 GMT</pubDate>
			<description>*Sayın Erdoğan Fatih Sultan Mehmet Han`ı hatırlattı* 
*Bild: http://www.kanalahaber.com/images/news/32451.jpg * 
  
*Sayın R.Tayıp Erdoğan Fatih...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">Sayın Erdoğan Fatih Sultan Mehmet Han`ı hatırlattı</font></font></b><br />
<b><img src="http://www.kanalahaber.com/images/news/32451.jpg" border="0" alt="" /></b><br />
 <br />
<b>Sayın R.Tayıp Erdoğan Fatih Sultan Mehmet Han'ı hatırlattı</b><br />
 <br />
<b>Sayın Başbakanımız R.Tayıp Erdoğan partisinin 9. Gençlik Şöleni'nde yaptığı konuşmada partili gençlere Fatih'i hatırlattı.</b><br />
<b>AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan sayın Recep Tayyip Erdoğan, ''(Gençler tecrübesiz) dediler, (Gençlere siyaset emanet edilmez) dediler. (Gençlere idarecilik verilmez) dediler. Milletvekili olma yaşını bizden öncekiler değil, biz 25'e çektik'' dedi.</b><br />
<b>Erdoğan, İzmir'deki Halkapınar Spor Salonu'nda düzenlenen AK Parti 9. Gençlik Şöleni'nde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin 81 vilayetinden İzmir ve çevresiyle bu coşkuya ortak olan yol arkadaşlarını en kalbi duygularla selamladığını söyledi.</b><br />
<b>''Böyle ak bir gençliğe sahip olmaktan'' gurur duyduğunu ve iftihar ettiğini belirten sayın Başbakan Erdoğan, 3 gün sonra kutlanacak olan Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nın tüm gençlere, ülkeye ve millete kutlu olmasını temenni etti.</b><br />
<b>14 Ağustos 2001'de partiyi kurmadan, bu yola çıkmadan önce kendilerine dostlar, yoldaşlar, kardeşler, arkadaşlar edindiklerini kaydeden sayın Erdoğan, ''Bu yolu hep birlikte yürüyeceğimiz, yılmadan, yıkılmadan birlikte mesafeler katedeceğimiz, birbirimize el vereceğimiz, omuz vereceğimiz yol arkadaşları edindik. Buradan tüm samimiyetimle söylüyorum. Aradan geçen 9 yıl boyunca böyle genç yol arkadaşlarım olduğu için, böyle vefalı arkadaşlarım, kardeşlerim olduğu için Allah'a hamdettim. Rabbim yolumuzu her daim açık etsin, dostluğumuzu kardeşliğimizi daim etsin'' dedi.</b><br />
<b>Gençlerin heyecanının, coşkusunun rehberleri olduğunu, gençlerin geleceğinin, dertleri, tasaları, kaygıları olduğunu anlatan sayın Başbakan Erdoğan, Mevlana'nın ''Dert adamı yollara düşürür'' sözünü anımsatarak, gençlerin derdini kendi dertleri olarak gördüklerini vurguladı.</b><br />
<b>Sayın Başbakan R.Tayıp Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</b><br />
<b>''(Gençler tecrübesiz) dediler, (Gençlere siyaset emanet edilmez) dediler. (Gençlere idarecilik verilmez) dediler. Hayır dedik. Biz ülkemizin gençlerine sonuna kadar güveniyor, sonuna kadar inanıyoruz dedik. Gençlerimizin her alanda yolunu açtık ve gençlerin milletvekili olma yaşını bizden öncekiler değil, biz 25'e çektik. 30 yaş değil, artık 25 yaşında bir genç, milletvekili adayı olabilecek. Öyleyse sevgili gençler, sizden bir ricada bulunuyorum. Açın Selçuklu tarihini, Osmanlı tarihini, Cumhuriyet tarihini okuyun. 13 yaşında sultanlar olduğunu göreceksiniz, 15 yaşında kumandanlar olduğunu göreceksiniz. 17 yaşında Fatihler olduğunu göreceksiniz. 20 yaşında mimarlar, dünyaya mal olmuş şairler, sanata bilime yön vermiş delikanlılar olduğunu göreceksiniz. Hani diyor ya Arif Nihat Asya, 'Delikanlım, işaret aldığın gün atandan yürüyeceksin. Millet yürüyecek arkandan. Sana selam getirdim Ulubatlı Hasan'dan. Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın. Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın!'</b><br />
<b>Evet gençler tıpkı atalarınız gibi tıpkı mirasını devraldığınız dedelerimiz gibi sizler de tarih yazacak, sizler de tarihi değiştirecek yaştasınız. İşte onun için kendinizi iyi yetiştirin, okuyun, araştırın, ülkemizdeki ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip edin. Gelecek elbette sizlersiniz. Geleceği şekillendirecek olanlar elbette sizlersiniz.''</b><br />
<b>Bir davaları olduğunu, bunun demokrasi ve Türkiye'yi büyütme davası olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:</b><br />
<b>''Türkiye 26'ncı ülkeyken, dünyanın 17'ncisi oldu. Şu an Avrupa'nın 6. büyük ekonomisiyiz. G7 ülkeleri arasına girdik. Hedef, Cumhuriyetin 100'ncü yılında inşallah Türkiye'nin, dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girmesi. Davamız milletimizi yüceltme davası. Türkiye istikrarını, refahını, huzurunu kendimize dava olarak kabul ettik. Biz bu yola koltuk sevdasıyla, makam sevdasıyla çıkmadık, kendi çıkarlarımız için çıkmadık. 73 milyon vatandaşımızın derdi bizim derdimiz. Biz koltuğa yapışıp kalan siyasetçilerden değiliz, istismar edenlerden de değiliz. Tekrar dönüp gelmek üzere istifa edenlerden de değiliz. Biz yerini gençlere bırakmaktan kaçınanlardan değiliz. Önümüzdeki yıl seçimler var. Parlamentoya yine genç milletvekili sokacak partiyi göreceksiniz, yine biz olacağız.'' AA</b></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33860</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sayın R.Tayıp Erdoğan`dan CHP ye sert tepki.</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33826&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 11 May 2010 00:13:54 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Sayın R.Tayıp Erdoğan`dan CHP ye sert tepki.* 
*Bild: http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/2010510/135509.jpg * 
  
*ERDOĞAN'DAN SERT TEPKİ -...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">Sayın R.Tayıp Erdoğan`dan CHP ye sert tepki.</font></font></b><br />
<b><img src="http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/2010510/135509.jpg" border="0" alt="" /></b><br />
 <br />
<b>ERDOĞAN'DAN SERT TEPKİ - VİDEO</b><br />
 <br />
<b><font color="red">[Sadece AK Parti Forum üyeleri linkleri görebilir. <a href="http://www.tayyip.biz/forum/register.php" target="_blank">Burayı Tıkla Üye ol...</a>]</font></b><br />
 <br />
<b>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Lideri Deniz Baykal'ın internet sitelerinde yayınlanan görüntülerle ilgili hükümeti suçlamasına tepki gösterdi. İlişkili Haberler<img src="http://www.samanyoluhaber.com/Images/kare_k.jpg" border="0" alt="" /></b><b><font color="red">[Sadece AK Parti Forum üyeleri linkleri görebilir. <a href="http://www.tayyip.biz/forum/register.php" target="_blank">Burayı Tıkla Üye ol...</a>]</font></b><b><img src="http://www.samanyoluhaber.com/Images/kare_k.jpg" border="0" alt="" /></b><b><font color="red">[Sadece AK Parti Forum üyeleri linkleri görebilir. <a href="http://www.tayyip.biz/forum/register.php" target="_blank">Burayı Tıkla Üye ol...</a>]</font></b><b><img src="http://www.samanyoluhaber.com/Images/kare_k.jpg" border="0" alt="" /></b><b><font color="red">[Sadece AK Parti Forum üyeleri linkleri görebilir. <a href="http://www.tayyip.biz/forum/register.php" target="_blank">Burayı Tıkla Üye ol...</a>]</font></b><b><img src="http://www.samanyoluhaber.com/Images/kare_k.jpg" border="0" alt="" /></b><b><font color="red">[Sadece AK Parti Forum üyeleri linkleri görebilir. <a href="http://www.tayyip.biz/forum/register.php" target="_blank">Burayı Tıkla Üye ol...</a>]</font></b><br />
<br />
 <br />
<b>Düzenlediği basın toplantısı ile istifa eden CHP Lideri Baykal'ın açıklamalarını hayretler içinde karşıladığını belirten Erdoğan, bütün bu yaşananların sorumluluğunu siyasi iktidara yüklemenin ahlaksız bir iftira olduğunu söyledi. Olayın başından beri kendisinin ve AK Parti Hükümeti'nin tüm gerekenleri yaptığını vurgulayan Erdoğan, Baykal'ın sözleriyle ilgili &quot;Anamuhalefet lideri serinkanlılığını yitirmiştir. Hezeyan bataklığında debelenmektedir.&quot; diye konuştu. </b><br />
 <br />
<b>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İslam Konferansı Örgütü Parlamento Birliği Genişletilmiş 2. Olağanüstü İcra Komitesi'nde yaptığı konuşmanın ardından CHP Lideri Deniz Baykal'ın istifasıyla ilgili basın mensuplarının sorularını cevapladı. </b><br />
 <br />
<b>Baykal'ın açıklamalarıyla ilgili &quot;Doğrusu hayretler içindeyim&quot; diyen Başbakan Erdoğan, CHP Lideri Baykal ile ilgili gelişmeleri tüm Türkiye gibi kendilerinin de kaygı ve hayretle <font color="#ff0000">izlediğini</font> söyledi. Olayın başından itibaren ilkesel duruşlarını samimiyetle ortaya koyduklarını belirten Erdoğan, &quot;Anayasa müzakerelerinin yapılmış olduğu TBMM parlamentosunda tümünden oylama öncesine geldiğimiz sıralarda kuliste bu <font color="#ff0000">haberi</font> arkadaşlarım bana getirdiği zaman görüntüleri kendim görmedim ama arkadaşlarımdan duyduğumla hemen Ulaştırma Bakanıma orada talimat verdim ve 'bir an önce bunun engellenmesi için ne yapılabiliyorsa bunu yapın' demiş olmama rağmen gelişmeler hayret uyandırıcı.&quot; şeklinde konuştu. </b><br />
 <br />
<b>Toplumun genel ahlak değerlerini tahrip edebilecek böyle bir yayına devlet ve hükümet olarak asla seyirci kalamayacaklarını ve kalmadıklarını vurgulayan Erdoğan, &quot;Böyle bir gizli çekimin yapılması, bu çirkin görüntülerin internet marifetiyle kullanılması bizim ilkesel olarak, insani olarak, ahlaki olarak ve hukuki olarak kabul edeceğimiz, tahammül edeceğimiz bir durum değildir. Zira biz ilkesel olarak herhangi bir olumsuzluğun şüyunun yani yayılmasının vukuundan daha beter olduğuna inanan bir anlayışa sahibiz.&quot; dedi. </b><br />
 <br />
<b>Bu yüzden olayı duyduğu andan itibaren gereken talimatları verdiğini belirten Başbakan Erdoğan, AK Parti Tanıtım ve Medya'dan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'e ve parti teşkilatına, &quot;Asla burada kalkıp bu işin spekülasyonuna yer vermeyin, CHP bizim siyasi rakibimizdir. Dolayısıyla siyasi noktada her türlü eleştiri yaparız ama bu tür kişisel durum bizim değerlendirme çerçevemize girmez dedik ve olayı bu şekilde o gün kapattık.&quot; ifadelerini kullandı. </b><br />
 <br />
<b>Bu talimatları verirken bir yandan da Baykal ile ilgili görüntülerin yayılmasını <font color="#ff0000">önleme</font> çabasına girdiklerini belirten Erdoğan, tüm bu iyi niyetli çabalarına rağmen CHP Lideri Deniz Baykal'ın yaptığı açıklamaların en az yaşananlar kadar düzeysiz ve çirkin olduğunu belirtti. </b><br />
 <br />
<b>Yaşananların tüm sorumluluğunu siyasi iktidara yüklemeye çalışmanın ahlaksız bir iftira olduğunu dile getiren Başbakan Erdoğan, &quot;Bu büyük bir hezeyandır. Ümit ediyorum ki bu mesnetsiz suçlamalar içine düşen ve içine düştüğü bu ruh halinin, yaşanan travmanın doğurduğu istemsiz bir reaksiyon kısa zamanda sona erer. CHP yöneticilerin çarpıtma ve gündem değiştirme taktikleri de yaşanan olayın vehametini gölgelemeye yetmeyecektir.&quot; dedi. </b><br />
 <br />
<b>Olayın gerçek dışı olmasını temenni ettiklerini ancak CHP liderinin şu ana kadar böyle bir açıklama yapamamasının da üzüntülerini bir kat daha artırdığını aktaran Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: &quot;Anamuhalefet lideri serinkanlılığını yetirmiştir. Hezeyan bataklığında debelenmektedir. Bu olayların tamamen dışında olan şahsımı, arkadaşlarımı hükümetimizi, partimizi hiç kimse ama hiç kimse çirkin iftiralarla kendi çirkinliklerine ortak edemez. Kendi düzeylerine çekemez. CHP lideri bizim iyi niyetli tutumumuzu sorgulamaya yelteneceğine kendi kabahatini ve çaresizliğini bizim üzerimizden aşmaya siyasallaştırmaya çalışacağına kendisinde beklenen olgunluğu sergilemelidir.&quot; </b><br />
 <br />
<b>CHP Lideri Baykal ve partilileri yaşanan olayın perde arkasıyla ilgili ellerinde bir belge ya da somut bir duyum varsa kamuoyuyla ve gerekli resmi makamlarla <font color="#ff0000">paylaşmaya</font> davet eden Erdoğan sözlerini şöyle tamamladı: &quot;Aziz milletimiz de yaşananları ibretle izlemektedir. Herkesi sağduyuya serinkanlı düşünmeye ve hareket etmeye özellikle davet ediyorum.&quot; (CİHAN)</b></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33826</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sayın R.Tayıp Erdoğan`dan uyarı; Kudüs yanarsa...</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33822&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Mon, 10 May 2010 18:24:50 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Sayın R.Tayıp Erdoğan`dan uyarı; Kudüs yanarsa...* 
*Bild: http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/201018/98247.jpg *Erdoğan'dan uyarı: Kudüs...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">Sayın R.Tayıp Erdoğan`dan uyarı; Kudüs yanarsa...</font></font></b><br />
<b><img src="http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/201018/98247.jpg" border="0" alt="" /><b>Erdoğan'dan uyarı: Kudüs yanarsa...</b></b><br />
 <br />
<b>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, insanlığın ortak mirası Kudüs'ün yanması halinde, dünyanın yanacağı uyarısında bulundu.Conrad Otel'de düzenlenen İslam Konferansı Örgütü Parlamento Birliği (İKTPAB) Genişletilmiş II. Olağanüstü Toplantısı'nda konuşan Başbakan Erdoğan, Kudüs'ün İslam alemi için önemine değindi. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mehmet Ali Şahin'in de katıldığı program, Kuran-ı Kerim tilavetiyle başladı. Programda konuşan Erdoğan, 1969'da Kudüs'te insanlığın eski mirası, Müslümanların ilk kıblesi Mescidi Aksa'ya yönelik saldırılarla başlatılan yangının günümüzde hala söndürülemediğini söyledi.</b><br />
 <br />
<b>Kudüs'te 1969 yılında tahrip edilen minberin Türkiye tarafından restore edildiğini belirten Erdoğan, ancak o yıllarda başlatılan yangının hala söndürülemediğini dile getirdi. Erdoğan, &quot;Şunu çok açık ifade etmek istiyorum. 1969 ve sonrasında hatta bu gün Kudüs'te yanan taştır, topraktır, ağaçtır. Kudüs'ün ruhu yakılamayacak yok edilemeyecek kadar kutsal, mübarektir. Kudüs'ü yakanlar yakmaya ve yok etmeye yeltenenler sadece ve sadece Orta Doğu'yu ateşe verirler. Sadece ve sadece kendi ruhlarının ateşe verirler. Kudüs'ü yakmaya ve yok etmeye çalışanlar oradaki kardeşlik ruhu, dayanışma ruhunu oradaki kutsiyeti ve bereketi asla ve asla yok edemezler.&quot; dedi.</b><br />
 <br />
<b>KUDÜS YANARSA ORTADOĞU YANAR</b><br />
 <br />
<b>Kudüs'teki yangın söndürülmeden, barış hakim olmadan ne Orta Doğu'da ne de dünyada barışın mümkün olmayacağını vurgulayan Erdoğan, &quot;Bu gerçeği artık başta İsrail olmak üzere bölge ile yakından alakalı tüm ülkelerin görmesi gerekmektedir. Kudüs tüm insanlığın ortak mirasıdır. Kudüs 2 milyara aşkın İslam dünyasının gözbebeği, Müslümanların ilk kıblesine, Mescidi Aksa'ya ev sahipliği yapan kutsal bir şehirdir. 'Çevresini mübarek kıldığımız Mescidi Aksa' ilahi mesajıyla Kudüs Müslümanların kutsal mekanıdır. Kudüs'e yönelik her türlü saldırı, tehdit, her türlü karanlık senaryo ruhlarıyla bendenleriyle dualarıyla elbette insani tepkileriyle karşılarında Müslümanları bizleri İslam dünyasının bulacaktır.&quot; diye konuştu.</b><br />
 <br />
<b>FİLİSTİNLİ ÇOCUKLARI ANNELERİNİN MEZARINI KUCAKLADI</b><br />
 <br />
<b>Filistinli çocukların dünya çocuklarının aksine anneler gününü kutlayamadıklarını, Gazze Ramallah, Eria, Ell Hahil de çocukların annelerini değil annelerinin mezarlarını kucaklamak zorunda kaldıklarını ifade eden Erdoğan, &quot;Gazze'nin öksüzleri belki o mezarlara koyacak bir demet çiçek bile bulamadı. Bir zeytin dalını limon yaprağını kara toprağın üzerine koymakla yetindiler. Gazze'nin çocukları mezardaki anneleriyle hasret giderebilmek için sokağa dahi çıkamadı. Filistin'in anneleri anne değil mi, Irak'taki anneler anne değil mi? Onlar bir demet çiçeği hak etmiyor mu? Onlar çocuklarıyla sıcak bir kucaklaşmayı hak etmiyor mu? Biz şuna inanırız, 'Cennet annelerin ayakları altındadır.' Onun için anaların ayağının altı öpülür ve biz analarımızın ayaklarının altını öperiz. Annelik o kadar saftır temizdir, kutsal ve mübarektir. Dünyanın her neresinde olursa olsun. Annelere bu acıyı elemi, ızdırabı yaşatmak insanlıkla bağdaşır mı? Biz annelerin gözyaşı dinsin diye Filistin diyoruz. Biz çocukların gözündeki ışık eksilmesin diye Gazze diyoruz. Biz barış için insanlık için hoşgörü için Kudüs diyoruz. Filistin'e barış gelinceye dek Kudüs üzerindeki kara bulutlar kayboluncaya kadar bu samimi çağrımızı devam ettireceğiz.&quot; şeklinde konuştu. (CİHAN) </b></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33822</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sayın R.Tayıp Erdoğan`ı hayrete düşüren taktik.</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33814&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sun, 09 May 2010 16:00:40 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Sayın R.Tayıp Erdoğan`ı hayrete düşüren taktik.* 
*Bild: http://www.kanalahaber.com/images/news/31220.jpg * 
  
*Sayın R.Tayıp Erdoğan'ı hayrete...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">Sayın R.Tayıp Erdoğan`ı hayrete düşüren taktik.</font></font></b><br />
<b><img src="http://www.kanalahaber.com/images/news/31220.jpg" border="0" alt="" /></b><br />
 <br />
<b>Sayın R.Tayıp Erdoğan'ı hayrete düşüren taktik</b><br />
 <br />
<b>Anayasa değişikliği maratonu sona erdi. Partiler ve vekiller arasında sert tartışmalara sahne olan Genel kurul görüşmelerinde ilginç şeyler de olmuyor değil!</b><br />
<b>Anayasa oylamaları sırasında AK Partili milletvekilleri akıl almaz taktikler sergiledi.</b><br />
<b>Özellikle grup başkanvekilleri ve grup yönetim kurulu üyeleri, oylamalara tam katılımın sağlanması için büyük çaba harcadı. Oylamalarda en son AK Parti İstanbul Milletvekili İbrahim Yiğit oy kullanıyordu. Grup yönetimi kurulu üyesi olan Yiğit, oyunu kullanmayan milletvekili olması halinde Genel Kurul'da bu milletvekillerini bekliyordu.</b><br />
<font color="#f00"><b>BACAĞIMA KRAMP GİRDİ</b></font><br />
<b>Yine bir oylamada Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım oyunu kullanmamıştı. AK Partili İbrahim Yiğit, Yıldırım'ı pusulaların dağıtıldığı yerde beklemeye başladı. MHP'li Divan Katibi Murat Özkan, &quot;İbrahim abi, neden oyunu kullanmıyorsun&quot; diye sordu. Yiğit ise &quot;Bacağıma kramp girdi, yürüyemiyorum&quot; dedi. Binali Yıldırım'ın salona girdiğini gören Yiğit, &quot;Murat yardım et, oyumu kullanayım&quot; dedi.</b><br />
<font color="#f00"><b>İYİ NUMARA ÇEKMİŞSİN</b></font><br />
<b>MHP'li Murat Özkan, Yiğit'in kollarına girerek oyunu kullanmasına yardımcı oldu. Oyunu sandığa attıktan sonra aksayarak yürüyen Yiğit'in yanında MHP'li Özkan'ı gören sayın Başbakan Erdoğan çok şaşırdı.Sayın R.Tayıp Erdoğan, Yiğit'i yanına çağırdı. MHP'li Murat Özkan'ı teşekkür ederek yerine gönderen İbrahim Yiğit, sayın Başbakan Erdoğan'a durumu anlatınca, sayın Erdoğan, &quot;Valla helal olsun sana, iyi numara çekmişsin&quot; diyerek hayretini gizleyemedi.</b><br />
<b>Bugün</b></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33814</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA['erdoğan öldürülür, camiler bombalanir']]></title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33623&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 06 Apr 2010 21:15:31 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*'erdoğan öldürülür, camiler bombalanir'* 
Balyoz operasyonu sürerken Binbaşı  Uğur Cevizoğlu'na ait olduğu ileri sürülen ses kaydında Başbakan...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">'erdoğan öldürülür, camiler bombalanir'</font></font></b><br />
Balyoz operasyonu sürerken Binbaşı  Uğur Cevizoğlu'na ait olduğu ileri sürülen ses kaydında Başbakan Erdoğan  ile birlikte 700 polisin öldürülmesi talimatına kadar şok sözlerin  yeraldığı ses kaydı ortaya çıktı. 				 				 				 				 				   				 				<br />
 				Video paylaşım sitesi Metacafe'de yer alan ve Habervaktim'in  yayınladığı ses kaydında yıllarca TSK'da görev yapmış bir Binbaşı, nasıl  planlar yaptığını, Genelkurmay Başkanını nasıl ortadan kaldıracağını,  Başbakanın uçağını nasıl düşüreceğini, Camileri nasıl bombalayacağını,  Hükümeti nasıl devireceğini, nasıl ülkede insanları, Türk Kürt herkesi  sokağa çıkamaz hale getirip anarşi ortamı oluşturacağını, 700 Polisi  nasıl öldüreceğini anlatıyor.<br />
<br />
<font color="#FF6600"><b>CAMİLERİ BOMBALAYACAK, BAŞBAKANI ÖLDÜRECEK BİNBAŞI  BULUNDU      <br />
<br />
 (HULKİ CEVİZOĞLU'NUN KUZENİ BİNBAŞI UĞUR  CEVİZOĞLU)<br />
</b></font><br />
Hatırlarsanız BALYOZ Darbe Planı  ortaya çıktığında bu plan içerisinde yer alan Cami bombalama eylemi çok  dikkat çekiciydi ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker BAŞBUĞ Allah  Allah diye hücum emri veren bir Ordunun mensubu Cami bombalamaz demişti.  Gerçekten öyle miydi? TSK içerinde bir Cunta yapılanması var mıydı? Ya  da TSK personeli Cami bombalamaz, Başbakan, Genelkurmay Başkanı öldürmez  miydi? Türk Kürt tüm İnsanları sokağa çıkamaz hale getirip anarşi kaos  ortamı oluşturmaz mıydı? Cuntacıları tutuklamaya gelen polisleri  öldürmez miydi? Peki bütün bunları planlayan Genelkurmay Başkanlığına  bağlı Silahlı Kuvvetler Akademisinde Plan subayı olamaz mıydı?<br />
<br />
Genelkurmay  Başkanının açıklamalarına bakılacak olursa bu pek mümkün değildi. Böyle  olsa bile darbe düşüncesi olan personel TSK'da barınamazdı. Ancak  dinleyeceğiniz ses kaydında yıllarca TSK'da görev yapmış koskoca Binbaşı  Rütbesine gelmiş bir subayın nasıl planlar yaptığını bu planları yapan  Binbaşının nasıl TSK'da barınabildiğini göreceksiniz ve BALYOZ darbe  planının ne kadar da paralelinde TSK içerisinde bir Cunta yapılanmasının  olduğuna şahit olacaksınız. Binbaşı gelişen olaylar karşısında BALYOZ  gibi planların yanlış olduğunu değerlendiren Genelkurmay Başkanını  Hükümete karşı pasif kalmakla, ses çıkarmamakla darbe yapmamakla  suçluyor ve Genelkurmay Başkanını nasıl ortadan kaldıracağını,  Başbakanın uçağını nasıl düşüreceğini, Camileri nasıl bombalayacağını,  Hükümeti nasıl devireceğini, nasıl ülkede insanları Türk Kürt herkesi  sokağa çıkamaz hale getirip anarşi ortamı oluşturacağını, 700 Polisi  nasıl öldüreceğini anlatıyor. Tüm bunlar için ise isteği para 10 milyon  dolardan fazla değil?<br />
<br />
<font color="#FF6600"><b>İŞTE  ŞOK SES KAYDININ DEŞİFRESİ<br />
</b></font>- Genelkurmay bir şey  diyor olsaydı o koltukta bu saate kadar oturmazdı derim.<br />
<br />
- Salak  salak konuşuyorlar ya. Konuşmuycan kardeşim. Konuşmuycan , konuşmuycan ,  konuşmuycan ondan sonra konuştuğunda tam konuşçan, şeyler böyle  yapıyor. Topla genelkurmay başkanı olarak tüm kuvvet komutanlarını  şimdi. Ordu komutanlarını da çağır yanına. Tamam mı, ondan sonra,  kolordu komutanlarını da çağar hep beraber, ankara'da toplan acil  toplantıya çağırıyorum diyceksin. Ve hemen şeye geçiş yapcan diyceksin  ki : eee. &#8220;türkiye'de terör sorunu ikinci öncelikli sorun haline  gelmiştir. O nedenle&#8221; diyceksin şey eee &#8220; eski harekat planlarına  geçiliyor, güneydoğuya yollamış olduğumuz takviyeten yollamış olduğumuz  tankların hepsini gerisin geri çağıracaksın geçirceksin şeye edirne'ye  bilmem neye istanbul'a. Bunları yapmak zorundasın. Yapmadığın andan  itibaren işin bitti demektir.<br />
<br />
- Bunları yapacan ondan sonra  adamlar bir şey yapacaklarsa ondan sonra yapacaklar senin görevini  almaya o zaman kalkacaklar. Diyeceksin ki &#8220;tamam görevden alabilirsin&#8221;  ama yerine gelen adama diyceksin ki &#8220;beni görevden almış olsalar bile  geri adım atmayacaksın&#8221;. Emir veriyosun adama, artık geri adım atacak  bir şeyleri kalmayacak. Ama doğru dürüst adam lazım ya, adam yok  memlekette.<br />
<br />
- benim artık bu adamlara hiç güvenim kalmadı. Bunlar  şahsi menfaatleri uğruna türk silahlı kuvvetlerini satıyorlar.<br />
<br />
-  genelkurmay başkanı varya genelkurmay başkanının uçağını da  indirebilirim. Havaalanında her türlü şeyi yapabilirim.<br />
<br />
-  genelkurmay başkanımız..larımız satın alıyorlar zannediyorum.  Genelkurmay başkanı olacak adam satın alınacak kişinin olmaması lazım  içeriye girmekten korkmuyor olması lazım.<br />
<br />
- başbakanı o gün  öldürürüm. İçeriye gireceğimi bile bile öldürürüm.<br />
<br />
- sen bana bir  tane lav silahı, iki üç tane kanas mermisi birkaç kanas bul. Ondan  sonra ben de birkaç tane silahımı falan yapar ondan sonra gereğini  yaparım. Uçağı şeyin orda vurmayı düşünüyorum. Ev kiralıcam sonra gidip  şeyin uçağını patlatıcam, kalkışta.<br />
<br />
- havaalanında olcak. Ev  kirala bir ay.<br />
<br />
- bak bu anayasayla başbakan öl-öldüğü anda, tamam  mı, hükümet düşüyor. Yerine başka birisi de gelemiyor. Hükümet düşünce,  eee, yerine hükümet kurulmak zorunda baş-cumhurbaşkanı birisini  görevlendirmek zorunda. Cumhurbaşkanını görevlendirdiğinizde şey  yapacaksınız. Baştan da söylücen, önce vurcan patlatcan sonra emniyeti  arıycaksın ses kayıtlarına girceksin, şeysiz kamerası olmayan bir yerden  ücra bir köşeden gitcen oradan telefon açacaksın. Şeyi söylüceksin  diceksin ki: kardeşim başbakanın uçağını ben vurdum, havaya uçtu bundan  sonra türkiye cumhuriyetinde başbakan olacak adam dikkat edecek.<br />
<br />
-  tabi. Başbakan olacak adam da dikkat edecek, diğerleri de dikkat  edecek, e şimdi akp'liler hep dikkat edecek. Bir yandan da iki milyar  doları ben yedirmem diyceksin. Bi milyar dolarını istiyorum o paranın  diyceksin, tamam mı, adamlara aynen böyle söyliceksin, başbakanın  ailesine söyleyin bir milyar doları hemen istiyorum diceksin.<br />
<br />
-  bir şeyler yapması lazım. Bişey diyim mi, ben on milyon dolar bulsunlar  ben çocukların hayatını falan garanti altına alıyım yurtdışında,eee  eğitimi falan filan alayım,<br />
<br />
- iş on milyon dolara bakıyor gidip  evimi alırım bilmem neyi alırım, çocukları nereye gideceksem şey  yaparım. Ondan sonra&#8230;<br />
<br />
- ya götürürüm ya hiç şey yapmıyorum. Bu  adam bunun asıl korkması gereken bu saaten sonra üniversite mezunları,  tamam mı. Üniversite mezunlarını işsiz bırakırsan, adam bombanın  tarifini indirir, öğrenir, yapar, tamam mı, ağzına bile sıçar bu  ****lerin.<br />
<br />
- artık şey yapacaksın, kaos yaratacaksın bu ülkede.  Yani insanlar evden çıkamaz hale getirecesin, türkü kürdü evden çıkamaz  hale getireceksin. Anarşizm gerekiyor yani. Bir ülkenin refahı için  anarşizm gerekiyor.<br />
<br />
- ben eskiden camilerin bombalanmayacağını  düşünürdüm ama bombalayacaksın gerekiyorsa. Cuma namazından sonra, cephe  aldırma, bağlıycan yani, cuma namazında bombalayacaksın bu  şerefsizleri.<br />
<br />
- kaç tane adam içeriye tıktılar? Yüze yakın adam  içerde&#8230; her birimiz tamam mı kapına gelen polise ateş açsaydı yedi  kişiyi öldürseydi.tabancayla, bir tane tabanca yedi tane mermi alır,  yedi kişiyi öldürüp sonra teslim olcağını düşün. Şu ana kadar 700 tane  polisi öldürmüş olacaktık,<br />
<br />
- hiçbirisi kapımıza gelemeyecekti</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33623</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Tayip Erdoğan af konusuna noktayı koydu</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33598&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 25 Mar 2010 20:03:40 GMT</pubDate>
			<description>*Tayip Erdoğan af konusuna noktayı koydu* 
Erdoğan af konusuna noktayı koydu 
Bild: http://www.sestv.com.tr/images/data/erdogan-1505_6.jpg  *Başbakan...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">Tayip Erdoğan af konusuna noktayı koydu</font></font></b><br />
Erdoğan af konusuna noktayı koydu<br />
<img src="http://www.sestv.com.tr/images/data/erdogan-1505_6.jpg" border="0" alt="" /> <b><font size="2"><font color="#000000">Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkan Yardımcısı Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel af konusundaki açıklamalarını değerlendirerek, &quot;Gündemimizde 'genel af' diye bir şey söz konusu değil.&quot; dedi.</font></font></b> <br />
<font face="Arial"><font color="#000000">Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Kore İş Forumu'nun yemeğinin ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel af konusundaki açıklamalarının hatırlatılması üzerine Erdoğan, &quot;Ben sonradan değerlendirelim diye bir şey söylemedim. Ben tam aksine CHP akşam başka, sabah başka söyler dedim. 'Ne de söylediği hiçbir zaman belli değil' dedim. Nitekim de böyle olmuştur. Birisi başka, genel başkan bir başka türlü konuşuyor. Bizim gündemimizde böyle bir şey söz konusu değil.&quot; şeklinde konuştu.</font></font></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33598</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Erdoğan kurmaylarıyla biraraya gelecek</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33547&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 17 Mar 2010 01:31:18 GMT</pubDate>
			<description>*Erdoğan kurmaylarıyla biraraya gelecek* 
Bild: http://www.habervaktim.com/resim/resim112383_2.jpg  
 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, anayasa...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">Erdoğan kurmaylarıyla biraraya gelecek</font></font></b><br />
<img src="http://www.habervaktim.com/resim/resim112383_2.jpg" border="0" alt="" /><br />
<br />
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, anayasa değişikliğini görüşmek üzere yarın kurmaylarıyla biraraya geliyor.<br />
<br />
AK Parti'nin üzerinde çalıştığı Anayasa değişiklik paketinde sona gelindi. Pakete yarın Başbakan Erdoğan başkanlığında yapılan toplantıda son nokta konulacak.<br />
<br />
Toplantı yarın saat 11'de. Toplantıya çalışmayı yürüten AK Parti kurmayları ile Bakanlar katılacak. Eğer karar alınırsa hafta sonuna kadar paketin muhalefete götürülmesi planlanıyor.<br />
<br />
Yargı krizinin ardından çalışmalarına başlanan Anayasa paketinde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun yapısının değişmesini de öngören yargı reformu başı çekiyor.<br />
<br />
Paketteki düzenlemelerle parti kapatılmasının zorlaştılması, Yüksek Askeri Şura kararlarına yargı yolu açılması da öngörülüyor.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33547</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Başbakan Erdoğan: "Türkiye Artık Kabına Sığmıyor"]]></title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33521&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 20:58:50 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Başbakan Erdoğan: "Türkiye Artık Kabına Sığmıyor"* 
Başbakan Erdoğan: "Türkiye Artık Kabına Sığmıyor" 
 
AK PARTi Genel Başkanı ve Başbakan Recep...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">Başbakan Erdoğan: &quot;Türkiye Artık Kabına Sığmıyor&quot;</font></font></b><br />
Başbakan Erdoğan: &quot;Türkiye Artık Kabına Sığmıyor&quot;<br />
<br />
AK PARTi Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye ile Kore arasındaki binlerce kilometre uzaklığa karşın iki dost, kardeş ülkenin duygusal bağlarının ''et ve tırnak mesafesi'' kadar yakın olduğunu bildirdi.<br />
<br />
Türkiye-Kore İş Forumu yemeğinde onur konuşmacısı olarak bulunan Başbakan Erdoğan, Kore Cumhuriyeti'nin eski Başbakanı Seungsoo Han ve beraberindeki heyetin Türkiye'yi ziyaret ve foruma katılımlarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.<br />
<br />
Türkiye ile Kore arasında fiziki olarak önemli bir mesafe bulunduğunu, Kore'nin, Asya'nın en doğu ucunda, Türkiye'nin de en batı ucunda, Asya'nın bitip Avrupa'nın başladığı bir noktada yer aldığını belirten Başbakan Erdoğan, iki ülkenin fiziki uzaklığa karşın tarihi, kültürel anlamda birçok ortak paydaya sahip olduğunu, dil bilimcilerinin Türkçe ve Korece'nin aynı dil ailesine mensup olduğunu, her ikisinin de Uray Altay dil kolunun bir üyesi olduğunu ifade ettiklerini söyledi.<br />
<br />
İki dil arasında yaklaşık 180 ortak kelimeye Bora, Hakan, Han ve Kaan'ı örnek veren Başbakan Erdoğan, bugün çok sayıda Kore markasının da Türkiye'de büyük bir güven ve beğeniyle kullanıldığını, ticari ilişkiler boyutuyla da iki ülke arasında sağlam ilişkiler bulunduğunu belirterek, şöyle devam etti:<br />
<br />
''Bizi birbirimize daha da yakınlaştıran ortak paydalardan en önemlisi Kore Savaşı'dır. Kore Savaşı'nın Türkiye ve Kore halkları arasındaki dostluğun ve kardeşliğin pekişmesine büyük katkı sağladığını biliyoruz. Bizler 60 yıl önce Mehmetçiğin savaş siperlerinde Koreli arkadaşlarıyla karavanaya birlikte kaşık sallayıp silah arkadaşlığı yaptığı, Uzak Doğu ezgilerinin gurbet türkülerine karıştığı günleri asla unutmuyoruz, unutamayız da... O nedenle bundan 60 yıl önce, Koreli arkadaşlarıyla aynı safta savaşırken, hayatlarını kaybeden ve hala Pusan'da ebedi istirahatgahında yatan şehitlerimiz esasen sizlerin de evlatlarıdır.''<br />
<br />
Anadolu'nun kent ve kasabalarında birçok yerde enteresan tabelalarla karşılaşıldığını, Koreli Ahmet'in Kıraathanesi, Korelinin Yeri, Koreli Lokantası gibi tabelalar görüldüğünü söyleyen Başbakan Erdoğan, ''Ya kendisi o dönemi yaşamış insandır ya da babası gidip dönmemiştir. Tabelayı oraya asarak kalıcı kılmıştır'' dedi.<br />
<br />
Tabelaların sembolik de olsa o yıllarda savaşan gazilerin ve genelde Anadolu insanın Kore halkına karşı beslediği muhabbetin ve dostluk duygularını samimi belirtisi olduğunu vurgulayan Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:<br />
<br />
''Koreli dostlarımız da halkımızın adeta bilinç altına yerleşmiş olan, bu dostluk hislerini hiç bir zaman karşılıksız bırakmamıştır. 1999 yılında yaşadığımız, talihsiz deprem felaketi sonrası, Kore halkının uzattığı içten yardım elini hiçbir zaman unutamayız. Eli henüz kalem tutmaya başlayan Koreli miniklerin depremzedelerimiz için yazdıkları ve kuru çiçeklerle bezeyerek büyükelçiliğe gönderdikleri his ve anlam yüklü şiirler hala yüreğimizdedir. 2002 dünya kupasında Koreliler'in Türk Milli Takımını adeta kendi takımları gibi bağırlarına bastıkları günlerde hafızalarımızdadır. Yarı final maçımızdan sonra, Türk ve Koreli oyuncuların el ele vererek tribünleri selamlamasıyla yaşadığımız ve tüm dünyanın gıptayla izlediği duygu yoğunluğunu hangi kelimelere ve cümlelere sığdırabiliriz? Aramızdaki binlerce kilometre uzaklığa rağmen iki dost, kardeş ülkenin duygusal bağları birbirlerine et ve tırnak mesafesi kadar yakındır.''<br />
<br />
&quot;Türkiye 2009 yılında 102 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşmayı başardı&quot;<br />
<br />
Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin 2010 yılında büyüme tahmininin yüzde 3,5 olduğunu, başta IMF, Dünya Bankası, OECD olmak üzere birçok uluslararası kuruluşun Türkiye'ye ilişkin tahminlerinin bunun çok daha üzerinde bulunduğunu ifade etti.<br />
<br />
Başbakan Erdoğan, Türkiye-Kore İş Forumunda, Güney Kore'nin, içinde bulunulan hassas ve kırılgan dönemde bu dönemin etkilerini başarıyla bertaraf edebildiğini 2009'da 40 milyar dolarlık dış ticaret fazlası elde etme başarısını gösterebildiklerini ve 2010 yılı için öngördükleri yüzde 5 büyüme hedefine emin adımlarla ilerlediklerini memnuniyetle izlediklerini söyledi.<br />
<br />
Türkiye'nin de hükümetin kararlılıkla uyguladığı ekonomik reformlar ve politikalar sayesinde küresel finans krizinden en az etkilenen ülkeler arasında yer aldığını dile getiren Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:<br />
<br />
''Son 7,5 yıl içinde her alanda gerçekleştirmekte olduğumuz reformlar ekonomiyi güçlü şekilde desteklerken ekonomide tarihi nitelikte yapısal reformlara imza attık. Bankacılık sektöründe, finans sektöründe, mali sektörde önemli düzenlemeler yaptık. 7,5 yılda girdiğimiz 3 seçim ve bir referandumda mali disiplinden ve para politikalarından asla taviz vermedik. Küresel krizin ortaya çıkmasının ardından sanayiyi, üretimi, istihdamı, tüketimi teşvik edecek bir dizi tedbirleri cesur şekilde uyguladık. Küresel ticaret 2009 yılında ciddi şekilde daralırken, Türkiye 102 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşmayı başardı.''<br />
<br />
Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin turizmde de küresel krize rağmen başarılı bir performans sergilediğini vurgulayarak, 2007'de Türkiye'yi ziyaret eden turist sayısının 23 milyon civarındayken bunun 2008'de 26 milyona, 2009 yılında ise küresel kriz yılı olmasına rağmen 27 milyona ulaştığını ifade etti.<br />
<br />
Turizm gelirlerinin de aynı şekilde küresel krizden etkilenmediğini belirten Başbakan Erdoğan, 2007'de 18,5 milyar dolar olan gelirin 2008'de 21,9 milyar dolara ulaştığını, 2009'da ise 21,3 milyar dolar olarak gerçekleştirdiğini ifade etti.<br />
<br />
&quot;Türkiye ekonomisi için 2010 yılı büyüme tahminimiz yüzde 3.5&quot;<br />
<br />
Başbakan Erdoğan, sanayi üretimi, ihracat ve istihdama yönelik olumlu sinyallerin de gelmeye başladığını dile getirerek, şunları kaydetti:<br />
<br />
''Henüz zikzaklar devam ediyor. Tamamen bitti diyemem. Fakat 2009 yılına göre hızlı bir artış seyrini de şu 2 ayda müşahede etmiş vaziyetteyiz. Şurası son derece önemli, Eylül 2008'den yani küresel krizin ilk sinyalleri alınmaya başlandıktan itibaren dünya genelinde 37 ülkenin kredi notu 95 kez düşürüldü. Yalnızca 17 ülke için not artırımı yapıldı. Türkiye notu artırılan bu 17 ülke arasında yer aldı ve son 2 ay içinde 4 ayrı kuruluş tarafından ki bunlardan birisi Moody's'dir, birisi Fitch'dir, birisi JCR'dır bir diğeri de Standard &amp; Poor's'dur, bunlar tarafından da kredi derecelendirme noktasında notu yükseltilmiştir. <br />
<br />
Şunu da burada bir kez daha tekrarlamak durumundayız; Türkiye ekonomisi için 2010 yılında bizim büyüme tahminimiz yüzde 3,5. Başta IMF, Dünya Bankası, OECD olmak üzere  birçok uluslararası kuruluşun Türkiye'ye ilişkin tahminleri ise bunun çok daha üzerinde. Sadece 2010'da değil 2011 yılında da Türkiye'nin dünyanın en hızlı büyüyen ekonomileri arasında yer alacağı yine uluslararası kuruluşlar tarafından ifade ediliyor.''<br />
<br />
&quot;İnanıyorum ki, Türkiye Cumhuriyetimizin 10'üncü yıl dönümünde dünyadaki ilk 10 ülke arasında yer alacak&quot; <br />
<br />
Başbakan Erdoğan, Cumhuriyetin 100'üncü yıl dönümünde dünyadaki ilk 10 ülke arasında Türkiye'nin görüleceğine inandığını ifade ederek, ''Bu çabayla, bu gayretle, bu yürüyüşümüzü sürdürüyoruz. Bu büyük hedeflere doğru kararlı adımlarla ilerlerken, demokrasi ve hukuk alanında statükoyu tercih edemeyiz'' dedi.<br />
<br />
Başbakan Erdoğan, Türkiye-Kore İş Forumunda, Türkiye'nin elde ettiği önemli başarılardan birinin de yatırım ortamının iyileştirilmesi olduğunu belirterek, ulusal ve uluslararası yatırım ortamını güçlendirmek ve kolaylaştırmak için tarihi düzenlemeler yapıldığını ve bunun neticesinin de alındığını ifade etti.<br />
<br />
2003 yılına kadar Türkiye'nin çekmiş olduğu yıllık ortalama uluslararası yatırım miktarı 1 milyar dolar iken, 2007 yılında AK PARTi iktidarı döneminde bunun, zirve yaptığını ve 22 milyar dolara ulaştığını söyleyen Başbakan Erdoğan, BM Ticaret ve Kalkınma Örgütü tarafından yayımlanan ''Dünya Yatırım Raporu''na göre, Türkiye'nin 2008 yılında çektiği 18,2 milyar dolar tutarındaki uluslararası doğrudan yatırım girişiyle, dünya genelinde 2007 yılına göre 5 ülkeyi daha geride bırakarak, 20'inci sıraya yükseldiğini, bu alanda Türkiye'nin, gelişmekte olan ülkeler arasında ise 9'uncu sırada yer aldığını ifade etti.<br />
<br />
Başbakan Erdoğan, uluslararası doğrudan yatırım girişlerinin, küresel krizin etkisiyle 2008 yılına göre önemli ölçüde azaldığını, ancak tüm dünyada bu alandaki ciddi daralmaya rağmen 2009 yılında Türkiye'ye giren doğrudan uluslararası yatırım miktarının 7,6 milyar dolar düzeyinde gerçekleştiğini söyledi.<br />
<br />
Türkiye'nin bugün 72,5 milyonluk genç ve dinamik nüfusuyla, kalifiye insan gücüyle, büyük iç pazarı ve rekabetçi endüstrisiyle uluslararası yatırımlar için son derece cazip bir pazar olma özelliğini koruduğunu dile getiren Başbakan Erdoğan, ''Öte yandan Türkiye, 3 saatlik uçuşla 50'den fazla ülkeye ve 10 trilyon dolarlık bir pazara erişim sağlayabilecek bir coğrafi konuma sahip. Katılım müzakerelerini sürdürdüğümüz AB ile aramızda 15 yıldır Gümrük Birliği'nin bulunuyor olması da yatırımcılar için önemli bir avantaj. AB ile Gümrük Birliği sayesinde hangi ülkeden olursa olsun Türkiye'de yatırım yapmak isteyen ülkeler, Avrupa'da yatırım yapmak anlamına gelecek şekilde, yatırımlarını gerçekleştirebilirler'' diye konuştu.<br />
<br />
&quot;Güney Kore ile 500 milyon dolarlık yatırım yeterli değil&quot;<br />
<br />
Başbakan Erdoğan, yurt dışı doğrudan yatırım miktarı toplamda 100 milyar doları aşan Güney Kore'nin, Türkiye'deki  doğrudan yatırımlarının 500 milyon dolar seviyesinde kalmasını şu anda yeterli görmediğini ve üzücü bulduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:<br />
<br />
''İstiyorum ki, Güney Koreli dostlarımızın buradaki yatırımları çok daha fazla bir şekilde gerçekleşsin. Bu rakam, ne sahip olduğumuz dostluk ve kardeşlik bağlarına, ne de işbirliği potansiyellerimize denk düşen bir rakam değil. Bu itibarla, Koreli yatırımcı ve iş adamlarının daha çok yatırım yapmaları konusunda bir an önce Türkiye'ye bugün geldiğiniz gibi, daha farklı bir şekilde gelmesini bekliyoruz ve biz buna hazırız. Bizzat bana bağlı olarak çalışan Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı da aynı şekilde yatırım yapmak isteyen iş adamlarına her türlü katkıyı verecek, her türlü danışmanlığı yapacaktır.<br />
<br />
Şunu da hatırlatmak durumundayım; küresel kriz mutlaka sona erecek. Bu kalıcı değildir. Küresel kriz, etkileriyle er ya da geç telafi edilecektir ve bu süreç başlamıştır. Bu süreçle, şu anı kastediyorum, yatırım yapanlar kriz sürecini fırsata dönüştürenler, inanıyorum ki krizden de avantajlı olarak çıkacaklardır. Uluslararası yatırımcıların, özellikle Koreli dostlarımızın Türkiye'nin sunduğu avantajları en iyi şekilde değerlendirmelerini umuyorum. Biz 2003 yılında doğrudan uluslararası yatırımları teşvik için yeni bir yasa çıkardık. Bununla beraber yatırım ortamını iyileştirme koordinasyon kuruluyla birlikte yatırım ortamını daha da iyileştirmek için çabalarımız devam ediyor. Ama tüm bunlardan daha da önemlisi, Türkiye demokrasiye, hukuka, istikrar ve güven ortamına yaptığı yatırımlarla bölgesinin çok önemli bir ülkesi olmak için çaba sarf ediyor.''<br />
<br />
Başbakan Erdoğan, Türkiye'yi yurt dışından izleyen yatırımcılara fikir vermesi amacıyla yaşanan son gelişmeleri değerlendirirken, AK PARTi'nin iktidarı devraldığı andan itibaren, ekonominin, dış ve iç politikanın, demokratikleşmenin birbiriyle etkileşim içinde götürülmesi hususuna özellikle önem verildiğini söyledi.<br />
<br />
Türkiye'nin AB ile katılım müzakerelerini yürüttüğünü, dünyaya entegre olmuş, 26'nci sıradayken 17'nci sıraya yükselen bir ülke olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:<br />
<br />
''Ve 17'nci sırada G-20 zirvelerinde 20 ülke birlikte bu müzakereleri, dünyanın ekonomik geleceğini değerlendiren bir ülkeyiz. Türkiye ekonomisini dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına sokmak için de bizler, Cumhuriyetimizin 100'üncü yılı olan 2023'e de buna göre hazırlıklarımızı, bu farklı heyecanla sürdürüyoruz. Bu konuda ihracatta 500 milyar dolar, ithalatta 500 milyar dolar gibi bir dengeyi yakalamanın da gayreti, hesabı içerisindeyiz. <br />
<br />
İnanıyorum ki, Cumhuriyetimizin 100'üncü yıl dönümünde ilk 10 ülke arasında bir Türkiye'yi dünya görecektir. Bu çabayla, bu gayretle, bu yürüyüşümüzü sürdürüyoruz. Bu büyük hedeflere doğru kararlı adımlarla ilerlerken, demokrasi ve hukuk alanında statükoyu tercih edemeyiz. Statüko devam ederken, demokrasi ve hukuk alanında geçmişin parametreleri hüküm sürerken, Türkiye'nin AB'ye, bir defa hedef olarak söylüyorum, ekonominin de biraz önce ifade ettiğim hedeflere ulaşabilmesi mümkün olamaz. Türkiye'de yaşanan son gelişmeler, özellikle de Türkiye'nin normalleştiğinin, daha da normalleşmekte olduğunun göstergeleridir. Değişim elbette kolay değil. Dünyanın her ülkesinde ve tüm zamanlarda özellikle değişime karşı hep dirençler olmuştur. Hangi ülkeye bakarsanız bakın, bunu görürsünüz. Değişimden etkilenecek mutlu azınlık, her zaman değişimi durdurmak, yavaşlatmak, engellemek istemiştir. Ama bugün artık Türkiye kabına sığmıyor. Mevcut parametreler, Türkiye'nin büyüklüğünü, ağırlığını, vizyonunu taşımıyor. Ülkemizde, son dönemde özellikle mevcut gelişmeler, Türkiye'nin adeta kabuğunu kırma sürecine girdiğinin en açık, en güzel ifadesidir.''<br />
<br />
 <br />
<br />
&quot;Yeni reformlarla Türkiye'nin ufku biraz daha büyüyecek&quot;<br />
<br />
Başbakan  Erdoğan, Türkiye'nin içinden geçmekte olduğu dönüşüm sürecini geride bıraktığında, düne göre çok daha istikrarlı, güvenli ve ekonomik açıdan güçlü bir ülke haline geleceğini belirterek, ''Türkiye'nin yaşadığı bu hızlı dönüşümün Türkiye'yi izleyen yatırımcılar tarafından en iyi şekilde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum'' dedi.<br />
<br />
Başbakan Erdoğan, Türkiye-Kore İş Forumunda, önümüzdeki dönemde Anayasa ve yasalarda yapılacak değişikliklerle, yeni reformlarla Türkiye'nin ufkunu biraz daha büyütecek ve uluslararası, özellikle de ekonomik vizyonun çok farklı kılınacağını ifade etti.<br />
<br />
Yapılacak reformların Türkiye'de yatırım ortamını daha da iyileştireceğini vurgulayan Başbakan Erdoğan, ''Türkiye bu süreci geride bıraktığında inanınız, düne göre çok daha istikrarlı, çok daha güvenli, ekonomik açıdan çok daha güçlü bir ülke haline gelecektir. Türkiye'nin yaşadığı bu hızlı dönüşümün de Türkiye'yi izleyen yatırımcılar tarafından en iyi şekilde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Demokrasisi güçlü, hukuk sistemi evrensel normlara dayanan, istikrarlı, güvenli, Avrupa ve dünya ile entegre olmuş bir Türkiye bölgesinin yıldız bir ülkesi haline gelecektir ve dünyanın da yatırım üssü olmaya devam edecektir'' diye konuştu.<br />
<br />
Güney Kore'nin, Türkiye'nin, Doğu Asya'da Çin'den sonra ikinci büyük ticaret ortağı olduğunu ancak iki ülke arasındaki ticaret hacminin, özellikle de Türkiye'nin yaptığı ihracatın gerçek potansiyeli yansıtmadığını ifade eden Başbakan Erdoğan, ''2009 sonu itibariyle 3,4 milyar dolarlık toplam ticaret hacmimizin sadece yaklaşık 235 milyon dolarlık bölümü Türkiye'nin yaptığı ihracattan oluşuyor. Bunu mutlaka makul bir zemine çekmemiz gerekiyor'' dedi.<br />
<br />
Başbakan Erdoğan, ikili ekonomik ilişkilerin hak ettiği düzeye ulaşması için iş adamlarının karşılıklı olarak sektörel bazda ziyaretlerini sıklaştırmalarını, sergi ve fuarlara daha etkin şekilde katılmalarını teşvik etmek gerektiğini belirterek, ''Serbest ticaret anlaşması gibi yapısal bir mekanizma da ekonomik işbirliğimizi arzu ettiğimiz düzeye çıkarabilmemiz için artık bir zaruret haline gelmiştir. Bu çerçevede önümüzdeki aylarda Ankara ve Seul'de bu amaçla gerçekleştirilecek müzakerelerin en kıza zamanda olumlu zeminde sonuçlanmasını umuyorum. Bizim açımızdan bu noktada en ufak bir engel söz konusu değil'' şeklinde konuştu.<br />
<br />
Sinop'ta kurulması planlanan nükleer santralle ilgili Kore'yle birlikte çalışma yapmak konusunda bir bildirinin bugün imzalandığını belirten Başbakan Erdoğan, bu konuda en kısa zamanda sonuç alınmasının umulduğunu ifade etti.<br />
<br />
10.03.2010</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33521</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Derviş Eroğlu, Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan ile görüşecek</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33234&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 13:02:58 GMT</pubDate>
			<description>*Derviş Eroğlu, Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan ile görüşecek* 
 
LEFKOŞA (CİHAN)- Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Derviş...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">Derviş Eroğlu, Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan ile görüşecek</font></font></b><br />
<br />
LEFKOŞA (CİHAN)- Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Derviş Eroğlu, temaslarda bulunmak üzere yarın Ankara'ya gidiyor. <br />
<br />
	Cumhurbaşkanı adayı Eroğlu, ilk olarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından kabul edilecek, ardından  Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşecek.<br />
<br />
	Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ile öğle yemeğinde bir araya gelecek olan Eroğlu, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile de görüşecek. Eroğlu, Dışişleri Bakanlığı'nda brifing verecek. <br />
<br />
	KKTC Başbakanı Eroğlu, Perşembe günü de Uluslararası Stratejik Araştırma Kurumu'nda konferans verecek. <br />
<br />
	Cumhurbaşkanlığı seçiminde şu anda tek resmi aday olan Eroğlu'nun Ankara'da bu konuda bilgi alışverişinde bulunacağı tahmin ediliyor.<br />
<br />
 (CİHAN)<a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/vTla1ihyLclVpfo6rrD8Bm5Vd0E/0/da" target="_blank"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/vTla1ihyLclVpfo6rrD8Bm5Vd0E/0/di" border="0" alt="" /></a><br />
<a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/vTla1ihyLclVpfo6rrD8Bm5Vd0E/1/da" target="_blank"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/vTla1ihyLclVpfo6rrD8Bm5Vd0E/1/di" border="0" alt="" /></a></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33234</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Erdoğan: Ey insanlık nerdesin!</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33068&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 21:05:10 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Erdoğan: Ey insanlık nerdesin!* 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Gazze'de yaşanan insanlık trajedisi karşısında, "Ey insanlık neredesin!" şeklinde...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">Erdoğan: Ey insanlık nerdesin!</font></font></b><br />
<font size="4">Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Gazze'de yaşanan insanlık trajedisi karşısında, &quot;Ey insanlık neredesin!&quot; şeklinde serzenişte bulundu.</font> <br />
<img src="http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/201028/125006.jpg" border="0" alt="" /><br />
 <br />
Başbakan Erdoğan, Katar ziyaretinin ilk gününde başkent Doha'da düzenlenen 'ABD-İslam Dünyası Forumu'nda konuştu. Başbakan Erdoğan, İsrail'in Gazze'de uyguladığı katliam ve bunu takip eden ablukaya bir kez daha sert çıktı.<br />
<br />
Gelişmiş dünyanın; kutuplarda nesli tükenen hayvanları, yağmur ormanlarını, buzulların erimesini önemsediği kadar; çocukların katledilmesini de önemsemeye çağıran Erdoğan, şu ifadeleri kullandı;<br />
<br />
&quot;Fok balıklarının avlanması karşısında ayağa kalkan insanlık, fosfor bombalarıyla öldürülen çocukları, vicdanını rahatlatmak amacıyla terörle mücadelenin yan hasarı olarak görürse, bundan bütün insanlığın adalet duygusu telafisi son derece zor şekilde hasar görür. İşte bunun örneğini Gazze'de yaşadık.&quot;<br />
<br />
Gazze'de fosfor bombalarının kullanıldığını; savunmasız çocuk, kadın ve yaşlıların da aralarında olduğu bin 500 insan öldürüldüğünü, 5 bin insanın da yaralandığını hatırlatan Erdoğan, Gazze'de yaşanmaya devam eden insanlık dramına da dikkat çekti.<br />
<br />
Açık hava hapishanesine benzettiği Gazze Şeridi'nde 5 bin ailenin hâlâ çadırlarda yaşamasına karşın, altyapı ve üstyapı ile ilgili en ufak bir çalışmanın olmadığını vurgulayan Erdoğan, şöyle seslendi; &quot;Ey insanlık neredesin, ey yöneticiler neredesin. Buraya niçin inşaat malzemeleri giremez? Bunu şahımsa da soruyorum, tüm insanlara da soruyorum.&quot;<br />
<br />
Gazze halkının abluka altında tutulmasını adaletle bağdaştıramayan Erdoğan, &quot;Dünya barışına katkıyı nasıl sağlayacağız. Ondan sonra 'çözüm' diyoruz.&quot; dedi. Birleşmiş Milletler'e ve BM Güvenlik Konseyi'ne de 'Neredesin?' diye soran Erdoğan, &quot;Birleşmiş Milletler, aldığı kararları sadece karar almak için alıyorsa, varlık sebebi yok demektir.&quot; dedi.<br />
<br />
Bu tepkiyi verirken olaya bir Müslüman olarak değil, insan olarak baktığını dile getiren Erdoğan, &quot;Vicdanımın sesine kulak vererek bakıyorum.&quot; şeklinde konuştu.<br />
<br />
Başbakan Erdoğan, Orta Doğu sorununun başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve yaşayabilir bir Filistin devletinin kurulmasıyla çözülmesi gerektiğini dile getirdi.<br />
<br />
Başbakan Erdoğan, barış sürecinin önündeki en büyük engelleri ise, &quot;Yahudi yerleşim birimleri ve ayırım duvarı inşaatı&quot; olarak sıraladı. Gazze'deki insanlık trajedisinin sona erdirilmesine isteyen Erdoğan, yardımların bölgeye kesintisiz ulaştırılması gerektiğini vurguladı.<br />
<br />
CİHAN</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Göbegini Kasiyan Adam</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33068</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Erdoğan sanatçılardan destek istedi</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33147&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 21:05:10 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Erdoğan sanatçılardan destek istedi* 
Başbakan, demokratik açılımla ilgili sanatçılar ile  buluştu.İbrahim Tatlıses'ten Demet Akalın'a, Ajda...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="4"><font color="green">Erdoğan sanatçılardan destek istedi</font></font></b><br />
Başbakan, demokratik açılımla ilgili sanatçılar ile  buluştu.İbrahim Tatlıses'ten Demet Akalın'a, Ajda Pekkan'dan, Emel  Sayın'a Arif Sağ'dan Zekai Tunca'ya kadar 60'a yakın sanatçının  katıldığı kahvaltılıda,destek istendi.<br />
<br />
<br />
Sizin şarkılarınız Yüreklere selenecek özelliğe  sahip. Her ülkenin gönül teli aynı besteyi söylüyor. Yemen Türküsü gibi  Sarı Gelin türküsü gibi türküler çok geniş bir cografyayı birleştirmeye  yetiyor. Bazı kesimler kendilerine birbirlerine karşı davranabilirler.  Ama kisme sizin şarkılarınız herkesi birleştirmeye yeter. Ben Neşat  Ertaş'ın Şivan Perver'i anladığını biliyorum.<br />
 Bütün sanatçıların gönüllerde taht kurduğunu biliyorum. Bir annenin  acısını en iyi siz anlarsınız. Orhan Gencebay'ı Ferdi Tayfur'un MFÖ'nün  dizeleri Sertap Erener'in, Uğur Işılak'ın Arif Sağ'ın sözleri yürekten  böyle güzel sanatçıları, insanın insana fakrlı gözle bakamsı mümkün mü?  İnsanları kategorize etmek mümkün mü? Doğuştan en insanı hakları  yasaklamak kısmak şarkıları yasaklamak. Sanatçıları şarkılarından dolayı  mahkum etmek insanlığa sığar mı? saygı ve sevginin hakim olduğu dünyayı  inşaa etmek mümkün. Biz yola çıkarken şahsi beklentilerle çıkmadık.<br />
 Milli Birliğimizi daha da geliştirmek için yola çıktık. 72,5 milyon  vatandaşın her birinni kendini birinci sınıf vatandaş hissetmesini  arzuluyoruz. Ülkeyi ve milleti terör belasından kurtarmak istiyoruz...<br />
 Ülkede hiçbir kesim kendisini yalnız hissetmesin. Hiçbir vatandaş  kendini ötelenmiş sanmasın istiyoruz. Her şeyin başı haktır hukuktur  demokrasidir. Hak ve özgürlük olmazsa hak ve özgürlük olmaz. Demokratik  istikrarı sağlayamayan ülke gelişemez.<br />
 Oradaki imkanları ve potansiyelleri insanımızın hizmetine   sunmalıyız. Bölgeyi eşit imkanlara kavuşturuyoruz. Terörün beslendiği  ülkeler nezdinde girişimlerde bulunduk. Önyargıları ortadan kaldırmak  zorundayız. Son 7 yılda bunu da gördük. Bu ülkede bir şeylerin  değişebileceğini ortaya koyduk. Özgüveni yeniden tesis ettik. Nice konu  nice kavram bu dönemde uygulamaya kondu. <br />
<br />
Farklı dil ve  lehçelerde yayın hakkını getirdi. Şimdi onları anlıyor ve anlatıyoruz.  Üniversitelerde seçmeli dersler konabiliyor. Yol kontrollerini azalttık  terörle daha etkin mücadele için Kamu Güvenliği ve Düzeni Müşteşarlığını  kurduk. Taş atan çocukları çocuk mahkemelerine götürecek yasal  düzenlemeleri de hazırladık meclise getireceğiz.<br />
 Demokrasinin önündeki her türlü engeli kaldırmak bizim vazifemiz.  Türkiye birlik ve bütünlüğünü pekiştiren bir ülke olacak. Türkiye  demokratik standarlarını yükselterek gücüne güç katacak.<br />
 Sanatı ve sanatçıyı desteklemek konusunda önemli çalışmalarımız oldu.  Korsan ve telif hakkı konusunda çalışmalarımız oldu. 300 milyon korsan  materyal ele  geçirildi. Bunun yeterli olmadığını biliyorum. Daha fazla  çalışmalarımız yapılacak.Bu sorunları tek başına iktidarın çözeceği iş  değil bu konuda sizler de yardım edin istiyorum. Devlet olarak  kkoyduğumuz iş ortada. Değerli dostlarım aydınlık bir Türkiye'nin  kurulmasında sizlerin katkısının büyük olacağını inanıyorum. Sanatçı  olarak bu işe omuz vermenizi rica ediyorum.Siz buna omuz vermezseniz  eksik kalır. Sürece her türlü katkıyı sağlayacağınıza inanıyorum.  Hepinize teşekkür ediyorum.<br />
 <font face="Arial"><b>KAHVALTIYA KATILAN BAZI  SANATÇILAR:</b></font><br />
 <font face="Arial"> <font face="Arial">Arif Sağ, Cengiz Kurtoğlu, Nihat  Doğan, Muazzez Abacı, Safiye Soyman, İbrahim Tatlıses, Nuri Sesigüzel,  Zekai Tunca, Bülent Ersoy, Özdemir Erdoğan, Emel Müftüoğlu, Seda Sayan,  Demet Akalın, Funda Arar, Ali Şan, Fuat Özkan, Ferdi Tayfur, Hakan  Peker,Ferhat Göçer, Sertap Erener, Rojin, Feryal Önel, Onur Akın, Emel  Sayın, <br />
<br />
</font><br />
 </font>AYRINTILAR GELİYOR<br />
     <br />
Haber7</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33147</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Erdoğan için 2 rekat şükür namazı</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33149&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 21:05:10 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Erdoğan için 2 rekat şükür namazı* 
AKP&#8217;li Belediye Başkanı Saral, Erdoğan için her gün 2 rekat şükür namazı kılınması çağrısında bulundu.  
06...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="4"><font color="green">Erdoğan için 2 rekat şükür namazı</font></font></b><br />
AKP&#8217;li Belediye Başkanı Saral, Erdoğan için her gün 2 rekat şükür namazı kılınması çağrısında bulundu. <br />
06 Şubat 2010 / 11:55<br />
 <br />
<br />
<br />
Türkiye, AKP&#8217;nin eski Aydın İl Başkanı İsmail Hakkı Eser&#8217;in Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ı peygambere benzeten sözlerinin yarattığı siyasal gerilimi yaşarken Trabzon&#8217;un Of ilçesinin AKP&#8217;li Belediye Başkanı Oktay Saral, Erdoğan için her gün 2 rekat şükür namazı kılınması çağrısında bulundu.<br />
<br />
Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, konuyla ilgili yorum yapmazken Diyanet yetkilileri ve müftüler dinde böyle bir şeyin yerinin olmadığını vurguladı.<br />
<br />
Cumhuriyet Gazetesi'nde yer alan habere göre; AKP Of İlçe Başkanlığı&#8217;nı ziyaret eden Saral, Ergenekon soruşturmasının ülkeye yapılan en büyük hizmet olduğunu savundu.<br />
<br />
Saral, &#8220;Bugüne kadar halkın iktidarı olamadı. Bir defa oldu. O da 28 Şubat&#8217;ta alaşağı edildi. Bugün gücünü halktan alan bir iktidarımız var. Bu iktidar önceki dönemlerde olduğu gibi, oylarını aldığı halkına sırtını dönmüyor&#8221; dedi.<br />
<br />
Erdoğan için her gün 2 rekat şükür namazı kılınması çağrısında bulunan Saral, &#8220;Amerika&#8217;dan bile korkmayan, kimseyi takmayan İsrail, ilk defa Türkiye&#8217;den özür diledi. Allah, Başbakanımızı bizim başımıza nasip ettiği için her gün iki rekat şükür namazı kılmamız gerekir. Türkiye, İslam dünyasının lideri konumunda. Türkiye kabuğunu kırdı, artık dünyaya yön veren bir ülke konumuna geldi&#8221; diye konuştu.<br />
<br />
Trabzon Müftü Yardımcısı Zeki Aksoy ise kişiler için şükür namazı kılınamayacağını söyledi. Aksoy, şükür namazının kurban kesildikten sonra ya da bir işi olan insanın şükretmek için kılabileceğini ve sadece Allah rızası için yerine getirilebileceğine dikkat çeken Aksoy, &#8220;Kişi için ne şükür ne de başka namaz olmaz, kurban kesilmez. Kişiler için kesilen kurban yenilmez. Hepsi Allah için, Allah rızasına yapılır. Ancak yapılan işin sevabı kişilere gönderilebilir&#8221; dedi.<br />
<br />
<b>Dinde yeri yok</b><br />
Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu ise konuyla ilgili sorulara &#8220;Böyle gündelik, medyatik açıklamalarla ilgili değerlendirme yapmayız, bizim işimiz çok daha kapsayıcı ve önemli&#8221; diye yanıt verdi.<br />
<br />
Saral&#8217;ın sözleri ve Erdoğan için yapılan &#8220;Peygamber&#8221; benzetmesini değerlendiren Diyanet ve Vakıf Emekçileri Sendikası (DİVES) Başkanı Lokman Özdemir, &#8220;Böyle bir yaklaşım olmaz, öyle peygamber yerine koydurma, şükür namazı kıldırma İslamda yoktur. Böyle bir yakıştırma haramdır. Bu tür yaklaşımlar İslam dinine hakarettir. Kim böyle bir yaklaşımda bulundu ise insanlar için, politikacılar için şükür namazı kılınması çağrısı yapıyorsa, böyle bir yaklaşımda bulunursa biz bunu kınıyoruz&#8221; dedi.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33149</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Erdoğan: Muhalefetin çapı yetmez</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33153&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 21:05:10 GMT</pubDate>
			<description>*Erdoğan: Muhalefetin çapı yetmez* 
Bild: http://haber7media.noc.com.tr/haber/haber7/photos/27077.jpg ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="4"><font color="green">Erdoğan: Muhalefetin çapı yetmez</font></font></b><br />
<a href="http://www.tayyip.biz/forum/redirector.php?url=%68%74%74%70%3a%2f%2f%77%77%77%2e%68%61%62%65%72%37%2e%63%6f%6d%2f" target="_blank"><img src="http://haber7media.noc.com.tr/haber/haber7/photos/27077.jpg" border="0" alt="" /></a>         02 Şubat 2010 12:34<br />
          <br />
      Başbakan Recep Tayyip Erdoğan grupta konuştu. AKPM sürecinde seçim öncesi Çavuşoğlu konusunda gensoru veren CHP'li vekil ile salonu terk eden MHP'li vekili böyle açıkladı. Bunlar Türkiye'nin önüne taş koyuyor dedi.<br />
   <br />
   <br />
            	 		 		 	<br />
     Konuşmaya başlamadan önce Çavuşoğlu'nu tebrik ediyoruz... partimizin üstlendiği görevler iktidarımız zamanında yapılanlar başarıalrdır. İKÖ sekreterine bir Türk başkan seçimi yine iktidarımız döneminde gerçekleşti. Birçok uluslararası komisyonda üyelerimizle temsil ediliyoruz. Bütün bunlar kendi kendine olmadı. Aktif roller üstlendik. Ama üzüntüyle ifade  etmeliyim ki AK Parti iktidarı Türkiye'nin itibarını artırırken muhalefetin tavır ortadadır. AKPMye ilk kez bir TÜrk meclis başkanlığını üstleniyor.Bu Türkiye'nin başarısıdır.<br />
 Muhalefet bu başarıyı tebrik erdemini bile gösteremiyor. Bırakın tebriği bir CHP vekil soruşturmaya destek veriyor. Tuğrul Türkeş de salondan çıkıyor. Türkiye'nin bazı temsilcileri bu süreci engelleme arayışına giriyor. Hani milliyetçiydiniz. Bir MHP'li de niçin başmüzakereci toplantıya katıldı diye soru önergesi veriyor. Muhaleffet çağı vizyonu idraki kaldırmasa da biz Türkiye'nin önünü açacağız. <br />
<br />
Bugün konomiye ilişkin yeni gelişmeyi paylaşmak istiyorum. İki reyting kuruluşu Türkiye'nin notunu yükseltmişti. Dün de JCR  Kredi Derecelendirme Kuruluşu Türkiye'nin notunu yükseltti. Türkiye'nin dayanıklılığını gösterdi diyor .<br />
 AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''AK Parti iktidarı Türkiye'nin uluslararası itibarını artırırken, konumunu yükseltirken, önemini ortaya koyarken, muhalefet partilerinin sergiledikleri tavır, ülkemiz açısından içler acısıdır'' dedi.<br />
 AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu'nun AKPM Başkanlığına seçilmesinden sonra muhalefetin tavrını da eleştiren Erdoğan, ''Muhalefet bu başarıyı bile takdir etmek, bu mutluluğu bile paylaşmak erdemini gösteremiyor'' diye konuştu.<br />
 Partisinin TBMM grup toplantısındaki konuşmasına Mevlüt Çavuşoğlu'nun, geçen hafta Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Başkanlığına seçildiğini hatırlatarak başlayan Erdoğan, Çavuşoğlu'nu bir kez daha kutladı ve görevinde başarılar diledi.<br />
 Çavuşoğlu'nun iki yıl bu görevi sürdüreceğini ifade eden Erdoğan, ''Temennimiz, bu başarının bundan sonra da devamıdır. Tabii ki bu gurur duyulacak bir gelişme. Ülkemizin AK Parti döneminde uluslararası düzeyde artan önemini ortaya koyan bir gelişme'' dedi.<br />
 Türkiye'nin uluslararası kuruluşlarda gösterdiği etkinliklerin ve üstlendiği görevlerin, sergiledikleri dış politikanın önemini ve ağırlığını yansıttığını belirten Erdoğan, Türkiye'nin 2009, 2010 yılları için BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine iktidarları döneminde seçildiğini söyledi. Erdoğan, şöyle devam etti:<br />
 ''Medeniyetler İttifakı Projesi Eşbaşkanlığını İspanya ile birlikte iktidarımız döneminde üstlendik. İslam Konferansı Örgütü Genel Sekreterliğine bir Türk'ün seçilmesi, ikinci dönem dahil yine AK Parti döneminde gerçekleşti. BM Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü Genel Direktörlüğüne bir Türk'ün gelmiş olması yine iktidarımız döneminde gerçekleşti. BM ortak teftiş birimi üyeliğinden tutunuz, Uluslararası Atom Enerji Kurumu yönetimine, İşkenceyi Önleme Komitesine kadar bir çok platformda üyelerimizle temsil ediliyoruz.<br />
 Bütün bunlar kendi kendiliğinden olmadı. Her platformda, her zeminde kendimizi anlattık, tezlerimizi anlattık, öneriler getirdik, sorunların çözümünde aktif roller üstlendik. Fakat üzüntüyle ifade etmeliyim ki şu anda ekranları başında bizleri izleyen milletime bunu özellikle duyurmak istiyorum; AK Parti iktidarı Türkiye'nin uluslararası itibarını artırırken, konumunu yükseltirken, önemini ortaya koyarken, muhalefet partilerinin sergiledikleri tavır, ülkemiz açısından içler acısıdır...<br />
 Bakınız, 61 yıldır AKPM'ye üyeyiz. İlk kez bir Türk ve ilk kez Doğu Avrupa'dan bir ülke Meclis Başkanlığını üstleniyor. Bu, Türkiye'nin başarısıdır. Dikkat edin; AK Parti'nin demiyorum. Türkiye'nin başarısıdır. Türkiye'nin gururudur. Ülkemiz adına mutluluk duyacağımız bir başarıdır.<br />
 Muhalefet bu başarıyı bile takdir etmek, bu mutluluğu bile paylaşmak erdemini gösteremiyor. Bırakınız, bu mutluluğu paylaşmayı, bırakınız tebrik etmeyi Mevlüt Çavuşoğlu kardeşimizin başkan olması aleyhine gelişen önergeye CHP milletvekili Sayın Birgen Keleş ne yazık ki destek veriyor. MHP milletvekili Sayın Tuğrul Türkeş de oylamaya katılmıyor, salondan çıkıyor. Mevlüt Çavuşoğlu kardeşimiz 47 ülkenin 40'ından fazlasının teklifiyle başkanlığa aday oluyor ama Türkiye'nin muhalefet partisine mensup bazı temsilcileri adeta bu süreci engelleme çabasına giriyor. Hani milliyetçiydiniz ya, Nerede? Hani ülkeyi çok seviyordunuz, Nerede? Bu ne kindir yahu? Bu nasıl yaklaşım tarzıdır?<br />
 Düşünebiliyor musunuz, birçok devlet başkanı, dünya lideri, arkadaşımızı arayıp kutlarken, şu ana kadar hiç bir genel başkan arayıp da 'tebrik ederim, hayırlı olsun' deme nezaketini gösteremedi. Üstüne üstlük bir muhalefet milletvekili de -MHP'li Ertuğrul Kumcuoğlu-, 'Niçin başmüzakereci Egemen Bağış arkadaşımız için Konseydeki toplantıya katıldı' diye yazılı soru önergesi veriyor.''<br />
 <b><font color="#FF0000">''MUHALEFETİN ÇAPI''</font></b><br />
 AK Parti'nin Türkiye'yi dünya gündemine taşırken, Türkiye'nin imajını, önemini artırmanın mücadelesini verirken, muhalefetin hazımsızlıklarla, küçük hesaplarla kısır tartışmalar ürettiğini ifade eden Erdoğan, ''Muhalefetin çapı, vizyonu, idraki kaldırmasa da biz, Türkiye'nin menfaatlerini korumaya, Türkiye'nin uluslararası etkinliğini artırmaya devam edeceğiz'' dedi.<br />
 Erdoğan, konuşmasında, ekonomiye ilişkin iki yeni gelişmeyi de milletvekilleriyle paylaştı. Aralık ayı ve Ocak ayı başında kredilendirme kuruluşlarının Türkiye'nin notunu artırdığını hatırlatarak, dün Japon kredilendirme kuruluşunun Türkiye'nin uzun dönem borçlanma notunu BB eksiden BB'ye yükselttiğini bildirdi.<br />
 Japon kredi değerlendirme kuruluşunun gerekçesine de değinen Erdoğan, gerekçede, ''Türkiye, küresel kriz döneminde dış şoklara karşı dayanıklılığını gösterdi'' ifadesine yer verildiğini anlattı.<br />
 İhracat rakamlarına da değinen Erdoğan, Ocak ayı ihracat rakamlarının, bir önceki yılın ocak ayına göre, yüzde 12,5 artarak 7 milyar 912 milyon dolara yükseldiğini söyledi. TÜİK'in de 2009'un tamamı için yıllık ihracatı açıkladığını ifade eden Erdoğan, buna göre 2009'un tamamında 102 milyar 165 milyon dolarlık ihracat yapıldığını bildirdi.<br />
 AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TEKEL işçilerinin eyleminin amacını aştığını belirterek, ''Amaç, hak arayışı değil, Hükümete karşı aleni bir kampanyaya dönüşmüştür. Pankartlara, sloganlara bakın. Şahsımı, partimi hedef alan edep dışı, terbiye dışı bir üslup kullanılıyor'' dedi.<br />
 Erdoğan, şu anda yapılan eylemin yasal olmadığını ifade ederek, yasal olmayan sürece ay sonuna kadar sabredeceklerini bildirdi.<br />
 Partisinin TBMM Grup toplantısında konuşan Erdoğan, TEKEl işçilerinin eylemine değindi. Yapılması gerekeni fazlasıyla yaptıklarını, 13 katrilyon tutan ve işçi ile memurdan kesilen zorunlu tasarrufu kendi iktidarı döneminde ödendiğini belirten Erdoğan, ''Hiçbir iktidar bunu kendilerine ödemedi. Bizim iktidarımız bunu kendilerine takır takır ödedi. Biz ödedik. Konut Edindirme Yardımı (KEY) adı altında bunlardan kesilen parayı da kimse ödemedi. Bunu da biz ödemeye başladık. Şu ana kadar 3 katrilyona yakın para ödedik ve ödemeye de devam ediyoruz. Bizim bu kadar yapıcı yaklaşımımız karşısında bu ajitasyonlar nedir?'' dedi.<br />
 CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın da TEKEL işçilerinin yanına gittiğini hatırlatan Erdoğan, şöyle konuştu:<br />
 ''Bakıyorsunuz oraya giden kim, Sayın Baykal. Sayın Baykal, sen önce partine bağlı belediyelerde hiçbir hak tanınmadan tasfiye edilenlerin durumuna bak da önce onların sorununu çöz, önce onu hallet. Dürüst davran. Türk-İş'in önünde birikmiş olan 300-500 tane işçi ki (bunların yanına gelen bir çok uç kuruluşlar, hiç alakası olmayan, Öğretmen Olamayanlar Birliği...) Ne demek Öğretmen Olamayanlar Birliği ya? Böyle şey mi olur? Türkiye'de bazı şeyler cidden komikleşmeye başladı. Ne demek Öğretmen Olamayanlar Birliği? Bunun imtihanı vardır, bilgisayar ortamında girersin, kazananlar kazanıyor. İşte bak bu yıl da 40 bin alıyoruz. Bu 40 binin içine giren girecek. Bu 40 binin dışında kalan, 'Biz bunun dışında kaldık, bizim halimiz ne olacak?' Kardeşim dünyanın hiçbir yerinde bir fakülteyi bitiren veyahut da ne bileyim bir eğitim enstitüsünü bitiren, değişik uygulamaları var, öğretmen olmuyor diye bir şey yok ki? Aynı şekilde 'üniversiteyi bitiren herkes iş buluyor' diye bir şey yok ki? Bugün dünyanın en gelişmiş ülkesi Amerika'da işsizlik yüzde 9'a ulaştı. Japonya'ya gel, felaket... İspanya yüzde 8 küsurdan yüzde 18'e çıktı işsizlik.<br />
 Onlarda tabii 'işçi-memur' diye bir ayırım yok. Onlarda sadece çalışanlar var. Biz de işçi-memur ayırımı var. Geçen gün söyledim: 'Gelin, işçi, memur sendikaları bir araya gelsin, birleşsinler, 'çalışanlar' adı altında sendikalarını kursunlar. Hepsiyle bırakın toplu görüşmeyi, toplu sözleşmeyi yapmış olalım.' Çözsünler bu işi aralarında. Ama işlerine gelmiyor. Birisi bir taraftan vurmak istiyor, birisi bir taraftan vurmak istiyor. Kusura bakmasınlar, biz bu ülkeyi anlı, şanlı yöneteceğiz.''<br />
 <b><font color="#FF0000">'BEN SENDİKACILIKTAN GELİYORUM'</font></b><br />
 Her defasında yapıcı davrandıklarını, her seferinde olumlu yaklaştıklarını anlatan Erdoğan, sorunun çözümü için gayret içinde olduklarını söyledi. ''Ben sendikacılıktan geliyorum. Ben hayatımın çok ciddi bir kısmını işçi olarak yaşadım'' diyen Erdoğan, şu anda Türk-İş'in içinde olanların kendisini bu noktada çok iyi tanıdığını söyledi. Erdoğan, ''İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığında kendilerine ne tür haklar kazandırdığımı çok iyi bilirler. Bildikleri halde bütün bu şu anki uygulamaları yapanlar, dürüst ve samimi davranmıyorlar. Onun için bu hatırlatmayı yapmayı kendim için görev telakki ediyorum'' dedi.<br />
 Olumlu yaklaşımları işçi tarafında bulamadıklarını yineleyen Erdoğan, konuşmasın şöyle sürdürdü:<br />
 ''Çünkü olay ideolojik grupların, aşırı uçların istismarına dönüşmüştür. Oradaki belli bir grup da ne yazık ki bu oyunun içinde, bu tuzağa düşmüş vaziyette. TEKEL işçilerinin eylemi tamamen amacını aşmıştır. Amaç, hak arayışı değil, Hükümete karşı aleni bir kampanyaya dönüşmüştür. Pankartlara, sloganlara bakın. Şahsımı, partimi hedef alan edep dışı, terbiye dışı bir üslup kullanılıyor. CHP, bu işçi kardeşlerimi istismar ediyor. MHP istismar ediyor. 1992-2003 arasında, bu ülkede CHP de MHP de iktidar ortağı oldular. Onların döneminde özelleştirme sonucu insan işinden oldu. 14 bin işçi sokağa terk edildi, onların iktidarları döneminde. Geldik o işçileri 4-C kapsamına biz aldık, biz istihdam ettik. Bunların içinde medya kuruluşları var. Marjinal örgütler, buradaki işçileri hala istismara devam ediyor. Medyayı da kullanarak...Çetelerin yapamadığını, hukuk dışı örgütlenmelerin yapamadığını, kirli senaryoların başaramadığını şimdi bu türden olumsuz olayları abartarak, ajite ederek, kışkırtarak başaracaklarını zannediyorlar.''<br />
 <font color="#FF0000"><b>'BU ÜLKE YOL GEÇEN HANI DEĞİL'</b></font><br />
 Başbakan Erdoğan, konuşmasında TEKEL işçilerine de şöyle seslendi:<br />
 ''Oradaki işçi kardeşlerime sesleniyorum; kullanılıyorsunuz. 3 milyonu aşkın işsizin vebali var. İşçilerin, asgari ücretlilerin, memurların, emeklilerin, tüyü bitmemiş yetimin vebali var. Bizim 4-C kapsamında çalışacak işçilere teklif ettiğimiz ücretle çalışacak bu ülkede milyonlarca işsiz var, milyonlarca asgari ücretli var. Burada oynanan oyunu iyi görmeniz gerekiyor. Bunu özelikle bugün buradan kendilerine duyurmak istiyorum. Buradaki olay hak arayışı içinde, masum talepler peşinde bir işçi eylemi olmaktan çıkmış, Hükümete karşı yeni bir senaryonun parçası olmuştur. Ben TEKEL'de çalışan ve önceki gün itibariyle kıdem ve ihbar tazminatları hesaplarına yatan tüm işçi kardeşlerime şunu tekrar hatırlatıyorum; kamuda çalışmaya devam etmek isteyen arkadaşlarımız gitsinler sözleşmelerini imzalasınlar. Eylemdeki işçi arkadaşlarıma da eylemlerine artık sonlandırarak evlerine dönme çağrısında bulunuyorum.<br />
 Hazinemizdeki her bir kuruş, milletimizin bize emanetidir. Her bir kuruşta tüyü bitmedik yetimin hakkı var ve biz o hakkı çar-çur etmeyecek, milletin emanetine asla suistimalle halel getirmeyeceğiz. Şu anda yapılan eylem, yasal değildir. Ne Abdi İpekçi'de ne de Türk-iş önünde yapılan... Bunlar yasal değildir. Fakat biz şu anda bu demokratik davranışımızı, bu ay sonuna kadar sürdüreceğiz. Bu yasal olmayan sürece, bu ay sonuna kadar sabrediyoruz. Ama bu ay sonu, 4-C ile ilgili işlem bittikten sonra yasal olan adım neyse, bu adımı bu defa biz atacağız. Bunu da ayrıca söylemek isterim. Çünkü, kusura bakmasınlar. Bu ülke yol geçen hanı değil, bu ülkenin sahipleri var.''<br />
  Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TEKEL işçileriyle durumlarına ilişkin dün yapılan görüşmeyi değerlendirirken,  ''Allah, Allah... Dün geldiler şimdi tekrar 'İstemezük, biz bunu da kabul etmiyoruz.' Kusura bakmayın. Biz, yapılması gerekenin azamisini, fazlasıyla yaptık'' dedi.<br />
 Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın, partisinin geçen hafta yapılan grup toplantısında işçiyi, memuru, yoksulu, çiftçiyi, işsiz öğretmeni, 4-C'liyi, herkesi ''bir anda kurtardığını'' söyledi.<br />
 ''Bir kere sayın Baykal'ın toplumun bu kesimlerini hatırlamış olmasından çok büyük bir memnuniyet duyduğumu ifade etmek isterim. Bu da bir ilerlemedir'' diyen Başbakan Erdoğan, ''Nihayet, bu Türkiye'nin gerçek gündemine dönüş sinyalidir. İşçinin, memurun, ataması yapılmayan öğretmenin, yoksulun, emeklinin sorunlarını sayın Baykal maşallah bir anda çözüyor. Sırtında yumurta küfesi yok. Daha evli de değil, bekar'' şeklinde konuştu. Erdoğan, şunları kaydetti:<br />
 ''20 bin öğretmenin atamasını yapıyor, her aileden bir kişi iş sahibi yapıyor, 4-C'yi kaldırıyor. Formülün ne? Formül yok. İşte bu 'kim ne veriyorsa ben beş mislini veriyorum' anlayışının tezahürüdür. Sayın Baykal'ın söylemi, o sağcı o popülist siyaset söylemine tamı tamına denk düşen bir söylemdir. Bu popülist tavır, Türkiye'nin ekonomisini on yıllar boyu felç etmiştir. Bu popülist tavır hiç bir derde şifa olmamış, tersine ülkede her kesime ağır bedeller ödetmiştir. Belli mağdur kesimlere mavi boncuklar dağıtan siyaset anlayışı, o mağdurların ahını almış ve 3 Kasım'da sandıkta bunlar tarihe karışmıştır. Şu rakamları sayın Baykal'a hatırlatmak isterim; 2003 yılından bu güne kadar 158 bini kadrolu, 70 bini sözleşmeli olmak üzere 228 bin öğretmenin atamasını bu iktidar gerçekleştirmiştir. Milli bütçemizin birinci sırasına iktidarımız döneminde yedi yıldır Milli Eğitim Bakanlığı oturmuştur. En fazla personeli her zaman Milli Eğitim Bakanlığına vermişizdir. Bunlar hiç bir dönemde olmuş şeyler değil. Bu yıl 40 bin yeni kadrolu öğretmen alımı yapıyoruz. Tüm bu atamaları bütçe imkanlarını zorlayarak yapıyoruz. Eğitimi her şeyin önünde tutuğumuzu, artık bu işin içinde, gerçekçi yaklaşım sahiplerinin hepsi biliyor ve bunu bundan sonra da aynı şekilde tutmaya devam edeceğiz. Çünkü, buradan asla sapma yapamayız. Fakat tabii ki bu öğretmenlerimizi bizler yurt dışından getirmiyoruz, uzaydan ithal etmiyoruz. Bu ülkenin çocukları içinden, gençleri içinden atama yapıyoruz. Fakat bir taraftan mezuniyetler, bir taraftan da tabii ki bütçemizin bu işe vereceği cevap, bunlar önemli. Devlet yönetimi ciddiyet ister. Hele hele ekonomi yönetimi çok daha büyük ciddiyet ister.''<br />
 <b><font color="#FF0000">TEKEL İŞÇİLERİ</font></b><br />
 Ankara'da ''TEKEL işçilerinin bir kısmının'' 6 haftadır eylem yaptığını belirten Başbakan Erdoğan, 1992-2003 yılları arasında 14 bin işçinin özelleştirmeler nedeniyle kıdem, ihbar ve iş kaybı tazminatlarının ödenerek işlerinden çıkarıldıklarını anımsattı.<br />
 2004 yılında işçi sendikalarıyla yaptıkları müzakerelerin ardından, işçi sendikalarının talebi doğrultusunda, onlarla birlikte çalışarak 4-C uygulamasını başlatıklarını hatırlatan Erdoğan, ''Onlarla birlikte başlattığımız bu süreci şimdi aynı sendikalar inkar ediyor. '4-C'nin gündemden çıkarılması lazım, 4-C kölelik anlayışıdır' diyorlar, aynı kişiler. Bu nasıl bir dürüstlük? İşe ciddiyetle yaklaşmamız lazım. Biz 'özelleştirmelerden dolayı kimse işinden olmayacak. Hatta bizden önce işini kaybetmiş olan 14 bin işçiyi de 4-C kapsamına alacağız' dedik ve aldık Bu iktidar mı işçiye karşı?'' diye sordu. Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
 ''Şu anda TEKEL'de, bakın çalışan demiyorum, istihdam edilen işçi sayısı 10 bin 850 kişidir. Biz bu arkadaşlarımıza her ay yaklaşık 40 milyon TL ödüyoruz. Sendikalarla görüşmemiz oldu. Dediler ki 'bir altı ay bize müsaade. Bu altı ayı atlatalım ondan sonra problem yok.' Gerek Türk-İş Başkanı, Gerek Tek Gıda-İş Başkanı, gerek bir başka sendikacı arkadaşımız ve Maliye Bakanı Kemal bey, birlikte oturup konuştuk; 'bakın, bunları artık kapatıyoruz. Bundan sonra artık böyle bir süreci devam ettirmemiz mümkün değil...'<br />
 Bu olay, bir özelleştirme olayı değildir. Bu özelleştirmenin dışında elimizde kalmış olan tütün yaprak depolarının tamamen tasfiyesi, kapatılması olayıdır. Özelleştirme başka bir olaydır, buraların kapatılması başka bir olaydır. Yani biz, 2 yıldır bu işçi kardeşlerimize, buralar çalışmadığı halde, bir kaç yer hariç, oralar da tütün yaprak işlemesi devam ediyor, hatta Haziran'a kadar da Diyarbakır, Manisa gibi illerimizde, hatta İzmir dahil olmak üzre bu süreç devam edecek. Belki oralarda 500-600 kişi Haziran'a kadar bunu devam ettirecekler. Ama diğerlerinde bu işi bitirdik, kapattık. Kapatılan bir iş yerinde sadece ihbar, kıdem tazminatını verirsiniz, işi bitirirsiniz. İş hukukunda, çalışma hayatında böyledir. Bunu sendikalar da gayet iyi bilir. Zaten bizimle de konuşurken 'böyle mi arkadaş, böyle...' Ama biz, 'burada da iyi niyet göstergesiyle bu kardeşlerimizi yine 4-C kapsamına alalım, bu rakamları ödeyelim' dedik.''<br />
 <font color="#FF0000"><b>''DÜRÜST KULLANMAK ZORUNDAYIZ''</b></font><br />
 4-C'lilerin ücretlerinde yapılan iyileştirmeleri anlatan Başbakan Erdoğan, 4-C'lilerin sosyal güvenlik ve özlük haklarının korunacağını, sağlık noktasında en ufak bir mahrumiyetin söz konusu olmadığını kaydetti. Erdoğan, şunları söyledi:<br />
 ''Şimdi ne diyorlar? Yazılı ve görsel medyaya sesleniyorum; ülkem, milletim adına kendilerine teessüf ediyorum, dürüst davranmadıkları için. Biz emanetçiyiz. Biz, bu milletin, tüyü bitmemiş yetimin parasının emanetçisiyiz. Bunu dürüst kullanmak zorundayız. Dedikleri şu: Günlerdir aç, susuz, bir simidi paylaşarak yiyorlar... Olay, ajite ediliyor. İşte fırınlardan, bakkallarda ekmekler geliyor, ekmekleri alıyoruz, paylaşıyoruz, o şekilde yiyoruz. Eğer onlar TEKEL işçisiyse dün itibariyle hepsinin maaşı takır takır ödenmiştir. Ayrıca, dün saat 15.00 itibariyle de kıdem ve ihbar tazminatları hepsinin hesabına yatmıştır. Asgarisi 20 bin liradan, azamisi 80 bin küsüre kadar tutan, ortalamada 40 bin lira olmak üzere kendilerine kıdem ve ihbar tazminatı hesaplarına yatmıştır. Nasıl oluyor da bu bir simidi paylaşarak yiyorlar? Nasıl oluyor da bir ekmeği paylaşarak yiyorsun? Hala maaşını alan insan durumundasın.<br />
 Şimdi biz bir ay daha kendilerine şu hakkı tanıyoruz; Şubat sonuna kadar 10 bin küsür TEKEL işçisi müracaat etmek suretiyle 4-C'den istifade edecektir. İlköğretim mezunlarını 772 lira, lise mezunları 856 lira, üniversite mezunları da 938 olmak üzere maaşlarını alacaktır. Ha bundan sonra artış olacak mı? Tabii olacak.<br />
 Ama biz bu defa ne yaptık? Geçen hafta Perşembe günü kendileriyle görüştük. Bakan arkadaşlarım yanımdaydı. Baktık ki orada sadece bir kıdem tazminatı noktasında sıkıntıları var, bir iki konu daha söylediler. Dedim ki 'bakın şimdi biz kıdem tazminatlarının devamı noktasında eğer yasal bir mani yoksa bunun üzerinde arkadaşlarım çalışsın. Ama yasal mani varsa, biz şu anda kıdem ve ihbar tazminatlarınızı vereceğiz ama yeni bir süreci başlattığımız için yeni süreci kıdem tazminatı alacak şekilde düzenleyeceğiz.' Bunu da artı olarak şimdi ayrıca getiriyoruz. Allah, Allah... Dün geldiler şimdi tekrar 'istemezük, biz bunu da kabul etmiyoruz.' Kusura bakmayın. Biz yapılması gerekenin azamisini, fazlasıyla yaptık.''<br />
 AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ortada karanlık iddialar, çirkin, kirli bir senaryo bulunduğunu belirterek, ''Ancak bu vahameti umuda dönüştüren, bu senaryonun açık açık tartışılması, her boyutuyla masaya yatırılması, özgürce eleştirilebilmesi, en önemlisi de hukukun konusu olabilmesidir'' dedi.<br />
 CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın bu plan ve iddialar karşısındaki tavrını eleştiren Erdoğan, ''Sayın Baykal, bu planların, iddiaların tek hedefi, AK Parti iktidarı değildir, Türk demokrasisidir, sivil siyasettir, milli iradedir. AK Parti'yi gözden düşürecek, devre dışı bırakacak karanlık hesaplar, sanma ki senin önünü açar, seni iktidara taşır. Bırak bu tür ucuz hesaplar yapmayı da bir kez olsun demokrasiyi, hukuku, sivil siyaseti savun'' diye konuştu.<br />
 Partisinin TBMM Grup toplantısında konuşan Erdoğan, ''Türkiye'de bir şeylerin değişmeye, hem de ciddi, köklü ve umut verici şekilde değişmeye başladığını'' belirterek, ''Sadece son 2 hafta içinde yazılan, çizilen, konuşulan, tartışılan mevzulara bakın. Sadece onlar bile Türkiye'nin ne kadar değiştiğini, ne kadar özgür bir ülkeye dönüştüğünü, demokratikleşme yolunda nasıl bir mesafe kaydettiğini ortaya koyuyor'' dedi.  <br />
 Ortada karanlık iddialar, çirkin, kirli bir senaryonunu bulunduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:<br />
 ''Ancak bu vahameti umuda dönüştüren, bu senaryonun açık açık tartışılması, her boyutuyla masaya yatırılması, özgürce eleştirilebilmesi, en önemlisi de hukukun konusu olabilmesidir. Türkiye tek yürek halinde bu meseleyi konuşurken anamuhalefet partisinin her zaman yaptığı gibi meselenin üzerine örtmeye çalıştığına, meseleyi farklı yerlere çekmeye çalıştığına da ibretle şahit oluyoruz. Sanki demokrasinin tarafı değilmiş gibi, sanki sivil siyasetin tarafı değilmiş gibi, sanki hukukun tarafı değilmiş gibi perdeleme yapmaya, çarpıtma yapmaya devam ediyor. Sayın Baykal, bu planların, bu iddiaların tek hedefi, AK Parti iktidarı değildir. Bunun altını çiziyorum; Türk demokrasisidir, sivil siyasettir, milli iradedir. AK Parti'yi gözden düşürecek, devre dışı bırakacak karanlık hesaplar, sanma ki seneni önün açar, seni iktidara taşır. Bırak bu tür ucuz hesaplar yapmayı da bir kez olsun demokrasiyi, hukuku, sivil siyaseti savun. Sayın Baykal, bir kez olsun adaleti savun, halkın hakkını, hukukunu savun. Maalesef bunu medya içinde yapanlar da var. Bakıyorsunuz Sayın Baykal işaret fişeğini yakıyor, hemen arkasına onun vagonları durumunda olanlar var, takılıp duruyorlar. Hemen anında... Ertesi gün bakıyorsunuz aynı istikamette yazıp çizmeye başlıyorlar. Meselenin tartışılıyor, konuşuluyor olmasından rahatsızlık duyanlar var tabii... Konuyu farklı noktalara taşımak isteyenler var. Onların tam tersi uçta yer alıp, Hükümeti yine söylüyorum, gaza getirmeye çalışanlar var.''<br />
 <font color="#FF0000"><b>''DEVLETİN KURUMLARIYLA ÇATIŞMAYA GİRMEMİZİ ARZU EDENLER VAR''</b></font><br />
 Erdoğan, devlet ciddiyeti ve sorumluluk çerçevesinde hareket etmek zorunda olduklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
 ''Yani devletin kurumlarını gaza getirmeye, bizim devletin kurumlarıyla çatışma içine girmemizi arzu edenler var. Yani biz Silahlı Kuvvetlerimiz ile şöyle bir güleryüzlü olarak oturup konuştuğumuzda, 'Aa, burada bir şey var.' Polisimizle şöyle oturup dertleştiğimizde, aynı sofrada bir yemeği paylaştığımızda 'Hayırdır ya, bir gelişme mi var? Böyle olmaması lazım' gibi yaklaşımlar var. Bunları anlamak mümkün değil. Niye rahatsız oluyorsunuz? Bu ülkenin bütün kurumları bir ve beraber. Bu ülke demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olarak daha ileri seviyelere ulaşmayı, yaklaşmayı amaç edinmemeli mi? Bundan niye rahatsız oluyorsunuz? Ama biz onlar kadar sorumsuz davranamayız. Çünkü biz sırtımızda yumurta küfesi taşıyoruz. Hassas olmak, sağduyulu olmak, serinkanlı davranmak durumundayız. Milletimizin kazanımlarını, ülkemizin selametini hassas bir şekilde korumak, gözetmek durumundayız. Bizim hassasiyetimizi; AK Parti'nin iktidarını sürdürmekle izah etmek, son derece yanlış olur. Bizim hassasiyetimiz, milli iradenin, demokrasinin, hukukun kurumsallaşmasına, sistemin çağdaş standartlarına ulaşmasına yöneliktir. Bu bir koltuk kavgası değildir, bu bir demokrasi ve hukuk mücadelesidir, bu kişisel bir ikbal mücadelesi değildir. Bu, Türkiye'yi aydınlık geleceğe ulaştırma, Türk milletinin hak ve hukukunu geliştirme mücadelesidir. Biz aynı hassasiyeti, aynı soğukkanlılığı siyaset alanlarında görmek istiyoruz. ''<br />
 <b><font color="#FF0000">''BAYKAL'IN TAVRI TARİHE KARANLIK BİR LEKE OLARAK KAZINACAK''</font></b><br />
 Erdoğan, tüm bu ve benzeri iddialar karşısında CHP Lideri Baykal'ın takındığı tavrın, ''tarihe karanlık bir leke olarak kazınacağını, asla unutulmayacağını ve siyaset tarzlarına konu olacağını'' belirterek, şunları kaydetti:<br />
 ''Gerek 'Ergenekon' davası konusunda, gerek darbe iddiaları konusunda, Sayın Baykal'ın kullandığı şu tanımlamaları affınıza sığınarak burada hatırlatmak isterim; 'skandal, fiyasko, safsata, tuzak, pusu, intikam operasyonu, Cumhuriyet ile hesaplaşma, abuk subuk işler, deli saçması, masal bunlar, geri zekalıların bile inanmayacağı şeyler, Aşk-ı Memnu dizisi...' Bu sıfatlar ve tanımlamalar niçin kullanılıyor? Çete iddiaları niçin kullanılıyor? Yargıda olan bir dava için kullanılıyor, darbe iddiaları için kullanılıyor. Biliyorsunuz, bununla da kalmadı, çok daha ileri gitti ve çetelerin avukatı olduğunu ilan etti. Arkadaşları gidip mahkemede avukatların sıralarında duruşma izledi. Danıştaya saldıran, orada cinayet işleyen saldırganın savunulduğu tarafta, CHP'nin ne işi var? Her fırsatta 'Atatürk'ün Partisiyiz' diye övünüyorlar. Madem öyle, Atatürk'ün partisini o sıralara taşımaya ne hakkınız var? Evet, Türkiye tarihi bir dönüm noktasında bulunuyor ve hiç kuşkunuz olmasın, tarih kimin, nerede durduğunu, neyi savunduğunu ve hangi tarafı tuttuğunu da mutlaka kaydedecektir.''<br />
 AK Parti Genel Başkanı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hiç kimsenin doğuştan edindiği dili, rengi, etnik kökeni, din ve mezhep tercihleri dolayısıyla tehlike olarak görülemeyeceğini belirterek, ''(Bu Alevidir), 'bu Sünnidir', 'bu Türk'tür', 'bu Kürt'tür', 'bu Roman'dır', 'bu Müslümandır', 'bu Hristiyandır', 'bu Musevidir', 'başını örter', 'namaz kılar', 'alkol kullanır, vesairedir' diyerek, kimse ama kimse potansiyel suçlu ilan edilemez. Adının yanına da not düşülemez, fişlenemez, tehdit olarak görülemez'' dedi.<br />
 Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, ''Bizi mağdur rolü oynamakla itham edenlere buradan seslenmek istiyorum: AK Parti, hiç bir zaman mağdur rolü oynamadı, oynamamıştır, oynamayacaktır da. Tam tersine AK Parti, o eski siyasetçilerin yaptığını yapmamıştır. Sineye çekmemiş, başını öne eğmemiş, milletin de başını öne eğdirmemiştir'' diye konuştu.<br />
 Erdoğan, şunları söyledi:<br />
 ''Bize yönelik hiç bir hukuk dışı girişim karşısında boynumuzu bükmedik. Ne dedik; 'Dik duracağız ama dikleşmeyeceğiz.' Biz yetkimizi milletten alıyoruz, millete karşı sorumluyuz. Milletin başını öne eğdirecek hiç bir girişimde AK Parti'yi bulamazsınız, bulamayacaksınız. Bakıyorsunuz, bir grup veya kesim çıkıyor, senaryonun ortaya çıkışı ile ilgili zamanlamayı eleştiriyor. Bir kesim çıkıyor, 'Türk Silahlı Kuvvetleri'ni yıpratıyorsunuz' diyor. Bir başkası çıkıyor, senaryonun oluşumundan gündeme gelişine kadar her aşamada AK Parti'yi itham ediyor. Bir başkası çıkıyor, 'niye üzerine gitmiyorsunuz?' diyerek bize gaz vermeye çalışıyor. Bir kısmı da çıkıyor, Hükümete tepeden tırnağa bindiriyor. Ama aynı kesimler sorunu görmekten, muhataplarını görmekten daha da kaçınıyor.''<br />
 Başbakan Erdoğan, her konuda ölçütlerinin demokrasi ve hukuk olduğunu belirtti. Bu ve benzeri meselelerde, AK Parti olarak hukukun üstünlüğünü her şeyin üzerinde tutmaya devam ettiklerine işaret eden Erdoğan, ''7 yıl boyunca bunu yaptık, bundan sonra da yapacağımız budur'' dedi.<br />
 <font color="#FF0000"><b>''10 YIL ÖNCE, 'FERMAN BUYURDUNUZ EFENDİM' DİYORDUNUZ''</b></font><br />
 Kurumları yıpratmanın hiç kimsenin haddi olmadığını ve bunu yapmaya yürütme olarak izin vermeyeceklerini ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:<br />
 ''Ancak, yanlış yapanların hoş görülmesine, yanlışlığın yok sayılmasına da fırsat vermeyiz, vermemeliyiz. Kurumlarımızın dışarıdan yıpratılmaması konusunda ne kadar hassas isek, içeriden yıpratılmaması noktasında da aynı hassasiyeti taşıyoruz. Ne dışarıdan ne içeriden hiç kimse kurumlarımızın saygınlığını zedeleme hakkını kendinde göremez, görmemeli. Belli kişilerin yaptıkları yanlışları bahane ederek, kurumlarımızı top ateşine tutmak ne kadar yanlışsa, yapılan yanlışları görmezden gelmek de o kadar yanlıştır o kadar zarar vericidir. Herkes hukuka, hukuki süreçlere saygı duymak, sabırla adaletin tecelli etmesini, gerçeklerin ortaya çıkmasını beklemek durumundadır.<br />
 Bakın, geçen hafta çeşitli vesilelerle ifade ettim. Hiç kimse doğuştan edindiği dili, rengi, etnik kökeni, din ve mezhep tercihleri dolayısıyla suçlu addedilemez, cezalandırılamaz, tehlike olarak görülemez. Tehdit ve tehlike; hukuka, Anayasal düzene karşı oluşan somut riskler ve girişimlerle belirlenir. 'Bu Alevidir', 'bu Sünnidir', 'bu Türk'tür', 'bu Kürt'tür', 'bu Roman'dır', 'Bu Müslümandır', 'bu Hristiyandır', 'bu Musevidir', 'başını örter', 'namaz kılar', 'alkol kullanır, vesairedir' diyerek, kimse ama kimse potansiyel suçlu ilan edilemez. Adının yanına da not düşülemez, fişlenemez, tehdit olarak görülemez. Eğer bu özelikleri taşıyan kişiler illegal faaliyetlerde bulunur, Anayasal nizama karşı somut bir karşıtlık içine girerlerse, ancak o zaman hukuk çerçevesinde değerlendirmeye alınırlar. Türkiye, bir hukuk devletidir. Devlet karşısında olduğu gibi hukuk karşısında da hiç kimsenin diğerine karşı ayrıcalığı yoktur, olamaz. Suç işleyen bağımsız mahkemelerde yargılanır ve cezasını alır. Elbette suçu önleme mekanizmaları olacak, elbette istihbarat faaliyetleri olacak. Ama bu, hukuku çiğneyerek, insan onurunu ve haklarını çiğneyerek, hele hele kendi vatandaşını potansiyel tehdit olarak görerek yürütülemez. Bu konuda geçmişte yanlışlar yapılmış olması, bunu teamül haline getiremez, geleneksel bir yöntem haline asla getiremez. 'Neden bugün, neden şimdi, neden 7 yıl beklediniz?' diye soranlara da diyorum ki Türkiye, bu demokratik olgunluğa ancak bugün ulaşmıştır. Şartlar bugün oluşmuştur, buraya kolay gelmedik. Onun için bugün bu konuları ele alıyoruz. Ama bunu yazan ve çizenlere de ayrıca söylüyorum; 10 yıl öncesine bir gidelim, bakalım, 10 yıl öncesinde köşende böyle yazı yazabiliyor muydun? Var mıydı böyle bir şey? 'Ferman buyurdunuz efendim' diyordunuz. O günlerinizi çok iyi biliyoruz.''<br />
 <font color="#FF0000"><b>''SÜREÇ, KURUMLARIMIZLA İŞBİRLİĞİ İÇİNDE YÜRÜYOR''</b></font><br />
 Başbakan Erdoğan, muhalefet partilerinin, en başından itibaren, ''hesaplaşma, intikam, kurumlararası çatışma gibi'' asılsız, mesnetsiz kavramlarla kışkırttıkları sürecin, tam tersine 72,5 milyon vatandaşın tamamı için ortaya konulan kararlı bir demokratikleşme mücadelesi olduğunu söyledi.<br />
 ''Muhalefetin bu sürecin ne kadar dışında kalırsa kalsın, kurumlarda bu noktada tam bir iradenin mevcut olduğunu'' gördüğünü kaydeden Erdoğan, ''Bu süreç, altını çizerek ifade ediyorum; kurumlarımızla işbirliği ve iletişim, koordinasyon içinde yürüyor'' dedi.<br />
 Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bugün medeni bir şekilde, yapıcı bir üslupla, kırmadan, dökmeden, korkmadan, çekinmeden Türkiye'nin tabu sayılan meselelerini konuştuklarını ifade ederek, demokratik açılım süreci adı altında; ülkenin her kesiminin sorununu masaya yatırdıklarını, milli birlik ve kardeşlik projesini hayata geçirmeye çalıştıklarını bildirdi.<br />
 ''Kürt, Roman meselesini konuşuyoruz, Alevi çalıştaylarını bitirdik. Terörü en geniş anlamıyla tartışıyoruz'' diyen Erdoğan, ülkedeki azınlıkların sorunlarını konuştuklarını söyledi. Başbakan Erdoğan, ekonomik sorunları doğu-batı, güney-kuzey ayrımı yapmaksızın masaya yatırdıklarını kaydetti.<br />
 <font color="#FF0000"><b>''EN BÜYÜK SORUNA SAHİP OLAN KİTLE, ROMANLARDIR''</b></font><br />
 Başbakan Erdoğan, sorunların tüm taraflarla görüşülerek çözüldüğünü belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
 ''Bu konuda sözü ve önerisi olan herkesle konuşuldu, konuşuluyor. Örneğin, devlet ilk kez Alevi vatandaşlarımızla bu boyutta, ciddiyette biraraya geldi. Onların taleplerine kulak verdi. Şimdi bu 7 çalıştay rapor halinde şahsıma sunulacak, biz de buna göre üzerinde değerlendirmelerimizi yapıp, yol haritamızı belirleyeceğiz. Kısa vadede neler yaparız, orta vadede neler yaparız, uzun vadede neler yaparız? Aynı şekilde Roman vatandaşlarımızın sorunları... Onlarla birlikte de çalışmalar yapıldı, yapılıyor. Orada da ilginç gelişmeler var. Bu ülkede eğer kimin sorunları daha fazladır diye düşünürseniz... Sorun itibariyle bu ülkede etnik unsurlar içerisinde en büyük soruna sahip olan kitle Romanlardır. Bunu da içim, ciddi manada burkularak söylüyorum. Bugüne kadar gelenler bunları arayıp buldu mu? Bize tavsiye edenler ne diyor biliyor musunuz? 'Ya nereden çıkardınız bu işi, ülkenin başına yeni bir dert mi saracaksınız' diyor.<br />
 Eğer bu ülkeyi yöneteceksen, her bireyle uğraşacaksın, her birinin sorununu dinleyeceksin. 'Bununla ilgilenirim, bununla ilgilenmem' diyemezsin. O da benim vatandaşım, o da benim kardeşim, tabi ilgileneceğim. Onu da kendim, ülkem için zenginlik olarak görüyorum. Bunu da en güzel şekilde değerlendireceğiz, kaçamayız. Zira biz 'yaratılanı yaratandan ötürü seven bir anlayışla' bu yola koyulduk, tabii ki seveceğiz. Burada bir ayırıma gidemeyiz. Tek başına Türkiye'nin bu seviyelere gelmiş olması, bu zemine kavuşmuş olması çok büyük umutlar taşıyor. Türkiye'de bu zemini tesis eden, inşa eden AK Parti olmuştur. Tüm engellemelere, tehditlere rağmen AK Parti, Türkiye'yi buralara taşımıştır. Daha iyisini de yapabiliriz. Allah'ın izniyle, milletimizin desteği ve hayır duasıyla çok daha iyisini yapacağız. Somut adımlarla süreci destekleyeceğiz. Türkiye'nin tıkandığı her noktayı, takıldığı her engeli, Türkiye'yi yavaşlatan her yükü bertaraf ederek, aydınlık yarınları birlikte inşa edeceğiz. Bu, bizim sorumluluğumuz, hem de tarihi sorumluluğumuz. Bu sorumluluğu hakkıyla yerine getireceğiz.''<br />
 <b><font color="#FF0000">ÇALIŞMA BAKANI HAKKINDAKİ GENSORU ÖNERGESİ</font></b><br />
 Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bugün TBMM Genel Kurulunda, MHP'nin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmamasının oylanacağını da hatırlattı.<br />
 MHP'nin, 3,5 yıllık iktidarındaki çalışma hayatında olan durum ile bugünkü durum kıyaslandığı zaman aradaki uçurumun çok daha iyi fark edileceğini belirten Erdoğan, asgari ücretten, zorunlu tasarrufa, konut edindirme yardımlarından 1 Mayıs'a, demokratik hakların kullanılmasından sosyal güvenlik ve sağlık sistemine kadar her alanda devrim niteliğinde reformlar yaptıklarını bildirdi.<br />
 ''Şimdi siz, bu bakan hakkında gensoru veriyorsunuz. İzan gerekir izan...'' diyen Erdoğan, MHP'nin bu gensoru önergesini vererek, iktidarları dönemiyle bugünün kıyaslanması için AK Parti'ye fırsat sunduğunu, bu fırsatı görüşmelerde en iyi şekilde kullanacaklarını kaydetti.<br />
 Başbakan Erdoğan, gensoru olayının ''suyunun çıktığını'' ifade ederek, ''İki de bir, acaba Parlamentoyu nasıl meşgul ederiz, nasıl engelleriz, nasıl zamandan çalarız mantığı ile bu gensorular veriliyor. Bir şey çıkacağından değil. Bütün dertleri, dostlar alışverişte görsün'' diye konuştu.<br />
 Milletin MHP'ye 5 yıl iktidar görevi verdiğini, ancak 3,5 yılda kaçıp gittiklerini ileri süren Erdoğan, ''Bunlar, bu. Kalsaydın, niye gittin, yürütseydin? Yürütemez, bunlarda bu güç, irade yok. Bunlar sırtlarında küfe olmadığı için çok rahat atıp tutuyorlar, olay budur'' diyerek sözlerini tamamladı.<br />
 AK Parti Grup Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı, bugün ilk kez bir kadın grup başkanvekilinin AK Parti Grup Toplantısını yönettiğini belirterek, kendisine destek veren, başta Başbakan Erdoğan olmak üzere herkese teşekkür etti.<br />
 Toplantıya, İskeçe seçilmiş Müftüsü Ahmet Mete ve Gümülcine seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif de katıldı.<br />
 Başbakan Erdoğan ile birlikte grup toplantı salonuna giren, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu, Başbakan Erdoğan'ın konuşmasını dinledi.<br />
 Mardin'in Mazıdağı İlçesi Bilge Köyündeki katliamda hayatını kaybeden imam Kazım Ozan'ın annesi Neriman Ozan ile babası İzzet Ozan da AK Parti Mardin Milletvekili Gönül Bekin Şahkulubey ile birlikte yan yana oturarak toplantıyı izledi.<br />
 Başbakan Erdoğan'ın konuşması sırasında, bir partili, ''Onların işi gücü bize çamur atmak, Fenerbahçe de AK Parti de şampiyon olacak'' diye bağırdı.<br />
     AA</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33153</guid>
		</item>
		<item>
			<title>ERDOĞAN :Yargı istediği şekilde müdahale ediyor</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33050&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sat, 27 Feb 2010 14:25:51 GMT</pubDate>
			<description>*ERDOĞAN :Yargı istediği şekilde müdahale ediyor* 
Bild: http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/2010227/127176.jpg *Yargı istediği şekilde...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">ERDOĞAN :Yargı istediği şekilde müdahale ediyor</font></font></b><br />
<img src="http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/2010227/127176.jpg" border="0" alt="" /><b>Yargı istediği şekilde müdahale ediyor</b><br />
 <br />
Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON)6. Genel Kurul toplantısında konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Anayasa değişikliği konusunda önemli mesajlar verdi . Başbakan Erdoğan'ın gündeminde Anayasa değişikliği vardı.Anayasayı toptan değiştirmenin mümkün olmadığını söyleyen Erdoğan bazı değişiklikler için millete gideceklerini söyledi. Kurucu meclis fikrinin ortaya kasıtlı atıldığını söyleyen Erdoğan 'Bu fikir siyasetçinin kendini inkar etmek olur ,Bu mecliste anayasa değişikliği yapacak insan yok mu' Yasama Yürütme Yargı erklerinin ayrı olduğuna dikkat çeken Erdoğan Yargının sürekli yürütmenin önünü tıkadığından şikayet etti. <br />
 <br />
<b>BAŞBAKAN'IN KONUŞMASINDAN DETAYLAR</b><br />
 <br />
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Her yapılan doğruya karşı çıkmak, her atılan adımın karşısında bir duvar misali dikilmek, Türkiye'nin hayrına bir yaklaşım değildir. Bu hükümetin başarı hanesine yazılacak diye ülkenin, milletin hayrına atılan adımlar bile engelle karşılaşıyor. Böyle bir muhalefet yaklaşımı olabilir mi?'' dedi.<br />
 <br />
Başbakan Erdoğan, Anadolu Aslanları İşadamları Derneğinin (ASKON) Grand Cevahir Otel'de ''Marufun Egemenliği'' ana temalı 6. Genel Kurul Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, ASKON ve yöneticilerine ülkenin ekonomisine, ticaretine, üretimine, ihracatına ve istihdamına yaptıkları katkılardan dolayı teşekkür etti.<br />
 <br />
Sağduyunun, aklıselimin, yapıcı ve birleştirici üslubun her <b><font color="#cc0000">zamankinden</font></b> çok daha fazla anlam ifade ettiği zor bir süreçten geçildiğini vurgulayan Erdoğan, özellikle zor ve hassas dönemlerden geçerken söylenen sözlerin daha farklı bir anlam taşıdığını kaydetti.<br />
 <br />
Erdoğan, demokrasi ve hukuk alanında büyük bir mücadelenin verildiği, dengelerin milli irade lehine değişmeye başladığı bir dönemde kimin nerede durduğu, kimin moral verdiği, kimin de moral bozduğunun ayrı bir önem taşıdığını ifade ederek, şöyle konuştu:<br />
 <br />
''Türkiye'nin her meselesi belli kesimler tarafından maalesef büyük bir gürültüyle ve keskin cepheleşmelerle tartışılıyor. Ortaya çıkan her meselede başta muhalefet olmak üzere söz söyleyenlerin çok keskin, adeta köşeli bir duruş sergilediklerini, uzlaşmaz bir tavır takındıklarını, en basit meseleyi bile bir gerilim zeminine dönüştürmek istediklerini görüyoruz. Böyle bir atmosferde ASKON gibi sivil toplum örgütlerinin sağduyuya ve aklıselime davet eden mesajları önem taşıyor.''<br />
 <br />
-ELEŞTİRİNİN YAPICI OLANI-<br />
 <br />
Eleştiriden hiçbir korkuları ve çekinceleri olmadığını vurgulayan Erdoğan, tam tersine, yapıcı eleştirilerin kendilerine yol gösterici olduğuna, politikalarına ışık tuttuğuna inandıklarını söyledi.<br />
 <br />
Eleştirinin yapıcı olanının fayda sağlayan, yol gösteren ve ışık tutan olduğunu anlatan Erdoğan, eleştirinin <b><font color="#cc0000">özellikle</font></b> yıkmak yerine yapmayı, bozmak yerine düzeltmeyi esas aldığı takdirde bir kıymet taşıdığını belirtti.<br />
 <br />
Erdoğan, ''Eğer eleştiri adı altında aşağılanmayı, tahkiri, çarpıtmayı, aka kara demeyi ön plana çıkartırsak bunun hiçbir kimseye faydası olmaz. Aksine büyük zararı olur'' diye konuştu.<br />
 <br />
Gökkuşağını bu kadar güzel yapan ve anlamlı kılanın, ihtiva ettiği birbirinden farklı güzel renkleri olduğuna dikkati çeken Erdoğan, orada sadece 7 rengin değil, her rengin farlı tonlarının da bulunduğunu kaydetti.<br />
 <br />
''Gökkuşağı bu kadar farklı olduğu için bir tabiat harikasıdır'' diyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:<br />
 <br />
''Hiç kimseden bizi yüzde 100 desteklemesini, her işimizde, her politikamızda yüzde 100 arkamızda durmasını beklemiyoruz, bekleyemeyiz. İlk insan Hazreti Adem'den bu yana önderler, rehberler geldi. Hiçbirisi yanında yüzde 100'ü bulamadı. Yanında hiç olmayanların olduklarını gördü. Öyleyse bize ne oluyor ki? Hangi havaya giriyoruz ki yüzde 100'ün yanımızda olmasını ve topluca yanımızda olmasını bekliyoruz? Bu hiçbir zaman zaten olmayacak. Öyleyse olması gereken nedir? Uzlaşma denilen yüzde 100'ün bütünleşmesi değil zaten. Ekseriyetin üzerinde ittifak ettikleri konudur. Bizim görüşlerimize katılırlar, katılmazlar, görüşlerimizi benimserler, benimsemezler ama takdir etmek de bir erdemdir ve biz bu erdemin gösterilmesinin gerçekleşmesini çok arzu ediyoruz. Birbirinin dünyasına sağır kesilmiş, birbirini duymayan, görmeyen, peşin hükümlerle her yapılana karşı çıkan anlayış Türkiye'yi ileriye taşıyacak bir anlayış değildir.''<br />
 <br />
''ARTIK TÜRKİYE, PATİNAJ DEVRİNİ AŞMIŞTIR''-<br />
 <br />
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Batı'nın veya vahşi kapitalizmin, siyonizmin, şunun veya bunun eleştirisini yapmanın veya onları sürekli gündemde tutmanın bir şey kazandırmadığını vurgulayarak, ''Biz kaç tane mum yaktık bunu konuşalım. Önemli olan bu. Yıllarımız bununla geçti. Yıllarca hep bunu konuştuk. Tamam da biz ne yaptık, bunu konuşalım'' dedi.<br />
 <br />
Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:''Tamam da o bir şeyler kendine göre yapıyor ve şu anda egemen güç haline gelmiş mi, belirleyici güç haline gelmiş mi? Peki, marufun egemenliğini konuştuğumuz bu toplantıda, marufun egemenliği konusunda dünyaya neyi takdim ettik? Eğer Cevahir'in bu salonunda Farisilerin söylediği gibi 'Oturdular, konuştular ve dağıldılar' mantığından hareketle oturur, konuşur ve dağılırsak kusura bakmayın sadece kendi kendimizi dinleriz, kendi kendimize konuşuruz. Bunu aşmamız lazım. Bunu aşamadığımız sürece varacağımız bir yer yoktur, patinaja devam ederiz. Artık Türkiye, bu patinaj devrini aşmıştır. İşte biz bunu gerçekleştiriyoruz.''<br />
 <br />
Başbakan Erdoğan, herkesin 7 yıl öncesine göre milli gelirin nerede olduğunu, şu anda ise dünyadaki finans krizinin ekonomik krize dönüştüğü bu dönemde nerede olduğunun değerlendirmesini yapması gerektiğini bildirdi.<br />
 <br />
İş adamlarından da kendi kendilerine ''Acaba ben neredeydim, bugün neredeyim?'' şeklinde bir değerlendirme yapmalarını isteyen Erdoğan, bunu yapanların çok şeylerin değiştiğini göreceklerini vurguladı.<br />
 <br />
Erdoğan, şöyle devam etti: ''Her yapılan doğruya karşı çıkmak, her atılan adımın karşısında bir duvar misali dikilmek, Türkiye'nin hayrına bir yaklaşım değildir. Bu hükümetin başarı hanesine yazılacak diye ülkenin, milletin hayrına atılan adımlar bile engelle karşılaşıyor. Böyle bir muhalefet yaklaşımı olabilir mi? Hani cin şişeden çıkmış adama 'dile benden ne dilersen ama sana verdiğimin iki katını komşuna vereceğim' demiş. Adam da 'tek gözümü al' demiş. Bizdeki muhalefetin, eleştirinin zihniyeti maalesef bu.''<br />
 <br />
 <br />
Muhalefetin bile en küçük bir olayı kriz gibi gösterme arayışlarının olduğu dönemde ASKON'un sağ duyusu memnun ediyor. Eleştiriye yapıcı olduğu sürece karşı değiliz. Eleştiride aşağılamayı öne çıkarırsak bunun faydası olmaz. Kimseden yüzde yüz destek beklemniyoruz.<br />
<b>İŞADAMLARINA ÇAĞRI</b><br />
Türkiye'de patinaj devrini aştı. 7 yıl öncesi bu ülkede milli gelir nerede idi, bu dönemde nerede? Bunun değerlendirmesini yapmayacak mıyız? İş adamları olarak kendinizi değerlendirin. Her atılan adıma karşı çıkmak ülke hayrına değildir. Ülke hayrına atılan adımlar muhalefetle karşılaşıyor.<br />
Cin şişeden çıkmış sormuş ne istiyorsun? Yalnız demiş sana verdiğimin 2 katını komşuna vereceğim. Adam bir gözümü kör et demiş.Biz de muhalefet de böyle...<br />
<b>HUKUK YALAMA OLMAZ<br />
</b>Muhalefet söylentilerle gensoru önergesi veriyor. Ben bunu ifade ettim. Gensoru Türkiye'de yalama oldu. Anamuhalefet diyor ki hukuk oldu. Hukuk yalama olmaz. Hukuk doğuştan gelen haklardır.<br />
Biz bu gensıoruyu <b><font color="#cc0000">fırsat</font></b> bilip yaptıklarımızı anlattık. Bizimle ilgili gensoru verenlerle karşılaştırma imkanı oldu.<br />
Yılla önce kendi yaptıkları çıakrdıkları yasaya bugün karşı çıkıyorlar. Bu muhalafet tarzı bizim hayrımızadır. Ama bu ülkenin ya da dünyanın hayrına değildir.<br />
<b>MORALİMİZİ BOZUYORLAR<br />
</b>Kriz tüm dünyayı etkiledi bizi de sarsıyor. Böyle dönemler yapıcı eleştirinin önemli olduğu dönemlerdir. Felaket telllallığı ile moral bozmak için her türlü yola başvuruluyor. Atılan bunca adımların hiçbiri muhalefet tarafından görünmez.Ekonomide en önemli unsur moraldir.<br />
Biz iki yıldır IMF ile masadayız Stand By'ı yine imzalamadık ama işimize gelmezse yine imzalamayız. Kendi lehime kararla kalkarsam bu benim lehime olur. Ekonomide finansı bilgiyi insanı yönetmektir maharet.<br />
<b>KRİZE KARŞI İYİ SINAV VERDİK</b><br />
Güçlü iseniz masadan kaçmazsınız.Masaya oturmaktan korkmaz mısın? Sonra biz IMF ortağıyız. Biz bunları ya bilmiyoruz ya da bilmemiz gerekir. Bizim büyümne tahminlerimiz orta vadeli programda hazır. Türkiye notu artırılan 17 ülke arasında yer aldı. Türkiye krizde karşı iyi bir sınav verdi.<br />
Emek yoğun değin teknoloji yoğun istihdama gidiyoruz. İşsizlik artı bir miktar bizde de. 10,7 işsizlik'ten iktidarımızda 13,1'e çıktı. Başka ülkeler yüzde yüz arttı. Sanayi bizde büyümeye başladı.<br />
<b>KAPANANI SÖYLÜYORLAR</b><br />
2008'de Türkiye'de 49 bin 3 adet şirket açıldı. Muhalefet Türkiye'de hep kapanan şirket sayısını söylüyor. Açılan neden söylemiyor. Değerli arkadaşlar bu farkları görmeyeceğiz nasıl olsa eleştireceğiz. Açılanı söylemiyor kapananı söylüyor. Dünyada turizmde bütün ülkeler erimeye devam ederken bizde artış var.<br />
Hükümet olarak ekonomiyi olumsuz etkileyecek girişime karşı taviz vermeyeceğiz. Birileri bu sorumluluğu taşımıyor olabilir. Birileri başarıları görmüyor olabilir. Ama biz yolumuza devam edeceğiz.<br />
Tüm dünyada gıda krizi endişesi varken Türkiye  bir gıda tahıl ambarı olma yönünde ilerliyor. Türkiye'de tüm ülkeye bir umut hakim. Ülke <b><font color="#cc0000">yeni</font></b> bir döneme çağa hazırlanıyor.<br />
Bir çok ülke ile vizeleri kaldırdık. Şimdi işadamlarımız dünyanın birçok ülkesi ile kucaklaşıyor.<br />
Kurumlar kendi içinde bir temizliğe tutuluyorsa bunun gerçekleştirilmesi lazım. Bunun bedelini torunlarımız ödeyecektir. Biz de yargı yasama yürütme ayrı olmalı ama değil. Hepsi bir kenara yarguı hepsinin silip atabiliyor. Şu anda yargı istediği şekilde yürtütmeye müdahele edebiliyor.Diğer taraftan da meclisin yüzde65'ine sahip bir parti kapatılabiliyor. Tüzel kişilere bedel ödetmek demokrasi değil. Biz bu işi millete götürüp çözeceğiz. Yargı diyor ki her şeyi biz yapalım.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33050</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Başbakan erdoğan ulusa seslendi...</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33037&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Fri, 26 Feb 2010 20:28:56 GMT</pubDate>
			<description>*Başbakan erdoğan ulusa seslendi...* 
BAŞBAKAN ERDOĞAN ULUSA SESLENDİ... 
Bild: http://images.cafesiyaset.com/photos/577639243.jpg   
 
Başbakan...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">Başbakan erdoğan ulusa seslendi...</font></font></b><br />
BAŞBAKAN ERDOĞAN ULUSA SESLENDİ...<br />
<img src="http://images.cafesiyaset.com/photos/577639243.jpg" border="0" alt="" /> <br />
<br />
Başbakan Erdoğan, ''Hedefimiz, altyapı çalışmalarını tamamlamış, bilim ve teknolojide en üst seviyelere gelmiş, tam demokrasiye geçmiş, müreffeh bir Türkiye'dir'' dedi. <br />
<br />
<br />
Başbakan Erdoğan, televizyonlarda yayınlanan Ulusa Sesleniş konuşmasında vatandaşlara seslendi.<br />
Konuşmasının başında Balıkesir'in Dursunbey ilçesinde meydana gelen maden kazasına değinen Erdoğan, hayatını kaybeden 13 vatandaşa Allah'tan rahmet, yakınlarına ve Türk Milletine baş sağlığı diledi. Yaralı işçilere de acil şifalar temenni eden Erdoğan, şunları söyledi:<br />
''Kazanın duyulmasının hemen ardından Çalışma Bakanımız, Enerji Bakanımız, milletvekili arkadaşlarımız olay yerine gittiler ve incelemelerde bulundular. Kazayla ilgili soruşturmalar devam ediyor. Kazanın nedenleri en kısa zamanda ayrıntılarıyla netleşecek ve gereken mutlaka yapılacaktır. Kazazedelerin aileleri nezdinde de girişimlerimizi sürdürüyoruz. Yaraların bir an evvel sarılması için titizlikle çalışıyoruz.<br />
Türkiye genelinde bütün iş yerlerini, iş sağlığı ve güvenliği açısından, kanunlara ve mevzuata harfiyen uymaları için bir kez daha uyarıyor; benzeri acıları hiçbir zaman yaşamamak dileğiyle milletimizin başı sağ olsun diyorum.''<br />
<b>-''MİLLETİMİZİN BÜYÜK DEĞİŞİM İRADESİ VE İLERLEME AZMİ...''-</b><br />
Türkiye'nin, koyduğu hedeflere adım adım, kararlılıkla ve cesaretle ilerlediğini vurgulayan Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:<br />
''Milletimizin büyük değişim iradesi ve ilerleme azmi bu tarihi yürüyüşümüzün en temel itici gücü olmaya devam ediyor.<br />
Türkiye; ekonomisiyle, ticaretiyle, üretimiyle ve hizmet sektörleriyle, ihracatıyla, turizmiyle bu ağır küresel kriz döneminde dünyanın en dinamik ekonomilerinden biri olarak dikkat çekmektedir. Yine Türkiye sağlıktan eğitime, adaletten emniyete, tarımdan sanayiye, turizmden yatırımlara kadar birçok alanda çok yönlü bir değişimi adım adım hayata geçirmektedir.<br />
Son yedi buçuk yıl içinde aldığı mesafeyle, Türkiye, 21. Yüzyılın yıldız ülkelerinden biri olmayı şimdiden garanti etmiştir. Bu sadece bizim görüşümüz değil, dünya kamuoyunun ve kalkınma alanında projeksiyonlar yapan saygın uluslararası otoritelerin ortak görüşüdür.''<br />
<b>-''BU DAVA MİLLETİN DAVASIDIR. BU İDEAL MİLLETİN İDEALİDİR''-</b><br />
Hedeflerinin, Cumhuriyet'in 100. yıl dönümü olan 2023 yılında Türkiye'yi dünyanın en gelişmiş on ülkesinden biri haline getirmek olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti:<br />
''Hedefimiz, altyapı çalışmalarını tamamlamış, bilim ve teknolojide en üst seviyelere gelmiş, tam demokrasiye geçmiş, her türlü oligarşik vesayet ilişkisinden kurtulmuş, özgürlük ve güvenlik arasındaki dengeyi kurabilmiş, demokratik, müreffeh bir Türkiye'dir.<br />
Biz Türkiye'nin değişimi derken, altını bir kere daha ısrarla çiziyorum, hakimiyetin kayıtsız şartsız milletin olduğu, bu ilkenin lafta kalmadığı bir ülke olmaktan söz ediyoruz. Bizim ortaya koyduğumuz bu çağdaş ve küresel vizyon, ne yazık ki, Türkiye'yi bu vesayet çemberinin dışında düşünemeyen zihinler tarafından bir türlü anlaşılamadı. Ancak memnuniyetle ifade edeyim ki, bu köhne anlayışlar, millet iradesinden doğan büyük değişim karşısında her geçen gün biraz daha marjinalleşti. Yakın geçmişimiz boyunca ülkeyi krizlerden krizlere sürükleyen bu zihniyet, kendi yanlışlarının faturasını daima milletimize ödetmiştir.<br />
Sizler bu acı tabloları gayet iyi biliyorsunuz, insanlarımız bu ağır yükü yıllarca taşımak zorunda kaldı. Ama gün geldi, bıçak kemiğe dayandı, milletimiz ülkesinin geleceğine büyük bir kararlılıkla sahip çıktı. Bu irade milletimizi yeniden tarih sahnesine çıkaran çok güçlü bir değişim iradesidir. Bugün herkes görmüştür ki, Türkiye, modern, özgür, ileri, aydınlık bir demokrasi hedefinden asla geri dönmeyecektir.<br />
Bu dava milletin davasıdır. Bu ideal milletin idealidir. Bu medeniyet sancağını taşıyan da yine bizzat milletin ta kendisidir. Biz de gücümüzü ve meşruiyetimizi aziz milletimizin işte bu hak ve özgürlük iradesinden alıyoruz. Bu yol, her alanda ileri, her alanda örnek, demokrasisiyle de, ekonomisiyle de güçlü bir Türkiye;ye çıkacaktır.''<br />
<b>-''VATANDAŞLARIMIZ TAM BİR GÖNÜL RAHATLIĞI İÇİNDE OLSUN''-</b><br />
Türkiye gibi, her alanda dünyaya entegre olmuş, ekonomisini, dış politikasını, sosyal yaşamını dünya ile bütünleştirmekte olan bir ülkenin, bundan böyle, demokrasi konusunda düşük standartlarda kalmasının asla ve asla düşünülemeyeceğini vurgulayan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:<br />
''Türkiye'de demokrasinin standartlarının yükseldiği her dönemde, özgürlüklerin genişlediği her dönemde, refah artmış, huzur artmış, ekonomi atılıma geçmiştir. Demokrasinin askıya alındığı, tartışıldığı, vesayet altında bırakıldığı her dönemde de Türkiye gerilemiş, demokrasiyle birlikte soframızdaki ekmeğimiz de küçülmüştür.<br />
Ülkemize bu kadar çok uluslararası yatırımın gelmesi, demokratikleşme alanında attığımız adımlarla doğrudan ilgilidir.<br />
Türkiye'ye gelen turist sayısının 2008'deki 26 milyon 300 binden 2009 da 27 milyon 100 bine çıkmış olması ülke genelinde tesis ettiğimiz huzur, istikrar ve emniyet ortamının tabii bir neticesidir.<br />
Türkiye'yi bir baştan bir başa saran otoyol inşaatları, konut inşaatları, derslik inşaatları, hastaneler, barajlar, üniversiteler, uluslararası dev projeler ülkemizdeki özgürlük ve güven ortamının bir sonucudur.<br />
İşte onun için, kararlılıkla, cesaretle, yılmadan, yorulmadan Türkiye'yi aydınlık yarınlara kavuşturma mücadelesini sürdüreceğiz.<br />
Katar ve İspanya'ya iki önemli seyahat gerçekleştirdiklerini ifade ederek, şunları kaydetti:<br />
''Sekizinci ABD-İslam Dünyası Forumu için gittiğimiz Doha'da, başta Katar Emiri Sayın Hamad bin Halife es-Sani olmak üzere ev sahibi ülkenin yetkilileriyle hem ikili, hem de heyetlerarası çeşitli görüşmelerde bulunduk. Türkiye ile Katar, hem coğrafi olarak hem de tarihi ve kültürel bağlar bakımından birbirine yakınlığı bulunan iki ülke. Ancak üzülerek ifade edeyim ki yakın zamanlara kadar dost ve kardeş bu iki ülke ilişkileri yeterli canlılıkta değildi.<br />
Bu ülkeyle dış ticaret hacmimiz 2002 sonunda neydi biliyor musunuz, biz göreve geldiğimiz anda, 24 milyon dolar seviyesindeydi, bu rakam 2008 sonu itibariyle ne oldu biliyor musunuz, 1 milyar 200 milyon dolara yükseldi. Yani yanlış duymadınız 1'e 48 arttı. Evet, 2002'de Katar'la toplam ticaret hacmimiz sadece ve sadece 24 milyon dolardı. Biz bunu bugün itibarıyla 1 milyar 200 milyon dolara yükselttik. Biz bunu da yeterli görmüyoruz. İnşallah bundan çok daha yüksek hedeflere ulaşacağız. Nitekim bugün Türk girişimcisinin ülkede 8,5 milyar dolarlık bir iş hacmi var, Katar'da. Bu da çok önemli bir rakam.''<br />
Katar'da Forum'a katılmak üzere bu ülkede bulunan birçok ülke temsilcisiyle çok yararlı geçen temaslarda bulunduklarını anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:<br />
''Bunlardan biri de ABD Dışişleri Bakanı Hilary Clinton'dı. Kendileriyle başta Türkiye-ABD ilişkileri olmak üzere, bölge ve dünya meseleleri hakkında detaylı görüşmeler yaptık. Bu buluşmada Ortadoğu barışı, Afganistan meselesi, uluslararası terörle mücadele, küresel ekonomik kriz gibi birçok mesele gündeme geldi. Yine dünya gündeminde canlılığını sürdürmekte olan nükleer silahlanma konusunda da ülke olarak taşıdığımız hassasiyeti ve sorunun diyalogla çözümü için Türkiye'nin üstlenebileceği rolü Sayın Clinton'a ilettik.<br />
Türkiye'nin nükleer silahlanma konusundaki tutumu öteden beri aynıdır, biz ilkesel olarak nükleer silahlanmaya karşıyız, bunu insanlığın lehine görmüyoruz. Ancak uluslararası camianın böylesine önemli bir konuda meseleye çifte standartla yaklaşmasına da karşıyız. Bugün başta Ortadoğu sorunu olmak üzere bölgesel ve küresel bütün anlaşmazlıklarda problemin kaynağı, tutarlı ve hakkaniyetli çözüm önerilerinin ortaya konmaması, bu doğrultuda güçlü bir iradenin ve ortak siyasi tavrın gösterilmemesidir. Bu noktada herkesin bir özeleştiri yapması lazım. Bir diyalog zemini oluşması isteniyorsa, öncelikle bütün tarafların samimi, dürüst ve kararlı davranması gerekiyor. Bu değerler üzerine yükselmeyen bir uluslararası siyasetin, barış ve adalet üretmesi mümkün değildir.''<br />
<b>-''TÜRKİYE'NİN DIŞ POLİTİKASI DEĞER MERKEZLİ''-</b><br />
 Erdoğan, Türkiye'nin dış politikasının, değer-merkezli bir politika olduğuna işaret ederek ''Biz, insanlığın ortak mirasından, tarihimizden, kültürümüzden, coğrafyamızdan aldığımız değerleri dış politikamıza yansıtmaya çalışıyoruz. Bu alanda aldığımız mesafe artık herkes tarafından takdir edilmektedir'' diye konuştu.<br />
 Türkiye ve İspanya dünya meselelerine barışçı çözümler aramak ve medeniyetleri birbirine yaklaştırmak adına Medeniyetler İttifakı girişimi çerçevesinde örnek ilişkiler içerisinde olan iki Avrupa ülkesi olduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:<br />
''Hafta başında da Türkiye-İspanya Zirvesi'nin ikincisine katılmak üzere İspanya'ya bir seyahatimiz oldu. Bu zirvede ilgili bakanlarımız da İspanyol muhataplarıyla çok verimli görüşmeler gerçekleştirdiler. 10 bakanım benimle beraberdi, onlar muhataplarıyla görüşmeler yaptılar. Bu temaslarımızda iki ülke ilişkileri, Türkiye'nin AB üyeliği süreci ve dünya meseleleri başta olmak üzere birçok konuyu heyetler arası toplantımızda da detaylı biçimde değerlendirdik. İki ülkenin zaten dünyaya örnek olacak biçimde ilerleyen dostane ilişkilerini çok daha iyi seviyelere taşımak için pek çok konuda ortak bakış açıları geliştirdik.<br />
Nitekim bunun somut bir sonucu olarak, bundan böyle İspanya'ya gidecek iş adamlarımıza, akademisyenlerimize, sanatçılarımıza ve Erasmus kapsamındaki öğrencilerimize gerekli vize kolaylığı sağlanacak. 5 yıllık vize ama çok girişli olarak bu seyahatimiz esnasında gerçekleştirildi. Yine bu seyahatimiz sırasında Sevilla şehrinde şahsıma tevdi edilen Nodo Ödülü'nü de ülkem ve milletim adına gururla teslim aldım. Bunlar, hiç şüphe yok ki, Türkiye'nin son yıllarda artan uluslararası ağırlık ve itibarının göstergesi olan gelişmelerdir. Bu çerçevede bu ay da yine dünyanın dört bir tarafından çok önemli misafirleri ülkemizde ağırladık.''<br />
Başbakan Erdoğan, Kosova Cumhurbaşkanı Seydiyu, Tanzanya Birleşik Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı  Kikwete ve Bosna-Hersek Cumhurbaşkanlığı Konseyi Üyesi Haris Sladziç'in bu ay içinde Türkiye'yi ziyaret ettiğini anımsatarak, şunları kaydetti:<br />
''Yine Türkiye-Bosna Hersek-Sırbistan üçlü danışma toplantılarının beşincisi, Ankara'da gerçekleştirildi. Balkanların geleceği adına bizim çok önemsediğimiz bu toplantılar güzel neticeler veriyor. İran Dışişleri Bakanı, ABD Savunma Bakanı, Avrupa Konseyi Genel Sekreteri ve Almanya Federal Eğitim-Araştırma Bakanı misafirlerimiz arasındaydı. Irak'tan, Batı Trakya'dan, Bulgaristan'dan, Gürcistan'dan ve Kazakistan'dan da çeşitli heyetleri yine bu ay içinde ülkemizde misafir ettik, kendileriyle çeşitli temaslarda bulunduk.<br />
Bütün bu temaslar, sadece Türkiye'nin bu ülkelerle ilişkilerini iyileştirmesi sonucunu doğurmuyor, aynı zamanda ülkemizin uluslararası camiaya kendini ifade etmesini de sağlıyor.Kısacası, Türkiye dünyaya yaklaşırken, dünya da Türkiye'ye yakınlaşıyor. Ülkemiz ile dünya arasına kurulan eski, anlamsız duvarlar her gün birer birer yıkılıyor.''<br />
<b>-''TÜRKİYE DEĞİŞTİKÇE GÜZELLEŞİYOR''-</b><br />
 ''Türkiye'ye yakışan tablo bu aydınlık tablodur'' diyen Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:<br />
''Geleceğe özgüvenle bakan ve gündemi belirlenmeyen, gündem belirleyen Türkiye, işte böyle bir Türkiye'dir. Türkiye değiştikçe güzelleşiyor, güçleniyor, zenginleşiyor. Bunu demokrasiye borçluyuz, yıllar sonra elde ettiğimiz istikrara borçluyuz, güvene borçluyuz. Şüphesiz, Türkiye'nin hala alacağı mesafeler, çözmesi gereken problemler var. Bunu hep birlikte, toplumumuzun bütün kesimlerinin katılımıyla, sorumluluk almasıyla, ortak bir duygu ve heyecanda buluşarak başarabiliriz. Toplumsal barış, huzur ve istikrarımız, birlik ve beraberliğimiz, dostluk ve kardeşliğimiz bizim için çok önemli.''<br />
Bu ay içinde bir grup sanatçıyla bir araya geldiğini hatırlatan Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:<br />
''Ses sanatçımızla bir araya gelerek ülkemizin meselelerine bakış açılarını, öneri ve beklentilerini kendilerinden dinledim. Çeşitli toplum kesimleriyle bu buluşmaları bundan sonra da gerçekleştirmeye devam edeceğiz. Türkiye ancak sorunlarıyla yüzleşme cesaretini göstererek meselelerini çözebilir. Burada her insanımıza büyük sorumluluk düşüyor. Kurumlarımıza büyük sorumluluk düşüyor. En çok da biz siyasetçilerle birlikte aydınlarımıza, fikir adamlarımıza, sanatçılarımıza, medya temsilcilerine ve toplum önderlerine görev düşüyor. Bu vesileyle Türkiye için aklıyla, fikriyle, emeğiyle, gayretiyle çalışıp çabalayan her insanımıza ben bir kez daha şükranlarımı ifade ediyorum. İdrak ettiğimiz Mevlid Kandilinizi tebrik ediyorum. Ülkemizin, İslam aleminin ve bütün insanlığın huzur ve esenliğine vesile olmasını Cenab-ı Allah'tan diliyorum.''</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33037</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Adi başbakan parolasina tutuklama</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33017&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 25 Feb 2010 11:58:42 GMT</pubDate>
			<description>*Adi başbakan parolasina tutuklama* 
ADİ BAŞBAKAN PAROLASINA TUTUKLAMA 
Bild: http://images.cafesiyaset.com/photos/906834195.jpg   
 
Askeri...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">Adi başbakan parolasina tutuklama</font></font></b><br />
ADİ BAŞBAKAN PAROLASINA TUTUKLAMA<br />
<img src="http://images.cafesiyaset.com/photos/906834195.jpg" border="0" alt="" /> <br />
<br />
Askeri savcılığın yürüttüğü parola soruşturması kapsamında evi aranan Balıkesir Erdek Mayın Filo Komutanlığı'nda görevli Deniz Astsubay Çağrı Güler tutuklanarak cezaevine konuldu. <br />
<br />
<br />
Askeri savcılığın yürüttüğü parola soruşturması kapsamında evi aranan Balıkesir Erdek Mayın Filo Komutanlığı'nda görevli Deniz Astsubay Çağrı Güler tutuklandı. Astsubayın, Başbakan'a hakaret içeren bir parola çizelgesi hazırladığını itiraf ettiği belirtildi. <br />
<br />
Soruşturma çerçevesinde Erdek Deniz Üs Komutanlığı Mayın Filosu Komutanlığında görev yapan deniz astsubay üstçavuş, Donanma Komutanlığından Erdek'e giden görevlilerin, Atatürk Mahallesi'ndeki evinde yaptığı arama ve incelemenin ardından Gölcük'e getirildi.<br />
Donanma Komutanlığındaki Askeri Mahkemeye çıkarılan deniz astsubay üstçavuş, tutuklanarak askeri cezaevine konuldu.<br />
Bu arada, polisin de eşlik ettiği aramada, evde bulunan bazı evrak ve CD'lere el konuldu.<br />
Edinilen bilgilere göre, astsubay sorgusunda Başbakan'a hakaret içeren parolayı hazırladığını itiraf etti.<br />
Şimdi dava süreci başlayacak.<br />
Parola konusu, Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in Genelkurmay karargahında yaptığı görüşmelerde de gündeme gelmişti. Hükümet rahatsızlığını iletmişti.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33017</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Erdoğan ilk kez başkanlık yapacak</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33001&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 24 Feb 2010 15:30:05 GMT</pubDate>
			<description>*Erdoğan ilk kez başkanlık yapacak* 
Bild: http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/2010217/126077.jpg *Erdoğan ilk kez başkanlık yapacak* 
...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">Erdoğan ilk kez başkanlık yapacak</font></font></b><br />
<img src="http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/2010217/126077.jpg" border="0" alt="" /><b>Erdoğan ilk kez başkanlık yapacak</b><br />
<br />
Reform İzleme Grubu'nun (RİG) 19. toplantısı 28 Şubat'ta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılacak.  Erdoğan, Başbakanlık Dolmabahçe Ofisi'ndeki toplantıya, RİG'in kurulduğu 2003 yılından bu yana ilk kez başkanlık yapacak.<br />
<br />
Avrupa Birliği Genel Sekreterliği'nden yapılan açıklamaya göre Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ın ev sahipliğindeki toplantıya; Adalet Bakanı Sadullah Ergin, İçişleri Bakanı Beşir Atalay ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun yanı sıra TBMM'deki ilgili komisyon başkanları da katılacak.<br />
<br />
Açıklamada, &quot;RİG, ülkemizin daha demokratik, daha özgür, daha huzurlu ve daha itibarlı olması yolundaki çalışmalarını tüm hızıyla sürdürecektir.&quot; denildi.<br />
<br />
Avrupa Birliği'ne üyelik sürecindeki reformların en üst düzeyde takip edilebilmesi ve etkin bir şekilde uygulanmasını sağlamak amacıyla kurulan RİG, geçtiğimiz yıl 5 kez toplanmıştı.<br />
<br />
(CİHAN)</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=33001</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Erdoğan ve Gül 2014 yılında yer değiştirecek-İzle</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=32978&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Mon, 22 Feb 2010 17:48:34 GMT</pubDate>
			<description>*Erdoğan ve Gül 2014 yılında yer değiştirecek-İzle* 
Bild: http://i.ensonhaber.com/news/216587.jpg  
 
 
  
 
 
 
 
ENSONHABER.com / ÖZEL Yenişafak...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">Erdoğan ve Gül 2014 yılında yer değiştirecek-İzle</font></font></b><br />
<img src="http://i.ensonhaber.com/news/216587.jpg" border="0" alt="" /><br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<font color="#faebd7">ENSONHABER.com / ÖZEL </font>Yenişafak yazarı Fehmi Koru, Bloomberg TV'de Gülin Yıldırımkaya'nın Gündem <b><font color="#cc0000">programına</font></b> konuk oldu. Koru, Cumhurbaşkanlığı süresi konusunda çarpıcı değerlendirmelerde bulunarak ilginç iddialar günedeme getirdi.<br />
2012 yılında Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı konusunda gündemin çatallaşabileceğini kaydeden Fehmi Koru, Gülin Yıldırımkaya'nın 'Siz daha önce Başbakan Erdoğan'ın Abdullah Gül'ün yerine geçeceğini söylemiştiniz. Bu görüşünüz devam ediyor mu' sorusuna çarpıcı bir cevap verdi.<br />
<b>2014 YILINDA GÜL VE ERDOĞAN YER DEĞİŞTİRECEK<br />
</b>2014 yılının Abdullah Gül ve Başbakan ERdoğan'ın yer değiştirmesinin uygun bir tarih olduğunu dile getiren Koru <b>'</b>Tayyip Erdoğan ne diyor 'en son gireceğim seçim 2011 seçimidir' diyor. Eğer böyle ise 2017 <b><font color="#cc0000">seçimine</font></b> girmeyecektir. Oysa 2014 yılında Tayip Erdoğan hala Meclis'te olacak ve 2014 yılında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimine pekala aday olabilir. Aynı şey Abdullah Gül için de geçerlidir. Seçimler biraz daha erkene alınarak Başbakan Erdoğan ve Abdullah Gül yer değişltrirebilir. Tabi <a href="http://www.tayyip.biz/forum/redirector.php?url=%68%74%74%70%3a%2f%2f%77%77%77%2e%65%6e%73%6f%6e%68%61%62%65%72%2e%63%6f%6d%2f%61%64%6d%69%6e%2f%61%72%61%6d%61%2f%61%6b%2d%70%61%72%74%69%2d%31%33%33%2e%68%74%6d%6c" target="_blank"><a href="http://www.tayyip.biz/forum/redirector.php?url=%68%74%74%70%3a%2f%2f%77%77%77%2e%65%6e%73%6f%6e%68%61%62%65%72%2e%63%6f%6d%2f%61%72%61%6d%61%2f%61%6b%2d%70%61%72%74%69%2d%31%33%33%2e%68%74%6d%6c" target="_blank">Ak Parti</a></a>'nin kendi tercihi bu. Ama benim matematiksel olarak sanki 2014 bu konuda en <b><font color="#cc0000">uygun</font></b> tarihmiş gibi görünüyor' değerlendirmesinde bulundu.<br />
<b>İŞTE KORU'NUN O SÖZLERİ</b><br />
<a href="http://www.tayyip.biz/forum/redirector.php?url=%68%74%74%70%3a%2f%2f%76%69%64%65%6f%6e%75%7a%2e%65%6e%73%6f%6e%68%61%62%65%72%2e%63%6f%6d%2f%69%7a%6c%65%2f%6b%6f%72%75%2d%67%75%6c%2d%76%65%2d%65%72%64%6f%67%61%6e%2d%32%30%31%34%2d%74%65%2d%79%65%72%2d%64%65%67%69%73%74%69%72%65%63%65%6b" target="_blank"><img src="http://www.ensonhaber.com/images/news/174190.jpg" border="0" alt="" /><br />
<u><font color="#0000ff">Koru: gül ve Erdoğan 2014'te yer değiştirecek</font></u></a></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=32978</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Erdoğan sanatçılardan destek istedi</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=32959&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sat, 20 Feb 2010 10:21:33 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Erdoğan sanatçılardan destek istedi* 
Başbakan, demokratik açılımla ilgili sanatçılar ile  buluştu.İbrahim Tatlıses'ten Demet Akalın'a, Ajda...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="4"><font color="green">Erdoğan sanatçılardan destek istedi</font></font></b><br />
Başbakan, demokratik açılımla ilgili sanatçılar ile  buluştu.İbrahim Tatlıses'ten Demet Akalın'a, Ajda Pekkan'dan, Emel  Sayın'a Arif Sağ'dan Zekai Tunca'ya kadar 60'a yakın sanatçının  katıldığı kahvaltılıda,destek istendi.<br />
<br />
<br />
Sizin şarkılarınız Yüreklere selenecek özelliğe  sahip. Her ülkenin gönül teli aynı besteyi söylüyor. Yemen Türküsü gibi  Sarı Gelin türküsü gibi türküler çok geniş bir cografyayı birleştirmeye  yetiyor. Bazı kesimler kendilerine birbirlerine karşı davranabilirler.  Ama kisme sizin şarkılarınız herkesi birleştirmeye yeter. Ben Neşat  Ertaş'ın Şivan Perver'i anladığını biliyorum.<br />
 Bütün sanatçıların gönüllerde taht kurduğunu biliyorum. Bir annenin  acısını en iyi siz anlarsınız. Orhan Gencebay'ı Ferdi Tayfur'un MFÖ'nün  dizeleri Sertap Erener'in, Uğur Işılak'ın Arif Sağ'ın sözleri yürekten  böyle güzel sanatçıları, insanın insana fakrlı gözle bakamsı mümkün mü?  İnsanları kategorize etmek mümkün mü? Doğuştan en insanı hakları  yasaklamak kısmak şarkıları yasaklamak. Sanatçıları şarkılarından dolayı  mahkum etmek insanlığa sığar mı? saygı ve sevginin hakim olduğu dünyayı  inşaa etmek mümkün. Biz yola çıkarken şahsi beklentilerle çıkmadık.<br />
 Milli Birliğimizi daha da geliştirmek için yola çıktık. 72,5 milyon  vatandaşın her birinni kendini birinci sınıf vatandaş hissetmesini  arzuluyoruz. Ülkeyi ve milleti terör belasından kurtarmak istiyoruz...<br />
 Ülkede hiçbir kesim kendisini yalnız hissetmesin. Hiçbir vatandaş  kendini ötelenmiş sanmasın istiyoruz. Her şeyin başı haktır hukuktur  demokrasidir. Hak ve özgürlük olmazsa hak ve özgürlük olmaz. Demokratik  istikrarı sağlayamayan ülke gelişemez.<br />
 Oradaki imkanları ve potansiyelleri insanımızın hizmetine   sunmalıyız. Bölgeyi eşit imkanlara kavuşturuyoruz. Terörün beslendiği  ülkeler nezdinde girişimlerde bulunduk. Önyargıları ortadan kaldırmak  zorundayız. Son 7 yılda bunu da gördük. Bu ülkede bir şeylerin  değişebileceğini ortaya koyduk. Özgüveni yeniden tesis ettik. Nice konu  nice kavram bu dönemde uygulamaya kondu. <br />
<br />
Farklı dil ve  lehçelerde yayın hakkını getirdi. Şimdi onları anlıyor ve anlatıyoruz.  Üniversitelerde seçmeli dersler konabiliyor. Yol kontrollerini azalttık  terörle daha etkin mücadele için Kamu Güvenliği ve Düzeni Müşteşarlığını  kurduk. Taş atan çocukları çocuk mahkemelerine götürecek yasal  düzenlemeleri de hazırladık meclise getireceğiz.<br />
 Demokrasinin önündeki her türlü engeli kaldırmak bizim vazifemiz.  Türkiye birlik ve bütünlüğünü pekiştiren bir ülke olacak. Türkiye  demokratik standarlarını yükselterek gücüne güç katacak.<br />
 Sanatı ve sanatçıyı desteklemek konusunda önemli çalışmalarımız oldu.  Korsan ve telif hakkı konusunda çalışmalarımız oldu. 300 milyon korsan  materyal ele  geçirildi. Bunun yeterli olmadığını biliyorum. Daha fazla  çalışmalarımız yapılacak.Bu sorunları tek başına iktidarın çözeceği iş  değil bu konuda sizler de yardım edin istiyorum. Devlet olarak  kkoyduğumuz iş ortada. Değerli dostlarım aydınlık bir Türkiye'nin  kurulmasında sizlerin katkısının büyük olacağını inanıyorum. Sanatçı  olarak bu işe omuz vermenizi rica ediyorum.Siz buna omuz vermezseniz  eksik kalır. Sürece her türlü katkıyı sağlayacağınıza inanıyorum.  Hepinize teşekkür ediyorum.<br />
 <font face="Arial"><b>KAHVALTIYA KATILAN BAZI  SANATÇILAR:</b></font><br />
 <font face="Arial"> <font face="Arial">Arif Sağ, Cengiz Kurtoğlu, Nihat  Doğan, Muazzez Abacı, Safiye Soyman, İbrahim Tatlıses, Nuri Sesigüzel,  Zekai Tunca, Bülent Ersoy, Özdemir Erdoğan, Emel Müftüoğlu, Seda Sayan,  Demet Akalın, Funda Arar, Ali Şan, Fuat Özkan, Ferdi Tayfur, Hakan  Peker,Ferhat Göçer, Sertap Erener, Rojin, Feryal Önel, Onur Akın, Emel  Sayın, <br />
<br />
</font><br />
 </font>AYRINTILAR GELİYOR<br />
     <br />
Haber7</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=32959</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Erdoğan: Ey insanlık nerdesin!</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=32939&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sat, 13 Feb 2010 22:35:55 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Erdoğan: Ey insanlık nerdesin!* 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Gazze'de yaşanan insanlık trajedisi karşısında, "Ey insanlık neredesin!" şeklinde...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">Erdoğan: Ey insanlık nerdesin!</font></font></b><br />
<font size="4">Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Gazze'de yaşanan insanlık trajedisi karşısında, &quot;Ey insanlık neredesin!&quot; şeklinde serzenişte bulundu.</font> <br />
<img src="http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/201028/125006.jpg" border="0" alt="" /><br />
 <br />
Başbakan Erdoğan, Katar ziyaretinin ilk gününde başkent Doha'da düzenlenen 'ABD-İslam Dünyası Forumu'nda konuştu. Başbakan Erdoğan, İsrail'in Gazze'de uyguladığı katliam ve bunu takip eden ablukaya bir kez daha sert çıktı.<br />
<br />
Gelişmiş dünyanın; kutuplarda nesli tükenen hayvanları, yağmur ormanlarını, buzulların erimesini önemsediği kadar; çocukların katledilmesini de önemsemeye çağıran Erdoğan, şu ifadeleri kullandı;<br />
<br />
&quot;Fok balıklarının avlanması karşısında ayağa kalkan insanlık, fosfor bombalarıyla öldürülen çocukları, vicdanını rahatlatmak amacıyla terörle mücadelenin yan hasarı olarak görürse, bundan bütün insanlığın adalet duygusu telafisi son derece zor şekilde hasar görür. İşte bunun örneğini Gazze'de yaşadık.&quot;<br />
<br />
Gazze'de fosfor bombalarının kullanıldığını; savunmasız çocuk, kadın ve yaşlıların da aralarında olduğu bin 500 insan öldürüldüğünü, 5 bin insanın da yaralandığını hatırlatan Erdoğan, Gazze'de yaşanmaya devam eden insanlık dramına da dikkat çekti.<br />
<br />
Açık hava hapishanesine benzettiği Gazze Şeridi'nde 5 bin ailenin hâlâ çadırlarda yaşamasına karşın, altyapı ve üstyapı ile ilgili en ufak bir çalışmanın olmadığını vurgulayan Erdoğan, şöyle seslendi; &quot;Ey insanlık neredesin, ey yöneticiler neredesin. Buraya niçin inşaat malzemeleri giremez? Bunu şahımsa da soruyorum, tüm insanlara da soruyorum.&quot;<br />
<br />
Gazze halkının abluka altında tutulmasını adaletle bağdaştıramayan Erdoğan, &quot;Dünya barışına katkıyı nasıl sağlayacağız. Ondan sonra 'çözüm' diyoruz.&quot; dedi. Birleşmiş Milletler'e ve BM Güvenlik Konseyi'ne de 'Neredesin?' diye soran Erdoğan, &quot;Birleşmiş Milletler, aldığı kararları sadece karar almak için alıyorsa, varlık sebebi yok demektir.&quot; dedi.<br />
<br />
Bu tepkiyi verirken olaya bir Müslüman olarak değil, insan olarak baktığını dile getiren Erdoğan, &quot;Vicdanımın sesine kulak vererek bakıyorum.&quot; şeklinde konuştu.<br />
<br />
Başbakan Erdoğan, Orta Doğu sorununun başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve yaşayabilir bir Filistin devletinin kurulmasıyla çözülmesi gerektiğini dile getirdi.<br />
<br />
Başbakan Erdoğan, barış sürecinin önündeki en büyük engelleri ise, &quot;Yahudi yerleşim birimleri ve ayırım duvarı inşaatı&quot; olarak sıraladı. Gazze'deki insanlık trajedisinin sona erdirilmesine isteyen Erdoğan, yardımların bölgeye kesintisiz ulaştırılması gerektiğini vurguladı.<br />
<br />
CİHAN</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Göbegini Kasiyan Adam</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=32939</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Erdoğan bebeğin gazını çıkardı-izle</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=32937&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sat, 13 Feb 2010 20:25:08 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Erdoğan bebeğin gazını çıkardı-izle* 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dün İstanbul'da özel bir hastanenin açılışına katıldı. Erdoğan hastanede...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">Erdoğan bebeğin gazını çıkardı-izle</font></font></b><br />
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dün İstanbul'da özel bir hastanenin açılışına katıldı. Erdoğan hastanede ziyaret ettiği bebeğe Ömer Yusuf adını verdi. Erdoğan bir ara bebeği kucağına alarak gazını çıkardı.  Başbakan Erdoğan, İstanbul'daki hastanede bebek ziyaretinde de bulundu.<br />
<br />
Erdoğan bebeğin gazını çıkarttı <br />
İSİM DE KOYDU<br />
Bekir-Melike Arıcı çiftinin yeni doğan erkek bebeğini kucağına alarak sevdi. Bebeğin babasının Başbakan Erdoğan'dan isim koymasını talep etmesi üzerine de, bebeğin dedelerinin ismini öğrenen Erdoğan, bebeğin isminin Eşref Recep konulmasını söyledi.  Erdoğan, daha sonra bir erkek bebek sahibi Erkan-Eda Tüfekçioğlu çiftini de ziyaret etti. İsim konusunda, &quot;Ömer Yusuf&quot; ve &quot;Burak&quot; isimleri arasında kaldığını belirten çifte Erdoğan, bebeğin ismini &quot;Ömer Yusuf&quot; koymalarını önerdi.<br />
<br />
<a href="http://www.tayyip.biz/forum/redirector.php?url=%68%74%74%70%3a%2f%2f%76%69%64%65%6f%6e%75%7a%2e%65%6e%73%6f%6e%68%61%62%65%72%2e%63%6f%6d%2f%69%7a%6c%65%2f%65%72%64%6f%67%61%6e%2d%62%65%62%65%67%69%6e%2d%67%61%7a%69%6e%69%2d%63%69%6b%61%72%74%74%69" target="_blank"><img src="http://www.ensonhaber.com/images/news/174190.jpg" border="0" alt="" /><br />
<u><font color="#0000ff">Erdoğan bebeğin gazını çıkarttı </font></u></a><br />
<b>İSİM DE KOYDU</b></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=32937</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Erdoğan övdü, ordudan atıldı !</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=32905&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sun, 07 Feb 2010 09:51:29 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Erdoğan övdü, ordudan atıldı !* 
Bild: http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/201027/124893.jpg *Erdoğan övdü, ordudan atıldı !* 
 
"Tayyip...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">Erdoğan övdü, ordudan atıldı !</font></font></b><br />
<img src="http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/201027/124893.jpg" border="0" alt="" /><b>Erdoğan övdü, ordudan atıldı !</b><br />
<br />
&quot;Tayyip Bey'in 'bizim İskender' sözü ordudan atılmamda bardağı taşıran damla oldu.&quot; <b>İskender Pala, üniformalı yıllarını yazdı </b><br />
<br />
İskender Pala bir edebiyat profesörü, yazar.. Aynı zamanda YAŞ mağduru bir subay. Usta yazar &quot;İki Darbe Arasında&quot; adını verdiği yeni kitabında üniformalı 15 yılın hikâyesini anlatıyor.<br />
<br />
İskender Pala bir edebiyat profesörü, yazar... Divan edebiyatının halk kitlelerince yeniden sevilip anlaşılabilmesi için klasik şiirden ilham alan makaleler, denemeler, gazete yazıları yazdı. Seminerler, konferanslar tertip etti. Bugün geniş kitleler onu &quot;Divan edebiyatını sevdiren adam&quot; olarak tanıyor. Baskıları yüz binlere ulaşan iki romanın da yazıcısı o.<br />
<br />
İskender Pala aynı zamanda YAŞ mağduru bir subay. Usta yazar yeni kitabı &quot;İki Darbe Arasında&quot; da pek bilinmeyen &quot;asker kimliği&quot;yle okur karşısına çıkıyor. 12 Eylül'ün hemen ardından başlayıp 28 Şubat sürecinde YAŞ kararıyla son bulan Deniz Kuvvetleri'ndeki 15 yılın hikayesini içeriden anlatıyor.<br />
<br />
Kitap 15 bölümden oluşuyor. Hikâye, yazarın İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ni (1979) bitirmesinden sonra askerî okullarda açılan öğretmen kontenjanına başvurmasıyla başlıyor. Sınavları geçip teğmen olarak göreve başladığındaysa sivil yaşamın rahatlığından askerî hayatın katılığına uyum sürecini okuyoruz. Yazarı asıl zorlayanın disiplin ve kurallar değil kurumun üst kademelerinde karşılaştığı bağnaz tutum olduğunu görüyoruz. Meslekte ilk aylarındayken askerî hayatın kendine göre olmadığını fark edip istifa etmek istediğinde üstlerinden aldığı cevap, önündeki sancılı sürecin girizgâhı niteliğindedir: Bu meslek 15 günde değil, 15 yılda biter! Ama mecburi hizmetinin dolmasına birkaç ay kala &quot;irticacı&quot; olduğu gerekçesiyle ordudan atılıyor. İskender Pala, kitabını araştırmacı ya da romancı kimliğiyle değil, ordudan ihraç edilen mağdurlardan biri olarak, onlar adına yazdığnı belirtiyor. Yazar kitabın gelirini de YAŞ mağdurlarının kurduğu Adaleti Savunanlar Derneği'ne ve Divan Edebiyatı Vakfı'na vakfetmiş. Kitapta Güven Erkaya, İlhami Erdil, Vural Bayazıt paşalarla ilgili hatıralar da yer alıyor. <br />
<br />
<b>Basına yansıyan darbe planları anılarımla örtüşüyor<br />
<br />
Hocam kitap nasıl ortaya çıktı? Kitabın önsözündeki iki cümle, &quot;Işığı görmek isteyenler için bir mum niyetine...&quot; ve &quot;Umarım bu satırlar işe yarar ve filmi başa sarmayız.&quot; cümlesi dikkatimi çekti. Bu cümlelerinizi biraz açar mısınız?</b><br />
<br />
Bu kitabı yazma kararımı kolay aldığımı söyleyemem. &quot;Bir kitabım daha olsun&quot; gibi sığ bir düşüncenin ürünü değildir bu yüzden. Bazı insanların anılarını yazması sırf kendi tercihleri olmayabilir. Yaşadıklarınız bir tarihi sorumluluğu veya toplumsal dönüşümü etkileyen şeyler olursa bunları yazma kararı vicdanınızdan gelir. Bu yüzden İki Darbe Arasında benim yazmaktan kaçamayacağım bir kitaptı. Çünkü toz duman bir dönemin aydınlatılması ve oradaki ışığın görülmesi bazı gerçeklerin de ortaya çıkmasına yarayacaktır. 28 Şubat dönemindeki bazı gri alanları daha yakından görürsek belki bugünü anlamak ve geleceğimizi kurmak kolaylaşır ve hakikatin rehberliği yaygınlaşır. Bu bakımdan yazdıklarım kendimden ziyade benimle aynı kaderi paylaşan binlerce insanın yüreklerindeki kederlere atıfta bulunur. Filmi başa sarmaktan kastım odur ki, bir zamanlar askeriyeden atıldığımda yaşadıklarım beni içeriden vururken dışarıdan da insanların konjonktüre uyarak çil yavrusu gibi çevremden dağılıp gittiklerini görmüştüm. Şimdi tamamen iyi niyetle ve belli bir amaç için yazdığım bu satırlardan dolayı ne içeriden ne de dışarıdan aynı acıları yaşamak istemediğim için filmin başa sarılmasını temenni etmiyorum.<br />
<br />
<b>Kitabı belli bir amaç için yazdığınızı söylediniz. Nedir amacınız ve neden bugün? Çünkü asker ya da askerlikle ilgili yeni bir şey söylendiğinde insanlar hemen &quot;zamanlamaya&quot; dikkat çekerler.</b><br />
<br />
28 Şubat ile sonlanan süreçte, TSK bünyesinden &quot;disiplinsizlik&quot; ithamıyla ve sivil veya askeri mahkemede yargılanma hakları ellerinden alınarak ihraç edilmiş üç bini aşkın subay veya astsubay mevcut. Bu insanlar halen ordudan ihraç edilmişliğin olumsuz etkileriyle yaşamaya çalışıyorlar. Maddi ve manevi pek çok kayıpları mevcut. Onca birikimlerine rağmen pek çoğu halâ iş bulmakta zorlanıyorlar. Benim bu kitabı yazmaktaki amacım, yetkili makamlar tarafından kaderdaşlarımın acılarına artık son verilmesi, ışığı görmek isteyenler tarafından iade-i itibarlarının sağlanmasıdır.<br />
<br />
<b>Bunu neden bugün yapıyorsunuz?</b><br />
<br />
Samimi olarak söyleyebilirim ki ben anılarımı 2003 yılında yazmıştım. Unutulmasın, kaybolmasın diye. Sonraki yıllarda her şubat ayına girerken kendime &quot;Acaba bu sene yayınlamalı mıyım?&quot; diye sordum. Bu yıla gelesiye kadar böyle bir kitabı yayınlamanın TSK'ya zarar verebileceğini düşünerek hep erteledim. Çünkü benim TSK ile bir derdim yok; olamaz da. O benim için kutsal bir kurum; bir peygamber ocağı. Lakin o kurumun içinde bazı yanlış kişi ve uygulamalar var ise onlara da dikkat çekilmesi gerekir. Bu yıl yayınlama sebebim, artık bu üç bin insanın tahammül sınırını uzatmamak idi. Ve ben kitabı yayınlanmak üzere yayınevine gönderdiğimde, yani yayın işlemleri başlatıldığında daha ortada Balyoz adı yoktu; darbeciler ve darbe hakkında bu derece yoğun bir gündem bulunmuyordu. Dolayısıyla kitabın yayınlanmasında özel bir zamanlama kastı yoktur. <br />
<br />
<b>Yaklaşık 15 yılınız üniforma içinde geçti. O yılları daha çok hangi duygularla anımsarsınız? Hüzün, özlem, nefret?</b><br />
<br />
Askerlik mesleği bana pek çok özellik kazandırdı, yetenek verdi, disiplin verdi, şükranla anarım; ancak anılarımın hüzün ve burukluk içinde olması, ömrümden on beş yılın, hem de 25 ila 40 yaş arasındaki en verimli, en güzel on beş yılın avuçlarımdan kayıp gittiğini düşünmek beni üzüyor. Özlem duymuyorum; nefret asla duymuyorum. Ama kalbim kırık ve kaybettiğim arkadaşlar, arkadaşlıklar, hatıralar her düşündüğümde yeniden içimi acıtıyor.<br />
<br />
<b>Kitaptan öğreniyoruz ki dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Tayyip Erdoğan'ın İlhami Erdil Paşa'yla sohbetinde sizden &quot;Bizim İskender&quot; diye söz etmesi TSK'dan uzaklaştırılmanızda dönüm noktası olmuş. Erdoğan bugün Başbakan, Erdil Paşa ise tutuklandı, rütbesi söküldü? Bu tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz?</b><br />
<br />
Benim askerden ihraç sebebim, elbette Sayın Başbakan'ın iyi niyetle telaffuz ettiği o iki kelime değildir. Hayır, benim atılmam 28 Şubat öncesinde ülkeye hakim olan kaos zemini ve benim de o zeminde belirgin gösterge olarak yer almamdır. O söz yalnızca bardağı taşıran damla olmuştur, o kadar. Kaderin cilvesine gelince; Sayın Erdoğan bugün başbakan olmasaydı da bu kitabı elbette yazardım. Sayın Erdil için ne diyeyim, bizim seciyemizde düşmüşe vurulmaz.<br />
<br />
<b>Bugünlerde sıkça basına yansıyan TSK içindeki cunta faaliyetleri, darbe planları.. sizi şaşırtıyor mu?</b><br />
<br />
Bu konulara zaman harcama gibi bir eğilimim olmamakla birlikte son günlerde ortaya dökülen bilgilerin benim anılarımla örtüştüğünü görüyor ve keşke yaşanmamış olsaydı diyorum.<br />
<br />
<b>Kitabınız bir otobiyografi, ama roman gibi ve çok akıcı yazılmış. Ne diyorsunuz, sizin beklentiniz ne?</b><br />
<br />
Çok okunursa bundan elbette bahtiyarlık duyarım, ama ben çok okunması amacıyla değil, bir meseleye çözüm getirsin diye bu kitabı yazdım. Zaten gelirini de ilgili vakıflara devrettim. Tek maksadım, YAŞ mağduru insanların mağduriyetlerinin artık giderilmesidir.<br />
<br />
<b>İlhami Erdil'in hiddetlendiği an</b><br />
<br />
Taksim'de anıta çelenk koyarken Kuzey Deniz Saha Komutanı ile Belediye Başkanı (Tayyip Erdoğan) ayaküstü konuşurlarken konu Preveze ve Barbaros olduğu için söz dönmüş dolaşmış türbeye gelmiş. Aralarında aşağı yukarı şu mealde cümleler sarf edilmiş. İlhami Erdil: &quot;Bizde araştırmacı bir binbaşı var. Barbaros'un vasiyetini bulup getirdi. Orada türbenin aydınlatılmasına dair de bir cümle var. Biz içeriden aydınlatmasını zaten yaptık. Dış aydınlatma için ilgili kurumlarla temas halindeyiz ve sizden de bu konuda yardım istiyoruz. Vasiyetnamede yalnızca 'aydınlatma' olarak geçiyormuş.&quot;<br />
<br />
&quot;Barbaros'un vasiyetnamesi ha, çok ilginç. Eski yazı değil mi bu?&quot;<br />
<br />
&quot;Evet bizim Arşiv Müdürü bir binbaşımız var, İskender Pala adında, eski yazıyı iyi bilir.&quot;<br />
<br />
&quot;Ha!.. Siz bizim İskender'den bahsediyorsunuz!..&quot;<br />
<br />
&quot;?!..&quot;<br />
<br />
Bu &quot;Bizim İskender&quot; sözünden sonra İlhami Erdil Paşa birkaç dakika düşünmüş ve Tayyip Bey'e hissettirmeden kurmay başkanına dönüp şu talimatı vermiş.<br />
<br />
&quot;Nereden onların İskender'i olduğu derhal araştırılsın!&quot;<br />
<br />
...<br />
<br />
27 Eylül'de Tayyip Bey ile İlhami Paşa arasında geçen konuşma her şeyi değiştirmeye yetmiş gibiydi. Herkesin diken üstünde olduğu, duyarlılıkların had safhalara vardığı bir dönem idi. İlhami Erdil'in atılmam için ne gerekiyorsa yapılması talimatını ekimin başlarında verdiğini düşünüyorum.<br />
<br />
<b>Kitaptan satır başları...</b><br />
<br />
&quot;İskender Pala! Neden asker olmak istiyorsun?&quot; diye sormuştu ortadaki güzel yüzlü beyefendi. ...Günün şartları beni asker olmaya, hiç bilmediğim bir mesleğe gözü kapalı girmeye zorlamıştı. İçimden geldiği biçimde anlattım: &quot;Üç sebepten! İlki maddi olanaklarının bolluğu; ikincisi, mesleğimi saygı duyarak yapabileceğim öğrencileri bulmak; üçüncüsü de silah taşıyıp hayatımı garanti altına almak!&quot;<br />
<br />
O yıl ilk defa mülakat heyetine alınmıştım.(1984).. O yıl Çingene, gayrimüslim, Alevi ve Kürt olduğu kanaati uyanan öğrenci adayları mülakatlarda elenirken, daha sonraki yıllarda Alevi olanların yerini küçükken Kur'an kursuna gitmiş olan öğrenciler aldı. Daha sonraki yıllarda bu eleme işinde o derece uç fikirler üretilir oldu ki gün geldi, &quot;Bir elinde Kur'an var, diğer elinde Atatürk'ün Nutuk'u. Denize düştün ve tek elle yüzebileceksin, hangisini atarsın?&quot; gibi akla mantığa ziyan sorular ortaya çıkmaya başladı.<br />
<br />
Levent semtindeki Deniz Subay Lojmanları'nda iki başörtülü hanım vardı. Birisi benim eşim idi. ... Evimize hiç olmayacak zamanda uzak bir arkadaş konuk gelmişse biliyorduk ki bizi teftiş etmekte ve ertesi gün evimizin duvarlarındaki tablolar, kütüphanemizdeki kitaplar, yerdeki halıların desenleri hakkında birilerine rapor verilecektir. <br />
Astsubay Okulu'nda eğitim-öğretim sona erdiği günlerde deniz okulları sınav soru kitapçıklarının basımı için Karamürsel'e gittik... Bir akşam vakti matbaada günlük işler bitmiş, ben de duşa girerek abdest alıp çıkmıştım. ...Yatakhane olarak kullanılan çadıra gidip ranzanın üzerinde oturarak zaten kısa olan akşam namazını kılmaya durdum. Birkaç dakika sonra binbaşılardan birisi üstünü değiştirmeye gelmiş ve ben de duymamışım. Selam verdiğim sırada göz göze geldik. Çok şaşırdı. Nasihatler etti. Ben de ona sırrımı saklaması ricasında bulundum... Namazda suçüstü(!) yakalanma tecrübesini bir daha yaşamadım; ama benim gittiğim her yere, daima adım benden önce gitti<br />
<br />
Levent Camii'ne gittim. O günkü şehit, karacı bir teğmen idi ve pek çok askerî birlikten izdiham derecesinde katılım olmuştu. Tabii ben yine her zamanki gibi aziz şehidimizin namazı için saf tuttum ve cenaze namazı kıldım. Meğer ne büyük bir gaf yapmışım(!). Bahçede biriken yüzlerce üniformalı çehrenin bana çevrildiğini gördüğümde anladım bunu. Hepsinin gözünde &quot;Sen bittin!..&quot; ifadesini taşıyan ateşli bakışlar vardı. Müzeye döner dönmez aynı gün, mesai bitmeden komutan elime sarı bir zarf tutuşturdu.<br />
<br />
27 Eylül Preveze Deniz Zaferi'ni Anma Günü dolayısıyla Barbaros'un ruhuna bir mevlit okutulmasını teklif ettim. Tabii benim bu tekliflerim üst makamlara irticaî faaliyet olarak yansıdı.<br />
<br />
On beş yıla varan tecrübem bana göstermiştir ki TSK, hiç kimseyi namaz kıldığı yahut eşi başörtülü olduğu için kapı dışarı etmez. Bu konuda iki bakış açısı geliştirir. Eğer namaz kılan subay veya astsubayı başkalarına gösterdiği zaman dudağında bir alaycı gülümseme ile &quot;İşte bakınız, namaz kılan adam böyle olur.&quot; diyebiliyorsa o kişiyi ihraç etmez. Ama eğer aynı kişiye baktığı zaman suratında bir hayret ifadesiyle &quot;Akıl alır şey değil, bu adam da namaz kılıyor&quot; dediği an, bilinsin ki onun ihraç kararı yazılmıştır.<br />
<br />
28 Şubat'a birkaç gün kalmıştı. Hassas ve yaftalamacı saatleri yaşıyorduk. Bir gün tanıdıklarımdan biri &quot;İskender Bey telefon rehberinden benim numaramı siler misin?&quot; demez mi, o günü hiç unutamam. <br />
<br />
ZAMAN</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=32905</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Erdoğan için 2 rekat şükür namazı</title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=32898&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sat, 06 Feb 2010 18:43:42 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Erdoğan için 2 rekat şükür namazı* 
AKP&#8217;li Belediye Başkanı Saral, Erdoğan için her gün 2 rekat şükür namazı kılınması çağrısında bulundu.  
06...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="4"><font color="green">Erdoğan için 2 rekat şükür namazı</font></font></b><br />
AKP&#8217;li Belediye Başkanı Saral, Erdoğan için her gün 2 rekat şükür namazı kılınması çağrısında bulundu. <br />
06 Şubat 2010 / 11:55<br />
 <br />
<br />
<br />
Türkiye, AKP&#8217;nin eski Aydın İl Başkanı İsmail Hakkı Eser&#8217;in Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ı peygambere benzeten sözlerinin yarattığı siyasal gerilimi yaşarken Trabzon&#8217;un Of ilçesinin AKP&#8217;li Belediye Başkanı Oktay Saral, Erdoğan için her gün 2 rekat şükür namazı kılınması çağrısında bulundu.<br />
<br />
Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, konuyla ilgili yorum yapmazken Diyanet yetkilileri ve müftüler dinde böyle bir şeyin yerinin olmadığını vurguladı.<br />
<br />
Cumhuriyet Gazetesi'nde yer alan habere göre; AKP Of İlçe Başkanlığı&#8217;nı ziyaret eden Saral, Ergenekon soruşturmasının ülkeye yapılan en büyük hizmet olduğunu savundu.<br />
<br />
Saral, &#8220;Bugüne kadar halkın iktidarı olamadı. Bir defa oldu. O da 28 Şubat&#8217;ta alaşağı edildi. Bugün gücünü halktan alan bir iktidarımız var. Bu iktidar önceki dönemlerde olduğu gibi, oylarını aldığı halkına sırtını dönmüyor&#8221; dedi.<br />
<br />
Erdoğan için her gün 2 rekat şükür namazı kılınması çağrısında bulunan Saral, &#8220;Amerika&#8217;dan bile korkmayan, kimseyi takmayan İsrail, ilk defa Türkiye&#8217;den özür diledi. Allah, Başbakanımızı bizim başımıza nasip ettiği için her gün iki rekat şükür namazı kılmamız gerekir. Türkiye, İslam dünyasının lideri konumunda. Türkiye kabuğunu kırdı, artık dünyaya yön veren bir ülke konumuna geldi&#8221; diye konuştu.<br />
<br />
Trabzon Müftü Yardımcısı Zeki Aksoy ise kişiler için şükür namazı kılınamayacağını söyledi. Aksoy, şükür namazının kurban kesildikten sonra ya da bir işi olan insanın şükretmek için kılabileceğini ve sadece Allah rızası için yerine getirilebileceğine dikkat çeken Aksoy, &#8220;Kişi için ne şükür ne de başka namaz olmaz, kurban kesilmez. Kişiler için kesilen kurban yenilmez. Hepsi Allah için, Allah rızasına yapılır. Ancak yapılan işin sevabı kişilere gönderilebilir&#8221; dedi.<br />
<br />
<b>Dinde yeri yok</b><br />
Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu ise konuyla ilgili sorulara &#8220;Böyle gündelik, medyatik açıklamalarla ilgili değerlendirme yapmayız, bizim işimiz çok daha kapsayıcı ve önemli&#8221; diye yanıt verdi.<br />
<br />
Saral&#8217;ın sözleri ve Erdoğan için yapılan &#8220;Peygamber&#8221; benzetmesini değerlendiren Diyanet ve Vakıf Emekçileri Sendikası (DİVES) Başkanı Lokman Özdemir, &#8220;Böyle bir yaklaşım olmaz, öyle peygamber yerine koydurma, şükür namazı kıldırma İslamda yoktur. Böyle bir yakıştırma haramdır. Bu tür yaklaşımlar İslam dinine hakarettir. Kim böyle bir yaklaşımda bulundu ise insanlar için, politikacılar için şükür namazı kılınması çağrısı yapıyorsa, böyle bir yaklaşımda bulunursa biz bunu kınıyoruz&#8221; dedi.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=32898</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İşte Erdoğan'ın anlatamadıkları!]]></title>
			<link>http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=32896&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sat, 06 Feb 2010 17:27:43 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*İşte Erdoğan'ın anlatamadıkları!* 
Bild: http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/2010125/100159.jpg **İşte Erdoğan'ın anlatamadıkları!** 
...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">İşte Erdoğan'ın anlatamadıkları!</font></font></b><br />
<img src="http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/2010125/100159.jpg" border="0" alt="" /><b><b>İşte Erdoğan'ın anlatamadıkları!</b></b><br />
<br />
Başbakan Erdoğan bir dönemden bahsederken &#8220;yaşadıklarımı anlatsam ülkem kaldırmaz&#8221; dedi. Yazarımız Abdullah Abdulkadiroğlu, Başbakan Erdoğan'ın anlatamadıklarını yazdı... Başbakan Türkiye'nin geçtiği süreçleri &#8220;anlatamayacaklarım var, siyaseti bırakınca yazabilirim&#8221; diyerek özetledi.<br />
<br />
Acaba Başbakan'ın başından neler geçti ?<br />
<br />
Kapalı kapılar ardındaki görüşmelerde neler oldu ?<br />
<br />
Başbakan'ın &#8220;anlatamam&#8221; dediği bütün bu yaşadıkları kimlerle arasında cereyan etti ?<br />
<br />
Bu görüşmelerde Başbakan'a neler söylendi ?<br />
<br />
O nasıl tepkiler verdi ?<br />
<br />
Yerine göre nasıl çıkışlar yaptı, yerine göre nasıl dudaklarını ısırdı ?<br />
<br />
Yerine göre nasıl yerinden kalktı, yerine göre sinirlerini nasıl yutup kan beynine fırladı ?<br />
<br />
Yerine göre sinirleri nasıl zıpladı, kızardı, damarları çıktı, yerine göre nasıl içine atıp &#8220;ya sabır&#8221; çekti ?<br />
<br />
Yerine göre içinden nasıl haykırmak geldi, o nasıl susmayı yeğledi ?<br />
<br />
Ama o suskunluk kendisini nasıl kahretti ?<br />
<br />
Yerine göre sinirini nasıl eline geçirdiği şeylerden çıkardı, yerine göre nasıl uykuları kaçıp geceleri kendiyle cedelleşti ?<br />
<br />
Yerine göre kendisine ikinci sınıf insan muamelesi yapanların nasıl yakasına yapışmak istedi, yerine göre nasıl &#8220;Allah'ınızdan bulun&#8221; dedi.<br />
<br />
Nereden mi biliyorum ?<br />
<br />
Çünkü bütün bunların aynısını tıpkı Başbakan gibi milyonlarca insan da yaşadı ?<br />
<br />
Başbakan'ın &#8220;anlatamam&#8221; dediği olaylarda hissettiklerini, tepkilerini, rencide oluşunu, dikliğini, duruşunu, çaresizliğini, içinin burkulmasını, Allah'a sığınışını, Yaradan'a iç döküşünü milyonlarca insan yaşadı bu ülkede.<br />
<br />
Tıpkı Başbakan gibi aynı duygularla.<br />
<br />
Başbakan gibi milyonlarca genç-yaşlı, kadın-erkek yıllar boyu &#8220;sabır&#8221; çekti bu ülkede.<br />
<br />
Başbakan &#8220;anlatamayacaklarım var&#8221; derken aklımdan bütün bunlar geçti.<br />
<br />
Üniversite önünde okula alınmayan başörtülü kızlar,<br />
<br />
Namaz kılıyor diye devletin kurumlarından atılanlar,<br />
<br />
Karısının başı kapalı diye fişlenenler,<br />
<br />
Kamusal alan diye evladının-kardeşinin mezuniyetine giremeyenler,<br />
<br />
Niyet okuyuculuğu sonucu irticacı olmakla yaftalanan ve bölücülükle suçlanan mazlum ve masum insanlar.<br />
<br />
Bu ülkenin evlatlarına kapanan kapılar,<br />
<br />
Başının örtüsünü gözündeki yaşları içine akıtıp eliyle çekip indirerek okuluna girebilen kızlar,<br />
<br />
Üniversite kapılarına kurulan ikna odaları ve buralarda sorguya çekilip tehdit edilen başörtülüler,<br />
<br />
Yüzde 99'u Müslüman denilen bir ülkede &#8220;dinci&#8221; diye damgalanan ve önü kesilen bürokratlar,<br />
<br />
İmam Hatipli diye üniversite okumasının önüne akla hayale gelmedik engeller konulan gençler,<br />
<br />
Rencide olmanın sınırsızlığı&#8230;<br />
<br />
Aşağılanmanın hadsizliği hesapsızlığı&#8230;<br />
<br />
Bütün bunları yaşayanlar tıpkı Başbakan'ın &#8220;yaşadıklarımı anlatsam ülkem kaldırmaz&#8221; dediği olaylardaki duygularını hissettiler.<br />
<br />
Onun için Başbakan'ı şimdi en iyi kendi içinden çıktığı milleti anlıyor.<br />
<br />
Belli ki Başbakan da tıpkı okulun kapısından dönen çaresiz öğrenci gibi gözyaşlarını içine akıttı.<br />
<br />
Belli ki Başbakan da başını açıp okula girmek zorunda olan kızlar gibi pes etmemek adına bu zulme katlandı.<br />
<br />
Belli ki Başbakan da sessiz gecelerde aynı ayrımcılığa maruz kalan milletiyle aynı Allah'a el açıp ızdırabını döktü.<br />
<br />
Belli ki Başbakan da sırf inancından dolayı tıpkı milletinin yaşadığı dışlanmayı, kabul edilmeyişi, horlanmayı devletin kapalı kapıları ardında yaşadı.<br />
<br />
Belli ki Başbakan'a da milletine hissettirilen gibi, inançlı insanların bu ülkeyi yönetmesinin istenmediği hissettirildi.<br />
<br />
Belli ki Başbakan'a da ikinci sınıf insan muamelesi yapıldı, &#8220;bırak git&#8221; denildi.<br />
<br />
&#8220;Anlatamayacaklarım var&#8221; derken Başbakan'ın milletinin yaşadığı duyguların aynılarının nasıl film şeridi gibi gözünün önünden geçtiğini, nasıl beyninin zonkladığını, içinde ne fırtınalar koptuğunu anlamak hiç zor değildi.<br />
<br />
Çünkü milyonlarca insanın da beyninden sırf inançlarından dolayı yaşadıkları ve hazmedilmesi zor aynı düşünceler geçti.<br />
<br />
Başbakan'ın ne demek istediğini en iyi bu millet anladı.<br />
<br />
Hiç kimse bugün GATA ayıbını savunamıyorsa şimdi başını iki elinin arasına alıp düşünmesi gerekenler yıllarca ikinci sınıf muameleyi Anadolu insanına reva görenler değil mi ?<br />
<br />
ABDULLAH ABDULKADİROĞLU-SAMANYOLUHABER.COM</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.tayyip.biz/forum/forumdisplay.php?f=50">Tayyip Erdogan Haberleri</category>
			<dc:creator>Ak Türk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.tayyip.biz/forum/showthread.php?t=32896</guid>
		</item>
	</channel>
</rss>
